Türkçe hakkında bilmediklerimiz...

27 Ocak 2020 Pazartesi 12:34

Uzun ama ilginç, ve en önemlisi de okumaya değer bilimsel bir yazı. Kaleme alan Prof. David CUTHELL'e Tesekkurler.

Türkçe hakkında bilmediklerimiz...
TÜRKÇE'NİN MATEMATİĞİ

Victor Hugo şiirlerini 40.000 kelime ile yazdı.Türkçe’yi en zengin kullananlardan Yaşar Kemal’in romanları 3.500 kelimeyi geçmez” görüşü çok yaygındır. Bu görüş haklıdır zira Türkçe’nin Fransızca’ya oranla daha az sözcük içerdiği doğrudur. İngilizce’ye, Almanca’ya, İspanyolca’ya oranla da daha az sözcük içeriyor olması gerekir. Ne var ki bu Türkçe’nin daha yetersiz bir dil olduğu anlamına gelmez! çünkü Türkçe az sözcük ile çok şey anlatabilen bir dildir ! Daha fazla sözcük içerse bunun kimseye zararı dokunmaz ancak, gereği yoktur.

Başka bir dilden Türkçe’ye çeviri yapan herkes sözlüğü açtığında, aralarında minik anlam farkları olan bir çok sözcüğün Türkçe karşılığında çoğu zaman aynı kelimeyi okur. Bu, ilk bakışta bir eksiklik gibi görünebilir, oysa öyle değildir. Çünkü yukarıda adı geçen diller kelimelerin statik olan anlamlarını öğrenmeye, Türkçe ise bu anlamları bulup çıkarmaya, yani dinamik anlamlandırmaya dayalıdır. Türkçe’de anlamları sözlükteki tanımlar değil, kelimelerin cümle içindeki konumları belirler. Tam bu noktada, Türkçe’nin, referans olmak üzere sadece gerektiği kadarı sözlüklere alınmış, sonsuz sayıda kelime içerdiği bile öne sürülebilir.

İngilizce-Türkçe sözlükte “sick”, “ill” ve “patient”ın karşısında hep “hasta” yazar. Bu bağlamda ingilizce’nin üç kat daha fazla sözcük içerdiği söylenirse bu doğrudur. Ancak, aradaki farkların Türkçe’de vurgulanamadığı söylenmeye kalkılırsa bu yanlış olur: “doktor falanca beyin hastası olmak”, “böbrek hastası olmak”, “internet hastası olmak”, “filanca şarkının hastası olmak” arasındaki farkı Türkçe konuşan herkes bir çırpıda anlar.

Bunun nasıl olabildiğini görmek zor değildir. Bir kalem alıp, alt alta:

3+5=
12+5=
38+5=

yazmak, sonra da bunları toplamak yeterlidir. Hepsinde aynı “+5″ yazdığı halde!
Sonuçlar farklı çıkıyorsa, Türkçe’de de hepsinde aynı “hastası olmak” ifadesi geçtiği halde sonuçlar farklı olacaktır. Türkçe’nin az araç ile çok iş yapmasının sırrı matematikte yatar. 0′dan 9′a kadar 10 tane rakam, artı, eksi, çarpı, bölü dört işlem işareti ve bir ondalık ayracı virgül, yani topu topu 15 simge ile sonsuz sayıda işlem yapılabilir. Türkçe de benzer özellikler gösterir.

Türkçe matematiğe dayalı olmaktan da öte, neredeyse matematiğin kılık değiştirmiş halidir.

Türkçe’deki herhangi bir fiilin çekiminin ve kelimelerin nasıl çoğul yapılacağının öğrenilmiş olması, henüz varlığı bile bilinmeyen, 5 yıl sonra Türkçe’ye girecek fiillerin nasıl çekileceğinin ve 300 yıl önce unutulmuş kelimelerin çoğullarının ne olduğunun biliyor olması demektir. Bu tıpkı birinci dereceden 2 bilinmeyenli bir denklemin nasıl çözüleceği öğrenildiğinde, sadece “x=6″, “y=23″ olan denklemlerin değil, aynı dereceden bütün denklemlerin nasıl çözüleceğinin öğrenilmiş olması gibidir.

Oysa sözgelimi ingilizce’de “go”, “went” olurken “do”, “did” olur. Çoğul ekleri için de durum aynıdır: “foot”, “feet” olurken “boot”, “beet” değil “boots” olur. Bunun tutarlı bir iç mantığı yoktur, tek çare böyle olduklarının bellenmesidir.

Türkçe’de ise, statik kelimeleri ezberlemek yerine dinamik kuralları öğrenmek gerekir. Türkçe’de neredeyse istisna bile yoktur. Olanlar da ses uyumu gereği “alma” olması gereken meyve isminin “elma” biçimine dönmesi gibi birkaç minör istisnadır. Kurallar ise neredeyse, bu dili icat edenlerin Türk olduğuna inanmayı zorlaştıracak kadar güçlü ve kesindir. Bu noktadan sonra, anlatılanları matematik olarak formüle etmek, aradaki ilişkiyi somutlaştırabilmek açısından yararlı olacaktır. Bunu yapmanın en kolay yolu ikili sayı sistemini kullanmak olduğu için de yalnızca 0 ve 1′leri kullanmak yeterlidir. İzleyen örneklerde [1=var] ve [0=yok] anlamında kullanılmışlardır.

