DOĞU TÜRKİSTAN, ÇİN VE RUSYA ARASINA SIKIŞTIRILMIŞ VAHŞET!

21 Mayıs 2019 Salı 17:03

Kendilerini milliyetçi tarif edenlerin çeyrek iktidarını sağlama almak için Doğu Türkistan’da zulmü yapanlara devlet nişanları taktim ettikleri için bu halde. (2000 yılında Jiang Zemine Devlet Liyakat Nişanı verilmişti) Doğu Türkistan davasını güdüyoruz adı altında kurulan teşekküllerin (Türkiye’deki) içinin boşaltılıp basit bir köy derneği gibi kontrol altında tutulduğu için böyle.

DOĞU TÜRKİSTAN, ÇİN VE RUSYA ARASINA SIKIŞTIRILMIŞ VAHŞET!
Doğu Türkistan; mâkus kaderinden asırlardır kurtulamamış, sesini kimseye duyuramamış, en temel insani istekleri bile yok sayılmış, üstüne üstlük bu gün de “deli, suçlu, geri zekalı” gibi muameleye tabi tutulmaya çalışıldığı resmi beyanlar ile ayyuka çıktığı halde Çin’in uygulamaları Rusya’nın tarihsel baskı ve desteği ile ikinci Endülüs olmak üzere olan ata yurt.

Doğu Türkistan Türklerin en eski yerleşim alanlarıdır. Hunlar, Tabgaçlar, Göktürkler, Karahanlılar, Çeşitli hanlıklar, kurmuşlardır. 1750’de Çin işgali başlamış 1862 yılına kadar sürmüştür. Kurulan yeni devlete Sultan Abdülaziz yardım etmiştir. Ancak uzun bir istikrasız dönem başlamıştır. Hem Rusların hem de Çinlilerin karşılıklı çıkarları ile yüzünden bölge bir türlü huzura kavuşamamıştır. Bu durum maalesef günümüzde de devam etmektedir.

Coğrafi olarak Türkistan’ın Doğusunda Doğu Türkistan, Türkistan’ın Batısında Türkiye var. Böyle muazzam bir coğrafyada bizim doğumuzda kalan Doğu Türkistan coğrafyası ve tarihi bize neler söyler diye kısaca baksak ne görürüz.

          Çin seddi ile durdurulmaya çalışılan Türk dünyası görülür. ( Şimdi bu seddin öcünü ve hıncını mı alıyorlar diye sormadan geçemiyoruz. )

          İlk Müslüman Türk devleti Karahanlıları görürüz. Bölgeyi ilim ve medeniyet ile donatan Saltuk Buğra Hanı görürüz.

          Kaşgar şehrinde 1070 tamamladığı Kutatgu Bilig ile Yusuf Has Hacib’i ve Müslüman-Türk devlet geleneğini, nasihatlarını görürüz.

          Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ı Lugati’t-Türk’ünü görürüz. Ki Türkçeyi tanıyalım, lehçelerini tanıyalım, Türkçe grameri tanıyalım, Türkçe yer adlarını görelim.

          Edip Ahmed Yükneki’nin Atabetü’l-hakayık’ını görürüz. Atabetül-hakayıkın ışığından İbn-i Sinaların, Farabiler doğduğunu görürüz.

          Ulubeğleri, Alişir Nevaileri görürüz. Ancak Türkistan denildiğinde Hoca Ahmed Yesevi'yi görürüz. Yesi’den doğan ışığın Anadolu kapılarını açtığını görürüz. Silsile-i Nakşiyye ulularını, Silsile-i kadiriye ulularını görürüz.

          Dünya ticaretine yön vermiş olan İpek yolunu görürüz. Bu gün bu yoldan gidebilecek var mı diye soramayız bile.

          En kadiminden en yenisine Türk destanlarını görürüz. Çağatayca diye bir dil görürüz.

          Daha nicelerini görürüz. Ah çekeriz. O kadar.

Peki Doğu Türkistan neden böyle

          Tabii coğrafyası Çin ve Rus kıskacı altında olmasından dolayı bu halde

          Çin’in ekonomik ve siyasi gücünden diğer devletlerin korktukları için bu halde

          Meseleyi dünya kamuoyuna getirmesi beklenilen kişi ve devlet yöneticilerinin kendi çıkar, heva u heveslerine tabi yaşamaya devam ettikleri için bu halde,

          Kendilerini milliyetçi tarif edenlerin çeyrek iktidarını sağlama almak için Doğu Türkistan’da zulmü yapanlara devlet nişanları taktim ettikleri için bu halde. (2000 yılında Jiang Zemine Devlet Liyakat Nişanı verilmişti)

          Doğu Türkistan davasını güdüyoruz adı altında kurulan teşekküllerin (Türkiye’deki) içinin boşaltılıp basit bir köy derneği gibi kontrol altında tutulduğu için böyle.

          Coğrafyasında barındırdığı inanılmaz çok miktarda ve çeşitlilikteki değerli madenler yüzünden bu halde.

          Çinlilerin de Rusların da tarihi kinleri bitmediği için Türk oldukları için bu halde.

          Müslüman oldukları için bu halde (Siz onların dinine tabi olmadığınız müddetçe… ayet-i kerimesi)

Doğu Türkistan’da ne oluyor?

          Doğu Türkistan’da İnsan hakları ihlalleri oluyor. Dün de olmuştu. Yarın olmasın…

          Doğu Türkistan’da Müslüman Türkler, dinleri ve milliyetleri yüzünden katlediliyor, dinlerinden uzaklaştırılmaya zorlanıyor, camileri kapatılıyor, yıkılıyor, insanların isimleri değiştiriliyor, nesilleri kesilmeye çalışılıyor, kadınlarının ırz ve namusları yok ediliyor, malları ellerinden alınıyor, çocukları ellerinden alınıyor. Zulum ve işkenceler bitmiyor. Her yıl ramazan-ı şerif ayında Müslümanların dini hassasiyeti artınca Çin’in zulmü de artıyor.

          Müslüman ve Türk devletinde Çin oyunları sergileniyor. Hiçbir devlet yetkilisi de kınama ihtiyacı bile duymuyor.

          2018 yılında 2.91 milyar dolar ihracat, 20,71 milyar dolar ithalat (TUİK Raporu)  yapılan ülkedeki Çin malı ve çin malı gibi bozuk ve yapmacık ruhu dolaşıyor.

          Çin’in ideolojik yapısından dolayı hala bir kısım insanların orada ideal bir kominizm yaşandığına inandığı için haberlerin asılsız olduğu iddia ediyorlar.   

          Dünya devletleri ve güçler üç maymunu oynuyorlar.

Doğu Türkistan için ne yapalım?

Ne yapalım konusunda meseleyi sahiplenmek isteyen herkes bir çözüm bulabilir. Makul ve mantıklı çözümler olacağından eminim.

Hiç değilse orada bir Müslümanın oruç tutamadığını,  namaz kılamadığını, çocuğunun kulağına düşünüp dua edelim.

(Karacaahmet ziyaretinde gördüğüm bir Doğu Türkistanlı genç, -Türkistan için ne yapayım dediğimde böyle demişti.)

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x