'Venedik Komisyonu’ndan görüş almak, vesayet anlamına gelmez'

25 Şubat 2013 Pazartesi 09:49

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, yeni anayasa çalışmaları kapsamında Venedik Komisyonu’ndan görüş almanın vesayet anlamına gelmeyeceğini söyledi. Bazı uzlaşma komisyon üyeleri tarafından...

'Venedik Komisyonu'ndan görüş almak, vesayet anlamına gelmez'

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Çavuşoğlu, yeni anayasa çalışmaları kapsamında Venedik Komisyonu’ndan görüş almanın vesayet anlamına gelmeyeceğini söyledi. Bazı uzlaşma komisyon üyeleri tarafından yapılan vesayet yorumlarına katılmadığını belirten Çavuşoğlu, “Türkiye’nin böyle komplekslere girdiğini düşünmüyorum. Çünkü kurucusu ve üyesi olduğu bir örgütle işbirliği yapmak vesayet değildir.” dedi.

Avrupa Venedik Komisyonu, yeni anayasa yapım sürecine katkı sağlamak amacıyla Anayasa Uzlaşma Komisyonu’na dahil olmak istedi. Komisyon üyeleri ise bu talebi vesayete neden olabileceği gerekçesi ile reddetti.

Avrupa Konseyi adına Venedik Komisyonu üyesi ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ise vesayet yorumlarına katılmadığını dile getirdi. Bu konudaki görüşlerini Cihan Haber Ajansı’na (Cihan) değerlendiren Çavuşoğlu, Venedik Komisyonu’ndan görüş almanın vesayet olarak algılanmaması gerektiğini ifade etti. Venedik Komisyonu’nda kendisinin de üye olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, “Venedik Komisyonu’nda iki tane Türk üye vardır. Biri, Türkiye’nin kendi temsilcisidir, Ergun Özbudun hocamız. Avrupa Konseyi adına da ben üyeyim. Birçok Avrupa ülkeleri de kanun değişikliklerinde farklı kanunlar üzerinde görüşlerini alıyor. Bunu vesayet olarak algılamamak lazım.” diye konuştu.

Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nin kurucusu olduğunu dile getiren Çavuşoğlu şöyle devam etti: “Türkiye’nin kurucusu olduğu uluslararası bir örgütle işbirliği anlamında değerlendirilmelidir. Türkiye, Avrupa Konseyi’nin kurucusudur. Dolayısıyla Venedik Komisyonu’nun da kurucusudur. Kendi üyesi ve kurucusu olduğu bir örgütle görüş alışverişinde bulunmak vesayet değildir. Türkiye zaten bu tür komplekslerden kurtuldu. Gündemi belirlenen bir ülke değil. Kendine güveni var. Kendi çalışmalarını dış politika dahil kendi politikalarını kendi belirleyen bir ülke. Ama bugün Avrupa Konseyi’ne bağlı İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kararlar nasıl iç hukukun üstündeyse Venedik Komisyonu’nun görüşleri de sadece ülkeler tarafından değil Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği tarafından da aynı şekilde değerlendirilmekte, dikkate alınmaktadır. Referans olarak kullanılmaktadır. Birleşmiş Milletler de aynı zamanda Venedik Komisyonu’nun hukuki konudaki mütalaalarını dikkate almaktadır. Değişik ülkeler de hukuki meselelerde Venedik Komisyonu’na görüş sormaktadır. Ben bunu Avrupa Konseyi’nde Parlamenter Başkanlığı sürecimde bazı ülkelerdeki gelişmeler konusunda da yaşadım. Avrupa Birliği de aynı şekilde Venedik Komisyonu’nun verdiği hukuki görüşler çerçevesinde politikalar izlemiştir. Zaten Avrupa Konseyi konusunda kendi örgütümüz olduğu için yakın bir işbirliğimiz var. Dolayısıyla Türkiye’nin böyle komplekslere girdiğini düşünmüyorum ben. Çünkü kurucusu ve üyesi olduğu bir örgütle işbirliği yapmak vesayet değildir.”