Kelime kökü çoğul eki matematik ifade:

ev……..ler…….evler
1.0…….0.1……1.1

Türkçe’deki bütün kelimelerin 2 bit olduğu varsayılabilir (ileride bit sayısı artacak). Tekil olan bütün kelimeler 1.0 (kelime kökü var; çoğul eki yok), çoğul olanlar ise 1.1′dir (kelime kökü var; çoğul eki var). Bu kural hiç değişmemek bir yana, öylesine güçlüdür ki Türkçe’de başka hiç bir dilde yapılamayacak bir şey yapılıp, olmayan bir kelimenin çoğulu dahi söylenebilir (0.1). Birisi karşısındakine sadece “ler” dediğinde, alacağı tepki: “anladık ler de, neler?” türünden bir cevap olacaktır. Bir şeylerin çoğulunun söylendiği bellidir de, neyin çoğulunun kastedildiği açık değildir.

Vurgulama / sıfat kökü zayıflatma matematik ifade
kırmızı
0.1.0
kıp kırmızı
1.1.0
kırmızı msı
0.1.1
kıp kırmızı msı
1.1.1

Türkçe’deki sıfatların anlamını kuvvetlendirmeye veya zayıflatmaya yarayan bu kural da hiç değişmez. Hatta istenirse bu kurala uyan ama hiçbir sözlükte bulunmayan, hem kuvvetlendirilmiş hem de zayıflatılmış garip sıfatlar bile türetilebilir. “Güneş doğmazdan az önce ufuk kıpkırmızımsı (kıp Kırmızı Tramvaymsı; [1.1.1]) bir renk aldı” dendiğinde, herkes neyin kastedildiğini anlayacaktır. Çünkü ayaküstü türetilen bu sıfat, hiçbir sözlükte yer almaz ama, Türkçe konuşan herkesin çok iyi bildiği bu kurala uygundur.

Fiil çekimlerinde de işler farklı değildir. Burada zorunlu olarak kişi için 3, zaman için 2 bitlik gruplar kullanılacak. Çoklu bit grupları şunları ifade edecek:

011 = ben
010 = sen
000 = o
111 = biz
110 = siz
100 = onlar
00 = geniş zaman
11 = şimdiki zaman
10 = gelecek zaman
01 = geçmiş zaman

kök kişi matematik ifade
yeterlilik……………..Oku (y)abil dim……………..= 1.1.0.01.0.0.011
olumsuz……………..Oku (y)a ma z mış sın………= 1.1.100.0.1.010
zaman……………… Gel me (y)ecek ti…………….= 1.0.1.10.1.0.000
zaman……………….Git me di k…………………… = 1.0.1.01.0.0.111
hikaye……………….Şaşır abil ecek ti niz ………..= 1.1.0.10.1.0.110
rivayet……………….Bil (i)yor lar…………………. = 1.0.0.11.0.0.100

kişi

tabloda zaman ile ilgili küme 3 bit yapılıp geçmiş zaman “di’li geçmiş” ve “miş’li geçmiş” olarak ikiye ayrılabilir, soru bileşkeni için ayrı bir bit eklenebilir, emir ve şart kipleri de işin içine katılabilir ancak, sonuç değişmezdi.

Cümleleri oluşturan öğelerin (özne, nesne, yüklem, vb…) Sıralaması da rasgele değildir. Türkçe cümleler bir tür “crescendo” (şiddeti giderek artan dizi) izlerler. Bütün vurgu en sonda yer alan yüklem (fiil) üzerindedir. Diğer öğelerin önemi, yükleme olan yakınlık/uzaklık konumları ile belirlenir. Yükleme yakınlaştıkça önem artar. Gene matematiksel olarak ele almak gerekirse, cümleyi oluşturan her bir öğenin toplam öğe sayısı kadar haneden oluşan bir matematik değere sahip olduğu varsayılabilir.

“dün Ahmet camı kırdı” cümlesi 4 öğeden oluşmaktadır; o halde her öğe 4 haneli bir değere sahip olacak, ilk öğe en düşük, son öğe ise en yüksek değeri taşıyacaktır.

Cümle
matematik değer
0001
matematik değer
0011
matematik değer
0111
matematik değer
1111

1 dün Ahmet camı kırdı.
2 dün camı Ahmet kırdı.
3 Ahmet dün camı kırdı.
4 Ahmet camı dün kırdı.
5 camı dün Ahmet kırdı.
6 camı Ahmet dün kırdı.

Şimdi tablodaki cümleler tek, tek ele alınabilir:
1. Cümle: dün Ahmet bir iş yaptı ve bu camı kırmak oldu.
2. Cümle: dün kırılan camı başkası değil Ahmet kırdı (suçlu Ahmet!).
3. Cümle: Ahmet’in dünkü işi camı kırmak oldu (belki önceki gün kitap okumuştu).
4. Cümle: Ahmet camı herhangi bir zaman değil, dün kırdı (yarın kırması gerekiyor olabilirdi).
5. Cümle: cam düne kadar sağlamdı, kırılmasının suçlusu ise Ahmet.
6. Cümle: camı Ahmet zaten kıracaktı, bunu dün yaptı.

