HALISINI SATAN TARİKAT EHLİ VE ATATÜRKÜN ASİL DAVRANIŞI!

29 Eylül 2019 Pazar 18:54

HALISINI SATAN TARİKAT EHLİ VE ATATÜRKÜN ASİL DAVRANIŞI!

HALISINI SATAN TARİKAT EHLİ VE ATATÜRKÜN ASİL DAVRANIŞI!

 “ATATÜRK'ÜN YAVERİ MUZAFFER KILIÇ ANLATIYOR;

Bir gün Atatürk'le beraber Abidinpaşa'dan gelip Samanpazarı yoluyla Ulus'a geçiyorduk.
O zamanlar Samanpazarı'nda bulunan üç beş dükkandan birisi Ali Efendi isimli kitapçıya aitti. Kitapçı dükkanının kepenklerinde, nefis bir halı asılmış duruyordu. Harp yıllarının sonu olduğundan hiçbir yerde, hele Ankara'da böyle
güzel bir şey görmek pek şaşırtıcı olduğu için bu halı Atatürk'ün de dikkatini çekti. Hemen arabayı durdurup indik.
Beraberce dükkana yürüdük. Kitapçı, Ata'yı görünce, buyurun Paşam diyerek heyecanla bir emri olup olmadığını sordu. Paşa da bu halıyı çok güzel bulduklarını ifade ettiler. Kitapçı;
- "*Paşam, bu halı bir müşterimin. Paraya ihtiyacı olmuş, satılması için bana bıraktılar. Benimle bir ilgisi yok*" dedi.
Atatürk, böyle güzel bir halının çok kıymetli olduğunu, bunu halı sahibinin nereden almış olabileceğini öğrenmek istediler. Kitapçı ezile büzüle;
- "*Paşam, emanet koyan isminin söylenmemesini özellikle rica ettiler, müsaade ederseniz ismini söylemeyeyim*" dedi.
Bu sefer Atatürk daha çok merak edip;
- "*Çocuk, belki halıyı almak isteyeceğiz. Kimin ve kaça olduğunu öğrenmek isteriz*" dediler.
Kitapçı;
- "*Paşam 40 lira istemişlerdi " *deyip yine halı sahibinin ismini vermedi.
Atatürk halı sahibini iyice merak edip ısrar edince de, kitapçı istemeyerek ve sıkılarak;
- "*Abdülhalim Çelebi Hazretlerinin Paşam* " dedi.
Abdülhalim Efendi, Mevlana sülalesinden gelmiş, Konya milletvekili olarak Mecliste görev yapıyordu. Kapısı herkese daima açık, cömert, gayet güzel konuşan, Mevlevi kalpağı ile gezen, akıllı, sevimli, hoş sohbet, özü sözü
doğru bir kişiydi.
Atatürk, bu cevabı alınca çok duygulandı ve bana dönerek dükkana 40 lira bırakmamı emretti.
Hemen parayı bıraktım. Kitapçı halıyı koşarak indirip paket yapmaya koyuldu.
Bu arada Atatürk, Abdülhalim Efendi'nin kişiliğinden övgüyle bahsederek;
- "*Abdülhalim Efendi, evde halısını satacak kadar parasız kalıyor ama, kapısını kimseye kapamıyor*" diyerek onu övdü. Sonra da kitapçıya dönerek;
- "*Bana bak, halıyı biz alıyoruz. Fakat halıyı Abdülhalim Efendi'nin evine yollayınız, biz oradan aldırırız. Akşamüzeri de kendilerine bir kahve içmek için geleceğimizi söyleyiniz.*" dediler. Kitapçı bu davranışa şaşırmış bize bakarken, arabaya binip uzaklaştık.
Aynı akşam Abdülhalim Efendi'nin evine gittik. Kendisi bizi avlu kapısında karşıladı.
Eve girince baktım halı, kapı arkasında paketli olarak duruyordu. Mütevazı evinde minderlere oturuldu, kahveler içildi.
Abdülhalim Efendi;
- "*Paşam halıyı almışsınız. Fakat halı evime geri geldi. Müsaade ederseniz, arabanıza koyduralım.*" dedi.
Atatürk de;
- "*Abdülhalim Efendi halı yine bizim olsun. Biz arada sırada sana kahve içmeye geldikçe onun üzerinde kahvemizi içeriz.*" diyerek halıyı açtırdılar ve odaya serdirdiler.
Kahveler içildi ve sohbet edildi. Giderken Abdülhalim Efendi yine bizi kapıya kadar uğurlayarak;
- "*Paşam eğer müsaadeniz olursa halıyı...*" derken Atatürk sözünü keserek mütebessim;
- "*Abdülhalim Efendi, onu sana emaneten bırakıyoruz. Her gelmemizde onu burada görmek ve üzerinde oturmak isteriz.*" diyerek veda edip ayrıldılar.
Böylece Atatürk, Abdülhalim Çelebi Efendi'ye, kitapçıya bile belli etmemeye çalışarak ihtiyacı olan yardımı yapmış, fakat halıyı almamışlardı.
Bu ibret verici anı; O büyük *asker*, *devlet adamı* ve *devrimci liderin*, en az bu nitelikleri kadar büyük olan *insanlığını* anlatmasının yanı sıra, onun, gerçek dindar ve üstelik bir tarikat mensubu olan Çelebiye saygısını göstermesi bakımından da ayrı bir önem taşıyor.
Abdülhalim Efendi, o halıyı Konya Mevlânâ Müzesi kurulunca oraya armağan etmiştir. Görülüyor ki, Abdülhalim Efendi de bu asil davranışı kötüye kullanmamış ve halıyı sahiplenmeyip, layık olduğu yere armağan etmiştir.
(1922). Ayrıca; Herkese açık sofrasını sürdürebilmek için halısını satan bir tarikat ehlinin, dini siyasete alet ederek para, mevki ve güce ulaşan, yurt içinde ve dışında saf ve eğitimsiz vatandaşları sömürerek trilyonluk mal varlıklarının sahibi olup sefa süren, günümüz *din ve tarikat* * bezirganlarından* farklılığını da ortaya koyuyor.
Tabii, anlayana ve anlamaktan yana nasibi olanlara...
(Alıntı)
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 4

