PAKİSTANLI BİR AYDININ ARAŞTIRMASI:

15 Mayıs 2013 Çarşamba 20:21

DİNLERE GÖRE KALKINMIŞLIK ORANLARI

PAKİSTANLI BİR AYDININ ARAŞTIRMASI:

 Dünyada yalnızca 14 milyon Yahudi/Musevi var. (Kuzey ve Güney Amerika'da 7 milyon, Asya'da 5 milyon, Avrupa'da 2 milyon ve Afrika'da  100  bin Musevi yaşıyor.)

Peki, kaç Müslüman var: 1,4 milyar Müslüman. (1 milyar Asya'da, 400 milyon Afrika'da, 44 milyon Avrupa’da, 6 milyon Amerika kıtasında.)
Yani dünyada 1 Musevi’ye karşın 100 Müslüman var...

İyi ama Yahudiler Müslümanlardan niçin 100 kat daha güçlü ve daha zengin ve daha eğitimli ve daha mucitler?
 
Tarafsız ve bilimsel yollarla tespit edilmiş nedenlerini öğrenmek istiyorsanız lütfen okumayı sürdürün...

Tüm  zamanların en etkin bilim adamı Albert Einstein bir Yahudiydi.
Psikanalizin babası Sigmund Freud bir Yahudiydi.
Karl Marks Yahudiydi.

Tüm insanlığa zenginlik ve sağlık katmış Yahudilere bakalım:

*Benjamin Rubin insanlığa aşı iğnesini armağan etti.
*Jonas Salk ilk çocuk felci aşısını geliştirdi. 
*Gertrude Elion lösemiye karşı ilaç buldu. 
*Baruch Blumberg Hepatit-B aşısını geliştirdi.  
*Paul Ehrlich frengiye karşı tedaviyi buldu. 
*Elie Metchnikoff bulaşıcı hastalıklarla ilgili buluşuyla Nobel ödülü kazandı. 
*Gregory Pincus ilk doğum kontrol hapını geliştirdi.

*Bernard Katz nöromasküler iletişim (kaslarla sinir sistemi arası iletişim) alanında Nobel ödülü kazandı. 
*Andrew Schally endokrinoloji (metabolik sistem rahatsızlıkları, diyabet, hipertiroid) tedavilerinde kullanılan yöntemi geliştirdi.
*Aaaron Beck Cognitive Terapi’yi (akli bozuklukları, depresyon ve fobi tedavilerinde kullanılan psikoterapi yöntemini) geliştirdi. 
*Gerald Wald insan gözü hakkındaki bilgilerimizi geliştirerek Nobel ödülü kazandı. 
*Stanley Cohen embriyoloji (embriyon ve gelişimi çalışmaları) dalında Nobel aldı. 
*Willem Kolff böbrek diyaliz makinesini yaptı. 

*Peter Schultz optik lif kabloyu, Charles Adler trafik ışıklarını,
*Benno Strauss paslanmaz çeliği, 
*Isador Kisse sesli filmleri,
*Emile Berliner telefon mikrofonunu, 
*Charles Ginsburg ilk bantlı video kayıt makinesini geliştirdi. 
*Stanley Mezor ilk mikro-işlem çipini icat etti. 
*Leo Szilard ilk nükleer zincirleme reaktörünü geliştirdi.

Peki, ama; son 100 yıl içinde Yahudiler sadece bilimsel alanda 104 Nobel ödülü kazanırken, 1.4 milyar Müslüman neden yalnızca 3 Nobel kazandı. 

Yahudiler niçin bu kadar yaratıcı ve neden bu kadar güçlüler? 
Yahudi  inancına  bağlı ve küresel çapta büyüyüp tanınmış şu yatırımcılara/işadamlarına ve markalarına bakalım: 
* Ralph Lauren (Polo), 
* Levi Strauss (Levi's Jeans), 
* Howard Schultz (Starbuck's), 
* Sergei Brin  (Google),  
* Michael Dell (Dell Bilgisayarları), 
* Larry Ellison (Oracle), 
* Donna Karan (DKNY), 
* Irv Robbins (),
* Bill Rosenberg (Dunkin Dougnuts),
* Richard Levin (Yale Üniversitesi'nin kurucu başkanı).

Yahudi inancına  bağlı ve küresel çapta büyüyüp tanınmış şu sanatçılara bakalım:
* Michael  Douglas, 
* Dustin Hoffman, 
* Harrison Ford, 
* Woody Allen,
* Tony Curtis, 
* Charles Bronson, 
* Sandra Bullock, 
* Billy Crystal, 
* Paul Newman, 
* Peter Sellers, 
* George Burns,
* Goldie Hawn, 
* Cary Grant, 
* William Shatner, 
* Jerry Lewis,
*Peter Falk...