Cümleyi oluşturan öğeler kesinlikle aynı kalırken (cam hep ‘i’ haliyle “camı” olarak kaldı; fiil hep 3. Tekil şahıs, di’li geçmiş zamanda çekildi, vb.) Sadece yerlerinin değişmesi cümlelerin anlamlarını da değiştirdi.

Her cümlede 0011, 0001′den daha fazla, 0111 bu ikisinden daha fazla, 1111 ise hepsinden daha fazla önem taşıdı. Anlamı belirleyen de zaten her bir öğenin matematik değeri oldu. Kelimelerin statik anlamlar taşıdıkları dillerde, zaman belirtecinin (dün) yeri değiştirilerek elde edilebilecek 2 çeşitlemenin dışında diğer anlamları vermek için kip değiştirmek (edilgen kip – passive mode kullanmak) veya araya açıklayıcı başka kelimeler eklemek gerekir. Türkçe konuşanlar ise her bir cümlenin diğerinden farkını derhal anlarlar.

Matematik ile olan alışveriş yalnızca verilen örneklerle sınırlı değildir. Türkçe’nin ne tarafı ele alınsa bu ilişki ile yüz, yüze gelinir. Türkçe’nin bu özelliğini “insanlar kendilerine ulaşan mesajları nasıl anlarlar? Bunun kullanılan dil ile bir ilgisi var mıdır? Bir Fransız, bir İngiliz, bir Türk aynı mesajı kendi ana dillerinde alsalar, birbirleri ile aynı şekilde mi, yoksa farklı mı algılarlar? Eğer dilin algılamayla ilgisi varsa, işin içine bir dil karışmadığı yani sözgelimi bir pantomim gösterisi izlenir veya üzerinde hiç yazı olmayan bir afişe bakılırken, dil ile ilgili bu alışkanlıklar nasıl etki ederler?” türünden sorulara yanıt ararken fark ettim. Bu özellik konuya ilgi ve sabırla yaklaşıp bakmayı bilen herkesin görebileceği kadar açık. O nedenle, bu güne kadar kesinlikle başkaları tarafından da görülmüş olmalı. “Türkçe çok lastikli, nereye çeksen oraya gidiyor” diyenler de aslında, hayal meyal bu özelliği fark eder gibi olup, ne olduğunu tam adlandıramayanlardır. Türkçe teknik açıdan mükemmel bir dildir.

Bu mükemmelliğin nedeni matematik ile olan iç içeliktir. Keza, ne yazık ki Türkçe’nin, bu dili konuşanlara kurduğu tuzak da buradadır. Kentli-köylü, eğitimli-eğitimsiz, doğulu-batılı, vb. kültür çatışmaları dünyanın her yerinde vardır. Gene dünyanın her yerinde iyi, kötü işleyen bir “asimilasyon” ve/veya “adaptasyon! ” süreci bu çatışmayı kendi içinde bir takım sentezlere götürür. Türkiye bu açıdan dünya genelinin biraz dışındadır. Bizde “asimilasyon” ve/veya “adaptasyon” süreci ya hiç çalışmaz, ya da akıl almaz bir yavaşlıkta çalışır. Sorun, başka sebeplerin yanı sıra kullandığımız dilden de kaynaklanmaktadır. Düşünme, kendi kendine sözsüz konuşma olarak kabul edilirse (bence öyledir), anadilin kişilerin düşünce yapısı üzerinde etkili olduğunu da kabul etmek gerekir; insanlar kendi anadillerinde düşünürler. Türklerin büyük paradoksu işte buradadır. Teknik açıdan mükemmel bir dil olan Türkçe, kendi dışımızdaki dünyayı kendimizce değiştirmeden, olduğu gibi algılamaktaki en büyük engelimizi oluşturmaktadır.

Örneğin, Türkiye dışına yabancı işçi olarak giden ilk nesil gerek bulundukları ülkenin dilini öğrenme, gerekse oradaki yaşam biçimine ayak uydurma konusunda muhteşem bir direniş gösterdiler. Bu direnişin boyutları o denli büyük oldu ki, başka hiç bir diasporada gözlenmeyen gelişmeler yaşandı. Türk diasporası, gettolaşıp kendi kültürünü gene kendi içine kapanık bir çevrede yaşayacak yerde, kendi kültür kurumlarını o ülkeye ithal etti. Asimile olmaya en dirençli kültürlerden biri kabul edilen İspanyollar, gittikleri yere sadece gazetelerini ve bazen de radyolarını taşımakla yetinirken; Türklerin bunlara ek olarak (hem de birden çok) televizyon kanalları ve hatta kendi fast-food’ları (lahmacun, döner, vb.) oldu.

