ÖĞRETMENLERİN %60'I MESLEĞİ BIRAKMAYI DÜŞÜNÜYOR

24 Kasım 2017 Cuma 16:47

Türk Eğitim Sen İstanbul 3 No.lu Şube Başkanı Ali İhsan Hasanpaşaoğlu, "Öğretmenler Günü" nedeniyle açıklamalar yaptı.

ÖĞRETMENLERİN %60'I MESLEĞİ BIRAKMAYI DÜŞÜNÜYOR
 *Türk Eğitim Sen'in 25.000 öğretmenin katılımıyla yaptığı anketin sonuçlarına göre öğretmenlerimizin %60'ı masleği bırakmak istiyor. 'ı buna sebep olarak öğretmenlik mesleğinin itibar kaybetmesini gösteriyor.

*%97'si öğretmen ve yönetici alımlarında mülakata karşı.

*Öğretmenler eğitimin en büyük sorununun"Eğitim sisteminin  sıklıkla değiştirilmesi" olduğunu düşünüyorlar. Hal böyle olunca da buradan başarı beklemek mümkün olmuyor. 

*Türk Eğitim Sen olarak öğretmenlerimizin en yüksek hayat standartlarına kavuşmaları için mücadele edeceğiz"

"Mustafa Kemal Atatürk'ün bize gösterdiği hedef doğrultusunda fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmeye azimle ve şevkle devam edeceğiz."

24 Kasım Öğretmenler Günü anketinin sonuçları

Öte yandan Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, 24 Kasım Öğretmenler Günü anketinin sonuçlarını açıkladı.

Türk Eğitim-Sen her yıl olduğu gibi bu yıl da öğretmenlerin mesleki ve ekonomik sorunlarını tespit edebilmek amacıyla bir anket çalışması düzenledi. Türk Eğitim-Sen’in internet sitesi de dahil olmak üzere 5 ayrı sitede yayınlanan anketimize 25 bin 732 kişi katıldı.

Ankete katılanların yüzde 84.5’i evli, yüzde 15.5’i bekâr.

Katılımcıların yüzde 15.6’sı 22-29, yüzde 43.9’u 30-39, 28.5’i 40-49, yüzde 10.4’ü 50-59, yüzde 1.6’sı da 60 yaş ve üstündedir.

Ankete katılan öğretmenlerin aylık kazançları şu şekildedir: Yüzde 22.4’ü 2.800-3.200 TL, yüzde 29.7’si 3.201-3.500 TL, yüzde 31’i 3.501-4.000 TL, yüzde 16.9’u da 4.001 TL ve üzerinde ücret almaktadır.

ÖĞRETMENLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜN KREDİ BORCU VAR.

Ankete katılanların yüzde 33’ünün 1, yüzde 27.5’inin 2, yüzde 14.6’sının da 3 tane kredi borcu bulunmaktadır. Kredi borcu olmadığını söyleyenlerin oranı yüzde 24.9’dur. Kredi borcu olanlara, borçlarının miktarını sorduk. Yüzde 20.6’sının 1.000-3.000 TL, yüzde 9.1’inin 3.001-5.000 TL, yüzde 2.8’inin 5.001-7.000 TL, yüzde 5.4’ünün 7.001-10.000 TL, yüzde 18’inin 10.001-30.000 TL, yüzde 14.5’inin 30.001-50.000 TL, yüzde 15.6’sının 50.001-100.000 TL, yüzde 14’ünün de 100.001 TL ve üzerinde kredi borcu bulunmaktadır.

ANKETE KATILAN ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 17.7’Sİ KREDİ BORCU NEDENİYLE SİCİLİNİN BOZULDUĞUNU SÖYLÜYOR

Ankete katılanların yüzde 17.7’si kredi kartı ya da kredi borcu v.b. nedenlerden dolayı sicilinin bozulduğunu ifade etmiştir. Sicili bozulanların yüzde 43.6’sı daha sonra sicilini düzeltebildiğini, yüzde 56.4’ü ise sicilini düzeltemediğini belirtti.

