Gümüşhane Torul’dan Rus işgali öyküsü!

11 Şubat 2021 Perşembe 20:08

Bir grup işgalci asker, hediyeler vererek, köyde "Türk askeri" eşleri olup olmadığını öğrenmeye çalışıyorlarlarmış. Dedemin amcasının oğlunun yeni evli olduğunu, kendisinin askerde olduğunu ve karısının da, köyün hangi mahallesinde oturduğunu öğrenmişler.

Gümüşhane Torul'dan Rus işgali öyküsü!
“Gümüşhane'nin Rus işgalinde kaldığı 1916-1917 yıllarında, benim dedem ve babaannem de yeni gençler olarak,o işgal yıllarını yaşadılar. O yıllarda Torul'un Koryana Köyü'nde yaşayan dedem,nenem ve köylüler,Ruslar'dan çok anılar biriktirip bizlere anlattılar. Bu anılardan bir tanesini okuyucularımızla paylaşmak isterim. Koryana Köyü'nde bulunan Rus askerleri,genelde çocuklara iyi davranırlarmış.

Beyaz ekmek, şeker gibi gıda maddelerini çocuklara sık sık vererek, küçük ve büyük baş hayvan sahiplerini, evlerde yetişkin köy kızlarını ve gelinleri, silâh sahiplerini vb. sorguluyorlarmış. Tam da bu yıllarda, dedemin amcaoğullarından biri, Sarıkamış'ta askerlik görevinde bulunuyordu.

Bir grup işgalci asker, hediyeler vererek, köyde "Türk askeri" eşleri olup olmadığını öğrenmeye çalışıyorlarlarmış. Dedemin amcasının oğlunun yeni evli olduğunu, kendisinin askerde olduğunu ve karısının da, köyün hangi mahallesinde oturduğunu öğrenmişler. Bu bilgileri onlara veren çocuklar da, bilgi verdiklerini, gelinin kaynanasına söylemişler. Kaynana,yanı dedemin amcasının karısı "Dedemin yengesi", kocasına durumu bildirerek, gelinlerini eski-püskü,kirli-paslı kıyafetlere bürümüşler. Gelinin yüz ve ellerine de kemre (sığır pisliği) ve toprak karışımı çamur sürerek, aynı köyün bir maşuka mahallesindeki babasının evine götürmüşler.Yolda Rus askerleri önlerine çıkmış ve bu genç kadını daha çok sorguya-kontrole almışlar.

Askerlerden biri Tatar, biri Ermeni ve diğerleri de Rus imiş. Ermeni asker, genç kadının el ve yüzüne dokunmak için harekette bulunurken,Tatar olan arkadaşları müdahale ederek, kadını daha önceden de gördüğünü,pislikten ve kokudan kadına yaklaşılmadığını ifade ile Rus askerlerini caydırıp kadını kurtardığını anlattılar. Bu millet, bu cefakâr millet, tarih var olduğu sürece, geçmişini eza,cefa,sıkıntı, işkencelerle geçirmiştir.

Türk'ün Türk'ten başka seveni,dostu olmayacağı yargısı kesin ve kesin doğrudur;tartışılmaz. Ne mutlu Türk'üm diyene...

Ne mutlu milli mücadeleyi bilen,okuyan,anlayan ve bu mücadeleyi zafere ulaştıran Atatürk ile silâh arkadaşlarını rahmetle, minnetle ananlara...”

İSMAİL HAKKI YILMAZ’dan alıntı
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x