Bunları başaran insanların yeteneksiz olduklarına, dil öğrenmeyi de bu yeteneksizlikleri yüzünden beceremediklerine hükmetmek en azından adil ve gerçekçi olamaz. Keza, böylesine önemli bir kültür direnişi gösterenlerin, orada doğan çocuklarını eğitirlerken, bunca sahip çıktıkları kültürlerini göz ardı etmiş olmaları da düşünülemez. Ancak gözlemlenen o ki, orada doğan ikinci nesil, gene sözgelimi İspanyollar arasında hiç görülmediği kadar hızla asimile oldu. Bunun nedenini evdeki Türkçe’nin yanısıra okulda öğrenilen ve ev dışında yaşanan, o ülkenin dili faktöründe aramak çok yanıltıcı olmayacaktır.

Biz Türkler, konuşmayı öğrenirken (tıpkı sick, ill, patient örneğinde olduğu gibi) farklı durumların farklı kavramlar oluşturduğunu, bu farklı kavramların da farklı adları olması gerektiğini öğrenmeyiz. Aynı adı taşıyan farklı kavramları birbirinden ayırmaya yarayacak sezgisel (sezgisel=doğal=matematiksel) yöntemin kurallarını öğrenmeye başlarız.

Sezgiselliğe şartlanmış beyinler ise dış dünyayı hiçbir değişikliğe uğratmadan, olduğu gibi algılamayı bilemediklerinden, bildikleri tek yönteme yani kendilerince anlam çıkarsamaya veya başka bir ifadeyle “sezdikleri gibi algılamaya” yönelirler.

Algıladıkları kavramların tümü kendi çıkarsamaları doğrultusunda şekillenmiş olan, kendilerince tanımlanmış bir dünyada yaşayan insanlara ulaşan mesajlardaki kodlar ne kadar “herkesçe bir örnek” algılanabilir? Üzerinde emek harcanmaya değer temel sorulardan biri budur. Bu sorunun yanıtı belirginleştikçe, neden batıdaki sistemlerin bir türlü Türkiye’de oluşturulamadığı sorusunun yanıtı da belirginlik kazanabilir.

Türkçe’nin kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan bu özel durum kuşkusuz tüm iletişim alanları için geçerlidir. Yunus Emre’nin okuması, yazması olmayan göçebe Türkmen boyları arasında 700 yıl boyunca bir nesilden diğerine büyük bir sadakatle, sözlü kültür ürünü olarak aktarılmasının ardında Türkçe’nin sezgiselliğini sonuna kadar kullanmadaki becerisi vardır. Tanzimat aydınları ve Cumhuriyet aydınlarının bir türlü geniş kitlelere seslerini duyuramamalarının nedeni de gene aynı denklemin içinde aranmalıdır. Fransız gibi, Alman gibi düşünmeyi öğrenenler, meramlarını anlatırken bunu yeni öğrendikleri düşünce sistematiği içinde yapmaya kalkışmış ve Türk gibi anlatmayı becerememiş olduklarından başarısız kalmışlardır.

Mesajlar sadece algılanabildikleri kadar etkili olurlar. Mesajları üretenlerin kendi konularına ne kadar hakim oldukları mesajın bütünlüğü açısından önemlidir ama, hitap edilen kişilerin kendilerine yönelen mesajları nasıl algıladıkları her şeyden daha önemlidir.

http://ddi.ce.itu.edu.tr/turkce/turkce-nin-matematigi

AFYONKARAHİSARLILAŞTIRAMADIKLARIMIZDAN MISINIZ?

Çoğunu kullanmadığımız ” saklı bir güç” Türkçe. Kullanıldıkça ortaya çıkan bir define âdeta. Dilimiz, “saklı güç” ünü, “kinetik bir erke”ye dönüştürecek kalemler arıyor. Tarihî derinliğine karşılık “kullanım yoğunluğu”nun sığlığı bir çelişkidir.

Türkçenin gücü, onun doğurgan özelliğidir. Geçenlerde henüz yedi aydır türkçe öğrenmekte olan Tanzanyalı bir öğrencim kara tahtanın başına geldi ve beni şaşırtan şu kelimeyi yazdı:

AFYONKARAHİSARLILAŞTIRAMADIKLARIMIZDANMISINIZ ?

Bu ibare tek kelimeden ibaret bir cümledir. Bir yabancı için çok çok şaşırtıcı bir faklılıktır bu. Ben ” İngilizcede böyle bir ifade için birkaç cümle gerekir” deyince Tanzanyalı İsa, “Ne birkaç cümle Hocam birkaç paragraf gerekir” deyiverdi.

İşte cümlenin anlam oluşturucuları, böyle iç içe geçmiş bir “dil evreni” dir. Yukarıdaki bir kelimelik Türkçe cümlenin anlam çözümlemesini basit olarak şöyle yapabiliriz:

1. Bu cümlede Türkiye’nin şehirlerinden biri olan Afyonkarahisar var. Yani cümlenin anlam tabanı birleşik kelime hâlinde biçimlenen bir şehirdir.

2. Birilerini, bu şehirden olmadıkları hâlde bu şehirden birileri hâline getirmek isteyen ama bunu birçok kişide denediği halde başaramayan bir(ler)i var.