Ankete katılanların yüzde 19.4’ünün altın/dolar borcu var. Altın/dolar borcu olmayanların oranı yüzde 80.6.

Yüzde 10.5’i altın/dolar birikimi var. Altın/dolar birikimi olmayanların oranı yüzde 89.5.

Ankete katılanların yüzde 92’si kredi kartı kullanırken, sadece yüzde 8’i kredi kartı kullanmadığını söylemiştir.

“Evin ihtiyaçlarının büyük bölümünü kredi kartıyla karşılıyorum” ifadesine katılıyor musunuz? İfadesine ankete katılanların yüzde 77.1’i evet, yüzde 22.9’u ise hayır cevabını vermiştir.

ANKETE KATILAN ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 70.9’U SON BİRKAÇ YIL İÇİNDE ÖFKESİNİ KONTROL EDEMEDİĞİ DURUM/DURUMLAR OLDUĞUNU SÖYLEDİ.

 “Son birkaç yıl içinde öfkenizi kontrol edemediğiniz durum/durumlar oldu mu?” sorusuna ankete katılanların yüzde 70.9’u evet, yüzde 29.1’i hayır cevabını vermiştir. Evet cevabı verenlere bunun nedenlerini sorduk. Buna göre; ekonomik sorunlar diyenlerin oranı yüzde 37.7, mesleki sorunlar diyenlerin oranı ise yüzde 32.9, ailevi sorunlar diyenlerin oranı yüzde 12, çevresel faktörler diyenlerin oranı yüzde 7.9. Bu soruya diğer cevabı verenlerin oranı ise yüzde 9.5’tir.

ANKETE KATILANLARIN 60.7’Sİ MESLEĞİNİ BIRAKMAYI DÜŞÜNÜYOR. MESLEĞİNİ BIRAKMAYI DÜŞÜNENLERİN YÜZDE 40.7’Sİ BUNUN NEDENİ OLARAK ÖĞRETMENLERİN İTİBAR KAYBETMESİNİ GÖSTERİYOR.

Ankete katılanların yüzde 60.7’si mesleğini bırakmayı düşündüğünü, yüzde 39.3’ü ise mesleğini bırakmayı düşünmediğini ifade etti. Mesleğini bırakmayı düşünenlere bunun nedenlerini sorduk. Yüzde 40.7’si öğretmenlerin itibar kaybetmesi derken; yüzde 20.1’i torpil, yandaş kayırma v.b. uygulamalar, yüzde 15’i ekonomik olarak tatmin etmemesi, yüzde 9’u öğrenci/veli tutumları, yüzde 5.4’ü mesleki tükenmişlik, yüzde 3’ü idarecilerle/meslektaşlarımla yaşadığım sorunlar, yüzde 2.4’ü özür grubu tayinlerinde yaşanan sorunlar, yüzde 0.8’i bürokratik engellemeler cevabını vermiştir. Bu soruya diğer cevabını verenlerin oranı ise yüzde 3.6’dır.

ANKETE KATILAN ÖĞRETMENLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ ÇOCUKLARINI SOSYAL/SANAT/SPORTİF FAALİYETLER İÇİN KURSA GÖNDEREMEDİĞİNİ BELİRTİYOR.

Çocuğu olduğunu ifade eden katılımcıların yüzde 60.5’i, çocuğunun okula gittiğini belirtmiştir. “Okula giden çocuğu olduğunu ifade eden katılımcılara da “Kaç tane çocuğunuz okula gidiyor?” sorusunu yönelttik. Buna göre yüzde 46.1’i 1, yüzde 43.4’ü iki, yüzde 10.5’i de 3 ve üzeri cevabını vermiştir.

