SOMALİ'DE NELER OLDU?

15 Aralık 2020 Salı 12:40

Dünya televizyonları Somali' de yaşanan iç savaşı ve açlıkları anlatırken sebebini kuraklığa ve cehalete bağlıyordu. Açlık ve iç savaşın suçlusu gökte görünmeyen bulutlardı. Batı basını sorunu böyle anlattı.

SOMALİ'DE NELER OLDU?

Dünya televizyonları Somali' de yaşanan iç savaşı ve açlıkları anlatırken sebebini kuraklığa ve cehalete bağlıyordu. Açlık ve iç savaşın suçlusu gökte görünmeyen bulutlardı.
Batı basını sorunu böyle anlattı.
*Çünkü Mikrofon ve kalem tüm bu sorunları yaratanların elindeydi. *

Somali, 1970 yıllarına kadar gıda üretimi açısından kendine yeterli ülkelerden biriydi.
Ülkenin yarısı gıda üreten çiftçilikle, yarısı da  hayvancılıkla çobanlıkla geçiniyordu. 
*Her iki grup da dar gelirliydi ama asla Somali'de kimsenin açlıktan ölme ihtimali yoktu.
3300 km uzunluğunda da deniz kıyı şeridi vardı. Balıkçılık ticareti de ek gelir kaynağıydı. 
Ta ki ülkeye IMF girinceye kadar.*
Ülkeye ABD şirketleri ve ABD askerleri girinceye kadar. 

Çiftçiler ile çobanlar kendi aralarında ihtiyaç takası yapıyorlar, birbirlerini aç bırakmıyorlardı.
1983'e kadar hayvancılık ihracat gelirlerinin %80'ini oluşturuyordu.
1980'lerin başındaki IMF müdahalesi Somali'nin tarım krizinin şiddetlenmesini sağladı. Ekonomik reformlar çiftçilerle çobanlar arasındaki takasa dayalı dengeyi alt üst etti.
Somali'nin Paris Klübü'ne olan borçlarını ödemesini sağlamak için hükumete çok sıkı tasarruf tedbirleri dayattı.
Dış borçların büyük kısmı Washington kökenli finans kuruluşlarından alınmıştı.
Bunlar IMF' yi zorladı, IMF Somali hükumetini mecbur etti.
Yapısal uyum proğramları adı altında, tahılda kendine yeterli olan Somali'yi tahıl ithalatına bağımlı hale getirdiler.
Başlangıçta ucuz ve bol satılan ithal buğday ve pirinç akışı zamanla yerel üreticileri perişan etti.
Ardından haziran 1981'de IMF'nin dayattığı Somali parasının devalüasyonu, yakıt, gübre ve tarım girdilerinin fiyatlarında artışa neden oldu.
Üretim altyapısını çökertti.
Bu dönemde en verimli tarım arazileri, bürokratlar, subaylar ve iktidara yakın tüccarlar tarafından ele geçirildi. 

İthal edilen hayvan ilaçlarının fiyatları devalüasyonlar nedeniyle çok arttı.
Önceden ücretsiz olan Hayvancılıktaki veterinerlik hizmetleri IMF'nin emriyle tamamen paralı hale getirildi.
Hayvan sağlığının özelleştirilmesi, suyun ticarileşmesi ile ülkede hayvancılık ve çiftçilik imha edildi. 

Devlet harcamalarının Bretton Woods kuruluşlarının denetiminde yeniden yapılandırılması tarımsal altyapıyı çökertti.
IMF'nin emriyle hazırlanan ekonomik reformlar sağlık ve eğitim proğramlarının parçalanmasına yol açtı.
Sağlık harcamaları çok azaldı.
Dünya Bankası verilerine göre, bir ilkokul çocuğu başına düşen eğitim harcamaları  yıllık olarak 1982 'de 80 dolar iken, 1989'da 4 dolara düştü.  Okullar harap oldu, öğretmen maaşları en alt düzeye indi. 

IMF-Dünya Bankası programı Somali ekonomisini çökertmişti. Çobanlar işsiz çiftçiler aç kalmaya başladı.
Somali Devlet çiftlikleri Dünya Bankası denetiminde kapatılmaya zorlandı ya da özelleştirildi.
Kamu sektöründeki ücretler ayda 3 dolara kadar düşürüldü.
1989'da dış borç yükümlülükleri ihracat gelirlerinin %195 'ine ulaştı.
1991'de açlık ve iç savaş başladı.
Somali Devleti, ABD işgalinde bir mafya devleti haline dönüştürüldü. 

1993'de ABD askeri müdahalesi oldu.
Açlık, iç savaş, yabancı müdahalesi, küresel şirketler ve ABD işgali kalıcı hale geldi.
Mafya grupları denizlerde korsanlığa başladılar.
Ülkede petrol bulundu, kıymetli madenler bulundu, ama ortada devlet yoktu.
Ülke ABD'nin kontrolü altındaki silahlı çetelerce kontrol edilir oldu. Açlık ve iç savaşla ülke bitirildi.
Ülkenin kalıcı zenginlikleri ABD'li şirketlerce paylaşıldı. 

Açlıktan ve iç savaştan kırılan Somali'nin %99'u Müslümandır. 
Sünni Şeriatle yönetilir. 
Şafi mezhebi hakimdir. 

Sünni İslam Şeriatıyla yönetilen Müslüman Somali'de bunlar yaşanırken: Denizin karşı tarafında ise yine Şeriatla yönetilen dünyanın en zengin Müslüman Arap ülkeleri, şehirleri zevk-i sefa içinde yaşamaktaydı.
Suudi Arabistan, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai.. 
Vasıfsız bir Suudi aile üyesinin, her  bir prensin şahsi serveti  5-10 milyar dolar arasındadır. Ama somali'ye bir kuruş yardım etmedikleri gibi tamamen ABD işgaline destek verdiler. ABD'nin baskısıyla Somali'den aldıkları  büyük baş hayvan alımını da durdurarak, Somali'de hayvancılığın da yok edilmesine sebep oldular. 

Yani arkadaşlar sözün özü:
Müslüman Somali'nin, Sudan'ın, Yemen'in bugün açlıktan ve savaştan kırılıyor olması kader değil, tabiattan değil yada barbarlıktan değildir.
Son 500 yıldır dünyanın en organize soyguncu işgalci Batı ülkeleriyle, son 1400 yılın en Allahsız, en zalim, en hırsız, en dinsiz Arap yönetimlerinin güçlerini birleştirip mazlum toplumlara saldırmasındandır. 

Kuraklıklar, depremler doğadandır, ancak bu küreselleşme çağında açlıklar, kıtlıklar, iç savaş ve işgaller insan yapımıdır.
Tamamının planlandığı, tasarlanıp uygulamaya konduğu yer ABD, İsrail ve Londra'dır. Küresel şirketler ve bunların tetikçi kurumlarıdır.
Tıpkı Türkiye'mdeki gibi. 

*KENAN ÖZEK *

Kaynak: Prof. Mıchel CHOSSUDOVSKY
Kanadalı ünlü ekonomist, yazar
(Yoksulluğun Küreselleşmesi
IMF ve Dünya Bankası'nın içyüzü)
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x