3. Afyonkarahisarlı : Nüfus kaydı bu şehre ait insan.

4. Afyonkarahisar+lı+laş-mak: Nüfus kaydı ve yaşadığı yer bu şehir olmadığı hâlde bu şehirden biri hâline gelmek.

5. Afyonkarahisarlılaş+tır+mak : Bunun, birinin kendi kendine dileği değil de başkası tarafından (muhtemelen zorlayarak ya da ikna yoluyla) yapılması.

6. Afyonkarahisarlılaştır-ama-mak : Birini Afyonkarahisarlılaştımak niyetinde olan birinin, buna gücünün yetmemesi (yetersizlik kavramı).

7. Afyonkarahisarlılaştırama+dıklarımız : Böylr bir niyetin başkaları üzerinde denenmesi.

8. Afyonkarahisarlılaştıramadıklarımız+dan: Bunların içinden birini seçerek yargının soruya hazırlanması.

9. Afyonkarahisarlılaştıramadıklarımızdan mısınız? bütün bu süreçlerin, birinin şahsında soru hâline getirilip duyurulması.

Türkçe’nin bu doğurganlık özelliğini onun atomik gücü olarak da görebiliriz. Türkçede kelime sayısının, az olduğunu söyletip bundan dilimiz aleyhine sonuç çıkarmak isteyenlerin anlamadıkları şey işte bu “atomik” ve ” saklı:potansiyel” güçtür.

Yrd. DoÇ. Dr. Hüseyin ÖZBAY
Görüntünün olası içeriği: şunu diyen bir yazı 'Birçok yabancı dil bilirim. Bu diller arasında Türkçe öyle farklı bir dildir ki, yüz yüksek matematik profesörü bir araya gelerek, Türkçe'yi yaratmışlar sanki. Bir kökten bir düzine sözcük üretiliyor. Ses uyumuna göre anlam değişiyor. 

Türkçe öyle bir dildir ki, başlı başına bir duygu, düşünce, mantık ve felsefe dilidir." 


Prof. David Cuthell
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 28

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

nasıl yani????! 6 ay önce yorumlandı

beyyler !!..yorumu zor okudum aşağıdan başlıyor ve ""haberalp çok yüzumsuz bir portal sorunlarını görmezden geliyorlar....ve maddeleri atlamış.emeğe saygısızlık bu..

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

IV.MURAD 6 ay önce yorumlandı

böl:3===>haberalp senin portalının ben var ya!!!!===>herkes birşeyler söyler ama çin hanedanı"kendinden biraz uzakta elinde kadehi yaşlı bilge kişinin boşbakışlarının yanına varır.ey!bilge kişi herkes bir şeyler söyledi ama ben hala bu sorumun cevabını alamadım.bu konudaki fikrinizi almak isterim mümkünse der.konficius tabiki han hazretleri der ve konuşmaya başlar---haberalp neden yazılarımızın içine sıçıyorsunuz lan????

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

IV.MURAD 6 ay önce yorumlandı

kendi kültürüne sahip olabilirki-bu mümkün mü.sen kendi dillerinin "handikabına dair 96 senedir**türkçemiz ve kamusumuz..konulu tek bir konferans görmedim.zaten konferans olsa bile bu konferansı verecek olanlar anında tutklanırlar sebeb.belli bir kanun..iyide**sen kendi dilini özgürleştirememiş malez bir yapı ile sosyal hayatını devam ettiremezsin.bakınız etrafı kan götürüyor.yan baktın.pandik attın gibi laflarla.**önce kendi dilini özgünleşter ve özgürleştir.yoksa sittin sene saçmalarız..

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

IV.MURAD 6 ay önce yorumlandı

**bakınız ağalar..bir azerbaycanda sosyal kavgalar az olur.ama .türkmenistan-özbekistan-kazakistan-gibi ülkelerde acaip kavgalar sokak kavgaları olur.gerçekten türkiyedeki sosyal vakaların aynısı olur buralarda ben gördüm ve yaşadım..ama azerilerin""türkçesi bizim türkçemizden daha temiz ve daha güzel ve onlar bu dili kullanırken karşısındaki insan ile çok kolay dialogları sağlıyorlar.biz bitmişiz ağlayanımız yok..ulan kendi dilini-akrep-yılan-çiyan diline çevirerek bir millet nasıl

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 6 ay önce yorumlandı

böl====>8===>ve**devlet kısa bir süre sonra darmadağın olacak çökecek..sebep...başka ülkelerin dillerinin kendi dillerini işgal etmelerine vesile olacak halk kendi bilgisini ve kültür katoloğu olan(kamusunu)kaybedecek...ve o ülke asla gelişmeyi başaramayacak ve çökecek rezil ve rüsva olarak kalacaktır.der..ve herkes hayretle *monfiçiusun dil...çıkarımını alkışa boğacaklardır..bu konu..gerçekten bizim türkiyenin haline benzemiyormu a dostlar bunlar milattan önce binlerce yıl önce olmuş vaka

