Doç. Dr. Bozkurt: Vernal konjonktivit alerjisi çocuklarda görmeyi azaltabilir

25 Nisan 2013 Perşembe 11:08

Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Banu Bozkurt, erkek çocuklarda ve gençlerde rastlanan, "vernal konjoktivit" olarak adlandırılan göz alerjisinin görmede ciddi azalmalara...

Doç. Dr. Bozkurt: Vernal konjonktivit alerjisi çocuklarda görmeyi azaltabilir

Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Banu Bozkurt, erkek çocuklarda ve gençlerde rastlanan, "vernal konjoktivit" olarak adlandırılan göz alerjisinin görmede ciddi azalmalara sebep olabileceğine dikkat çekti. Bozkurt, ilkbaharla birlikte gözde alerjik hastalıkların artış gösterdiğini belirterek, bunların özellikle gelişmiş ülkelerde en sık görülen kronik hastalıklar olduğunu söyledi. Sanayileşmeyle beraber son yıllarda görülme sıklığının bütün yaş gruplarında yüksek oranda arttığına değindi.

Erkek çocuklarda ve gençlerde daha nadir görülen vernal konjonktivitin, son derece şiddetli seyreden bir göz alerjisi olduğunu anlatan Doç. Dr. Bozkurt, genellikle ilkbahar aylarında başlayarak yaz sonuna kadar devam ettiğini söyledi. Gözün saydam tabakasında ülser, incelme ve düzensizleşme gelişebildiğini ve hastanın görmesini ciddi olarak azaltabildiğini ifade etti. Vernal konjonktivitin genellikle 5-10 yıl kadar sürdüğünü, adolesan döneminin sonlanmasıyla hafiflediğini ifade etti. Bozkurt, “Bu hastaların yarısında eşlik eden astım, egzama ve alerjik rinit gibi hastalıklar mevcuttur. Klinik bulguları çok daha ağır olan bu çocukların, mutlaka bir göz hekimi tarafından düzenli olarak takip edilmesi gerekmektedir.” dedi.

Gözde alerjik hastalıkların kaşıntı, kızarıklık, sulanma, ışık hassasiyeti ve kapak şişliğiyle karakterize olduğunu ve toplumda görülme sıklığının yüzde 15 ile 30 arasında değiştiğini söyleyen Banu Bozkurt, “Bahar aylarında görülen mevsimsel alerjik göz hastalıklarında sıklıkla çiçek, ağaç ve çim polenleri sorumlu tutulurken yıl boyu süren durumlarda ev tozu akarı, küf mantarları ve hayvan tüylerine karşı reaksiyon mevcuttur. Hastaların yarısında burun kaşıntısı, burun tıkanıklığı ve hapşırma gibi şikayetler görülebilmektedir.” şeklinde konuştu.

KONTAKT LENSLERE VE MAKYAJ MALZEMELERİNE DİKKAT

Özellikle kontakt lens kullanan hastalarda, lense ve solüsyonlarına karşı alerjik reaksiyon gelişebileceğine değinen Doç. Dr. Bozkurt, “Bu hastalarda kontakt lens kullanımı esnasında kaşınma, batma, kızarıklık, lensi hissetme ve bulanık görme gibi şikayetler mevcuttur. Tedavisinde lens materyalini, solüsyonunu ve kullanım şemasını değiştirmek, hattâ bazı hastalarda bir süre kesmek de gerekebilmektedir. Temas göz alerjilerinde, özellikle uzun süreli kullanılan göz ilaçlarının içindeki koruyucu maddelere veya makyaj malzemelerine karşı gelişen bir reaksiyon mevcuttur. Bu durumda ilacın kesilmesi ve makyaj malzemelerinin değiştirilmesi gerekebilir.” dedi.

BİLİNÇSİZ İLAÇ KULLANILMAMALI

Alerjik göz hastalıklarının tedavisinde sorumlu alerjenden uzak durmanın son derece önemli olduğuna değinen Bozkurt, “Gözdeki şikayetlerin rahatlatılması açısından soğuk uygulama, suni gözyaşı ilaçları veya damla şeklinde verilen alerji ilaçları faydalı olabilir. Eğer eşlik eden sistemik bir alerji varsa ağızdan ilaç da verilebilmektedir. Alerjik göz hastalığında bazen kortizonlu göz damlaları, yüksek dozda ve uzun süreli olarak bilinçsiz şekilde kullanılmaktadır. Katarakt, göz tansiyonu ve göz enfeksiyonları gibi yan etkiler bakımından hastalar mutlaka bilgilendirilmeli ve bilinçsiz ilaç kullanımı önlenmelidir. Son yıllarda alerjenlere karşı yapılan aşı tedavilerinin de son derece etkili olduğu gösterilmiştir.” diye konuştu.

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x