Ülkücüler üzerinden yapılan spekülasyonlar hiç durmamıştır.Ülke üzerine senaryo ve plan yapanların önündeki en büyük engel,geçilemeyen ve teslim alınamayan son kale karşılıksız sevda adresi Ülkücü milliyetçi harekettir. Mensuplarının insani zaaflarından istifade ile surda her dönemde açılmak istenen gedikler kapatılmış kale dimdik ayakta kalmayı başarmıştır. 12 Eylül cuntası MHP mensuplarının üzerinden silindir gibi geçmesine rağmen, onlar şimdi yok esameleri bile okunmuyor ama Ülkücülerin milli ve kutsal değerler nöbeti sürüyor. 12 Eylül hareketinin hedefinde ve ülkenin küresel güç olma, milli iktidar yolunu kesen darbenin gerçek ve en büyük mağduru ülkücülerdir. İşkenceler tabutluklar idamlar bitmek bilmeyen alçaklıklar MHPyi bitirmek PKK temelleri atılacak şartlar oluşturulmuştu. 
Ülkücüleri 12 eylülün ürünü olan ANAP iktidarı vitrin süsü olarak kullanmış dolgu malzemesi yapmıştır.Başbuğ ve hareketin mensupları için o yıllar son derece zor yılardı.Bugün için Devlet Bahçeli ve MHP için söylenenler dünde aynı tavır ve söylemleri tıpa tıp nerede ise başbuğ için yazılıp çizildiği son derece manidardır. ''Eski ülkücüler'' bugün olduğu gibi dünde, MHP yi yapılan dizayn etme, operasyon yapma, sihirli değneği olarak sopa gibi sallanmış hareket zapturapt altına alınmaya çalışılmıştır. O günkü ''eski ülkücüler'' hareketin selametini ANAP'a koltuk değneği olarak görüp başbuğa çok büyük sıkıntı yaşatmışlardır.
''Eski ülkücülere'' genel başkan dayandırmak mümkün değildir haşa melekleri getirseniz beğendirmek mümkün değildir. Onlar hep istemezük olarak teşvik ve tahrik edildikleri için her seferinde farklı bir dizayn sopası olarak bir kırbaç gibi, bitmeyen tezvirat, karalama ve itibarsızlaştırma tezgahlarının parçası olmuşlardır. Bir çoğu hayatında hiç MHP ye oy vermemiştir.Ama onalar buna rağmen mahallede karıştıkları bir kavga yüzünden veya daha farklı gerekçelerle bitmeyen ''eski ülkücülük'' siyasi kredisi elde etmişlerdir. Bu krediyi tepe tepe her seferinde kullanan,hep fitne kaos ve kargaşa çıkaran zevat, hareketin yoluna çıkan kutsallardır. Gittikleri siyasal adresteki kimliği geri plana bırakan, ama bu eski kimlik bir türlü vazgeçmedikleri istismar gömleğidir.Elleri beyinleri gittikleri yerde ama dilleri, fitne için hep MHP üzerinde olmuştur. Referandumda bağımsız olurlar,bazen AKP ye yandaş olurlar, bazen farklı rol ve konumda önlerine mikrofon tutulan, oradan konuşmaları ve ifa ettikleri rol kadar nemalanan seçimden sonra bulaşık bezi gibi atılan her seferinde mahcup olan ama Ülkücülerin önünü kesmek için vazgeçilmez insanlardır. 
Eleştirmek,yarışmak elbette demokratik hak ve farklı yaratılmanın gereğidir.Bu gelenekleri komplolara alet olarak hep sulandıran, ülkücülerin önünde parti içi demokrasiyi sekteye uğratmayı teşvik eden özel görevlilerdir. Bugün artık ülke dünden daha tehlikeli bir BOP projesi gereği şekillendirilmek isteniyor.Bunun itirazını en güçlü yapması gereken MHP yine aynı sinsi oyunla karşı karşıyadır. Ülkemizde tüm siyasi hareketlerde ender rastlanan eski tabiri MHP de ''eski ülkücüler'' adıyla tam bir MHP yi karıştırma markasına dönüşmüştür. 
MHP genel başkanına daha fazla sanal medya üzerinden, ahlak dışı bir yöntemle bırakın Ülkücü ve Müslüman olmayı, hiç bir insani ahlaki ölçü tanımayan iftira ve küfür başta karalama kampanyasına dönüşmüştür. Bunu yapanları bu dili kullananları namuslu hiç bir kimse zaten ciddiye almaz. Ama işin garip tarafı zamanında bu harekette farklı görevlerde bulunmuş bir takım zevatın sırf ikbal endişesi ile nasıl ellerinde ülkücülerin kanı bulunan komünist atıklarla bir araya geldiklerinin duyumunu alıyoruz. Ülkücü hareket her konuda siyasi kemale ermiş, olanı biteni ülkücü ortak hafıza ölçülerine vurarak gerekeni yapacaktır. Herkes kendine yakışanı yapar ve yel kayadan hiç bir şey koparamaz.MHP Türk milletinin varlık ve beka davasını savunmaya devam etmek için gümbür gümbür geliyor.
Sabri ŞENEL