BAYBURT VE GÜMÜŞHANE’DE RUS İŞGALİ YAŞANAN ACI DOLU OLAYLAR!

18 Şubat 2020 Salı 12:50

15 Şubat Gümüşhane ve Bayburtun Rus ve Ermeni işgalinden Kurtuluşu. Osmanlılar döneminde Gümüşhane ve Bayburt iki defa Ruslar tarafından işgal edilmiştir.

BAYBURT VE GÜMÜŞHANE'DE RUS İŞGALİ YAŞANAN ACI DOLU OLAYLAR!
15 Şubat Gümüşhane ve Bayburtun Rus ve Ermeni işgalinden Kurtuluşu.

Osmanlılar döneminde Gümüşhane ve Bayburt iki defa Ruslar tarafından işgal edilmiştir.

Birinci işgal: 8 Temmuz 1829’da Rus orduları Erzurum’u savaşsız teslim almışlar, bir ay sonra da Rus General Burtzof komutasındaki ordu Bayburt’u topa tutmuş, yeşil çinilerle kaplı Bayburt Kalesi tahrip edilmiş ve Bayburt düşmüştür. Bayburt’tan sonra bugün ilçe olan Aydıntepe’ye saldıran Burtzof, kuvvetlerimizle girdiği çarpışmada yaralanmış, yerini Albay Lindenfeld’e bırakmıştır. Lindenfeld yenilerek geri dönmüştür. Aydıntepe’de ovaya sular bağlanarak ova bataklık haline getirilmiş, böylece Ruslara büyük kayıplar verdirilmiş ve Rus ordusu Bayburt’a çekilmiştir. Arkasından Albay Simnovich komutasındaki birlikler Gümüşhane’ye saldırarak şehri işgal etmişlerdir. Bayburt muharebesinde Türk kuvvetlerinin sayısının on iki bin, Rusların ise on sekiz bin olduğu bilinmektedir. Türk ordusuna Osman Paşa komuta etmiştir. Birinci işgal Gümüşhane’de 6, Bayburt’ta 60 gün sürmüştür.

İkinci işgal: 16 Şubat 1916’da Erzurum’un düşmesi üzerine Türk orduları Başkomutan vekili Enver Paşa, III. Ordu Komutanlığı’na Çanakkale’de başarılı muharebeler yapmış olan Vehip Paşa’yı atamıştır. Vehip Paşa’nın komutasında yüz otuz bin asker ve iki yüz top, Rus orduları komutanı General Yudenich’in komutasında iki yüz bin asker, dört yüz top vardı. 18 Haziran 1916’da Vehip Paşa ile 5. Kolordu komutanı Fevzi Paşa ve diğer Türk subaylar Gümüşhane’de toplanarak düşmanın Trabzon kanadına saldırmayı kararlaştırırlar. 25 Haziran 1916’da saldırı başlar. Bu saldırıda önemli sonuçlar alınır. Aynı gün Ruslar Erzincan’ın doğusundaki Yusuf İzzet Paşa birliklerine saldırırlar. Çok şiddetli çarpışmalar olur. Ruslar çok kayıp verir, geri çekilirler. Ancak 32. tümenimize gece baskını düzenlerler. Burada birliklerimize ağır kayıp verdirirler. En çetin çatışma Kop Dağı’nda gerçekleşir. Burada bir Rus bölüğü tümüyle çığ altında kalarak yok olur. Kop Dağı’nı bir aylık bir boğuşmanın ardından aşan Ruslar, Bayburt’un kahramanca direnişi karşısında şaşkına dönerler. Erzurum’u savaşsız alan Yudenich artık karşısında bir Türk ordusu yoktur düşüncesiyle Bayburt’a saldırmış ancak Vehip Paşa Enver Paşa’ya yazdığı bir mektupta dediği gibi Bayburt’u ikinci bir Plevne yapmıştır.

16 Temmuz 1916’da Ruslar Bayburt’a girmiştir. Başkomutan Grandük Nikola haberi Çar’a sevinçle vermiş, Rusya’da şenlikler yapılmıştır. Bayburt’a ilk giren Rus alayı ne hazindir ki Orta Asya Türklerinden oluşan 17. Türkistan alayıdır. Arkasından Sibirya Kazak alayı şehre girmiştir. Türk kuvvetleri şehri boşaltmış, dört ayrı cephe oluşturacak biçimde yeniden konuşlanmıştır. Bunlar Çoruh (Pulur-Gelinpertek hattı), Hart (Köse-Pirahmet hattı), Lazistan (Tekke-Gümüşhane-Torul hattı) ve Sahil Müfrezesi (Kürtün-Vakfıkebir deresi hattı).