Yönetmenler ve yapımcılar arasındaki Yahudiler:
* Steven Spielberg, 
* Mel Brooks, 
* Oliver Stone, 
* Aaaron Spelling (Beverly Hills 90210), 
* Neil Simon (The Odd Couple), 
* Andrew Vaina (Rambo 1 /2 / 3), 
* Michael Mann (Starzky and Hutch), 
* Milos Forman (One Flew Over The  Cuckoo's Nest, Amadeus), 
* Douglas Fairbanks (TheThief of Baghdat), 
* Ivan Reitman (Ghostbusters) , 
* Kohen Kardeşler,
* William Wyler. 
* William James Sidis, 

Sorun kendinize:
250’lik IQ derecesiyle dünyaya gelmiş en parlak insan hangi dine mensuptur?
Sorun kendinize:
Neden Yahudiler bu kadar güçlüdür? 

Cevabı şudur: Her çocuğa ve her gence kaliteli eğitim verirler... 
Bu eğitim türü sorgulayıcı (teslimiyetçi değil), araştırıcı (ezberci değil) ve yaratıcıdır (bilgi üretmek/bulmak içindir)

Soru:
Neden Müslümanlar bu kadar güçsüzdür? 
Cevap:
Yanlış eğitim verdikleri ve gelişime yararı olmayan birer eğitim sistemi uyguladıkları için (Büyük oranda Din Eksenli, Sorgusuz, Araştırmasız, Ezberci ve Dayatmacı eğitim...). 
 

Oysa Gezegenimizde yaklaşık 1.476.233.470  Müslüman yaşamaktadır.  
Yani, toplam dünya nüfusu içinde her 5 kişiden biri Müslümandır. 
Her bir Hindu'ya 2 Müslüman düşmektedir, 
her bir Budist'e karşılık 2 Müslüman vardır ve 
her bir Yahudi'ye karşılık 100 Müslüman bulunmaktadır. 

Müslümanlar bu kadar kalabalıklar ama neden güçsüzler?
Nedeni eğitim(sizlik)dir!!!

İslam Konferansı Örgütü'nün (OIC) 57 üyesi vardır ve ülkelerin tümünde sadece 500 adet üniversite bulunmaktadır. Yani üniversite başına 3 milyon Müslüman düşmektedir. Başka bir deyişle 3 milyon kişi için bir üniversite yapılmıştır (Bunların kalitesi de başka bir sorundur!).
Fakat sadece ABD'de 5 bin 758 adet üniversite vardır. 

Shanghai Jiao Tong Üniversitesi tarafından 2004 yılında hazırlanan “Dünya Üniversitelerinin Akademik Deger Listesi”ne Müslüman çoğunluğa sahip ülkelerin hiç birinden ilk 500’e giren tek bir üniversite yoktu. 

Neden?.. Yanıt: Kalitesiz ve ezberci eğitim...

OKUMA YAZMA ORANLARI DA ÇOK DÜŞÜK!


UNDP tarafından toplanan verilere göre Hıristiyan dünyasında okuma-yazma bilenlerin oranı % 89’dur. Bunların %98’i ise en az ilkokul mezundur ve 100 kişiden 40’ı üniversite mezunudur. 15 Hıristiyan çoğunluğa sahip ülkedeki okuma-yazma oran ise %100’dür, yani bu 15 ülkede okuma-yazması olmayan tek kişiye rastlamak olası değildir!. 

Müslüman ülkelerde durum bunun zıddıdır: 100 kişiden sadece 40’ı okuma-yazma bilir ve herkesin okuryazar olduğu bir tek Müslüman ülke bulunmamaktadır! Bunların %50’si ilkokul mezundur ve sadece %2’si üniversiteyi bitirmiştir.

BİLİM İNSANLARININ ORANLARI DA ÇOK DÜŞÜK!

ABD’de toplam bilim insanı sayısı 4.000, Japonya’da 5.000’dir. 57 Müslüman çoğunluğa sahip ülkelerdeki toplam bilim adamı sayısı ise sadece 230 kişidir. (Akademisyenlerin hepsi bilim insanı değildir. Bilim insanı demek, pozitif bilimlerle aktif olarak uğraşan kişi demektir.) Ve her 1 milyon Müslüman kişiye sadece 1 bilim insanı düşmektedir. 

Teknisyenler bakımından Müslüman çoğunluklu Arap ülkelerdeki durum daha da kötüdür: Her 1 milyon Müslüman Arap nüfus içinde 50 teknisyen bulunmaktadır. Hıristiyan dünyasında ise her bir milyon kişi içinde 1000 teknisyen bulunmaktadır. 

NEDEN?.. Yanıt: Kalitesiz-ezberci eğitim ve ARGE’ye (araştırma geliştirmeye) yeterli kaynak ayrılmaması...
Çünkü Müslümanlar gayri safi milli gelirin yalnızca % 0,2’sini araştırma-geliştirme bütçesi olarak ayırıyor.
Buna karşın Hıristiyan dünyası araştırma-geliştirmeye % 5 oranında, yani 25 kat daha fazla fon ayırmaktadır.

SONUÇ: İslam dünyası yeni bilgi üretebilecek kapasiteden yoksundur.
Ayrıca dünyanın ürettiği bilgiyi kendi halklarına öğretmekte de başarısızdır. 
Bunun kanıtı ise ileri teknoloji ihracat rakamlarında saklıdır:
Pakistan’ın ileri teknoloji ihracatının toplam ihracatın içindeki oran %1’dir. Suudi Arabistan, Kuveyt, Fas ve Cezayir’in ise % 0,3’tür.
Hristiyan Singapur'da bu oran % 58'dir.

