Hristofyas son kez konuştu: Rum Köşkü'nden başım dik ayrılacağım

16 Şubat 2013 Cumartesi 12:34

Rum Başkanlık Köşkü’nden ayrılmaya hazırlanan Dimitris Hristofyas, Rum halkına son seslenişini dün akşam gerçekleştirdi. Hristofyas Kıbrıs sorununu çözmek için elinden gelen her şeyi yaptığını söyledi. Hristofyas, zorluklara ve acılara...

Hristofyas son kez konuştu: Rum Köşkü'nden başım dik ayrılacağım

Rum Başkanlık Köşkü’nden ayrılmaya hazırlanan Dimitris Hristofyas, Rum halkına son seslenişini dün akşam gerçekleştirdi. Hristofyas Kıbrıs sorununu çözmek için elinden gelen her şeyi yaptığını söyledi. Hristofyas, zorluklara ve acılara rağmen Rum Köşk’ünden başı dik ayrılacağını kaydetti.

Hükümetinin 5 yılda Kıbrıs sorunu, iç yönetim ve ekonomide yaptığı icraatları anlatan Hristofyas hayatının vizyonu olarak nitelediği Kıbrıs sorununun çözümüne ulaşamadığı için büyük acı duyduğunu belirtti.

İktidar döneminde cereyan eden “Mari”deki (Tatlısu) Evangelos Florakis Deniz Üssü'ndeki patlamanın “en büyük acısı”, hükümetinin Rum halkına bıraktığı en büyük mirasın da doğalgaz olduğunu söyledi.

Hristofyas Kıbrıslı Türkleri de selamlamayı unutmadı. Onları, “işgale son verme ve yeniden birleşme için mücadeleye” çağırdı.

Hayatının vizyonu olarak nitelediği Kıbrıs sorununun çözümünü, iktidar dönemi içerisinde başaramamanın derin üzüntüsünü yaşadığını anlatan Hristofyas özetle şunları söyledi: “Sürekli inisiyatifler almış olmama karşın hayatımın vizyonu olan Kıbrıs sorununu çözmeyi başaramadım. Türkiye maalesef oyalayıcı ve uzlaşmaz politikasıyla BM’nin Kıbrıs’la ilgili kararları temelinde çözüm başarılmasını engelledi. Başkanlık görevini alır almaz aldığımız inisiyatiflerle toplumlararası diyalog yeniden başladı ve 4 yıllık durgunluk bitti. Kıbrıslı Türk-Rum bütün Kıbrıslıların çözüm umutlarını ve gelişme olmamasından hayal kırıklığı yaşayan uluslararası camianın ilgisini yeniden canlandırdık."

"KIBRIS'TA ÇÖZÜM İÇİN ELİMDEN GELENİ YAPTIM"

Çözüm içinden elinden gelen her şeyi yaptığı için vicdanının son derece rahat olduğuna vurgu yapan Hristofyas, Uluslararası toplumda herkesin harcadıkları çabayı bildiğini ifade etti. Türkiye'nin artık çözüm iradesi konusunda inandırıcı olmadığını savunan Rum lider, Türk yetkililerin sürekli iddia ettiği gibi bir adım önde olmadığını öne sürdü.

"Yeni Başkan’ın bizim ve bizden önceki bütün hükümetlerin de yaptığı gibi aynı ilkeleri savunması ve aynı çözüm zemini üzerinde çalışması gerekir." diyen Hristofyas, "Bu ilkeler ve çözüm zemini 1977-79 Doruk Anlaşmaları’nda, BM’nin Kıbrıs’la ilgili kararlarında ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin 1251 sayılı kararında, uluslararası hukuk ve Avrupa hukuku ilkelerinde, Ulusal Konsey’in Eylül 2009 kararında belirtiliyor." ifadelerini kullandı.

“İKİ BÖLGELİ FEDERASYONUN İDEAL ÇÖZÜM OLDUĞUNU ASLA SÖYLEMEDİK”

İki bölgeli federasyonun ideal çözüm olduğunu asla söylemediklerini dile getiren Hristofyas, Bu, Makarios’un istila ve işgalin yarattığı şartlar nedeniyle işgale son vermek ve ülkemizi yeniden birleştirmek için kabul etme gücü bulduğu bir uzlaşıdır. Ancak Kıbrıs’ın tek egemenliği, tek vatandaşlığı ve tek uluslararası temsiliyeti olan bir devlet kalabilmesi için bu çözüm sağlanabilir, sağlanmalıdır." şeklinde konuştu.

“BU HÜKÜMETİN HALKA BIRAKTIĞI EN BÜYÜK MİRAS DOĞALGAZ”

Kendi hükümetinin Rum halkına bıraktığı en büyük mirasın doğalgaz olduğunu belirten Dimitris Hristofyas, hükümete geldiği dönemde sözde “münhasır ekonomik bölgenin” sınırlarının belirlenmesi ve keşif araştırmalarının başında olduğunu anlattı. Bugün bir parselde önemli doğalgaz yatakları bulduğunu, diğer 5 parselde de yeni yataklar arandığını söyleyen Hristofyas, doğalgazla ilgili çalışmaların ekonominin canlandırılması açısından büyük önem taşıdığına işaret etti ve sadece 2015 yılında başlaması beklenen terminal inşasının 4 bin yeni istihdam olanağı sağlayacağını kaydetti.

“Hidrokarbon alanındaki başarılar hükümetimizin izlediği çok yönlü dış politikaya dayandırıldı." diyen Dimitris Hristofyas, "Bu politika ile güçlü bir koruma ağı kurduk ve Türkiye’nin, tehdit ve meydan okumaları göğüslendi. Bu politika sayesinde uluslararası camia Kıbrıs’ın doğal zenginliğini değerlendirmede egemenlik hakkını teslim etti, Türkiye uluslararası arneada eli böğründe kaldı." ifadelerini kullandı.

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x