Türk ordusunun çekilmesiyle Rusların I. Plaston Alayı hiçbir engelle karşılaşmadan Pirahmet’e kadar ilerler. Pirahmet’te kısa süren ama Rus birliklerine önemli kayıplar verdiren bir direniş gösterilir. 19 Temmuz 1916’da Ruslar Gümüşhane’ye girer. Gümüşhane’nin güney sırtlarında birliklerimizle Rus birlikleri arasında çatışma devam eder. Aynı gün Ruslar, Torul’u da işgal ederler. 22 Temmuz 1916’da da Rusların dördüncü Türkistan ve dördüncü Avcı Alayları Kelkit’e saldırır. Kelkit’te çok kanlı çarpışmalar olur. Akşama doğru Kelkit düşer. Şiran’a doğru ilerleyen Rus birlikleri Çilhoroz geçidi eteklerinde durdurulur. Burada Ruslar ağır kayıp verir. Ardıçlı (Aksipert) köyü önünde 800 askerleri öldürülür. Bu başarıyı 3 Türk subayı gerçekleştirir. Ruslar eski adı Germürü olan Aksöğüt’e küçük bir askeri havaalanı inşa ederler. Buraya getirdikleri 10 uçakla işgal süresince bölgeyi denetlemişlerdir.

İşgalden sonra Şiran’da ve Gümüşhane’nin işgal edilemeyen bölümlerinde konuşlanan birliklerimizin karşısına Rus orduları konuşlanır. İkinci Türkistan kolordusu Kelkit-Torul hattına, beşinci Kafkas kolordusu Torul-Trabzon hattına yerleşir. İşgal bitene kadar ufak tefek çatışmaların dışında iki ordu vaktini birbirini kollamakla geçirir. İşgalden sonra Rus komutan bildiri yayınlayarak Rus yasalarının uygulanacağını, herkese eşit davranılacağını duyurmuş; mal ve can kaygısına düşülmemesini ve herkesin işine gücüne bakmasını istemiştir. Arkasından askerlik çağına gelmiş gençlerin muhtarlarca kendilerine bildirilmesini içeren bir bildiri daha yayınlamıştır. İkinci işgal 19 ay sürdü. 1917 Ekim Devrimi Rusya’da karışıklıklara ve iç savaşa yol açınca 18 Aralık 1917’de Erzincan Mütarekesi yapıldı. Ruslar ordularını geri çekmeyi kabul ettiler. Ancak Ermeniler Rusların boşaltacağı bölgenin Büyük Ermenistan’ın bir parçası olduğunu ileri sürerek bölgeyi işgale kalkıştılar. Bölgeye gönüllü 6000 Ermeni geldi. Yerli Ermeniler de onlara katıldı. Bunun üzerine Başkomutan Enver Paşa, Rus işgalindeki yerlerin ancak ordu gücüyle geri alınabileceğini düşünerek Türk Kafkas Cephesi Komutanı Vehip Paşa’ya gerekli emri vermiş, Paşa da Mütareke’yi geçersiz sayarak emrindeki 3.Kafkas Ordusu’nu harekete geçirmiş, 15 Şubat 1918’de Gümüşhane ve Torul, 17 Şubat’ta Kelkit, 21 Şubat’ta Bayburt düşman işgalinden kurtarılmıştır.

Bayburt ve Gümüşhane işgallerinin en önemli yönü işgal sırasında bölgede azınlık olan Rum ve Ermenilerin halka düşmanca tavırları ve çekilme esnasında ve işgalden sonraki bir haftalık boşlukta Ermenilerin giriştikleri katliamdır. İşgalin bir sonucu da halkın “MUHACİRLİK” dediği göçe neden olmasıdır. Üçüncü bir durum da halkın can, mal ve ırzına yönelik saldırıların meydana gelmesi, halkın yoksulluğa ve sefalete düşmesidir.

