Gümüşhane’den ‘Ermeni Katliamı’ hikayesi!

24 Nisan 2021 Cumartesi 22:30

Bu hikaye, Gümüşhane Kabaköy ve Pirahmet köyü civarında yaşanmıştır. Ruslar Gümüşhane ve bölge illerini işgal etmiş Türk milleti bu işgale Kop Dağı savunması başta olmak üzere kahramanca direnmiştir. Düşmanlar, Bayburt’u düşürmüş ardından Gümüşhane’ye yönelmişler. Pirahmet, Erzurum- Bayburt- Erzincan kavşağında kilit öneme sahip stratejik konumu olan bir köydür. Kabaköy, Yağmurdere Nahiye yolu üzerinde Ayasofya Cami ile ünlü çok önemli bir merkezdir.

Gümüşhane'den ‘Ermeni Katliamı' hikayesi!

Bu hikaye, Gümüşhane Kabaköy ve Pirahmet köyü civarında yaşanmıştır. Ruslar Gümüşhane ve bölge illerini işgal etmiş Türk milleti bu işgale Kop Dağı savunması başta olmak üzere kahramanca direnmiştir. Düşmanlar, Bayburt’u düşürmüş ardından Gümüşhane’ye yönelmişler. Pirahmet, Erzurum- Bayburt- Erzincan kavşağında kilit öneme sahip stratejik konumu olan bir köydür. Kabaköy, Yağmurdere nahiye yolu üzerinde Ayasofya Cami ile ünlü çok önemli bir merkezdir. Ruslar bölgeyi işgal edince insanlar, muhacir olarak Anadolu’nun iç kesimleri Sivas,Tokat, Amasya ve Çorum tarafına doğru göç etmişlerdir. Köylerde kalanlar ya çok fakir yada yaşlı hasta sakat insanlardır. Yollara düşünce “Öleceğimize köyümüzde ölelim” diyen çaresizliğe teslim olmuş insanlardır.
Kabaköy Ayasofya Camisi’nin de etkisiyle dini yönü ağır basan eğitim merkezi köydeki Delfes oğulları,Tatargil, Hocagil, İbogil, Kumaşgil, Kadıgil, İmonnogil, Bayraktaroğulları, Tufangiller ve benzeri akrabalara emanet köy odaları mevuttu. Odalar adeta hanlar gibi karşılıksız misafir ağırlayan sosyal mekteplerdir. Köylere gelen her misafir, “Tanrı Misafiri” olarak görülür ağırlanırdı.


ZÜHTÜ BAYIR’I NASIL ŞEHİT ETTİLER?

