'Enflasyon düşmese akıllı telefonlar 5-6 bin liradan aşağı satılmazdı'

02 Ekim 2013 Çarşamba 12:15

Gold Teknoloji Marketleri Pazarlama Müdürü Kılınç Orhan Erdemir, enflasyonun tek haneye inmesinin tekno market sektöründe rekabeti artırdığını, fiyatları iyileştirdiğini söyledi. Erdemir, kurun etkin ve istikrarlı yönetiminin de sektörün...

'Enflasyon düşmese akıllı telefonlar 5-6 bin liradan aşağı satılmazdı'

Gold Teknoloji Marketleri Pazarlama Müdürü Kılınç Orhan Erdemir, enflasyonun tek haneye inmesinin tekno market sektöründe rekabeti artırdığını, fiyatları iyileştirdiğini söyledi. Erdemir, kurun etkin ve istikrarlı yönetiminin de sektörün maliyetlerini dengelemede önemli rol oynadığını dile getirdi. Türkiye’de teknoloji kullanımının artmasında hükümetin para politikalarının büyük etkisi olduğunu belirten Erdemir, “Teknolojiyi seven ve teknolojik gelişmeleri kısa süre içinde benimseyen bir toplum olmamızın yanı sıra reel kesimde güven endeksinin artması, yani geleceğe dair güven duyulması da tüketimi perçinliyor." dedi.

Teknoloji kullanımının refah seviyesi ile orantılı olduğunu aktaran Erdemir, “Bugün Avrupa’nın krizle boğuşan birçok ülkesinde çoğu insan hâlâ 5-10 sene evvelinin teknolojisini kullanıyor. Oysa Türkiye’de teknoloji sektörünün lokomotifi durumunda bulunan cep telefonunun değiştirilme süresi 8-9 aya kadar inmiş durumda." diye konuştu. Bilhassa son 3-4 senedir en son teknolojiye sahip ürünlerin Türkiye’de çok çabuk benimsenip çok süratli bir şekilde kullanımının arttığını aktaran Gold Teknoloji Marketleri Pazarlama Müdürü Erdemir, "Bunun tek sebebi de aslında güçlü bir ekonomik yapıya sahip olmamızda, enflasyondan gelir elde etme döneminin bitmesinde ve Türk Lirası’nın (TL) çok daha güçlü oluşunda saklı. Aksi takdirde bugün son model bir akıllı telefonu 5-6 bin TL’den aşağı satın almak mümkün olamazdı." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye’nin 2009 bunalımından büyük yara almadığına işaret eden Erdemir, buna uyumlu ülkede teknoloji sektörünün rekabetinin arttığına dikkat çekti.

Döviz kurundaki dalgalanmanın teknoloji perakendeciliğine etkilerine değinen Erdemir, “Sonuçta; ithalata dayalı bir iş yapıyoruz çünkü teknoloji marketleri sektöründe yerli malı ürünlerin oranı yüzde 5’i bile bulmuyor. Kur rejiminin etkin ve istikrarlı yönetimi, bizim maliyetlerimizi dengelememize imkan veriyor. Ayrıca, teknoloji tutkunlarının da son teknolojiye 10 sene evveline göre çok daha uygun fiyatlarla ulaşmasını mümkün kılıyor.” ifadelerini kullandı.Enflasyonun tek haneli rakamlara inmesinin de sektörde rekabeti artırdığını aktaran Kılınç Orhan Erdemir, “Türkiye’nin kronik sorunu olan enflasyonun minimize edilmiş olması, tüm sektörlerde rekabeti de beraberinde getirdi. Böylece hem ürün ve hizmet kalitesinde hem de fiyatlarda ciddi iyileşmeler oldu. Markalaşmanın ve satış yönetiminin önemi özellikle bu dönemle birlikte anlaşıldı. Her sektörde marka olmanın önemi oraya çıktı. Enflasyondan gelir elde etme döneminin kapanıp rekabetin arttığı dönemle birlikte pazarlama iletişimi, markalaşma, tüketici hakları ve memnuniyeti gibi konular büyük önem kazandı. Bu değişimi en derinden gözlemleyen de zaten perakende sektörü oldu.” yorumunu yaptı.

Teknoloji sektöründe yerli ve yabancı markaların rekabetine temas eden Erdemir, şunları söyledi:

"Yerli teknoloji perakendecilerinin, öncelikle toplumun alışveriş alışkanlıklarını, teknolojiye olan ilgisini, Türkiye’de mağazacılık yapmanın dinamiklerini çok daha iyi tahlil edebilmesinden dolayı yabancılara karşı büyük başarı elde ettiği kanısındayım. Sonuçta yabancı şirketler Türkiye’yi bir pazar olarak görüyorlardı. Kâr elde etmedikleri durumda çekip gidebiliyorlar. Zaten son gelişmeler de bunu gayet net bir şekilde gösterdi. Yaklaşık 30 milyon TL zarar eden İngiliz bir rakip Türkiye’den çekiliyor. Sene sonuna kadar sadece 1 yabancı firma kalacaktır. 2 yıla kalmaz onun da Türkiye pazarından çekilmesi bizim için sürpriz olmayacaktır. Gold ise satınalma ve konsorsiyumlarla değil cadde ve AVM mağazalarını çoğaltarak ve hizmet kalitesini en üst seviyeye taşıyarak geçen seneki rekor büyümesini sürdürecek. Bu sayede pazardaki payımızı minimum yüzde 15’e çıkarmayı planlıyoruz. Orta vadede ise borsaya açılma hazırlıklarımızı sürdürüyoruz."

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x