Okula giden çocuğu bulunan katılımcılara çocuklarının okul masrafının aylık ne kadar olduğunu sorduk. Buna göre; yüzde 18.7’si 100-300 TL, yüzde 19.5’i 301-500 TL, yüzde 14.2’si 501-750 TL, yine yüzde 14.2’si 751-1.000 TL, yüzde 14.7’si 1.001-1.500 TL, yüzde 9’u 1.501-2.000 TL, yüzde 9.7’si ise 2.001 TL ve üzerinde olduğunu ifade etmiştir. “Çocuğunuzu/çocuklarınızı sosyal/sanat/sportif faaliyetler yapması için kursa gönderiyor musunuz?” yüzde 71.4’ü hayır cevabı vermiştir. Hayır diyenlere bunun nedenlerini sorduk. Buna göre; yüzde 61.5’i kurs ücretleri için para ayıramıyorum, yüzde 8.2’si zamanım yok, yüzde 2.7’si gerekli bulmuyorum derken; yüzde 27.6’sı diğer cevabını işaretlemiştir.

ANKETE KATILAN ÖĞRETMENLER TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİNDE İMZA ATILAN MAAŞ ARTIŞ ORANLARINI “ÇOK KÖTÜ” OLARAK NİTELENDİRİYOR

Ankete katılanlardan toplu sözleşme görüşmelerine imza atılan maaş artış oranlarını değerlendirmelerini istedik. Buna göre; yüzde 80’i çok kötü, yüzde 14.8’i kötü, yüzde 3.9’u orta derken; yüzde 0.8’i iyi, yüzde 0.5’i çok iyi cevabını vermiştir.

“Yetkili sendika toplu sözleşme görüşmelerinde iyi bir pazarlık yaptı” görüşüne katılıyor musunuz? Sorusuna ankete katılanların yüzde 78.7’si kesinlikle katılmıyorum, yüzde 16’sı katılmıyorum, yüzde 2’si kararsızım, yüzde 1.7’si katılıyorum, yüzde 1.6’sı ise kesinlikle katılıyorum seçeneğini işaretlemiştir.

ÖĞRETMENLER, DEVLETİN, KALKINMADA ÖNCELİKLİ YERLERDE ÖĞRETMEN AÇIĞINI GİDERMEK İÇİN EKONOMİK TEŞVİK GETİRMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR

“Devletin kalkınmada öncelikli yerlerde öğretmen açığını gidermek için en köklü çözümü ne olmalıdır?” sorusuna ankete katılanların yüzde 85.8’i öğretmenlere ekonomik teşvik getirilmesi derken; yüzde 3.2’si sözleşmeli öğretmenlik, yüzde 0.9’u ücretli öğretmenlik cevabını vermiştir. Bu soruya diğer cevabını verenlerin oranı da yüzde 10.1’dir.

ANKETE KATILANLARIN YÜZDE 97.4’Ü ÖĞRETMEN ATAMALARINDA MÜLAKATI DOĞRU BULMUYOR

Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 97.4’ü öğretmen atamalarında mülakat yöntemini yanlış bulmaktadır. Mülakat yöntemini doğru bulmayanlara bunun nedenlerini sorduk. Buna göre; yüzde 93’ü adil, objektif bir yöntem değildir; torpile, adam kayırmaya, haksızlıklara yol açar, yüzde 2.2’si mülakat komisyonlarında uygulama birliği yoktur, yüzde 2.1’i mülakatta sorulan soruların içeriğinin öğretmenlik mesleği ile ilgisi yok, yüzde 1.6’sı terör örgütü üyelerini tespit etmek için uygun bir yöntem değildir derken; yüzde 1.1’i de diğer cevabını vermiştir.

Ankete katılan öğretmenlerin yüzde 42.7’si öğretmen atamalarının ihtiyaç oldukça, yüzde 29’u yılda 1, yüzde 24.9’u yılda 2, yüzde 3.4’ü de yılda 3 kez yapılması gerektiğini ifade etmiştir.

