34 aydın ‘Artık yeter’ diyerek barış çağrısı yaptı

06 Ağustos 2015 Perşembe 10:49

Sivil Siyaset Platformu Sözcüsü Abdulbaki Erdoğmuş, siyaset bilimci Fatma Bostan Ünsal, ilahiyatçı Prof.Dr. M. Hayri Kırbaşoğlu ile Anavatan Partisi eski Genel Başkanları Nesrin Nas ve Salih Uzun’un da aralarında bulunduğu 34 aydın ‘Artık...

34 aydın ‘Artık yeter' diyerek barış çağrısı yaptı

Sivil Siyaset Platformu Sözcüsü Abdulbaki Erdoğmuş, siyaset bilimci Fatma Bostan Ünsal, ilahiyatçı Prof.Dr. M. Hayri Kırbaşoğlu ile Anavatan Partisi eski Genel Başkanları Nesrin Nas ve Salih Uzun’un da aralarında bulunduğu 34 aydın ‘Artık Yeter’ diyerek barış çağrısı yaptı.

Türkçe ve Kürtçe ‘Artık Yeter/ Édi bese!’ başlığıyla 34 aydının imzaladığı barış çağrısında, “Hükümet, soğukkanlılık içerisinde 'Barış Süreci'ni yeniden canlandırmaya yönelirken, Kürt siyasi hareketinin de şiddetin meşru bir yol olmadığını görüp demokratik siyasetin önünü açması gerekir.” denildi.

Aydınların barış çağrısı şöyle:

“Barış, özgürlük ve adalet birbirinden ayrılmaz değerlerdir. Bu değerler, hiç bir siyasi aktörün veya örgütün iktidar ve hegemonya hesaplarına kurban edilemez.
Demokratik bir rejimde iktidarın asli görevi barışı korumak ve hukuk devleti güvencesini tesis etmektir. Keyfi bir şekilde kaos, çatışma, savaş veya şiddete neden olmak bir iktidarın meşruiyetini sorgulatan tutumlardandır.

Demokratik bir yönetim, savaşa girmenin istisnai bir karar, barışı korumanın ise asli görevi olduğu bilinciyle hareket etmelidir. Barış, istenildiği zaman bitirilen, savaş istenildiği zaman başlatılan keyfi konular değildir.

Doğanın, insanın ve toplumun savaş ve çatışmadan yorulduğu ve tükendiği bir ortamda “Artık, analar ağlamasın!” duyarlılığıyla bir çözüm ve barış süreci başlatıldı. Çözüm süreci, toplumda yeniden yaşama sevincinin oluşmasına, gelişmesine ve geleceğe umutla bakılmasını sağladı.

Bugün çözüm süreci yerine yeni bir çatışma sürecine dönülmüş bulunmaktadır. İnsanlar, yaşama sevincinin heyecanını değil, ölüm korkusunun tasasını hissetmeye ve savaş çığlıkları içerisinde gününü ve anını kaygıyla geçirmeye başlamışlardır.

Hiçbir parti, hükümet veya örgüt, insanları kaygı, korku ve ölüm üçgeninde yaşatmak ve tercih dayatması yapmak hakkına sahip değildir.
Barış, ülkemizin dün olduğu gibi, bugün de yarın da en asli ihtiyacıdır. Türkiye’nin kalıcı barış ihtiyacının karşılanması için gerekli politikaların üretilmesi ve icraatların gerçekleştirilmesi, bütün sosyal ve siyasal aktörlerin önünde duran en büyük meydan okumadır. Burada en büyük sorumluluk şüphesiz Hükümet’e düşmektedir.

Hükümet, soğukkanlılık içerisinde 'Barış Süreci'ni yeniden canlandırmaya yönelirken, Kürt siyasi hareketinin de şiddetin meşru bir yol olmadığını görüp demokratik siyasetin önünü açması gerekir.

Yasaklar, gözaltılar, baskınlar, işkenceler, katliamlar, siyasal parti kapatmaları, ifade özgürlüğüne getirilen kısıtlamalar, iletişim ve internet erişimi engellemeleri, sivil toplum kurumlarını kriminalize etmek gibi girişim ve anlayışlar, demokrasi ve hukukla bağdaşmadığı gibi insan hakları, çoğulculuk ve barışa da aykırıdır.