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 3 hafta önce yorumlandı

böl:4==>dini kullanarakta gizli ajandasını uygular tıkır tıkar-gazi mustafa kemali kullanarakta-günümüzün hükümetlerini kullanarakta-gizli ajandalarını tıkır tıkır uygular..senin bir gözün kör sanırım sadece inan veya islamı kullanan bir avuç gerzeği inanmışların gözüne soktun bir halı ile---bir ötekiside gazi kamalı kullanarak aman laiklik elden gidiyor-aman gazi ne der diyerek gemisini yüzdürüyor..keşke iki gözünde görebilseydi veya terazinin ikitarafı olaydı-seni sevmedim sütoğlunı-

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 3 hafta önce yorumlandı

böl:3===>yahudierdir.bu yahudilerin götüre don verdik midelerine lokma sonra ibneleşip koca al-i osmanı yıktılar-isimlerini türkçe yaptılar onları müslüman gördük-bizimle camiye-kabeye geldiler -oranadn kudesgidip ağlama duvarında hacı oldular bu gün bunlardan genealler var-her partide varlar-eğitimde-güvenlikte ticarette-ez cümle bunlar i̇slam dinini kullanarak palazlandılar ve bugün türkiyemizin her alanında varlar-yani demekki insanlarda onursuzluk varsa

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 3 hafta önce yorumlandı

böl:2=>iyide biradar dünya kurulduğundan buyana insanoğlu iki şeyi kullanmak zorundadır veya kullanır bilerek veya bilmeyerek a)dini b)halka mal olmuş atatürk gibi şahsiyetleri ve iktidardaki olanları--buraya kadar mutabıkmıyız..hayatta en allerji olduğum tipler senin gibilerdir.zira vakaya kendi gözlüğün ve beyninle bakarak işi gittin dindar -inançlı-mütedeyyin insanların üzerine yıktın.senin sabetaylardan haberin varmı dostum-bunları 350binin 2.beyazıt ispanya engizisylonundan kaçıp gelen

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 3 hafta önce yorumlandı

dini siyasete alet ederek para, mevki ve güce ulaşan, yurt içinde ve dışında saf ve eğitimsiz vatandaşları sömürerek trilyonluk mal varlıklarının sahibi olup sefa süren, günümüz *din ve tarikat* * bezirganlarını bu alıntı ile bize gösteren vatandaş===>sağ gözü kör olan adam,sağlam gözünü hem sağını görmeye hemde solu tahmin etmeye çalışır-kafasını çevirmezse böyledir-çevrirse o güzü ile iki tarafa malik olur ama herzaman değil.**sen burada kendine göre takılmışsın.birinci bölüm

0 Kişi beğendi.