BAKAN YILMAZ’IN SÖZLERİ ÖĞRETMENLERİ İNCİTTİ

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın “Sözleşmeli öğretmen ya eşini ya işini tercih edecek” sözleri hakkında en çok hangisini düşündünüz? Sorusuna ankete katılanların yüzde 82.9’u öğretmenleri incitmiştir, yüzde 13.3’ü art niyetli söylediğini düşünmüyorum, gaf yapmıştır derken; sadece yüzde 3.8’i doğru bir ifadedir cevabını vermiştir.

ANKETE KATILAN ÖĞRETMENLERİN BÜYÜK BÖLÜMÜ YENİ MÜFREDATI BİLİMSEL, ÇAĞDAŞ BULMUYOR

Ankete katılanların yüzde 87.8’i yeni müfredatın, çağdaş, bilimsel, yeniliklere açık, çağın ve eğitimimizin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan bir müfredat olduğunu düşünmemektedir.

ANKETE KATILANLARIN YÜZDE 63.2’Sİ MÜFREDATTA ATATÜRK İLE İLGİLİ KONULARIN DARALTILĞINI DÜŞÜNÜYOR

Ankete katılanların yüzde 63.2’si yeni müfredatta Atatürk ile ilgili konuların daraltıldığını düşünürken; 20.1’i Atatürk ile ilgili konuların daraltılmadığını, yüzde 16.7’si ise bu konuda fikrinin olmadığını belirtti. Atatürk ile ilgili konuların daraltıldığını düşünenlere bu durumdan rahatsızlık duyup, duymadıklarını sorduk. Buna göre yüzde 93.4’ü Atatürk ile ilgili konuların daraltılması nedeniyle rahatsızlık duyduğunu söylüyor.

ANKETE KATILANLAR, EĞİTİMİN EN BÜYÜK SORUNUNUN EĞİTİM SİSTEMİNİN SÜREKLİ DEĞİŞMESİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYOR

Ankete katılanlara göre eğitimin en büyük sorunu yüzde 57.9 ile eğitim sisteminin sürekli değişmesi. Bunu yüzde 11.2 ile okullarda ehliyetli, liyakatli yöneticilerin görev yapmaması, yüzde 9.6 ile MEB’in performans, rotasyon v.b. uygulamaların, özür tayinlerinde yaşanan sorunların eğitim çalışanları üzerinde olumsuz etki yaratması, yüzde 7.8’i öğretmen alım politikası ve öğretmen yetiştirme sisteminden kaynaklanan sorunlar, yüzde 5.4 ile eğitime ayrılan bütçenin az olması/ Okullara ayrılan ödeneklerin yetersizliği, yüzde 3.7’si eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanamaması, yüzde 2.7’si öğretmen ve derslik açığı, yüzde 1.2’si ikili eğitim yapılması, dolayısıyla çocukların çok erken saatlerde derse girmesi ya da geç saatlerde dersten çıkması, yüzde 0.3’ü birleştirilmiş sınıf uygulaması, taşımalı eğitim, yüzde 0.2’si de okullaşma oranlarının düşük olması takip etmektedir.

ANKETE KATILANLAR ÜLKEMİZİN EN BÜYÜK SORUNUNUN KADROLAŞMA OLDUĞUNU SÖYLÜYOR

“Ülkemizin en büyük sorunu nedir?” sorusuna ankete katılanların yüzde 29’u kadrolaşma, adam kayırma, yüzde 25.7’si terör, yüzde 20.2’si ekonomik sorunlar/işsizlik, yüzde 17’si eğitim/sağlık alanında yaşanan sorunlar, yüzde 3.8’si yolsuzluk, yüzde 2.3’ü dış politikada yaşanan sorunlar derken; bu soruya diğer cevabı verenlerin oranı yüzde 2’dir.

KATILIMCI ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 94’Ü PERFORMANS SİSTEMİNE KARŞI.

