NEDEN MÜLAKATTA ISRAR EDİLİYOR?

20 Mayıs 2017 Cumartesi 19:38

Remzi Özmen, kamudaki mülakatların mahzurlarını yazdı.

NEDEN MÜLAKATTA ISRAR EDİLİYOR?
 Türk Eğitim Sen Ve Türkiye Kamu Sen Genel başkanı İsmail Koncuk Bey başından beri kamunun her alanında mülakatların kaldırılmasını talep ediyor.

Son günlerde Memur Sen Genel Başkanı Ali Yalçın da ısrarla “Kamuya alımlarda mülakatların tamamen kaldırılması gerektiğini” tekrarlıyor. Elbette ne kadar samimi olduklarını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Fakat ilginç olan halen sürmekte olan mülakatla görevde yükselmelerde yine Memur Sen’e ait kişilerin kazandığı basında yazılmaktadır. Son olarak SGK ya müdür ve yardımcıları alımı için yapılan mülakatlara 125 kişi mülakatı kazanıyor ve bunlardan 124 ü Memur Sen üyesidir. Demek oluyor ki Ali Yalçın kamuoyu ile oyun oynuyor.

Eğer gerçekten söyleminde samimi olsaydı böyle bir tablo ortaya çıkmazdı, ya da buna müsaade etmezdi. Ya da aslında biz kadroları istemiyoruz hükümet ısrarla bizim arkadaşların bu görevlere gelmesini istiyor. Yani olup bitenler bizim dışımızda gerçekleşiyor demek istiyor.

Sanırım bu da pek inandırıcı olmaz. Danıştay, vergi denetmenliği ve vergi müfettiş yardımcılığı sınavlarında 6 defa yazılıyı kazanıp sözlüde elenen adayın açtığı davada, yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Danıştay kararında 'liyakat' uyarısı yapıldı ve sözlü sınavda soru ve yanıtların yanı sıra komisyon üyelerinin değerlendirmesinin ayrı ayrı kayıt altına alınması gerektiğine hükmedildi.

Şimdi sormak gerekmez mi; arkadaş Türkiye nin en büyük Memur Sendikaları temsilcileri mülakatı istemiyorlar. Her ne kadar yürütme hukuk kararlarını hiçe saysa da sonuçta hukuk mülakatı adaletsiz ve haksız buluyor.

Çünkü Danıştay’ın bu konuda onlarca kararı vardır ve ne yazık ki ortada hukuk devletinin esamesi okunmadığı için uygulayanı yok. Ne pahasına olursa olsun devlette kadrolaşmaya çalışmak ya da devleti ele geçirme yollarından biri olarak kadrolaşmayı tercih etmek sıkıntısını hep birlikte yaşadık. Bu konuda Nihal Atsız şunu öneriyor. “ Her Türkçü Mesleğinde yükselmek için çok çalışmalıdır.

Devlet kadrolarında önemli görev almalıdır. Yükselmede tutulacak yol, masonların başvurduğu gibi birbirlerini haklı haksız destekleyerek layık olmadığı yere yükselmek gibi şerefsizce bir yol değildir.

Ehliyet göstererek yükselmenin şerefli yoludur.” İşte ölçü budur.

Yani kalitesi ne olursa olsun benim adamım olsun anlayışı masonik bir anlayıştır ve bizim kültürümüze uygun değildir diyor. Bu masonik uygulamalardan kurtulmak içi ölçü bellidir. Tarafsız komisyonlarca yapılacak sınavlar ve değerlendirmelerdir.

Kendisine güvenen evet ben bu işi yapa bilirim diyenler meydan okuyor. Gelin liyakat ve ehliyet sözde kalmasın. Bu ülkenin her ferdinin güveneceği kimsenin hakkım yenildi diye isyan etmediği bilgisine, birikimine güvenenlerin önünü açan bir sistem tesis edelim.

Görevde yükselmeler ve işe almalarda bu yöntemi uygulayalım. Ağzımda kuş tutsam bir yere gelemem imajını yıkalım. Dayın varsa bir yere gelirsin sitemini bitirelim. Sendikaya üye olmasam kazanamam düşüncesine son verelim. Sonuç olarak hukukta, memur da mülakata karşıysa bu ısrar neden, diye sayın yetkililere sormak lazım!..

Remzi Özmen




Yorum Gönder

@name x