GÜMÜŞHANE MASALI!

28 Temmuz 2020 Salı 14:51

Bir masalımız var. Bir varmış bir yokmuş. Zaman zaman iken, kalbur dolu saman iken, anam eşikte iken, babam beşikte iken, deve tellal iken, horoz berber iken, ben yüz on beş yaşında bir delikanlı idim. Annemin, babamın beşiğini tongur mongur salladığımı bilirim.

GÜMÜŞHANE MASALI!
Bir masalımız var. Bir varmış bir yokmuş. Zaman zaman iken, kalbur dolu saman iken, anam eşikte iken, babam beşikte iken, deve tellal iken, horoz berber iken, ben yüz on beş yaşında bir delikanlı idim. Annemin, babamın beşiğini tongur mongur salladığımı bilirim. Pire gelir katur kutur, ben de sandım nallı katır, ev sahibi baltayı getir, bu pireyi buralardan kaçıralım. Tuttum pirenin birisini, kestim ölüsünü dirisini, altmış ayak derisini, çadır kurup yatmadın mı? Pireye vurdum palanı, yedi yerden çektim kolanı, ey ahali uydurmadım mı ben bu yalanı! Pireyi tutup devirmeli, etini, yağını kavurmalı, bu kadar yalan yeter biraz da hakikate çevirmeli toptur silahların başı, titretir dağı taşı, gülle çıkar arzumana, tüfek dedi ben hezerim, daim omuzda gezerim, ağır ordular bozarım, birim yeter bin düşmana. Tabanca da der ben nazlarım, koltuk altında gizlerim, değdiğim yeri tuzlarım, pek kıyarım şirin cana. Bıçak da der ben bıçağım, tüm silahlardan alçağım, koltuk yarmaya koçağım, eğer gelirsem yan yana. Degenek de der iş bitiririm, yolsuzu yola getiririm, gelmeyeni bir vurmada yatırırım, eğer geçersem bir zalimin eline.
Evet efendim, bu açılıştan sonra sıra geldi masalımıza. Masalın kahramanları; Tembel Ali ile Peri Kızı. Efendim isterseniz önce masaldaki kahraman yani Tembel Ali’nin hayatından bir kaç örnek vererek masalımızı bir şiir halinde anlatmaya çalışalım. Ne dersiniz, tamam mı? Öyle ise başlıyoruz.

Zamanın birinde, bir dağ köyünde bir adam yaşarmış. Ismi Hasan Dayı. Hasan Dayı, geçimini dağdan odun kesip şehirde satarak sağlarmış. Oldukça doğru kalpli, çalışkan ve de çok misafirperver birisiymiş. Bu yüzden de köylüler onu Hasan Baba lakabıyla çağırırlarmış. Gel zaman git zaman, Hasan Baba’nın bir oğlu olmuş. Hasan Baba kadar köylüler de bu duruma çok sevinmişler. Ve komşular toplu halde göz aydına gitmişler. Hasan Baba oğlu olduğu için Allah’a şükür edip akike kurbanı olarak iki koyun kesip köylülere takdim etmiş. Hasan Baba oğluna, Hz. Ali gibi cesur, azimli ve gayretli, onun gibi bir kahraman ve onun gibi salih bir evlat olması dileğiyle Ali adını verdi. Zaman ilerledikçe Ali de büyüyüp serpiliyordu. Ama gel gör ki, çocuk büyüdükçe onda bir gariplikler meydana gelmeye başlamıştı. Çoğu zaman

PERİ KIZI İLE TEMBEL ALİ'NİN MASALI

Sevgili çocuklar, sizler için yazmış olduğum bir masalı sizlere sunuyorum. Yalnız şunu da sizlerden özellikle rica ediyorum.
Sakın ha masaldaki Ali'ye benzemeyin. Çünkü; müslüman Türk çocuğu tembel değil, aksine çok cesur ve vefakar olmalıdır ki Allah (c.c) hem dünyada hem de ahiret hayatında mükafat versin. Devlet kuşu da herkesin başına konmayabilir.   Sevgilerimle, selamlar Allah (c.c)'a emanet olun.

MASAL
 
Vaktiyle bir tembel varmış,
Çok tembelmiş, çalışmazmış,
Saçları yana atarmış,
Durmadan hayal kurarmış.

Şu şuraya, bu buraya,
İhtiyacım yok paraya,
Şöyle olsa böyle olsa,
Bütün dünya beni olsa.

Derken birgün yaz mevsimi,
Yatmış ağaç gölgesine,
Çok acayip bir iş olmuş,
Rastlanmamış böylesine.

Ölümü göze almış,
Türlü hayallere dalmış,
Hayal ederken uyumuş,
Gördüğü rüya buymuş.

Çıkıp gelmiş peri kızı,
Yanında varmış bir kuzu,
Kuzuyu atmış hanına,
Gelmiş tembelin yanına.

Adını nerden bilirmiş,
Uzak yollardan gelirmiş,
Seslenmiş Ali kalk diye,
Ali demiş kimsin, niye.

Peri demiş ben periyim,
Peri kızının biriyim,
Rüyamda gördüm ben seni,
Hayal edersin sen beni.

Ben de koşup geldim sana,
Aşık oldum inan bana,
Tembel demiş, ben çalışmam,
Aç kalırsın hiç karışmam.

Ben kendimi düşünürüm,
Külden ekmek pişiririm,
Lambam bile yok yakmaya,
Aldanma böyle ahmağa.

Peri dinlemiş bunları,
Ona söylemiş şunları,
Dinle beni tut sözümü,
Bin sırtıma yum gözünü.

Binmiş perinin sırtına,
Orada kopmuş bir fırtına,
Peri havalanıp uçmuş,
Ali gözlerini açmış.

Bakmış gelmişler bir yere,
Ali demiş, bura nere,
Düğün dernek kuruluyor,
Davul zurna vuruluyor.

Peri demiş, gördü gözün,
Düğünümüzdür bu bizim,
Ali demiş, başta duran,
Zannederim büyük sultan.

Peri demiş babam benim,
Kaynatan olcak senin,
Ali demiş sert bakışlı,
Dinamik hem yakışıklı.

Peri demiş tut dilini,
Gidip öpelim elini,
Tembel ısırmış dilini,
Gidip öpmüşler elini.

Padişah öpmüş onları,
Çok iyi olmuş sonları,
İsmail yazdı masalı,
Sizler olmayın tasalı.

Tembel zenginleşip gitti,
Masal da burada bitti.

İSMAİL TAŞCI
09.07.1957
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x