İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN ARKA YÜZÜ!

23 Şubat 2021 Salı 09:29

Gara kontrol altına alınmalıdır. NATO gücü örtüsü altında bölgede ABD üssünün kurulması Türkiye’yi zora sokar. Gara halledilmeden Kandil’i, Sincan’ı düşünmek ve dikkatlerimizi Gara yerine buralara kaydırmak yanlış olabilir. İşine gelince terörist ve terör sevici düşman ABD’nin harekatı sınırlandırılmalıdır.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NİN ARKA YÜZÜ!

Gara kontrol altına alınmalıdır. NATO gücü örtüsü altında bölgede ABD üssünün kurulması Türkiye’yi zora sokar. Gara halledilmeden Kandil’i, Sincan’ı düşünmek ve dikkatlerimizi Gara yerine buralara kaydırmak yanlış olabilir. İşine gelince terörist ve terör sevici düşman ABD’nin harekatı sınırlandırılmalıdır.

*

İstanbul Sözleşmesi adı altında yeterince hiçbir yerde doğru dürüst tartışılmadan TBMM’de toplu parmak kaldırılarak maalesef kabul edilen 2014 tarihli bu sözleşe, A. Davutoğlu’nun Dış İşleri Bakanı olduğu dönede imzalanmıştır. ABD tarafından fonlanan LGBT (Lezbiyen, Gay, Biseksüel ve Transseksüel) dernekleri devşirilecek çocuk arayışına çıkmıştır. Geçici olarak Türkiye’ye sığınanların çocukları da malzeme olarak kullanılmaktadır. Tecrübesiz, bilgisiz gençlerin defolu olarak yetiştirilmesi, eşcinsel evlilikleri ne demokratikleşmedir; ne de özgürlüklerin yaygınlaştırılmasıdır. Manevi değerlerimizle, ahlak anlayışımızla taban tabana çelişen, toplumun sağlık ve ahlak anlayışına dış destekli saldırı ve sapma davranışları meşrulaştırma çabalarının TBMM’de kabul edilmesi hayret vericidir. Konuyu sadece saldırıya uğrayan ve maalesef öldürülen kadınlarla ilgili görmek ve sorunu bu çirkin saldırılarla sınırlamak büyük bir yanılgıdır. Bazı Batı ülkelerinin sosyal hastalıklarının aynen Türkiye’de de var olduğunu peşin kabul ederek kamu düzenini bozmak, Türkiye’ye karşı sözde dostlarımızca açılan bir soğuk savaştır. Bir de bu sapıklıkları destekleyen yerli ve yabancı firmaların varlığına ne demeli? İnternette bunlar yer alıyor.

2014 sonrası aile içi sorunların giderilmesi yolunda başarılı olunduğu, bilhassa kadına alçakça saldırıların azaldığı söylenemez. Ailemize tahrip gücü yüksek bir mayın sokulmuş, eşler birbirine yabancılaştırılmakta, soğutulmakta ve rakip konumuna sokulmaktadır. Oysa eşler reddedilemez bütünün, ailenin parçalarıdır. Boşanmalardaki artışa bu sözleşmenin etkili olmadığı söylenemez. Aile içi üstünlük yarışı sorunlar yaratmaktadır. Kadın ve erkek arasındaki farklılıkların olmadığını ileri süren, cinsiyetten kaynaklanan rol ve görev farklılığına karşı çıkan bu dernekler, Rusya ve diğer bazı ülkelerde olduğu gibi kapatılmalıdır. Türkiye her defolu malın açık pazarı değildir. Beyanat vermek yeterli değildir; yetkililerce gereği yapılmalıdır. 

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x