Köy odaları bu sosyal mektep işlevi yanında aynı zamanda medresedir, eğitim mektebidir. İşte Bayram Hoca, Rus işgalinde muhacir gitmeyen köyde eğitim, dini ilimler tedrisatı yapan manevi derinliği olan birikimli meşhur bir kişiliktir. Civar köylerden yerleşim yerlerinden iaşe toplar, öğrencileri okutur, bu köy odalarında besler korur, köylerine gönderirdi. Köyün kadınları o öğrencilerin karşılıksız aşçılarıdır. Hatta köyde birde Hoca Mektebi vardır. Bir gün kendisi Bayburt tarafından iaşe toplamak için köyden ayrılmıştır.
Oğlu Zühtü ve dört arkadaşı Temel Şenel, Şevket Bayır, Ahmet Şenel at ve eşeklere ot yükleyerek Ruslara satıp harçlık çıkarmak için Rus Karakolu’nun bulunduğu Pirahmet’e giderler. Zira o dönem at, eşek, katır ulaşım için her şey demektir. Hayvanların ot yükünü karakola yıkarlar. O arada Ermeni oldukları sonradan anlaşılan Rus üniforması giyen askerler yeni delikanlı olmuş 13 veya 17 yaşındaki gençlere alçakça saldırır.
Zühtü Bayır, ilk hamlede çok ağır yara alır orada anında şehit olur. Diğerleri yaralı olmasına rağmen kaçarlar. Atları eşekleri karakolda kalmıştır. Biraz oyalandıktan sonra durup durum değerlendirmesi yapar Rus Karakolu’na tekrar geri dönerler. Karakol önü kalabalıktır bağırır, çağırır ve tepki gösterirler. Ama maalesef acı gerçekle çaresiz yüzleşirler.
Arkadaşlarının cansız cesedi yerde kan revan içindedir. Karakolda taşkınlık yapmak isterler lakin bu yeni bir katliam macerasına çanak tutmaktır. Azgın katiller gençlere tehdit savurmaya devam ederler onlarda çaresiz karakol civarından ayrılmak zorunda kalırlar. Şehidin naaşı Rus Karakolu önünde Ermeni Rus askerleri elindedir. Aradan biraz zaman geçince Şehidin cansız bedeni Karakolun diğer askerleri tarafından eşek sırtına gelişi güzel bağlanır kan revan içinde Pirahmet Kavşağından Erzurum istikametinde Tohumoğlu kavşağına kadar getirilir.
Oradan eşek sırtında Şehidin mübarek bedeni Yağmurdere Bugünkü Arzular Kabaköy yoluna doğru hayvan salıverilir.
Eşeği takip eden arkadaşları Ermeni Rus askerlerin gelmediğinden emin olunca sırtında şehidin mübarek bedeni yol boyunca giden eşeğe yaklaşırlar. Eşek, sahibine ekmek yediği kapıya vefa gösterip Kabaköyün evin yolunu tutmuştur. Eşek ile sonunda buluşan Gençler korkunç manzara ile karşılaşır manzara insanlık dışı müthiş bir vahşettir. Dehşet içinde maalesef şehidin tenasül uzvu kulakları kesilmiş şehidin ağzına tıkılmış başı kanlı şehit elbisesi ile sarılmıştır.
Bu inanılmaz vahşet insan kanını donduran eşine az rastlanır insanlık dışı alçak bir katliamdır. Bu vahşet sadece yaşananlardan bir tanesi bu katliam yöntemi Ermeni Taşnak çetelerinin bölgede çok sık uyguladığı yüzbinlerce insanın insanlık dışı katledilme yöntemidir. Yüz Yıllarca Türk'ün ekmeğini yiyen yedi kaba pisleyen ekmeğine kan akıtan insanlık dışı vampirler sahibinin evinin yolunu tutup şehidin evine yönelen eşek kadar bile vefalı olamadılar. Onlar dünde bugünde kendilerini işgalci müstevli ve bugünün emperyalistlerine kullandıran alçak canilerdir. Bu taşnak kırıntıları dün Asala bugün PKK maskesi ile ihanete devam ediyor. Şehidin arkadaşları vakur biçimde acıyı içlerine gömerler. Zira Rus kuvvetleri içinde 1915 tehciri(zorunlu göç) ile giden ve Rus üniforması ile dönen kuyruk acılı çok asker vardır. Onların korkunç vukuatları hiç bitmez.


ŞEHİT OĞLU İSMAİL, KARA SEVDADAN ÖLDÜ

Bölgede bu hikaye dilden dile dolaşır. Çaresiz arkadaşları Zühtü Bayır’ın cansız bedenini eşek sırtında geri Kabaköy’e yönelirler. Yaklaşık 10 kilometre yolu şehidin kanı yol boyunca süze süze giderek köye ulaşırlar. Tablo yürek yaralayıcı Zühtü Bayır’ın eşi Mecbure ana şok yaşar. Zira kundakta bir oğlu vardır adı İsmail’dir. Yakınları feryat eder çok büyük acı yaşanır. Almacataşı, dağ, taş, kurt, kuş sanki bu feryada gözyaşı döker. Kundakta babasız kalan bahtsız İsmail, dul kalan genç bir kadın evlat acısı yaşayacaktır. Bayram Hoca köyde yoktur. Bir süre sonra köyün karşındaki Kale Nahiyesi yolunda yük getiren hayvanlar görünür. Cenazenin başında olan herkes endişe ve hüzünle oraya bakar. zira evladını kaybeden baba geliyor.
Bayram Hocada köye bakınca “Allah Allah! Bizim evin önü niye böyle kalabalık?” diye kendi kendine söylenir. Hayvanları “Çu çu!” diyerek kamçılar. Süratle köye eve ulaşmak ister bir süre sonra eve gelir. Yolda gelirken acaba kimi kaybettik? Kim öldü? diye kendi kendine sorular sorar ama oğlunun olabileceği hiç aklına gelmez. Ona asla ölümü konduramaz zira Zühtü Bayır henüz 17 yaşında erken evlendirilmiş fidan gibi gençtir. Evin önünde herkes pür dikkat Bayram Hoca’yı bekler ve o anı, acıyı karşılaşmayı merak eder. Ve yolda hiç kimseyi göremez herkes, cenazenin başındadır. Sokağa girer girmez kim öldü? diye sorar. Sonunda gerçeği öğrenir. Gözyaşları sel olur, tarifi mümkün olmayan dayanılmaz evlat acısı yaşar. Teselli edilmeye çalışılır ama o hep teselli eden konumunda olduğu için adeta sözün bittiği yerdir. Zaten tablo yeterince her şeyi anlatıyor.
Acısını yaşar, gözyaşlarını içine akıtır. Evladının cenaze namazını bizzat kendi kıldırır. Şehidin cenazesi Kabaköy’ün önündeki eski mezarlığa gözyaşları içinde defnedilir. Mezar yeri bugün hayal meyal hatırlanır. Fakirlik, çaresizlik kabir taşı yazdırma imkanı da olmaz. O vatanın bağrına zalimlerin kışkırttığı Ermeni Taşnak çetelerinin katlettiği mazlum şehidi sahipsiz mezar olarak yerleşir. Oğlu bahtsız İsmail, genç delikanlı olur. Arife diye bir güzel genç kızı sever engeller vardır, yetimdir aynı zamanda fakirdir. Gençler biri birini sever lakin nişan düğün nasip olmaz. Zaman geçer kızı başkasına verirler. Yetim İsmail kara sevdadan ölür. Baba, oğul, dede aynı mezarlıkta şimdi huzur içinde uyuyor. 


