2018 YILI BİTERKEN, BİR TÜRKİYE PANAROMASI

27 Aralık 2018 Perşembe 13:30

YANAŞMA DÜZENİMİZ devam etsin diye, basının % 90'ını havuza bağlamış, kendimize yandaşlar korosu kurmuş ve muhalefet rolünü yerine getirsinler, milletin gazını alsınlar diye "salı vaazlarını" yeterli gördüğümüz ve hazine yardımına bağladığımız "sanal muhalefet" kurgusuyla da geleceğimizi garanti altına almışız. DAHA NE OLSUN KARDEŞİM, BEĞENMEDİNİZ Mİ ?

2018 YILI BİTERKEN, BİR TÜRKİYE PANAROMASI
* Yıl 2002 Türkiye'nin toplam servetinin % 40'ı nüfusun % 1'ine ait iken, bu oranı 2018'de % 60'a çıkarmışız. Yani artık zengin daha zengin, daha fakir olan da derdine yansın demişiz.

* Türkiye kişi başına gelir sıralamasında Dünyada 78.sırada bulunmasına karşın, dolar milyarderleri sıralamasında dünya 14.'sü olmuş, fakir-fukaranın, garip-gurebânın gururlanmasını sağlamışız.

* Bankalardaki toplam 2,2 Trilyon TL'lik mevduatın % 54'ü sadece 190 bin hesap sahibine, geri kalan % 46'sı ise 35 milyon hesap sahibine ait olmasını sağlayarak, gelir dağılımı nasıl düzeltilirmiş, dosta-düşmana hep birlikte göstermişiz.

* Sadece Istanbul'da 70 markalı İnşaat firmasına "imâr değişikligi" ile 240 TL'lik vergisiz kaynak aktarmayı başararak, "yeni kaynak yaratmada" eşsiz bir model ortaya koymuşuz.

* Yine sadece 30 tane "yandaş firmaya" dışarıdan borç olarak aldığımız 123 milyar $'la YİD ve KÖİ projeleri vererek, gelir ve kaynak çeşitlemesinde herkese örnek olmuşuz..

* 16 yılda sadece 55 milyar $'lık AVM inşa ederek ve buralarda satılan ürünlerin % 70'i yabancı olan markalarla millete sahte cennet yaşatmışız.

*2002'de 130 milyar $ olan dış borcu 485 milyar $'a çıkararak ve sadece bu borçlara karşılık 160 milyar $ faiz ödeyerek, "faiz lobisinin" belini kırmışız.

* Sadece iç borç faizi olarak merkezi hükümet bütçesine 2019 yılında 117 milyar TL kaynak ayırmış, toplam yatırımlara ise 63 milyar TL kaynak ayırarak, 2023'de Dünyanın ilk on ekonomisi arasına girme hedefinde önemli bir adım atmışız.

* Son 16 yılda 2,2 Trilyon $'ı vergi olmak üzere, toplam 3,5 Trilyon $'lık kaynak kullandık ama sadece 100 milyar $ harcadığımız "yollar, köprüler, tüneller, hastaneler, havaalanları" ile övünmeye devam ederek, istikrarlı siyaset ve kalkınma nasıl olurmuş, herkese göstermişiz.

* 16 yılda Dünyada yaşanan bol ve ucuz para döneminden faydalanarak, kurları düşük tutup, 1 Trilyon $'lık dış ticaret açığı ve 625 milyar $'lık da cari açık vererek ve milleti de "hane halkı" olarak 585 milyar TL bankalara borçlandırarak, hep birlikte çılgınlar gibi tüketmişiz.


*16 yıl boyunca "vergiyi tabana yayacağız" nutukları eşliğinde, toplam vergilerin % 71'ini DOLAYLI VERGİLERLE, halkın tüketiminden alırken, vergi gelirlerinin sadece % 11'ini 880 bin kurumlar vergisi mükellefi ve gerçek usulde beyanda bulunanların kazançlarından almış, sadece "sigara ve alkolden" aldığımız vergileri bile kurumlar vergisinin üstüne çıkararak, literatüre yeni bir vergi toplama model hediye etmişiz.

*Toplam çalışan sayısını 29,5 milyon olarak kabul edip, bunların 8 milyonunun kayıt dışı olduğunun resmen teyit edilmesine karşılık, istihdam oranını artırmakla övünerek ve bu sanal rakamları esas almak suretiyle, işsizlik rakamını 6 milyon 350 bin yerine, 3.750.000 olarak ilân ederek, istatistik bilimine takla attırmışız.

*Bütün bunları yaparken % 71'ini dolaylı vergilerle halktan topladığımız bütçe gelirlerinin sadece % 6'sını veya milli gelirimizin % 1,5'unu "sosyal yardım" olarak dağıtarak 18 milyon yurdum insanının iradesine siyaseten ipotek koymuş, milli gelirin % 98,5'luk kısmını ise kimlere dağıtacağımıza dâir yetki ve siyasi sonuçlar elde etmişiz.

* Hukuk ve demokrasi standartları konusunda 114 ülke arasında 101.sıraya gerilemişiz ama  itiraz edenleri ise; kahramanlık hikayeleri, "devletin bekâsı, milletin birliği" laflarıyla geri püskürtmüşüz.

*YANAŞMA DÜZENİMİZ devam etsin diye, basının % 90'ını havuza bağlamış, kendimize yandaşlar korosu kurmuş ve muhalefet rolünü yerine getirsinler, milletin gazını alsınlar diye "salı vaazlarını" yeterli gördüğümüz ve hazine yardımına bağladığımız "sanal muhalefet" kurgusuyla da geleceğimizi garanti altına almışız.

DAHA NE OLSUN KARDEŞİM, BEĞENMEDİNİZ Mİ ?

Rubil GÖKDEMİR

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x