Öğretmenlere performans değerlendirme sistemi ile ilgili görüşlerini de sorduk. Ankete katılanların yüzde 94’ü öğretmenlere performans değerlendirme sistemi getirilmesine karşı çıkıyor. Performans sistemini desteklemeyenlere bunun nedenlerini sorduk. Buna göre; yüzde 22.8’i öğretmenlerin toplumdaki itibarı azalacak, yüzde 19.3’ü öğretmenleri değerlendirecek niteliğe sahip kişiler yok, yüzde 16.2’si bilimsel ve nesnel değildir, yüzde 12.6’sı öğretmen-veli-öğrenci ilişkisi yara alacak, yüzde 8.9’u torpile, yandaş kayırmaya yol açacak, yüzde 6.1’i iş barışı bozulacak, motivasyon düşecek, yüzde 7.8’i öğretmen birçok elemeden geçiyor, yeni bir değerlendirmeye ihtiyaç bulunmuyor, yüzde 5.4’ü de iş güvencesi ortadan kaldırılmak isteniyor cevabını vermiştir. Bu soruya diğer cevabını verenlerin oranı yüzde 0.9’dur.

Performans sistemi doğru bulanların oranı yüzde 6’dır. Bu sistemi destekleyenlere de bunun nedenlerini sorduk. Buna göre; yüzde 36’sı çalışan ile çalışmayan belli olacak, yüzde 19.5’i öğretmenler daha verimli olacak, başarı ve kalite artacak, yüzde 13.4 eksiklikler tespit edilecek, yüzde 3.6’sı öğretmenler motive olacak derken; bu soruya diğer cevabı verenlerin oranı yüzde 27.5’tir.

ANKETE KATILAN ÖĞRETMENLERİN YÜZDE 95.7’Sİ YENİ LİSE GEÇİŞ SİSTEMİN PROBLEMLERİ ORTADAN KALDIRACAĞINI DÜŞÜNMÜYOR

“Teog’un kaldırılarak, sınavsız bir ortaöğretime geçiş sistemi getirilmesi yaşanan problemleri ortadan kaldıracak mı?” sorusuna katılımcıların yüzde 95.7’si hayır cevabı vermiştir.  "Teog`un kaldırılması zamansızdır" ifadesine katılıyor musunuz? sorusuna katılımcıların yüzde 93’ü evet cevabı vermiştir.

“Üniversiteye giriş sisteminde yapılan değişiklikleri genel olarak nasıl buldunuz?” sorusuna katılımcı öğretmenlerin yüzde 49.2’si olumsuz, yüzde 23.1’i kısmen olumlu, yüzde 14.3’ü fikrim yok, yüzde 9.1’i kısmen olumsuz, yüzde 4.3’de olumlu seçeneğini işaretlemiştir.

ANKETE KATILANLARIN YÜZDE 99’U “EĞİTİM SİSTEMİ İSTİKRARSIZ” DİYOR.

Ankete katılanların yüzde 99’u eğitim sistemini istikrarlı bulmuyor.

KATILIMCILARIN YÜZDE 74.6’SI “MEB ÖĞRETMENLERE HİÇ DEĞER VERMİYOR” DİYOR.

Ankete katılanlara “MEB’in öğretmenlere verdiği değeri nasıl ifade edersiniz?” sorusunu da yönelttik. Buna göre; yüzde 74.6’sı MEB öğretmene hiç değer vermiyor derken; yüzde 19.8’i az, yüzde 5.1’i orta, yüzde 0.5’i ise fazla cevabını vermiştir.

ANKETE KATILAN ÖĞRETMENLERE GÖRE HİZMET İÇİ EĞİTİMLER YETERLİ DEĞİL

Ankete katılanlara, “Öğretmenlere verilen hizmet içi eğitimleri yeterli buluyorum” ifadesine katılıyor musunuz? sorusuna yüzde 42.6’sı kesinlikle katılmıyorum, yüzde 33.9’u katılmıyorum, yüzde 9.4’ü kararsızım derken; yüzde 8’i katılıyorum, yüzde 6.1’i de kesinlikle katılıyorum cevabını vermiştir.

