Türkiye'de Milli Eğitim Politikası

01 Temmuz 2017 Cumartesi 02:15

Fatih Oğuz'dan güzel bir analiz...

Türkiye'de Milli Eğitim Politikası
 Konu: Türkiyede Milli Eğitim Politikası

Ülkemizi yöneten hükümet, devlet planlama teşkilatının yaptığı göreve benzer bir çalışma yaptı ve  Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, Türkiye genelinde eğitim yapıları ile ilgili devam eden ve yeni projelere 2017’de 2 milyar 682 milyon 121 bin, 2018’de 3 milyar 723 milyon 381 bin TL, 2019’da ise 1 milyar 131 milyon 940 bin TL harcanması planlandı.

Bakanlığın strateji geliştirme başkanlığının ‘Devlet Yatırım Programı’na göre tüm meslek liselerine, 2017’de 1 milyar 70 milyon, 2018’de 936 milyon 270 bin, 2019’da ise 348 milyon 250 bin TL ile meslek liseleri inşaatlarına 3 yılda 2 milyar 354 milyon 520 bin TL harcanacağı belirtildi. Devam eden 240 meslek lisesi inşaatına ise 60 inşaat daha eklenecek.


MEB, imam hatip liselerine 2017’de 575 milyon TL, 2018’de 879 milyon 35 bin, 2019’da ise 269 milyon 500 bin TL ile toplamda 1 milyar 723 milyon 535 bin TL’lik bütçe ayırdı. MEB programda, devam eden 128 imam hatip lisesi inşaatına 50 yeni inşaat daha ekleyecek.


Programda anadolu liseleri, tüm liseler arasında en fazla yatırım yapılan üçüncü alan oldu. 2017’de 463 milyon, 2018’de 958 milyon 605 bin, 2019 ise 224 milyon 250 bin TL olmak üzere toplamda 1 milyar 645 milyon 855 bin TL bütçe ayrıldı. Anadolu liseleri inşaatlarında 158 proje devam ederken, bu sene 40 projeye daha başlanacağı bildirildi.


Fen liselerine 2017’de 42 milyon, 2018’de 67 milyon 666 bin TL bütçe ayrılmasını planlayan MEB, 2019 yılında ise hiç bütçe ayırmadı. Fen liselerine toplamda 109 milyon 666 bin TL’lik bütçe ayrılarak bütçe de en az payı alan okul bölümü oldu.


Bilim ve teknoloji üretmesi gereken ülkemizin geleceğine ışık tutacak 'dindar' nesil yetiştirecek eğitim tesislerinin sayısı giderek artacak ! Kindar bir düşünceyle insan yetiştirme planı yapan iktidar sahipleri, dün fetö ve avanelerine teslim ettiği eğitim programını bu gün fen liselerini, anadolu liselerini hiç hükmünde değerlendirerek imam hatip liseleri ile yurdun dört bir yanını donatarak fikri ve vicdanı imamına bağlı, imam hatipli abisine bağlı ensar vakıfı, birlik vakfı, maarif vakıfı gibi tüzel kişiliklerin eteğine takarak içi boş bir nesil yetiştirmenin hesaplarını güdüyor.


Eğitimde 6 eğitim bakanı, 8 müsteşar ve yaz, boz eğitim sistemleriyle yerinde sayan en önemli bakanlık,  gelenin keyfine göre yönetilen eğim sistemi ve kaybedilen yıllar, adeta eski cemaat, şimdinin terör örgütünün sera bahçesi beslenip semirdiği ve tonlarca bastırılan kitaplarıyla finansman temin ettikleri bakanlık Milli Eğitim Bakanlığı. Bakanları ile Müsteşarları ile, YÖK başkanları ve sayısız müdür, genel müdür ve naylon akademisyenleriyle içi boşaltılmış bir karargahıdır. Adalet ve Güvenlik kurumlarından ByLock’çular önce açığa sonra depoya alınırken, üniversitelere bildirilen isimleri rektörler sadece görevden uzaklaştırarak çapsızların yapacağı bir meslek dayanışması sergiliyorlar, adam kayırıyorlar. Üniversite camiamızda hangi hocalarda ByLock çıktı, KHK ile kovulan var mı? Kriptolar iş başında, herkes dosyalanmış; görevdekiler tehdit ve şantaj ile iktidar sahiplerinin istek ve işlerine boyun eğdiriliyor. YÖK İMAMI KİM? Araştıran, soruşturan varmı? Bu kadar sorunun sızdığı ÖSYM nin başındaki fetöcüler kim bilen varmı? Soran var mı?