Gelecek Bilgi temelli toplumların olacaktır 

Ilginçtir, Müslüman 57 ülkenin gayri safi milli hâsılalarının toplamı 2 trilyon doların altındadır. Buna karşın 310 milyonluk ABD tek başına 12 trilyon dolar değerinde mal ve hizmet üretmekte; Çin 8 trilyon dolar, 
Japonya 3,8 trilyon dolar ve Almanya 2,4 trilyon dolarlık üretim yapmaktadır. (Satın alma gücü eşitlenerek hesaplama yapılmıştır.) 

Mal ve hizmet üretimi 
İspanya’da 1 trilyon doların üzerindedir. Katolik Polonya 489 milyar dolarlık mal ve hizmet üretimi gerçekleşmektedir. Budist Tayland  545 milyar dolar değerinde mal ve hizmet üretimi yapmaktadır. 

İşin daha acıklı tarafı ise şudur: İslam Dünyasının gayri safi milli hâsılasının tüm dünya gayri safi milli hâsılası içindeki oranı hızla azalmaktadır. 

O halde Müslümanlar neden bu kadar güçsüzdür? 
Cevap: Eğitim Yoksunluğu. Tam anlamıyla söylersek; kaliteli ve çağdaş eğitim yoksunluğu. 

Çok kesin biçimde söylersek; akılcı olmayan, ezberci, teslimiyetçi, din eksenli ve çağdışı eğitim...

Araştırmayı yapan: Dr. Faruk Saleem – İslamabat, Pakistan
 
 
                       Not:

      Evet, bu araştırma İslam coğrafyadakileri uyarmak açısından değerli,  Akılcı olmayan, ezberci, teslimiyetçi ifadeleri de yerinde ama din eksenli olduğu iddiasına asla iştirak edemiyoruz.

Zira “din eksenli eğitim”den kasıt ne? ,Hangi din eksenli eğitim? Burada kastedilen İslam’sa İşte bu doğru değil. Zira aşağıda beyanlar onu anlatan Kur’an’ın ayetleridir:

      “Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün birbiri peşinden gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak denizde yüzüp giden gemilerde, Allah’ın gökten indirip de ölü halindeki toprağı canlandırdığı suda, yeryüzünde her çeşit canı yaymasında, rüzgârları ve yer ile gök arasında emre hazır bekleyen bulutların yönlendirilmesinde, düşünen bir toplum için deliller vardır. (2/164)

“Göğün ve yerin, O’nun buyruğu ile durması da O’nun delillerindendir. (30/25)

“Allah’ın nimetiyle denizde yüzüp giden gemileri görmedin mi? Böylece size delillerini gösteriyor. Bunda, sabır ve şükredenler için ibretler vardır.” (31/31)

 “Yoksa O’ndan başka bir takım tanrılar mı edindiler? De ki: Haydi! Delillerinizi getirin...” (21/24)

O, azabı/pisliği akletmiyenlerin üzerine kılar(Yunus/100)

“Gökleri ve yeri yaratan, onların benzerlerini yaratmaya kadir değil midir? …” (36/81) “Onlar gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmakla yorulmayan Allah’ın ölüleri diriltmeye de kadir olduğunu görmüyorlar mı? ...” (46/33)

“İlk yaratmada acizlik mi gösterdik ki onlar, yeniden yaratılış konusunda şüphe içindedirler.” (50/15)

“O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da Allah'ın emri ile hareket ederler. Şüphesiz ki bunlarda aklını kullananlar için pek çok deliller vardır.”(Hahl/12)

Din konusunda onlara açık deliller verdik.”(casiye/17)

 Allah, kendi varlığına bile eserlerine bakarak sebep-netice ilişkileriyle inanılmasını istediği gibi gönderdiği dine de inanmamız için delillerini bildirmiştir. “akletmiyenlerin üzerine…” de pislik yağdırılacağını bildiren böyle akılcı ve delilci bir din; akılcı olmayan ezberci bir eğitimin esası olabilir mi? Hiç böyle bir dini eksen alan eğitim geri bırakır mı?

 Öyle olsaydı: Hıristiyan âlemi “Orta çağ” karanlığını Kilise dini sebebiyle yaşar ilim ve düşünce adamlarını sapık diye yakarken İslam âlemi 850-1250 arası fen ilimleri(Cebir-geometri, fizik, kimya ve Tıp) ve düşünce hayatında altın devrini yaşıyordu. Bu olur muydu?

İslam âleminin geri kalışı ancak; Kur’anın dine ve tabiata bu akılcı bakışının terki ile izah edilebilir.

XIV. YY.da fen ilimleri hem Osmanlıda hem de Türkistan’da bidattır diye Medreseden atılmıştır. Bunun dayanağının yukarıdaki ilahi beyanları taşıyan o kitapta olması mümkün mü?   

                                                                                                      Dr. Muharrem Çakar

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x