18 Aralık 1917’de Erzincan Mütarekesi’nin imzalanması sonucu Rusların bölgeden çekileceğinin Ermeniler tarafından öğrenilmesi, yeni bir tehlike doğurdu: Ermeni ayaklanması. İşgal süresince hazırlık yapan Ermeniler, 1 Şubat 1918 günü harekete geçtiler. Bayburt’un Uğrak köyünde yaşayan çete başı Arşak 484 adamıyla şehirde terör olaylarını başlatır. Trabzon’dan yola çıkan 60 kişilik bir Ermeni kafilesi, Torul çarşısını yakıp yıkar. Gümüşhane’ye doğru hareket ederler. Gümüşhane’de Yeşildereli Civan Osman’i, Rüfeneli Mehmet Bozkır’ı, Kürdaloğlu’ndan Recep ve bir çocuğu şehit ederler. Halk yolun iki kıyısına dikilerek Ermenilerin yoldan çıkmasını engeller, onlar da “Paşa” dedikleri Arşak’la buluşmak üzere Bayburt’ta doğru ilerlerler. Bayburt’ta otorite boşluğundan yararlanan Arşak, şehirdeki Türk erkeklerini toplatarak Sarı Hamdi’nin Taş Mağazalardaki işyerine hapseder. ( Veysel Eroğlu, Ermeni Mezalimi,s.176) Tutukluların ileri gelenleri başları balta ile kesilerek şehit edilir. Bunlar Bayburt Belediye Başkanı Hafız Süleyman Efendi, Polatlılı Ahmet, Akbulutlu İrfani ve Çayırköprülü Piri’dir. Toplam 181 tutuklu odalara giren Ermenilerce kurşunlanıyor. Bir odadan üç kişi şehitlerin naaşları altından sağ çıkabilmiştir. Bir odada ise aslen Dağistanlı olan Mehmet oğlu Abdullah döşeme taşlarını sökerek kapıyı taş duvarla örerek direniş başlatıyor. Bu sırada bir genç Ermeni cephaneliğini havaya uçuruyor. Türk askerinin geldiğini sanan Ermeniler katliamı bırakarak kaçıyorlar. 22 yaşındaki Abdullah’ın direnişi ve çabası, son odadaki 48 Türk’ün hayatını kurtarıyor. Bayburt’ta Ermeniler kadınların ırzına da saldırmışlardır. Taş Mağaza katliamı sırasında 14 kadın çırılçıplak soyularak Çavuşoğlu Oteli’ne götürülmüş, kadınlardan üçü ırzlarını korumak için pencerelerden atlamış, ancak Ermeni kurşunlarıyla şehit edilmişlerdir. Kadınlara yönelik bir saldırı da Bayburt’un Yukarıkırzı köyünde işgalin ikinci günü yine Ermenilerce gerçekleştirilmiştir. Köydeki 18 kız ve kadına saldıran Ermenilerden namuslarını korumak için su kuyularına atlayan ve şehit olan kadınların ölü bedenleri bile Ermeni katillerin kurşunlarından kurtulamamıştır. Su kuyularını kan kuyusuna çeviren Ermenilerin yaptığı mezalim saymakla bitmeyecek kadar çoktur.

İşgalin doğurduğu ikinci sorun göçtür. Gümüşhane ve Bayburt başları dik, alınları açık özgürlüğüne düşkün insanların yaşadığı yörelerdir. Eski Gümüşhane Milletvekili Sabri Özcan San’ın anlattığına göre işgal öncesi göçemeyenlerin bir bölümü dağlara, tepelere çekilmiş, işgalcilere boyun eğmemiştir.( Rusların Gümüşhane İşgali, s.55) Halkın büyük bir bölümü ise iç bölgelere; Amasya, Çorum, Sivas, Yozgat… gibi şehirlere göçmüşlerdir. Geçimini büyük ölçüde topraktan sağlayan bu insanların iki yıla yakın bir süre boyunca düştükleri sıkıntıyı, çektikleri yokluğu ve kıtlığı bugünün şartlarıyla anlamak olanaksızdır. İşin gözden kaçan yanı işgale uğramamış Şiran ve Kürtün ilçelerinin halkının da muhacirliği yaşamasıdır.

İşgal altında kalanların hiç kuşkusuz en önemli sorunu can, mal, namus güvenliğidir. İşgal yıllarını yaşamış olanların anlattıklarına bakılırsa Rusların yönetimleri sırasında halkın can güvenliği iyi korunmuş, ancak Ruslardan güç alan Ermeni ve Rumların can güvenliğini sürekli tehdit altında tuttuğu, Ruslar çekilmeye başlayınca çirkin yüzlerini gösterdikleri görülür. Rusların tutumlarında ulusal karakterlerinin rolü vardır, ancak Rus alaylarının önemli bir bölümünün Türkistan Türklerinden oluştuğunu da göz önünde bulundurmak zorundayız. Bütün bunlara rağmen halkın elinde, evinde ekonomik değeri olan her şeye el konulmuş, özellikle at, katır, öküz, inek, keçi, koyun gibi hayvanlarla bunların yiyecekleri halkın elinden alınmıştır. Aç kalanlara Rusların yiyecek ve iş verdiklerini anlatanlar da var. Çekilme sırasında terk edilen üç ambar gıdanın Gümüşhane’de halka bırakılması bu konuda somut bir örnektir.

KAMİL KOÇ

------------------------------------------------------------------------------------------------------------

KAYNAKLAR
1. San, Sabri Özcan, Rusların Gümüşhane İşgali, MEB y., 1993 Ank.
2. San, Sabri Özcan, Gümüşhane Kültür Araştırmaları, Kül. Bak. Y., 1990 Ank.
3.Kuşakkaya Gazetesi, 1984, sayı: 1608-1614
4.Kara Kuvvetleri Dergisi, 1986, sayı:80
5.Belgelerle Ermeni Sorunu, Gnkur y., s. 110-111
6.Bayburt’un Sesi Dergisi, 21 Şubat 1971,72,73,74
7.Bayburt Postası Gazetesi, 21.02.1983, sayı: 3412; 20.02.1984, s:3477
8.Gümüşhane’nin Sesi Gazetesi, 15.02.1986, s:4
9. Türk Silahlı Kuvvetler Tarihi,3.cilt,5.kısım eki, s 192
Dr. Hüseyin Yeniçeri

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x