Askerde falakaya yatırılarak dövülen Özen, 28 yıldır yürüyemiyor (Özel)

31 Aralık 2012 Pazartesi 17:25

Vatani görevini yaptığı sırada iki astsubay tarafından falakaya yatırılarak dövülüp hastanelik edilen Manisalı Muhsin Özen (48), ayağı kangren olduğu için 28 yıldır yürüyemiyor. Koltuk değneği olmadan yerinden kalkamayan, akülü araba...

Askerde falakaya yatırılarak dövülen Özen, 28 yıldır yürüyemiyor (Özel)

Vatani görevini yaptığı sırada iki astsubay tarafından falakaya yatırılarak dövülüp hastanelik edilen Manisalı Muhsin Özen (48), ayağı kangren olduğu için 28 yıldır yürüyemiyor. Koltuk değneği olmadan yerinden kalkamayan, akülü araba olmadan hiçbir yere gidemeyen Özen, "Askere sağlam gittim, çürük geldim." diyor. Özen, o dönemlerde Türkiye askerî darbelerle yönetildiğini, bölük komutanının baskısı yüzünden hakkını arayamadığını söylüyor. Tek odalı kiralık bir evde yaşayan Özen’e, "Kaderimiz böyleymiş." diyen 22 yıllık vefakâr eşi Elvan Özen bakıyor.

Evli ve iki çocuk babası Muhsin Özen, Manisa'nın Salihli ilçesinde, aylık 150 lira kira ödediği tek odalı evde eşiyle birlikte yaşıyor. Oğlunu 16 yaşında siroz hastalığından kaybetmiş, kızı ise gelin olup evden ayrılmış. Özen, askerlikte komutanları tarafından falakaya yatırılıp copla ayaklarının altından ve baldırından dövüldüğü için 28 yıldır yürüyemiyor.

Bursa Cezaevi'nde 1984 yılında vatani görevini yaparken sevdiği kızı görebilmek için firar ettiğini anlatan Özen, "Üç günün sonunda geri döndüm ve teslim oldum. Gençliğin verdiği heyecanla böyle bir delilik yaptım. Şimdiki aklım olsaydı yapmazdım. Geri döndüğümde, soyadını hatırlamıyorum, Ömer Başçavuş ağzımdan ve burnumdan kan gelinceye kadar beni dövdü. Bir hafta yemek yiyemedim. Bir hafta sonra yanına gidip, 'Beni neden bu kadar dövdünüz? Askerde dayak yasak değil mi? Dayak atacağınıza cezam neyse çekseydim.' dedim. Bunun üzerine iyice sinirlenen başçavuş, beni kendi arkadaşlarıma tutturdu. Koğuşa götürüp falakaya yatırdılar. Ömer Başçavuş ayaklarımın altına, Metin Astsubay da copla baldırıma vurarak dakikalarca dövdü. Bilincimi kaybetmişim, üç ay GATA'da bitkisel hayat yaşamışım. Hastane yattığımı hiç hatırlamıyorum, daha sonra ağabeyim anlattı." şeklinde konuştu.

Ayakları kangren olduğu için askerliğinin son 10 ayını yatakta geçirdiğini dile getiren Özen, "GATA'dan sonra İzmir ve Bursa'da da askerî hastanelerde yattım. Kan toplayan ayaklarıma müdahale edilmediği için kangren oldu. Bana bu şekilde askerliğimi yaptırdılar. Korkularından, rapor dahi vermediler. Beni daha sonra Bursa Yenişehir'e gönderdiler, askerliğimi orada tamamladım." dedi.

Bölük Komutanı Üsteğmen Ertuğrul Acar'ın bütün bunlardan haberi olduğunu ve olayı gizlediklerini iddia eden Muhsin Özen, "Korkularından bana askerde rapor vermediler. Askerliğim bittikten sonra 'Çalışamaz' raporu verdiler, çünkü yürüyemiyorum, ayaklarımın üzerine basamıyorum. O dönemde dava açmadık. Askerle uğraşmak o dönemde zor olduğu için uğraşamadık, çünkü Türkiye askerî darbeyle yönetiliyordu. Bir avukata danıştık, o da, ‘Aradan zaman geçtiği için bir şey yapamayız.’ dedi. Şimdiki aklım olsaydı firar etmezdim. Beni döven başçavuş ve astsubayı bir daha hiç görmedim. Falakaya yatırıp copla çok dövdükleri için ayaklarımın altı davul gibi şişti. Müdahale edilmediği için kan pıhtılaşmış. Daha sonra da dizimin altında itibaren tamamen kangren oldu. 28 yıldır bu şekilde yaşıyorum. Önceleri çok ağrı vardı. Ağrılarımı azaltmak için kasık bölgelerimden çok defa ameliyat oldum. Ayaklarımın kurtulma şansı olmadığı için ameliyat yapmıyorlar. Kesilme ihtimali de var. Tedavi ihtimali yokmuş. Damar açıcı, kan sulandırıcı ve tansiyon ilaçları kullanıyorum. Askere sağlam gittim, çürük geldim." diye konuştu.

Özürlü maaşı olarak üç ayda bir 700 lira aldığını aktaran Özen, "Eşim hurda topluyor. Onun kazandığı parayla geçinmeye çalışıyoruz. Oğlum sağken çalışıp bize bakıyordu ama o vefat edince durumumuz daha da kötü oldu. Yıllardır bu mağduriyeti yaşıyorum. Bu zamana kadar hakkımızı arayamadık. İnşallah bundan sonra vicdanlı birileri bizim halimizi görür." dedi.

22 yıldır eşine bakan Elvan Özen ise şunları söyledi: “Kaderimizde bu varmış. Yapacağımız bir şey yok. Allah daha beterinden korusun. Kolay değil, çok zorluk çekiyoruz ama yine de şükür. İki sene önce Kemerdamları köyünde çadırda yaşıyorduk. Eşime özürlü maaşı verilmeye başlayınca Salihli'ye gelerek kirada kalmaya başladık. Eşimin ayağı, soğuğu görünce daha kötü oluyordu. Kira da olsa başımızı sokacak bir evimiz var ama sonuçta eşim bir mağduriyet yaşadı. Bu mağduriyetin geç de olsa giderilmesini isteriz."

Yorum Gönder

@name x