OKUMA YAZMA TARTIŞMASINA SON NOKTAYI KOYAN YAZI!

16 Kasım 2019 Cumartesi 14:33

Çıkarma İşlemi Bilmeyenden Tarihçi de Olmaz Matematikçi de! 1927 yılında Türkiye'de okuma yazma oranı yüzde sekiz (8.16) 1935 yılında ise yüzde on beş buçuk (15.5) bu arada "harf inkılabı yapıldı (1928) ve latin harflerine geçildi", buna rağmen altı senede yüzde yedilik bir artış var

OKUMA YAZMA TARTIŞMASINA SON NOKTAYI KOYAN YAZI!

Çıkarma İşlemi Bilmeyenden Tarihçi de Olmaz Matematikçi de!

1927 yılında Türkiye'de okuma yazma oranı yüzde sekiz (8.16)
1935 yılında ise yüzde on beş buçuk (15.5)
bu arada "harf inkılabı yapıldı (1928) ve latin harflerine geçildi", buna rağmen altı senede yüzde yedilik bir artış var

geleyim "tarihçiliğe" ve "matematike":

bu okuma yazma oranından şunları çıkaralım:

okuma yazma zarureti olan üniversite hocaları, muallimler, doktorlar, subaylar, hâkimler, savcılar, müftüler, imamlar (hepsi okur amma çoğu yazar değildir), vâizler, hatipler, polisler vs...

bir de bu hesaptan "gayrimüslimleri çıkaralım"

geriye ne kaldı:

ANADOLU TÜRK HALKI

bunlarda okuma yazma oranı diyemeyeceğim, "okuma oranı sıfıra yakın", "yazma" zaten yok

OKUR OLUP YAZAR OLMAMAK OLUR MU?

"bal gibi olur" ve şöyle olur:

eski harfler (arap harfi demek doğru değil de öyle diyeyim) ile yazılmış bir metni, benim talebelerim iyi kötü okuyor

amma, "bunu yaz" dediğim zaman hiç birisi "bir kelime yazamaz"

hatta, tarih bölümünde hoca olan, edebiyat bölümünde hoca olan yüz hocadan doksan beşi "ya za maz"

işte, "okur" olup "yazar" olmamak bu

Selahattin Tozlu
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x