Koncuk anket sonucunu değerlendirdi

Anket sonuçlarını değerlendiren Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk şunları söyledi: “Türk Eğitim-Sen’in 24 Kasım Öğretmenler Günü anketi öğretmenlerin yaşadığı sıkıntıları gözler önüne sermesi bakımından çok önemlidir. Özellikle ankete eğitim sisteminin sürekli değişmesi, performans değerlendirmesi, yandaş kayırma, liyakatsiz uygulamalar damgasını vurmuştur. Eğitimcilerin, öğretmen atamalarında mülakata karşı çıkması, müfredatı eleştirmesi, anketin diğer önemli sonuçlarındandır. Öğretmenlerin yüzde 17.7’sinin kredi borcu nedeniyle sicilinin bozulmuş olmasının da üzerinde hassasiyetle durulması gerekir. 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde yaşanan bu tablo öğretmenlerimizi mutlu ve huzurlu kılamadığımız anlamına gelmektedir. Oysa insan yetiştirmek gibi çok ulvi bir görevi yürüten öğretmenler her şeyin en iyisine layıktır. Onlar bu ülkenin irfan ordusudur, bu ülkenin geleceğidir, en saygın meslek gruplarının başında gelmektedir. Dolayısıyla eğitimin, öğretmenlerin ve diğer eğitim çalışanlarının problemlerini çözemediğimiz müddetçe eğitimde istediğimiz kaliteyi yakalamamız, önemli başarılar elde etmemiz, dünya ülkeleri ile rekabet etmemiz zaten mümkün değildir.

Türk Eğitim-Sen olarak onlarca sorunla boğuşan, buna karşın fedakârca görevlerinin başında olan öğretmenlerimize teşekkürü bir borç biliriz. Başöğretmenimiz Ulu Önder Atatürk’ün izinde olan Türk öğretmenleri hangi şartlarda olursa olsun görevlerinin başında olacaktır. Ancak bu ülkeyi yönetenler ve MEB de empati kurmalı, eğitim çalışanlarının problemlerini ortadan kaldırmak için gayret sarf etmelidir.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 24 Kasım Öğretmenler Günü’nde üç müjde vermesini istiyoruz: Hatırlanacağı üzere, 2011 yılında Hükümet sözleşmeli öğretmenliği kaldırarak, tüm öğretmenleri kadroya almış ve öğretmen atamalarını ta ki 2016 yılı Ağustos ayına kadar sadece kadrolu olarak gerçekleştirmişti. Bu minvalde haksızlıklara, şaibeye, torpile yol açan sözleşmeli ve mülakatlı öğretmen alımının kaldırılmasını ve tüm öğretmenlerin kadrolu olarak, KPSS sonuçlarına göre, mülakatsız –yönetici atamaları da dahil- atanmasını istiyoruz.

Ayrıca ikinci olarak da toplu sözleşme görüşmelerinde de dile getirdiğimiz üzere,  kalkınmada öncelikli yerlerde mahrumiyet derecesine göre değişmek üzere, brüt 1 ile brüt 3 asgari ücret arasında değişen zorunlu hizmet tazminat ödemesi yapılacağının ilan edilmesini istiyoruz. Öte yandan MEB oluşan tepkiler ve kamuoyuna yansıyan olumsuzluklar neticesinde performans değerlendirme sistemi ile ilgili yapılan yanlışlığı fark ederek, pilot uygulamayı daha başlamadan durdurmuştur. Pilot uygulama göstermiştir ki, öğretmenleri velilerin, öğrencilerin değerlendirmesi ucube bir uygulamadır. Bu nedenle MEB’in Öğretmenler Günü’nde performans değerlendirme sistemini kökten kaldıracağını ilan etmesini istiyoruz. Bu vesileyle başta Başöğretmenimiz Atatürk ve şehit öğretmenlerimiz olmak üzere, ebediyete intikal etmiş tüm öğretmenlerimizi minnet ve rahmetle anıyor; 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz.”



Yorum Gönder

@name x