ATATÜRK'TEN SANAT ANILARI VE MİMAR SİNAN HAYRANLIĞI!

14 Eylül 2020 Pazartesi 15:09

"Atatürk Mimar Sinan'a hayrandı. Mimar Sinan'ın etnik figürünü tesbit etmek için, Dr. Şevket Aziz Kansu'yu görevlendirdi. Bu tesbite uygun Sinan'ın bir heykelini yapmak üzere de beni görevlendirdi.

ATATÜRK'TEN SANAT ANILARI VE MİMAR SİNAN HAYRANLIĞI!
"Atatürk Mimar Sinan'a hayrandı. Mimar Sinan'ın etnik figürünü tesbit etmek için, Dr. Şevket Aziz Kansu'yu görevlendirdi. Bu tesbite uygun Sinan'ın bir heykelini yapmak üzere de beni görevlendirdi.
Bu amaçla Dr. Şevket Aziz Kansu ile beraber çalışmamızı emretti.
Kayseri'ye Mimar Sinan'ın köyüne gittik. Köydeki hemşerilerinin tamamının fotoğraflarını çekerek bir koleksiyon oluşturduk.
Bir ihtisas komisyonu da Sinan'la ilgili bütün dökümanları toplamaya başladı.
Nihayet Mimar Sinan'ın her yerde gösterilen uzun sakallı Bektaşi bıyıklı resminden uzak, ince zarif yapılı, kısa boylu son derece zarif giyinen bir kimse olduğu tesbit edildi.
Sinan'ın bu tariflere uygun bir kabartma heykelini yapıp Çankaya'ya gönderdim.
Atatürk bu heykeli görür görmez:  "Tamam. Olmuş.." demişler.

Bir başka gün Atatürk'ün arabasıyla Dolmabahçe'den Beyoğlu'na çıkıldı. Atatürk Her tarafı inceleyerek, İstanbul'un doğal ve sanatsal güzelliklerini engelleyen kötü yapılaşmaların yıkılmasını emrediyordu.
Bir anda durdu, sinirle bağırmaya başladı. Süleymaniye Camiinin önüne dikilen Üniversiteye ait bir pavyonu( üniversitenin ek yapılarından) gösterdi.
"Bu binayı sanki Süleymaniye ile mukayese etmek ister gibi buraya dikmişler. Efendim, bu modern mimari henüz deneme safhasındadır. Daha senelerce bu mimari ile iddialı eserler yapılamaz. Bu binayı derhal yıkın. Yapanın da derhal sözleşmesini feshedin.".  Dedi.
Bu yeni yapı Atatürk'ün sağlığında yıkılamamıştı. Seneler sonra yıkıldı.

Atatürk, İstanbul Surlarını da çok severdi.
Birgün Florya'da geziyorduk. Durdu, hepimizi konuşturdu:
" Burada gözünüze batan bir şey varmı" dedi.
Herkes birşey söyledi, ama beklediği bu değildi.

"Dünyanın bu en güzel şehrine, İstanbul'a buradan böyle girilmez. Topkapı'da bir geçit verilmeli. Hem de surların kesiti iyice görülmeli, böylece, beş asır evvel buraya giren Türk'ün azameti gösterilmeli. Günün birinde biri bu hayırlı işi başaracaktır. Surların yanından geçen ve İstanbul'u hem Marmara hem Haliç kıyısından çevreleyen bir yolun güzelliği bu şehri ne kadar güzelleştirir."
Dedi.
Ancak yanındaki birçok kişinin buna aklı ermedi. Atatürk'ün sağlığında bu isteğini yapamadılar."

MÜNİR HAYRİ EGELİ
Yazar, heykeltıraş, sinemacı, Atatürk'ün yakın çevresinden.

KENAN ÖZEK
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x