BİZE ÖNEMLİ BİR GÖREV DÜŞMEKTEDİR

Onlar görevlerini yaptı şimdi bizim görevimiz o şehit kabrini ibret mezarı olarak onarmak ortaya çıkarmaktır. Arzular Kabaköy belediyemiz bu hassasiyet gösterecek umut ediyorum. Belediye başkanımız Sayın Çetin Rıza Tanış beye şehide mezar yaptırmak nasip olur. Bu şehitlere onur borcumuz, saygımız vefamızdır. Harşit’in, Çoruh’un ve Kelkit’in bentlerine takılan iffet abidesi kızlar ve gelinlerin namusu bizim şeref ve onurumuz; Onların kemikleri nehir yatağının değişmesi ile toprağın altında hangi bahçeye bostana misafirdir kim bilir?işte o ruh ve gerçekler en büyük milli direnç kaynağımızdır. Nice katliam öyküleri gün ışığına çıkmayı bekliyor Ermeni müfterilere karşı bu mazlum ceddimize şehitlere boynumuzun borcudur. Bu gerçeklere vakıf olmak bayrak sancak gibi sallamak duyurmaktır. Rabbim tüm ölmüşlerimize rahmet eylesin.

Sabri ŞENEL / 24.4.2021

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 5

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Alim çelik 7 ay önce yorumlandı

ali̇m çelik kalemine ve eline saglık dayım.tarihine ve köklerine gönülden duyarlı tüm genç kardeşlerimizin kulaklarına küpe olsun yavuz misali.bu vesileyle geçmiş büyüklerimizin hatırasına saygıyla...

3 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Faruk semiz 8 ay önce yorumlandı

agzınıza yüreğinize sağlık güzel bir tarihimizi anlatmışsınız Allah cc razı olsun Allah cc şehitlerimize ve bütün ölmüşlerimize rahmet etsin mekanları cennet olsun inşAllah

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Mehmet şenel 8 ay önce yorumlandı

Amca öğlu gündemi çok güzel dile getirdin benim kaynanam sizin yengeniz Hanife şenel o dönem köyden Amasya Gümüşhacıköy e Ermeni zulmünden kaçıp nasıl göç ettiklerini anlatırdı henüz beş yaşındaydı Gümüşhacıköye gitmişler ordaki yerli Türkler tarafından kovulmuşlar yıkık bir evde ikame etmişler kabaköyde ermenilerin güzel kızları arayışında kızların yüzlerine kömür sürüp Ermenilerden nasıl kurtulduklarını anlatırdı şimdi neyazıkki karşı taraf bu yaşananların tam aksini ispat etmekte Mehmet Şenel

2 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

DAYICIĞIM 8 ay önce yorumlandı

sevgili dayiciğim rabbi̇m vatan ve mukaddesat uğruna mücadele etmiş olan tüm geçmişlerimize gani gani rahmet eylesin, bizlere de bu uğurda sizinde makalenizde belirttiğiniz üzere hem yaşantınızda hem de insan ayrımı yapmaksızın hizmet mücadelesini bıkmadan usanmadan ve yorulmadan bir an olsun eksik etmeden yaşamımıza ışık tutup bir türk ün bin cihana bedel olduğunu tüm aleme duyurmanın gururunu yaşatmayı ve ecdadımıza yaraşır bir fert olabilmeyi sizin önderliğinizde bizlere nasip etsin inşAllah.

2 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Hasan KARAHİSAR 8 ay önce yorumlandı

Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun inşAllah

2 Kişi beğendi.