DARBELER ve KAZANANLAR

30 Mayıs 2020 Cumartesi 13:32

1945 ile 1985 yılları arasındaki 40 yılda, dünyada yaklaşık 357 darbe girişimi oldu. Bunlardan 183 tanesi iktidar değişikliği ile sonuçlandı.

DARBELER ve KAZANANLAR

1945 ile 1985 yılları arasındaki 40 yılda, dünyada yaklaşık 357 darbe girişimi oldu. Bunlardan 183 tanesi iktidar değişikliği ile sonuçlandı.
Darbe  deyince bize hep orduyu işaret ettiler.  Ama darbeleri her zaman askerler yapmaz.
Büyük çoğunluğu doğrudan siyasetçiler eliyle yapılır.
Darbe, mutlaka silahlı askeri grupların bir anda mevcut iktidara karşı yaptığı anlık eylemden ibaret değildir. Darbelerin çok çeşitli türleri ve çok uzun ekonomik, kültürel aşamaları, sebepleri  vardır.
Onun için darbe ve ihtilal hareketinin bir anlık  fiziki uygulama anını değil, öncesini ve sonrasını düşünmek zorundayız.
Türkiye'mde ve dünyada, bu darbe girişimlerinin  yaklaşık yüzde 95 kadarı, doğrudan ABD 'nin desteği ve kontrolüyle gerçekleşti.
Yani hepsi ABD, İsrail, İngiltere ortak yapımıdır.
Yani, bunların idare ettiği kurumlar olan, CIA, NATO, IMF, basın, sivil toplum kuruluşları ve küresel şirketler aracılığla yapılmıştır.
Ama sevgili dostlar, darbeleri ABD yaptırdı da, iktidarları, hükumetleri kim tayin etti. Siyasetçilerimizi kim belirliyor, kim patileri bunlara teslim ediyor.
Yüzde 100'ü  ABD, İsrail ve İngiltere tarafından belirleniyor, yönetiliyor. 

Darbeler, ihtilaller: emperyalist ülkelerin soyguna ve işgale dayalı faaliyetlerine karşı yapılabilseydi; ülkeye çok faydalı olurdu. 
Ama hiç öyle olamıyor. Buna izin vermiyorlar.

Dünyadaki tüm darbeleri yaptıranlar, aynı zamanda dünyada en çok demokrasi ve insan hakları lafı eden ülkelerdir.
En çok demokrasi satan, bundan ekonomik ve stratejik kalıcı çıkarlar sağlayan ülkelerdir.
Bizim gibi kendini batıya çok yönlü bağlamış ve bağımsızlığını kaybetmiş ülkeler de, hala batıdan demokrasi gelecek diye bekler.
Bizim siyasetçiler darbeleri eleştirirken, hep demokrasi adına sığınıyorlar ya.
Tamamen yalan. 
Türkiye aleyhinde bugüne kadar yapılan tüm büyük kötülükler de, hep demokrasi şemsiyesi altında yapıldı. Hala aynı yol izleniyor.
Oysa, bu ülkede siyaset 1945 lerden itibaren tamamiyle ABD hakimiyetine bağlanmaya başladığı için, ordu ve istihbarat ta,  siyasetçilerimiz eliyle ABD'ye bağlanmıştı. 
Müdaheleler, darbeler bu istikamette yapılmıştır,

Yöneticilerimiz kendi askerini kötülemek yerine, ABD askerinin, İsrail askerinin, Yunan askerinin verdiği zararları anlatabilseydi, onlarla gurur duyardık..
Benim ülkemdeki her siyasetçi bilir ki, demokrat partiyi ve Menderes'i iktidara ABD getirmişti. Ve yine iktidardan düşüren de ABD'dir.

Eğer kızılacak bir yer varsa önce ABD'dir. Sonra Menderes'in ABD emirleri doğrultusunda bu ülkeye yaptığı kötülüklerdir.