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

IV.MURAD 6 ay önce yorumlandı

böl:7===>mahkemelerde dava sayıları artacak*yargıçlar nicelik olarak letersiz ve nitelik olarak karar alamayacaklar ve insanlar*kendi adaletlerini mahkeme korudorlarında alacaklar.en basik kavramlar yüzünden millet birbiriyle adeta savaşacak-kavga -gürültü-anlaşmazlıklar-**incir çekirdeğini dolduramayacak vakalar *husule gelecek ve ****devletin hiyaraşisi ve millet ile olan diyalog kaybolacak ve ve*ülkenin iç dinamizmi çökmeye başlayacak-insanlar devletine -kurumlarına güvenmeyecekler

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

IV.MURAD 6 ay önce yorumlandı

böl:6===>fakat bu mümkün olamaz zira .kendi dilinin kültürünü ancak kendi dile gelecek nesillere aktarır.bunu millet beceremeyecek***insanlar basit kavramlar yüzünden kanlı bıçaklı olacak-bir kavrmadna dolayı-komşu konşusuyla--akraba akrabasıyla-yegen dayısıyla -amca yeğeniyle -hala teyze yeğenleriyle anlaşamayacak ve belki kavgalar olacak belki iş mahkemelere sirayet edecek***insanlar mahkemeler gelip **kendi dillerinin seçma kullanımı gereği kavgalı olduklarını söylecekler ..mahkemelerde

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

IV.MURAD 6 ay önce yorumlandı

böl:5=>kendi dillerinden daha iyi olduğunu ileri sürerse.ve millet bu melezimsi-hatta tamamen işgale uğramış dilini kullanırsa..annesi mutfakta kızını anlamaz*babası oğlunu salonda anlamaz***devlet yetkilisin anlaşılır dilde tamim-yönetmelik-kanun-nizam belgelerini iyi oluşturamaz ve halka bunu indirgeyemez-millet kendi **işgale uğramış öteki dillerin mahalle.mahalle-sokak-sokak-ev-ev-eyalet-eyalet farklı şekilde konuşcak ve kendi kültürünü bu saçma*melez dil ile ifade etmeye çalışacak

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

IV.MURAD 6 ay önce yorumlandı

**kuvetlerden bile etkilimi.*konfiçius ==>tabiki efendim der**pek inanmaz ama sorar çin hanedanı===>peki bilge kişi bunu anlat bakalım bize aydınlat şu kafamızı der====>etratakiler çin hanedanın muhtap aldığı konfiçius nu çevresini sararlar====>konfiçius=beyler!.beyler!!!bir ülke kendi ana sütü gibi helal ve kendisinin"namusu" ve kamusunun "yegane dayandığı ve daanağı olan şey**kendi dilidir-kendi anadilidir====>eğer bir millet kendi diline yeteri özeni göstermiyor farklı ve başka dillerin

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

IV.MURAD 6 ay önce yorumlandı

bölüm=3===>sorunuz""***bir devlet hangi argumanlar ile ayakta sürekli yıkılmadan gelişerek kalır****sayın hanım kullandığınız dil ana sütü gibi helal ve namus olan kamusumuzun(kültürümüzün devamlılığını sağlayan)ana dilimizi sahiplenerek başka kültürlerin dillerinden daha zengin olarak yaydığımızda**bu ülke sürekli yıkılmadan ve gelişerek kalacaktır***yanindaki asiller ve bilginler gülerler komik bulurlar.**çin hanedanıda bu nasıl bir vaka.dil gerçekten o kadar güçlümü.paradan.siyasi-ekonomik

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

IV.MURAD 6 ay önce yorumlandı

böl:2===

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

IV.MURAD 6 ay önce yorumlandı

***bir devlet hangi argumanlar ile ayakta sürekli yıkılmadan kalır*****************çin hanedanı seçkin ilim adamlarını sarayda toplar ve yemekler yenilir-müzik -dans-gösterilerden sonra.kokteyl iç ki alanların toplantı salonuna geçerler.ve *çinhanı beyler sayın alimler ve sayın asilzadeler-benim kafamı karıştıran bir soru var aslında o soru için sizleri topladım der ve sorusunu şöyle sorar*******bir devlet hangi argumanlar ile ayakta sürekli yıkılmadan gelişerek kalır****************

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 6 ay önce yorumlandı

yetersiz kalmış onlar nerden almışlar bunu??der.yüzbaşı ----vAllahi komutanım onlarda-osmanlı arşivinden almışlar -ama ingilizceleri yetersiz kalıp kavramlar olduğu gibi bırakılmış.....eyyy kendisini milloş ananlar---Allahı -dini-imanı olmayanın-ülkücülüğüde sakattır-milliyetçiliğide.benden bu kadar...geçmişiyle övünmeyen türk 96 senelik kültüre sahip zavallılardandır.ben milyon yıllık "türküm benden encekilerden en sonunda olarak müsülanım elhamdülillah....türk meth-ü sena edenleri sevmez"

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 6 ay önce yorumlandı

***taktik ve lojistik"adlı kitabı bir hafta boyunca karargah dersanesinde tüm subaylara anlat der**yüzbaşqı komutanım ders vereceklerimin içinde benden büyük rütbeliler var bunu en iyisi .falanca albayıma önerseniz benden daha başırılı olur der,neyse bu yüzbaşı yeni görevli albaya gider elindeki bulunan dökümanları verir.albay ertesi sabah gelir evladım bu döküman gerçekten "brüksel nato karargahındanmı geldi"evet efendim der.iyide oğlum bunun içinde yüzlerce "türkçe kavramlar var"ingilizce