21. Yüz yılın henüz daha başındayken eğitim ve modelleri konusunda ciddi stratejik plan kararları alınmalı iken bu planlar gelip geçici hükümet politikalarıylamı yoksa devlet politikasıyla mı belirlenecektir. Siz de haklısınız devlet dedim değil mi dilim sürçtü. Devlet artık dört parmakla tanımlanan dilsiz ve kültürsüz yapı haline geldi.

Eğitimde her parti istediği değişikliği yapamamalı bırakın parti farklılığını AK Parti’nin bakan ve müsteşarları birbirinin yaptıklarını yıkmakla meşgul oldular, bir arpa boyu yol gidilmediği gibi 72 ülke içinde 39. Sıradan 50. Sıraya geriledik, Millet olarak günahımız ne? Basiretsiz ve liyakatsiz yönetim kadroları ve eğitilmeye muhtaç eğitimcilerle sistem iflas noktasındadır. Millet vazifesini yaptı ve iktidar ve yandaşlarına (!) yol verdi , çapsız, tabsız ve kabı bozuk adamları, kravatı yemek peçetesi gibi takanları dijital okur yazar olmayanları sistemden temizlemesi gerekirken bunların sayısının arttırılması için yoğun bir çaba sarfediliyor.

Dünyada Z nesli yetişiyor. Dijital dünya içerisinde istediğini parmağının ucuyla bulan bir nesil arkamızdan geliyor. Müfredatını geliştirmesi gereken Milli Eğitim bürokrasisi, kin dolu beynini inkilap tarihi derslerini kaldırmak, fizik, kimya, biyoloji derslerini azaltarak felsefe derslerini yok etmek üzere soyut kavramlarla kapının arkasındaki öcü korkularıyla nesil yetiştirme telaşına düşmüş vaziyettedir.

Bilimi ve sanayiyi uzak tutarak yetiştirilecek nesiller ancak ölü yıkayıcılar olarak anılacaktır.

Proje tabanlı öğretim modeliyle 21. Yüzyıl Türkiye’sinin kabiliyetlerini yetiştirerek, bekamızı sağlamalıyız. 

Bilimi ön planda tutan, eğitim sistemi ile ezbere değil, yoruma teşvik eden, eğitimi eğerek değil destekleyerek veren profesyonel eğitimcilerin verdiği, geçmişini bilen ve geleceği geçmişten aldığı ışığı tutarak aydınlatan, kabiliyetine göre insanın yetiştirildiği, sadece ana eleman değil ara elemanın da öneminin çok büyük olduğunu vurgulayan, sadece öğretimin değil eğitimide kültür ve ahlakın hal diliyle de bütünleştirilerek verildiği, globalleşen dünyada kapitalizmin bir değer değil sömürü sistemi haline getirildiğini gösterek sadece maddeci değil; soyut ifadelerle kafasında heyula oluşturan sadece manevi ci(!) değil, Asımın nesli gibi dünyayı gerektiği kadar ahireti istediği kadar hayal eden ve yaşayan, fikri hür, vicdanı hür, sanayi ve teknoloji ile iç içe geçmiş, bir milletin kimliği olan kültürünü kaybetmeden yaşayan, dünü bilen bu günü yaşayan yarını idrak edebilen bir nesil yetiştirmenin gerekliliği içerisindeyiz.

Yap boz tahtasına çevrilen eğitim sistemi sadece öğretim verir. Eğitimin içi ise hep boş kalacaktır.

Saygı ve selamlarımla.

Fatih OĞUZ


Yorum Gönder

@name x