Bu nedenle, vesayet ve otoriter siyasete imkân veren 'kanun devleti'nden, insan hakları ve hukukun üstünlüğüne dayalı 'anayasal demokrasi'ye geçişi esas alacak sivil-demokratik bir siyasete ihtiyaç vardır.

Adalet, barış, insan hakları, din, inanç ve vicdan hürriyeti, hukukun üstünlüğü, çoğulculuk, şeffaf-saydam yönetim ve evrensel demokrasi gibi ilkeleri benimsemiş Sivil-Siyaset Platformu olarak, başta TBMM olmak üzere ülkemizde yönetim sorumluluğu taşıyan bütün kurumları ve kişileri, 'bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmektir' düsturunu ve 'artık yeter/ Édi bese! Analar ağlamasın!' duyarlılığını duymaya ve bu duyarlılığı barış politikasına dönüştürmeye davet ediyoruz. Sorunlu dönemlere tanıklık yapıyoruz. Risk büyüktür, yol çetindir. Zor zamanlarda ucuz ve kolay gibi görünen ancak Şer’e vesile olacak Savaş yerine, zor ve pahalı olan ancak Hayr’a vesile olacak Barışı seçmeliyiz!”

BARIŞ ÇAĞRISINA İMZA KOYAN AYDINLAR

Barış çağrısına imza koyan aydınlar ise şunlar: Abdulbaki Erdoğmuş (Sivil-Siyaset Platformu Sözcüsü ve Diyarbakır eski Milletvekili), Abdurrahim Aksoy (Bitlis eski Milletvekili), Abdülbaki Değer (Özgür Eğitim Sen. Gn.Sk.), Adnan Aslan (Prof. Dr.-Siyaset Bilimi-Viyana Üniversitesi Öğr. Üyesi), Ahmet Yaprak (İnş. Müh.), Bican Şahin (Prof.Dr.-Hacettepe Üniv.Öğr. Üyesi),
Bilal Sambur (Prof.Dr.-Yıldırım Beyazıt Üniv.), Cihangir İslam (Prof.Dr.-Tıp doktoru-), Ergün Dağcıoğlu (Tokat eski Milletvekili), Fatma Bostan Ünsal (Siyaset Bilimci-İnsan Hakları Savunucusu), Ferid Özcan (Kanaat önderi-İstanbul), Hamit Yavuz (Eczacı- O.Y.K.Ü.), İlhami Güler (Prof.Dr.-Ankara İlahiyat Fak.Öğr.Üyesi), Medeni Sungur (Özg.Araş.Der.Gn.Sek.), Mehmet Doğan (Yazar-İnsan Hakları Aktivisti), M.Hayri Kırbaşoğlu (Prof.Dr.-Ankara İlahiyat Fak.Öğr.Üyesi), M.Salih Uzun (ANAP eski Gn.Bşk.), Mustafa Ertürk (Doç.Dr.Tıp Doktoru), Nesrin Nas (ANAP eski Genel Başkanı ve İstanbul eski Milletvekili), Nurettin Aktaş (G.Antep eski Milletvekili), Osman Kazıcı (T.K. Vakfı), Yusuf Tanrıverdi (Özgür Eğitim Sendikası Genel Başkanı), Yusuf Ziya Kıvanç (Liberal Demokrat Parti eski Gn.Bşk.Yrd.), Zafer Yılmaz (Esnaf-İns.Hak.Savunucusu), Derya Doğan (Endüstri Müh. S.S.P.Üyesi), Zeyneb Erdoğmuş (İlahiyatçı-Sivil-Siyaset Platformu Üyesi), Sümeyye Hatun Tokatlı (Dilbilimci-San Francisco Üniversitesi-Sivil Siyaset Platformu Temsilcisi), Abdullah Doğan (Frankfurt Üniversitesi Tarihci-Türkolog) Teoman Cihan Tiftik (Journalist-Viyana), Güleser Yavuz (Berlin-Kadın Hakları İnsiyatifi), Uğur Yavaşçalar (Düsseldorf Üniversitesi-Öğrenci Derneği Başkanı), Fahrettin Koç (Doç.Dr.Viyana Üniversitesi-Pedegog- Akademisyen), Necmettin Doğan (Doç.Dr-Sosyolog- Akademisyen).

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x