AYDAN'IN ANNESİ FİDAN GEZGİN’NİN MEKTUBU!!

04 Kasım 2020 Çarşamba 13:28

AYDAN'IN ANNESİ FİDAN GEZGİN’NİN MEKTUBU!!

AYDAN'IN ANNESİ FİDAN GEZGİN'NİN MEKTUBU!!
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adı ile.

Dünyadan yalnızca iyi bir insan olarak
ayrılmayın, yetmez !
Ardınızda
İyi bir dünya bırakmaya bakın!

Annesinin Mektubu Ayda...
Depremin üzerinden 3 koca gün geçmişti.
Kurtarma ekipleri 8. kattan 3. kata kadar beton bloklarını delerek inmiş, bu sabah nihayet sıra ikinci kata gelmişti.
Artık dördüncü güne girilmişti.
Ama Ayda'nın babası hâlâ umudunu kesmemişti.
Çünkü, eşini mucizevi bir güvenle seviyordu.
Ve işte şimdi ondan, Fidan hanımdan, kızının annesinden bir mucize bekliyordu.
Felaket çok büyüktü, üzerlerinde tam 7 kat hasır beton, bol miktarda kolon ve kiriş, yer yer sıva tozu ve şimdi de moloz parçaları vardı.
Ama Ayda'nın babası, duruyor duruyor...
"O mutlaka birşeyler yapmıştır... "
Diyordu.
Zaman zaman aralarında depremi konuştukları olur, Fidan hanım çocuklarına deprem olurken nasıl davranacaklarını hiç bıkmadan tekrar tekrar anlatırdı.
"En güvenli yer, beyaz eşyaların hemen yanı"ydı.
Hatta Ayda zaman zaman buzdolabıyla bulaşık makinasının arasına saklanır, annesiyle "depremcilik" oynardı.
Bazen de sevmediği bir yemekten kaçıp, izini kaybettirdiği olurdu.
Annesi Ayda'yı eliyle koymuş gibi dolapla makinanın arkasında bulurdu.
30 Ekim depremi başladığında Ayda mutfakta annesinin yaptığı köfte-patatesi yiyordu. Birdenbire buzdolabı gürültülü bir şekilde üzerlerine doğru yürümeye başladı.
Deprem oluyordu ..
Sekizinci kat, yedinci kat, altıncı kat... Emrah apartmanı hızla yıkılıyordu.
Her saniyede bir kat, bir alt kata iniyor, ölüm hızla yaklaşıyordu.
Annesi bir yandan dolabı tutuyor, bir eliyle de dizine sarılan Ayda'yı makinanın yanındaki yaşam üçgenine sokmaya çalışıyordu.
Fidan hanım, buzdolabını hiç bırakmadı, Ayda'nı yüzde yüz güvende olduğundan emin olmak istiyordu.
Tavan üzerlerine doğru gelirken son bir adım attı. Ayda'nın önünü kapatmak yaşam üçgenini bedeniyle kuşatmak istiyordu.
Ayda, annesinin sorumluluğundaydı ve ne olursa olsun yaşamalıydı.
Kendisi kurtulmasa bile Ayda'nın insanlığa yazılmış bir "mektup" olarak adrese ulaşmasını istiyordu.
Meleklerin kalemiyle yazılmış o mektupda şunlar yazıyordu:
"Ben Fidan... Ayda'nın annesiyim. Onu dünyaya ben getirdim. Ben büyüttüm, çok sevdim...
Birazdan öleceğim, ama ne olursa olsun Ayda'yı size göndereceğim.
İnsan sevgiyle yaşar.
Lütfen insanları sevin.
Müteahhitler, belediyeler, mimarlar ve mühendisler...
Ne olur siz de işinize biraz olsun anne titizliği gösterin!
Ben Ayda'yı kurtarmak için öldüm...
Katilimi görmedim!
Ve bu mektubu, vicdanınıza havale ettim..
Sakın bir daha Ayda'yı üzmeyin..."
Fidan Gezgin
...
Rahmetle ve minnetle...
Şükrü Alnıaçık
Gece öldüren.
Sabah dirilten.
Kuluna. Tövbe edip.
Kendine yönelmesi için. Zaman veren.
Merhamet eden.
Ey hesapsız Rızk veren.
Yüce Rabbim..
Hamd ancak sanadır...
Sana inanır sana sığınırız.
Bizi yolundan ayırma...
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 2

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Muharrrm kıvrak 3 hafta önce yorumlandı

Mekanın cennet olsun inşaAllah

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Yeşim Güven 4 hafta önce yorumlandı

Ne muhteşem bir yazı.Asiri duygulandım.Fidan hanım sen rahat uyu,güzel Ayda emin ellerde.Fidan hanıma Allahtan rahmet, Dünya tatlısı Ayda ya ömrü boyunca güzellikler diliyorum.

8 Kişi beğendi.