Dini camide, okulda, hayatta doğru anlamak ve anlatmak için okunacak işte kaynak kitap

22 Aralık 2021 Çarşamba 12:58

Osman Karataş hoca, beyin fırtınası yapan, ezberleri bozan yeni bir kitap hazırlamış. ‘Kaynaklarına göre İslam Çatışması Tasavvuf’ kitabının bir solukta okunabilecek bir kitap olduğunu ifade etmeliyim. Türkiye’de din adına öne çıkmış, eteğine tutunulmuş, el alınmış, medet beklenilmiş, kurtuluş olarak görülmüş, toplumun birçok kesimi tarafından tanınan meşhur hatta medyatik olmuş, tarikat ve cemaat liderlerinin hurafe, sapıklık, bi’dat ve iftiralarından oluşan nasıl bir inanç, itikat ortaya koyduklarını ve kendilerine tabi olanları nasıl bir ateşe sürüklediklerini göreceksiniz bu kitapta...

Dini camide, okulda, hayatta doğru anlamak ve anlatmak için okunacak işte kaynak kitap

 Aziz okuyucularım. Sizler, şu fikirlere bir Müslüman olarak ne diyorsunuz? Dikkatlice okuyun ve birazcık cümlelerin üzerinde düşünün:

“Benim sancağım Muhammed’inkinden büyüktür.”, “Dostum ve üstadım, İblis ve Firavundur.”, “İblisten/Şeytandan tevhid dersi almayan zındıktır.”, “Üstatlara itaatsizlik yapmanın tevbesi yoktur.”, “Lâilahe illallah” avamın/halkın, cahillerin tevhididir.”, “Bâyezid Bistâmî’yi bir defa görmen, Allah’ı yetmiş defa görmenden daha hayırlıdır.”, “Âlemin ruhu ve yöneticisi de O’dur. O büyük insandır.”, “Müslümanlar putun ne olduğunu bilseydi dinin putperestlikten ibaret olduğunu anlarlardı.”, “Ey oğul! Velîler de Cenâb-ı Hakkın çocuklarıdır.”, “Mesnevî, âlemlerin Rabbinden inmedir. Bâtıl ne önünden gelebilir ne de ardından… Tanrı onu korur, gözetir.”, “Cehennem azabı kırmızı şarap gibidir, ona iştah verir.”, “Bütün dünya bana tırnağımın üstü gibidir.”, “Elli dört farzdan biridir rabıta, ehl-i aşkın rehberidir rabıta.”, “Bir kimseye “öl” demiş olsa, o saat ölüverir. Bir ölüye de “iznimle kalk” demiş olsa, o saat diriliverir.” , “Cehennem ehli, uyuz olmuş kişinin kaşınırken rahatlaması gibi cehennemden zevk alırlar.”, “Sâlik, (Tasavvuf yolcusu, tasavvufa bağlanan) kâfir olmadıkça Müslüman olamaz, kardeşinin başını kesmedikçe Müslüman olamaz, annesiyle evlenmedikçe Müslüman olamaz.” , “Ben Allah’a aşığım, o da bana âşıktır.”, “Risale-i Nûr, kendisine hizmet edenleri, başta talebelerini mutlaka cennete götürecektir.” , “Mürit şeyhinin terbiyesinde, gassalın elindeki ölü gibi olmalıdır.”, “Allah beni bu asra Mehdî ve Resûl olarak gönderdi. Levh-i Mahfûzda kayıtlı olan 21 sûre Hz. Peygamber’e bildirilmedi. Bu asırda bana inzal oldu.”, “Doğu ile batının barıştığını göreyim, vücudum cehennemde yansın.” vesaire, vesaire…




Değerli okuyucularım! Yukarıdaki cümleler Osman Karataş hocanın yeni çıkardığı ‘Kaynaklarına göre İslam Çatışması Tasavvuf’ kitabının tanıtım bülteninden.



Birbirinden güzel onlarca esere imza atan çok değerli yazarımız Osman Karataş hoca, beyin fırtınası yapan, ezberleri bozan yeni bir kitap hazırlamış. Hazırladığı bu kitapta bizzat kendi kaynaklarından iktibas ettiği, Türkiye’de din adına öne çıkmış, eteğine tutunulmuş, el alınmış, medet beklenilmiş, kurtuluş olarak görülmüş, toplumun birçok kesimi tarafından tanınan meşhur hatta medyatik olmuş, tarikat ve cemaat liderlerinin hurafe, sapıklık, bi’dat ve iftiralarından oluşan nasıl bir inanç, itikat ortaya koyduklarını ve kendilerine tabi olanları nasıl bir ateşe sürüklediklerini deşifre ediyor.



Erzurum Yüksek İslâm Enstitüsü mezunu olan Osman Karataş hoca, 1975-80 yılları arasında Gümüşhanemizde meslek dersleri öğretmeni ve idareci olarak da görev yapmıştır.

*

Bir solukta okunabilecek bir kitap olduğunu belirterek başlamak istiyorum okuma fırsatı bulduğum bu kitabın yorumuna.

