Bir Öğretmenin Günlüğünden

25 Kasım 2019 Pazartesi 17:38

Bir kutsal sevdaya tutkun yüreklerimiz, Gönüllerimizden ışık taşar karanlık diyarlara. Memleketin en ücra köşesinde, Yirmi dört saat nöbetteyiz.

Bir Öğretmenin Günlüğünden

 Bir kutsal sevdaya tutkun yüreklerimiz, 

Gönüllerimizden ışık taşar karanlık diyarlara. 
Memleketin en ücra köşesinde,
Yirmi dört saat nöbetteyiz. 
Mevsimler geçip gider üstümüzden, 
Zamanın şeridi kısalır iyiden iyiye, 
Tebeşir tozları uçuşur saçlarımıza, 
Belimiz bükülür.
Giriş ve çıkış zilleri çalmaktadır kulaklarımızda, 
Hayallerimizde cıvıl cıvıldır hâlâ,
O emektar taş mektebimiz. 
Ve her Kasım'ın 24’ünde,
Ellerimizden saygıyla öper öğrencilerimiz. 
Ne yaparlar şimdi kimbilir?
Sarıkamış’ta, Karayazı'da, Eruh'ta bıraktığımız
Ayşelerimiz, Ömerlerimiz, Velilerimiz. 
Duyduğuma,
Köy korucusu olmuş 115 Ahmet Kerem. 
Kuzey Irak'ta vuruşmuş 305 Osman Seyit. 
Karagözlü yiğit Ali'm,
Bosna'da "gönüllü mücahit”miş. 
Kardeşi 206 Senem'i,
Gelin etmişler bir öğretmene. 
Çocuğuna adımı koymuş.
Bir de mektup yazmışlar bana uzunca,
Yaz tatilinde dört gözle 
Köylerine beklerlermiş. 
Canlarım, canım yavrularım benim!
Büyük şehirlerde işimiz daha da zor bizim. 
Gül yetiştirmek bataklıkta nedir bilemezsiniz, 
Zifiri karanlıkta ışıyarak yol almak, 
Kaptırmadan kurda-kuşa ekmeğini
İnatla, sabırla, iffetlice yaşamak; 
Şimdilik tek çözüm. 
Duymalısınız duyduklarımı, 
Görmelisiniz gerçekleri, 
Öğretmenlerinizin gözleriyle.
Haykırabilmelisiniz Hakk'ın gür sesini… 
Kötülükleri, 
Can pahasına yenmelisiniz. 
Ve dahası;
Birbirinizi karşılıksız sevmelisiniz.
İşte o zaman;
Helâl olur hakkım size. 
Canım kurban hepinize.

Köksal CENGİZ
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x