Asgari ücret düştü

26 Aralık 2018 Çarşamba 09:59

Bugün birçok gazetede asgari ücrete zam haberlerini okuyacaksınız. Kâğıt üzerinde yüzde 26 artış yapıldı ama aslında ne mi oldu?

Asgari ücret düştü
 Bugün birçok gazetede asgari ücrete zam haberlerini okuyacaksınız. Kâğıt üzerinde yüzde 26 artış yapıldı ama aslında ne mi oldu?

Ne abartıyoruz ne çarpıtıyoruz. Dolar ve Euro kurları üzerinden tartılan Türkiye ekonomisi kan kaybetmeye devam ediyor. Geride bıraktığımız 2018 yılında dolar bazında asgari ücret net 425 dolardı. Dün açıklanan zamla 2019 yılı itibarıyla çalışanların eline geçecek asgari ücret ise 381 dolara düştü. Zam bir tarafa asgari ücrette dolar bazında 44 dolar düşüş yaşandı. 

Asgari ücretin 2 bin 20 TL’ye çıkmasıyla birlikte üretim ve hizmet sektörlerinde maliyetlerin artacağını belirten ekonomist Uğur Civelek, bu durumun sonucu olarak kur ve enflasyon oranlarında artış görüleceğini dile getirdi. Civelek, “2 bin 20 lira hangi kesimin sorununu çözüyor? Vatandaşların son 16 yılda satın alma gücü sistemli bir şekilde geriledi. Yapılan zam yeterli olamayacaktır. Ekonomideki kötü gidişat, krizde derinleşme devam ediyor. Bu durum iktidar partisine oy verenleri de etkiliyor. Bu zam oranı ile bu çözülme durdurulmaya çalışılmış olabilir. İşverenin de bu maliyet artışına katlanması çok zor. Çünkü Türkiye, hâlâ emek gücü ile üretim yapan bir ülke. İşverenin kabul edebileceği sınırlar fazlasıyla zorlandı. Hangi kesim daha mutlu derseniz, işveren kesim belli etmese de muhtemelen daha endişelidir” diye konuştu. Civelek “Yeni Ekonomik Program (YEP) hedefleri gerçekleşmediği için 31 Mart seçimleri sonrası ekonomik açıdan belirsiz ve bu belirsizlik gitgide artıyor.Bu konumda yine işçiyi 2019 yılında zor günler bekliyor diyebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

“YAPILAN ZAM HANGİ SORUNU ÇÖZÜYOR?”

Asgari ücretin 2 bin 20 TL’ye çıkmasıyla birlikte üretim ve hizmet sektörlerinde maliyetlerin artacağını belirten ekonomist Uğur Civelek, bu durumun sonucu olarak kur ve enflasyon oranlarında artış görüleceğini dile getirdi. Civelek, “2 bin 20 lira hangi kesimin sorununu çözüyor? Vatandaşların son 16 yılda satın alma gücü sistemli bir şekilde geriledi. Yapılan zam yeterli olamayacaktır. Ekonomideki kötü gidişat, krizde derinleşme devam ediyor. Bu durum iktidar partisine oy verenleri de etkiliyor. İşçiyi 2019 yılında zor günler bekliyor” dedi.

İŞÇİLERİ TATMİN EDEN BİR ÜCRET DEĞİL

Millî Gazete’ye konuşan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, asgari ücret taleplerinin 2019 yılı için net 2 bin 800 TL olması gerektiğini dile getirerek, “Sendika olarak bizler bu konuda bir mücadele yürüttük. Çünkü enflasyon ve döviz kurundaki artış karşısında asgari ücret yaşadığı kayıpla geriledi. 2019 yılında beklenilen enflasyon da iç açıcı değil. Türkiye’nin Ağustos ayı itibariyle içine girdiği ekonomik krizin devam edeceğinden de yola çıkarak, asgari ücretin milli gelirden ve büyümeden de payını alması gerekiyordu. Bugün Türkiye’de açlık sınırı ve yoksulluk sınırı rakamlarına baktığımızda da; açlık sınırının 2 bin TL, yoksulluk sınırının da 6 bin TL üzerinde olduğunu görüyoruz” dedi.

“İYİ YÖNETİLMEZSE ÇALIŞAN YİNE ZORLANIR”

Millî Gazete’ye konuşan Prof. Dr. Esfender Korkmaz, “2019 için asgari ücretin yüzde 26 artmış olması, yeni ekonomi programında öngörüldüğü gibi enflasyon yüzde 15,9 hedefinde kalırsa, yani asgari ücrette reel artış olursa, çalışanların geçim sıkıntısına kısmen de olsa yardımcı olacaktır. Ayrıca talep artışı yaratarak ekonominin canlanmasında etkili olacaktır. Buna mukabil aynı talep artışı enflasyon artışına da sebep olabilir. Bunun için siyasi iktidarın ekonomiyi iyi yönetmesi gerekir. Yapılan asgari ücret zammı seçim popülizmi olarak yapıldı. Ancak işçinin lehine oldu. Kötü yönetilirse, bu artışın pozitif değil, negatif etkileri ağır basabilir” diyerek ekonomik politikaların iyi yönetilmesi gerektiğini vurguladı.

ASGARİ ÜCRET VERGİDEN MUAF TUTULMALIDIR

Saadet Partisi Ekonomik İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Latif Öztek, 2019 yılı için açıklanan asgari ücret oranını değerlendirdi. Öztek, 2 bin 20 TL rakamının ekonomik veriler göz önüne alındığında düşük olduğuna dikkat çekti. Belirlenen rakamın vergi dilimine girmemesi gerektiğinin altını çizerek, “Asgari ücret vergiden muaf tutulmalıdır. Çünkü yılın ikinci yarısında ücret vergi dilimine girdiği zaman işçi Ocak ayında aldığı maaşı alamıyor ve işçi bu nedenle eziliyor. Ancak asgari ücretin vergiden muaf tutulması ile işçinin sırtındaki bir nebze de olsa azalmış olur” ifadelerini kullandı.

DAVUL ÇALACAK BİR SONUÇ OLMADI

2019 yılında uygulanacak asgari ücret rakamının netleşmesinin ardından konuşan Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, “Bu çok muhteşem bir şey mi, yok, ama kabul edilebilir bir şey. Burada hedef 2 bin lira eşiğini aşmaktı. Yüzde 80’lik kesimi mutlu ettiğimize inanıyorum. 5-10 lira daha nasıl katarım, ona baktım. Gücüm buna yetti, bunu yaptım. Mükemmel bir şey mi? Değil, ama bununla yetinmek durumundayız. Geçmişte olduğu gibi vergiyle oluşan farkı ödeyecekler. Davul çalacak bir sonuç olmadı ama altına imza attığıma göre mutluyum. Asgari ücret görüşmeleri devam ederken başımıza gelmeyen kalmadı. ‘Türk-İş başkanı insanları sokağa davet ediyor’ dediler. Ne yapacağım, plaja mı davet edeceğim, sıkıntımız olduğunda elbette konuşacağım” ifadesini kullandı.

Milli Gazete

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x