Peygamberimiz (s.a.v) sonrası özellikle Emevi, Abbasi dönemi ile başlayan İslami vahiy ve Efendimizin (s.a.v) peygamberlik çizgisinden uzaklaştırmanın ‘uydurulan dinin’, ‘indirilen din’le mukayesesini yapan meşhur tarikat-cemaat şeyhlerinin kendi beyanlarından haklarında yazılan eserlerle ilgili eserleri kaynak göstererek o söz ve davranışlar karşısında ilgili ayetin sahih hadislerin ne dediğini gayet açık mukayese etme imkanı bulacağımız ibret ve şaşkınlık verici misal ve yorumlarla dolu.

Gerçekten okuyunca hop oturup hop kalkacağımız, hafzamızın almayacağı, gözlerimize inanamayacağımız, tekrar tekrar okuyacağımız dehşet analizler var. Asırlardır İslam dünyasını meşgul eden tarikat ve cemaat şeyh ve liderlerinin gerçek dünyasını, yüzlerini tanıma fırsatı bulup bütün bunları niçin zamanında öğrenemedik ve facialar yaşadık diye hüzünleneceksiniz.

Yeni trajedi, facia ve akidemizi, imanımızı tehlikeye atmamak için mutlaka okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.

İslam’ı, hurafe, bi’dat ve iftiralardan değil; Kur’an, tefsir, sahih hadis kaynaklarından doğru öğrenmek için din simsarlarının maskesi inmeli. İnsanlık daha fazla bu kafa yapısı ile zaman öldürmemelidir.

Kimi kendini Allah, kimi peygamber, kimi kitaplarını Kur’an’a alternatif göstermiş. Kendi etrafına toplananlara cennet garantisi veren, hac yerine kendisi etrafında dönmenin hac yerine geçeceğini beyan edenler bile var. Bir de bunları kitaplarında yazarak din dışı, ahlak dışı pozisyonlarını meşrulaştırma adına asırlarca okuma yazma oranı dip yapmış binlerce insanı kandırmış, aldatmış ve meşgul etmişler.

İmamların maaşını milletin devleti ödüyor. Ayetlerin hadislerin anlamını çarpıtan, Allah’a ve Peygamber Efendimiz (s.a.v)’e iftira atan, hezeyan saptırma inkar ile dolu bu kişiliklere karşı müslümanı doğru bilgilendirme görevi öncelikle imamlara aittir.

Okullarda bu FETÖ vb. yapıların ağına evlatlarımızın düşmemesi için bu yapıların ve figürlerinin doğru tanıtılması şarttır.

Atatürk tekke ve zaviyeleri, tarikat ve cemaatleri kapatarak cami cemaatini asıl cemaat ve Diyanet’i kurarak dini doğru öğrenmeyi hedeflemiştir.

İslam dünyası ve Türk milleti olarak içine düştüğümüz kaos, kargaşa ve dini cehaleti ancak yine İslam’ın ilk emri olan ‘Oku’ emri ile ortadan kaldırabiliriz.

Nakli bi’dat ve hurafelere boğduran yalan-yanlış çarpıtmaları İslam diye telkin eden, Kur’an’la, gerçek hadislerle çelişen, iftira, fitne, uydurma hezeyanları din diye insanlara asırlarca yutturup susturdular.

Bu zifiri karanlıktan gerçek vahiy ve sünnet çizgisi, akıl ve bilim zihniyeti ile kurtulabiliriz.

Zira Kur’an’ı, rahmani hakikatler, ilimle, evren Kur’an’ına varır. Allah’ın büyüklüğünü insanın kurtuluşunu o saf temiz duru çizgide olduğu gerçeği ile ancak yüzleşebiliriz. Buradan şunu rica ediyorum. Bu kitabı okuma zahmetine katlanacak her dostumun yorumlarını bu paylaşımın altına yapmalarını bekliyorum.

Bu emek, çaba, özveri sonucu ortaya çıkan bu kitap için Osman Karataş’a teşekkür, takdir duygularımızı iletmeyi bir borç biliriz.

Bu bakışa o kadar ihtiyaç var ki bu araştırmaların sayısının artması dileğiyle kitabı okuyan herkesin bana okumasına vesile olduğum için teşekkür edeceğinden eminim. Selam, saygı ve muhabbetlerimle…

Sabri ŞENEL / 22.12.2021 – Ümraniye/İSTANBUL



Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 2

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

DAYICIĞIM 1 ay önce yorumlandı

yüreğine sağlık dayıcığım bu duygu ve düşüncelerle ayrıca veciz bir güne denk gelen bu yazınız ile vatan ve mukaddesat uğruna vermiş olduğun mücadeleyi baş tacı eder, daha nice yorumlarının gelecek nesillerimize ışık tutarak bu aziz vatan toprakları üzerinde ilelebet payidar kalmasını yüce rabbi̇m den niyaz ederim

3 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Haydar TANRIVERDİ 1 ay önce yorumlandı

kaleminize sağlık sabri bey. öyle özel bir nokta ki bu konu, tüm din tacirlerinin tekerine çomak sokuyor. dindarım demeye utanmaya başlamış bir gençlik yetişiyor bunların yüzünden. neye inandığını bilmeyenler de cabası. kitabı sipariş ediyorum. özenle okuyup umuyorum, buradan paylaşacağım.

5 Kişi beğendi.