'KOMİSYON, BAŞKANLIK SİSTEMİ VEYA PARLAMENTER SİSTEM GİBİ BİR AYRIM YAPMAZ'

Venedik Komisyonu’nun başkanlık sistemi veya parlamenter sistem gibi bir ayrım yapmadığına dikkat çeken Çavuşoğlu, komisyonun sadece anayasaların ve kanunların demokratik teamüllere uygun mu değil mi buna baktığını aktardı. Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin içinde veya Venedik Komisyonu’na üye ülkeler içinde başkanlık ve krallık sistemi olduğunu hatırlatan Çavuşoğlu, “Netice itibarıyla Venedik Komisyonu başkanlığa karşı olsa bugün Fransa’nın başkanlık sistemine karşı da bir görüş belirtir. Önemli olan demokratik kurumların tam şekilde işlemesi ve kanunların da buna uygun olması. Adı Cumhuriyet olur bazen, görüyorsunuz bazen diktatörlük var. Diğer taraftan başkanlık sistemi deniyor. Başkanlık sistemi olan ülkeler var, başkanlık sisteminin iyi işlediği. Ama bakıyorsunuz güçler ayrılığı dahil tüm demokratik kurumlar dahil gayet güçlü ve çok iyi fonksiyonları yerine getiriyor. O ülkenin gelişmesine de katkı sağlıyor.” şeklinde konuştu.

'KOMİSYON REFERANDUMDA ANAYASA PAKETİNE DESTEK VERMİŞTİR’

Venedik Komisyonu'nun 12 Eylül 2010 referandumunda anayasa paketine destek verdiğinin altını çizen Çavuşoğlu, “Görüş istemediğimiz halde destek vermiştir. Türkiye yeni bir anayasa sürecini yaşıyor. Umarım buradan tam konsensüs çıkar ama gerçekçi olmak gerekir. Hala birçok maddede partilerin değişik görüşleri var. Netice itibarıyla Türkiye Venedik Komisyonu ile işbirliği yaparak yeni anayasa konusunda destek alırsa bu, yeni anayasanın hem içeride hem de dışarıda daha makbul olması bakımından faydalı olur diye düşünüyorum. Neticede bir anayasanın halk tarafından destek görmesi gerekiyor. O nedenle halkın burada referandumda anayasaya vereceği destek her şeyin ötesinde önemlidir. Venedik Komisyonu için de iyidir bu durum Türkiye için de faydalı olur.” şeklinde konuştu.

VENEDİK KOMİSYONU’NUN GÖREVİ NEDİR?

Venedik Komisyonu’nun ne iş yaptığını da anlatan Çavuşoğlu, şu ifadelere yer verdi: “Venedik Komisyonu Avrupa Konseyi’nin hukuki danışmanlık veren ve üye ülkelerin tamamından uzmanların üye olduğu ve ülkeleri temsil ettiği bir örgüttür. Ama bugün Venedik Komisyonu’na üyelik Avrupa Konseyi ülkeleri ile sınırlı değil, Şili’den Japonya’dan Peru’ya kadar Fas’tan Güney Afrika’ya kadar birçok ülke de üyedir. Buna Kırgızistan da dahildir. Venedik Komisyonu özellikle anayasa değişiklikleri, yeni anayasalar ve de önemli kanunlardaki değişiklikler üzerinde görüşler belirtir. Ülkeler birçok kere kendileri başvurur. Bugün görüyoruz ki Avrupa’nın en demokratik dediğimiz Norveç, Hollanda gibi ülkeleri bile bir seçim kanununda değişiklik yaptıkları zaman Venedik Komisyonu’ndan görüş alırlar. Diğer taraftan birçok ülkeye 1990’larda demokrasisine yeni kavuşan ülkelerde olduğu gibi bugün Arap dünyasına da aynı şekilde yardım etmektedir.”

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x