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 6 ay önce yorumlandı

**dili"ile ayakta durur.kanunlar-ekonomi -siyaset sonradır**dili güçlü olan ülkeler güçlüdür...eğer sen bir yabancı bilim makalesini okurken türkçeye çevrildiğinde onlardan translate aldığın kavramların çokluğu **senin dilinin bokluğunu gösterir.osmanlı dönemindeki konuşulan türkçenin kavramları hala abd -ingiltere-fransa- gibi ülkelerde azda olsa vardır===>bir örnek olmuş vaka====>bir ordugahta yüksek rütbeli yüzbaşıya derki**evladım belçika bürüksel nato karargahından üyelere gönderilen

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 6 ay önce yorumlandı

kendi ülkelerindeki yönetici olan osmanlıya hürmet ve tazim ile islamı seçenler bile oldu..hala avrupa medeniyeti ülkelerinde bile türkçe kalıntı kavramlar mevcuttur*************bu ingiliz godoşa söylemek isterim..ulan melun===>sizin ingilterenin düyanın en büyük dil bilgisi sözlüğü olan***vest minister"sözlüğü içinde 3.milyon tane "osmanlıca kavramlar var idi*******************halifeliğin ve saltanatın ilgasıyla bu şimdi 300 kelimeye düştü..yani büyük ve süper devlet kendi "dili"

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 6 ay önce yorumlandı

bakınız sayın çok bilmiş yobazlar..**al- osmani dünya devi ve süper bir devletken ve 600 yıl her millet ve ırktan 68 devlet-28 muhtariyet ve özerklik türü..14 tane islami uzak doğu milleti ne hep ferahlık-insanlık-kültürel genişleme-ve dünya vatandaşlığını tanımış,o hristiyanlar -yahudiler.al-i osmanini mahkemelerini tercih etmişler sebep kendi adalet mekanizmaları 96 senedir türk yargı sistemindeki anomaliler onlarda vardı-->humanizmin ve değişik ırkların hiç bir kanuna dayanmadan kendi

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 6 ay önce yorumlandı

lerin dillerinden bile alıntılar vardı.alfabe arapçaydı..eeee.türkçenin derdi bittimi??soruyorum lan alayınıza bittimi??öyle bir saçma dilimiz varki===>içine sıçmışıs.tek kavramlarla mahkemelik olmamak-yada sokak ortasında bıçaklanmama elde bile değil.mesela===>*bilezik gibi-*yedim bunu ben-*bir geçirdim-hoplattım-çimenleri yoldurdum-verdim ağzına-hafiden ovaladım-..**siz türkleştirebildiklerimizdenmisiniz"bu nasıl bir dil lan??kendinizi nasılda kandırdınız veya kandırıyorsunuz..!!

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 6 ay önce yorumlandı

kültürel dillerin önemli kavramlarınıda barındıran ve .inglizcenin dünya anlaşılma dili yerine ilk önce*esperans dili yani latin dillerinin karışımı olan bir dili denediler olmadı....al-i osmani deli===>o günün esperanza diyidir.yani.bosna-somali-ırak-endonezya-pakistan-hicaz-yemen-buradaki insanlar bile osmanlı dilini anlar ve manasını bilirdi.zira bu dil içinde beslemeli güçlendirilmiş bir dil temeli yatar.bu günki sömürge beyinler"arapça der-farsça der"ulan onların içinde-afrika kökenlil

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 6 ay önce yorumlandı

bu matematiksel dünya dillerinin olmazsa olmazı tüm dillerin temelini oluşturur bu bir==al-i osmaninin kullandığı ekümenik bir dildir.gereği olarak bu günün sikimden bir ingilizcesi(saçma ve bilgi dili bile olmaması gereken dildir-latin dili değildir)aslında **günümüz ingilizcesinin yerine*keltçe yani kuzey irlanda dili tam bir ingilizcedir.okullarda gördüğümüz ve ingilizlerin dili ingilizcesi.bok gibi bir dil ve özelliği yoktur..***ali osman-i nin dili ekümenik ve içinde farkıl kültürel

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 6 ay önce yorumlandı

****gelelim şu gavur atyarağının makalesine cevaba===>prof. david cuthell===>ağalar bakınız.gerçek tarihimizi yazan değerli hocalarımız var basit konularda hapislere atıyoruz onları..bir humterem değerli türk evladı ve türk devletlerini kronolojik olarak sıralamış birisi .türkçe konusunda şunu anlatıyor===>türk dlinin şu anki konuştuğumuz alfabe yetersiz ve lehçelerle ifade edilmesi e anlaşılması handikaptır..türkçe kendi filolojik tanımının haricinde zaten tüm dillerde "matematigi görürüz