Bugün ABD'ye söz söyleyemeyenler, durup durup kendi ordusuna saldırıyorsa,  bunu da demokrasi aldatmacasıyla süslemeye çalışıyorsa, sakın alkışlamayın. Bu düşünce bu ülke için çok zararlıdır. 
Demokrasiyi, ülke aleyhine her türlü kötülüğü yapabilmek için, kılıf olarak, şemsiye olarak kullanıyorlar. 
Çünkü düşmanlar da böyle istiyor.

Ülke zararına çalışan ayrılıkçı örgütlenmeler, hep  bu şemsiye altında büyütüldü.
Ülkeyi rejimiyle, tarihiyle, milli kimliğiyle tümden yok etmek için, ABD, İsrail ve İngiliz istihbaratlarınca kurulan tüm dinci örgütlenmeler, bu sahte şemsiye altında büyütülüp, her biri ayrı ayrı iktidar olabilecek güce ulaştırıldı.

Fethullah ve saz arkadaşları, Türk ordusuna karşı yıllarca darbe yapıp,  en değerli komutanlarını terörist diye hapse atarken, gerçek ayrılıkçı teröristleri kahramanlaştırırken,  bu aldatmacayı kullandı.
Daha çok demokrasi, ileri demokrasi gelecek, 
geliyor.
geldi,

İleri demokrasi geldi.

Artık üniversitelerimizde bilim ögretilmiyor. 
Türk tarihi öğretilmiyor.
Milli tarihimiz Arap tarihiyle sınırlı tutuluyor. 
Milli mücadele öğretilmiyor.
Kurtuluş savaşı öğretilmiyor.
Milli kalkınma öğretilmiyor.

Sadece:
Kristof Kolomb Amerikayı keşfetti, batı onun için kalkındı.
Rönesans yaptı onun için kalkındı.
Reform yaptı kalkındı.
Demokrasiye geçti kalkındı.

Yani sanki adamların her şeyi helal ve haklı.
Onlar ne derse onu yapalım.
Peki bu kadar demokrasi düşmanlığını kim yaptı. .
Bu kadar küresel soygunları, işgalleri, soykırımları, organize katliamları, savaşları  kim yaptı, yaptırdı? 
Afrika kıtasını kim bu hale getirdi? .
Asya kıtasını, Güney ve Orta Amerika'yı kim bu hale soktu.? 
Nerede bu kıtaların, bu toprakların gerçek sahipleri.?
Orta Doğuda 22 ülkeyi kim kan gölüne çevirdi.? 

Hepsinin tek kaynağı var.
500 yıldır dünyayı soyarak, katlederek sınırsız zenginleşmiş tefeci-bankacı-petrolcu sınıf ve bu sınıfın yönettiği gelişmiş Batı ülkeleri. 
Bu sınıf, ABD'yi de, Avrupa birliğini de yönetiyor.

Ülkemizi bunlardan korumayı bırakıp,
60 yıldır: -Menderes'i asker astı, Türk askeri darbe yaptı, demokrasiyi yıktı, vay Türk ordusu ne kötü- deyip durmak, ABD'yi ve İsrail'i sevindirmekten başka işe yaramaz. 
OYSA;
Atatürk'ten sonra, aşama aşama ABD'ye, İsrail'e ve İngiliz istihbaratına bağlı siyasetçiler eliyle;
Türk ektonomisine darbeler yapıldı.
Türk Ordusuna darbeler yapıldı. 
Türk milli istihbatarıtına darbeler yapıldı. 
Türk kültürüne aralıksız darbeler yapıldı, 
Türk tarihine, Türk kimliğine, Türk diline darbeler yapıldı. 
Türk milli eğitimine darbeler yapıldı. 
Toplumun Dinine, inancına, değerlerine, umutlarına aralıksız darbeler yapıldı.
Türk gençliğine darbeler yapıldı. 
Türk milletinin geleceğine darbeler yapıldı. Yapılmaya devam ediyor. 
Ama! 
Dikkat edin, siyasetçiler sadece kendi saltanatlarına karşı yapılan darbeleri kınıyorlar, Türk milletine karşı yapılan darbeleri değil..

 Ey milletim!  bu oyunları alkışlamayın artık.

KENAN ÖZEK
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x