Prof. Hurşit: Allah'a inanmayan ahlaklı insanlar da Müslüman sayılır

13 Şubat 2013 Çarşamba 13:22

Dinler arası diyaloğun devamlı vurguladığı iyi insanlarda cennete girecek kavramından sonra şimdi de Allah'a inanmayan ahlaklı insanların müslüman sayılması ortaya çıktı.

Prof. Hurşit: Allah'a inanmayan ahlaklı insanlar da Müslüman sayılır

Münster Üniversitesi’nde İslam din dersi öğretmeni yetiştirmek amacıyla açılan İslam İlahiyatı Merkezi yöneticileri aykırı görüşleriyle gündeme gelmeye devam ediyor. Daha önce bölümün başında bulunan Prof. Dr. Muhammad Sven Kalisch Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.s.) hiç yaşamadığını iddia ederek dikkatleri üzerine çekmişti. Şimdiki başkan Prof. Dr. Muhanat Hurşit ise yeni kitabında Allah’a inanmayanların da Müslüman sayılacağını ortaya attı.

İslam İlahiyatı Merkezi Başkanı Prof. Dr. Muhanat Hurşit’in (Mouhanad Khorchide) geçen sene ekim ayında yayımlanan “İslam Rahmettir” (İslam ist Barmherzigkeit / Modern Bir Dinin Ana Hatları) isimli kitabında yer alan görüşlere Müslümanlardan itiraz var.

Almanya Müslümanları Merkez Konseyi’nin bilim danışmanlarından Dr. Mohammed Khallouk, Hurşit’in kitabında savunduğu tezlerin İslam kaynaklarında dayanağı olmayan, kendi keyfi görüşleri olduğunu ifade etti. Khallouk, Prof. Hurşit’in Alman kamuoyunun kabul edebileceği bir İslam anlayışını anlatma çabasında olduğunu vurguladı.

İslam.de isimli internet sitesinde yayınlanan yazısında Dr. Khallouk, Prof. Hurşit’in kitabını İslam ilahiyatı açısından eleştiriyor. Prof. Muhanad Hurşit söz konusu kitabında İslam’da dini ibadetler ve ahlak boyutunu ayırırken ibadetleri yerine getirip de ahlaki davranış sergilemeyenleri eleştirmişti.

Bu bağlamda “Genel İslam” (İslam im Allgemeinen) ve “Özel İslam” (İslam im spezifischen Wege) ayrımına gitmiş ve bunun sonucunda ibadet yapmayan ve hatta Allah’a inanmayanların bile hayatlarında sevgi ve yüksek bir ahlaki düzey sergilemeleri durumunda Müslüman sayılacağını iddia etmişti.

AYNI YOLDAN HIRİSTİYAN İLAHİYATÇILAR DA GİTTİ

Dr. Mohammed Khallouk “İslam’da keyfiliğe karşı” başlığını taşıyan yazısında Prof. Hurşit’in Alman kamuoyunun kabul edebileceği bir İslam anlayışını dile getirme derdinde olduğunu söylüyor.

Aynı davranışı kilise kurumu ile ters düşme pahasına ve kilise karşıtı çevrelerce alkış alma uğruna Hıristiyan ilahiyatçıların da sergilediğinin altını çizen Dr. Khallouk, ancak bu tavrın bir sonuç getirmediğini şu sözleri ile dile getiriyor: “Burada niyet iyi olabilir. Ancak bu tavrın şöyle bir trajedisi de söz konusudur ki, bu şekilde dine yönelik kabul artmamaktadır. Ama diğer taraftan ilahiyatçı ve din bilimcilere atıfta bulunan dinde keyfilik tutumu yaygınlaşmaktadır.”

Dr. Khallouk yazısında bir taraftan Prof. Hurşit’in İslam’ı sadece ibadet boyutu ile algılayan ve yaşayan, ancak hayatında İslam ahlakının güzelliğini yansıtmayanlara eleştirisini anladığını, İslam’ın sadece ibadet boyutuna indirgenemeyeceğini belirtiyor.

“İSLAM İÇİN İBADET DE GEREKLİDİR, AHLAK DA”

Dr. Khallouk, Genel İslam ve Özel İslam ayrımına gitmenin ve İslam’ı ibadet boyutundan da arındırarak sadece ahlaki boyutuna indirgemenin sakıncalarını dile getirdi. Dr. Khallouk, “Eğer dini sadece ibadet boyutuna indirgemek, ahlaki boyutunu unutmak İslam değilse aynı şekilde dini sadece ahlaka indirgemek ve ibadet boyutunu görmemezlikten gelmek de İslam olmasa gerek.” tespitinde bulundu.

Dr. Khallouk, şöyle devam etti: “Eğer iddia ettiği gibi Hurşit için Allah’a yönelmek bu kadar önemli ise o zaman kendisinin Allah’a yönelmeyen ve ibadetleri de bilerek veya bilmeyerek yerine getirmeyenleri de İslam çerçevesinde görmemesi lazım. Böyle olanları toplumdan dışlamamak ve onlara kibirle yaklaşmamak gerekir ancak İslam için özel kural ve ibadet ritüellerinin de ayrılmaz bir unsur olduğunda da ısrar etmelidir."

Yorum Gönder

@name x