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 6 ay önce yorumlandı

ayakkabı(çarık)yapmaya der 3.ncü ikazında "tezgahında n bır ayakkabıyı dama atar"ve dükkanını kitler.internetin bile olmadığı dünyada.bu adam halebe gitsede-selaniğe gitsede bu işi yapamazdı..yani bizim kültürümüzü ***okumayan dalyaraklar cahiller.aptal yavruları elin eline tutuşturduğunu acaip okur.ulan gavura varana kadar.**osmanlı tarihini bir okuyun**ama burada durmadan"haberalp denen tuhaf portal.al-i islamiye-osmani tarihine ana avrat sövdürüyorboda cahil yazanda cahil.okuyanda cahil

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 6 ay önce yorumlandı

geçiren hayata ecdadım vel-i nimetim al-i osmani dir..dünyada sıfır faiz ile dönen piyasa hala yoktur..iktidara gelen paişahlan ve veziri azamlar ve kabinedekiler bile.gıda hijyeni ve yemeğin içine katılanları tek tek bilir.ve benimde tezim olan"ahilik ve günümüz ekonomilerine yansıması"bu gün tezgahlarda hileli olanlardan yiyoruz adamın amına koyarlardı al-i osmani döneminde kulaklaından çivilerlerdi..en kötüsü.kendisine kethüdalar son olsun bre hain utanmazmısın sen"domuz derisinden postal

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 6 ay önce yorumlandı

ai̇t olan dünyaya kendi̇"kültürümüzün zekatini versek" dünyayi 5 kere doyuracak koca bi̇r kültürümüzün amina koyduk.onu maf etti̇k..türk mi̇lleti̇ kasaba 6 yaşinda çocuğu bi̇le gönderse veli̇si̇"külbastilik et"hayvanin neresi̇nden alindiğini bi̇li̇r.şi̇mdi̇ kasap bi̇le bi̇lmez..dünyaya**şehi̇rci̇li̇k ve bu günki̇ *ıso:2001-tekniklerinin.ofis organizasyon-gıda hijyeni-dağıtım ürünleri muhafazası ve sıfır enflasyonlar o yahudilerin ekonomi kitaplarında*tam rekabet ütopyasını"tek geçiren

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

tırak kor 6 ay önce yorumlandı

türk mi̇lleti̇ şuursuzdur.okumaz.okumayi sevmez.bedava profesörlük ünvani veri̇lse""maaşi ne kadar di̇ye sorar.96 senedi̇r pafani̇st kültür ve başkalarinin kültürünü çalarak hi̇ç bi̇ryerlere gelemedi̇ği̇mi̇zi̇ dedeleri̇mi̇zden sonra bi̇z gördük.3-bu mi̇lleti̇n %65 i̇ cahi̇l-aptal dedi̇ler kizdik.ni̇ye çünki̇ güvendi̇ği̇mi̇z i̇nsanlarin cepleri̇ne kendi̇ beyi̇nleri̇mi̇zi̇ ki̇raya verdi̇k.başimizdaki̇-ağalar-paşar-beyler ne derse onlarrin sözüyle sosyal bi̇r yaratik olduk evrende.kendi̇mi̇ze

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

tırak kor 6 ay önce yorumlandı

**amentüsünü bile yazan kişi.atatürkün yanından tarih konusunda hiç ayrılmayan yegane türk***munis tekinalp kardeşi̇ni̇zdi̇r.maalesef bu orus pu evladi pagani̇st türk mi̇lli̇yetçi̇li̇ği̇ni̇ al-i̇ osmanin di̇ri̇lmesi̇ne vesi̇le olmamasi i̇çi̇n arpa sinirlarinada geçi̇p orada *baas mi̇lli̇yetçi̇ğli̇ği̇ni̇ yayan orostopol adam*muni̇s teki̇nalpti̇r(moi̇z kohen)bu amina bacağimi soktuğumun kri̇pto sabetayi̇s i̇spanya yanudi̇si̇ şi̇mdi̇ fransa yahudi̇ mezarliğinda leşi̇ oradadir. 2-türk

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

tırak kor 6 ay önce yorumlandı

5520 yıllık tarihimizi yazılı olarak yazısız olarak milyonlarca yıl olan tarihimizin kendisinden bi haber olarak.bize kakalanan "türk milliyetççiği safsatası tamamen kafatasçıdır ve milliyetçilik dinsizlik-Allahsızlık-paanist çok tanrılı olarak ele alındığından zavallı milloşların oyu türkiyede %15 i geçmez(tüm partiler denendiyse %15i geçer)türk milliyetçiliğine kafatası milliyetçiğilini kakalayan.türkiyede alpaslan türkeşi gibi nice milliyetçileri yaya bırakaçak türk milliyetçilğinin

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 6 ay önce yorumlandı

evet bizim sefiller kendisinin yerine düşünen kapitalistlerin verdiği bilgileri aynen mekke-medi̇ne *ayetleri̇ gibi inanır sıkı sıkıya yapışır,.neden??1-önce kendilerini milliyetçi sananlar türk milliyetçilğini kendilerine bırakan kürtziyaya"türkçülüğün peygamberi lakabı ile.türkiyedeki milliyetçiliği Allahsız ziyaya(ateisttir.kafasını hastanede duvarlara vura vura-Allah-kitaba ve peygambere küfürlerle ertesi gün canı çıkmıştır..anılar(abdulhak hami̇t tarhan)..nasıl ki koca bir tarihimizi

0 Kişi beğendi.