MERAL AKŞENER EDİRNE'DEYDİ...

02 Nisan 2017 Pazar 23:10

Meral Akşener Edirne'den seslendi.

MERAL AKŞENER EDİRNE'DEYDİ...
 MHP Genel Başkan adayı Meral Akşener'in Edirne'deki etkinliği, Edirnelilerin yoğun katılımıyla miting havasında yapıldı. Etkinlikten saatler önce alana akın eden binlerce Edirneli, Türk bayrağı ve Atatürk posterleri astı. 

Sık sık "Mustafa Kemal'in askerleriyiz, Başbakan Meral" sloganlarının atıldığı miting alanında, İzmir Marşı defalarca hep bir ağızdan söylendi. Akşener, toplantıdan önce Selimiye Camii'ne de giderek şiirsel bir tanıtım dinledi. 

Saraçlar Caddesi'nde şehitler için yapılan saygı duruşunun ardından İstiklal Marşı okundu. 

Meral Akşener, İstiklal Marşı'ndan sonra çarpıcı açıklamalarda bulundu. Şivan Perwer'le ilgili sözleri nedeniyle Başbakan Yıldırım'a yüklenen Akşener, Devlet Bahçeli'ye de Kerkük'le ilgili göndermede bulundu.

Akşener'in açıklamalarından öne çıkanlar:

Evvelsi gün Lüleburgaz'a gittik. Bizi orada bir salona kilitlediler. Kendi kendime 'kereste gibi adamlarsınız. Bir gariban kadından korkuyorsunuz. Ben sizin karşınızda kadın halimle korkmuyorum da siz adam halinizle neden benden korkuyorsunuz?' dedim. 

DEVLETİMİZİ BAŞKA ÜLKELERE ŞİKAYET ETMEYİZ

Her hareketimizi hakaretle karşılayan bir 'evetçi' cephe var. OHAL şartlarında bile gitsek memleketimizde seçimin, referandumun son derece dikkatli bir biçimde ve insanımızın, milletimizin tercihlerini kendi hür iradesiyle yaptığı bir seçim olması için, 'evet'çiler yapmıyor ama en azından biz buna dikkat edelim. Bakın, benimle yürüyen arkadaşlarımıza ve diğer aday arkadaşlarımıza yapılan ağır iftiraların, konuşturulmamaların sebeplerini sormak için gelen BM'nin temsilcilerine söylediğimiz şey şudur: 'Hayır, biz kendi iç problemlerimizi başka ülkelere şikayet etmeyiz. Kendi içimizde çözeriz.'

1947 YILINA DÖNMEYELİM

'Evet' çıkması halinde başımıza gelecek tek bir güzel şey yok. Biz ise bu Anayasanın geçmesi halinde nelere mal olacağını tek tek anlatıyoruz. Partili Cumhurbaşkanlığı'nı istemiyoruz. Çünkü biz onu 1947'de bıraktık. 1947 yılında Demokrat Partililer CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı İsmet İnönü için, “bir cumhurbaşkanı bir partinin genel başkanı olamaz” der. Türkiye Cumhuriyeti’nde herkesin Cumhurbaşkanı olmalıdır. Herkesin sorunlarını çözmelidir. Bunun üzerine CHP’nin tüzüğü değişirdi. İnönü partinin genel başkanlığından ayrıldı, Cumhurbaşkanı olarak kaldı. 1947'ye dönmeyelim.

CAMİ ÜZERİNDEN MAĞDURİYET SAĞLAMAK İSTEDİLER

Fırat Kalkanı Operasyonu’na katıldık. Hepimiz arkasında durduk. Çünkü şöyle bir şey vardı; ‘Suriye’den gelmiş 3 buçuk milyon Suriyeli’yi geri göndereceğiz’ dediler. Genel olarak öcüyü CHP üzerinden çağırıyorlardı ama CHP’liler artık bu oyuna düşmüyor. Hollanda ve Almanya üzerinden öcü çağırdılar. CHP’lilerin tepkisini çekeceklerini zannedip ‘Taksim’de cami yapacağız’ dediler. CHP’liler ‘birlikte temelini atalım’ deyince cami mami yapılmadı.

TÜM KOMŞULARIMIZLA KAVGALIYIZ

Sıfır sorun diye gelindi, komşumuz kalmadı komşumuz. En son Yunanistan ve Bulgaristan'la papaz olundu. Şimdi Cumhurbaşkanımız 'tatlı dil' konferansına gitti. Orada gitti tatlı tatlı konuşurken İran'a bir giydirdi, ardından Veysi Kaynak 'İran bize 3 buçuk milyon mülteci yolluyor' dedi. Şimdi İran'la da kavgalıyız.

ARAMIZDA TERÖRİST YOK

'Hayır' diyen siyasi partiler ve pek çok sivil toplum örgütleri var. Biz geziyoruz ve 'hayır' deme sebeplerimizi anlatıyoruz. Birdenbire sayın Başbakan'ın ağzından hepimiz 'terörist' olduk. Şimdi size soruyorum, Aranızda PKK’lılarla aynı masaya oturan var mı? Devlet Oslo’da iki paralık edilirken o bürokratları oraya gönderen var mı? Habur’da teröristler davulla zurnayla karşılanırken, içinden Atatürk posterleri ve Türk bayrağı teröristler rahatsız olmasın diye çıkarılırken orada olan var mı? Barzani geldi. Barzani’nin bölgesel yönetiminin paçavrasını hem Ankara’da hem İstanbul’da göndere çekti. Ve biz Türkiye olarak Barzani’nin bölgesel yönetimini tanımış oldu. Yok. Bizim aramızda terörist yok duyun Başbakan. Siz önce kendi çevrenize, sonra aynaya bakın 'terörist' kimmiş görün.

AYNAYA BAKTILAR ŞİVAN PERWER'Cİ OLDULAR

Dün Van'a gitmiş sayın Başbakan. 'Hepimiz Barzani'yiz, hepimiz Şivan Perwer'iz' demiş. Demek ki ben yalan söylemiyormuşum. Aynaya baktılar, kendilerini gördüler, Şivan Perwer'ci oldular. Atatürk'ün önderliğinde Cumhuriyet 'kimsesizlerin kim'i oldu.

HALEP ORADAYSA ARŞIN BURADA!

Sayın Cumhurbaşkanı siz de Rize'den kalkmış gelmiş, hakkıyla para kazanan bir babanın oğlusunuz. Eğer Cumhuriyet olmasaydı siz de Belediye Başkanı, Cumhurbaşkanı, Başbakan olamazdınız. İşte bu Cumhuriyetin başarısıdır başarısı! Sizin arkadaşlarınız diyor ki '94 yıllık parantezi kapatacağız.' Hadi gelin biz Edirnelilerle buradayız. Gücünüz yeterse gelin kapatın. Halep oradaysa arşın burada! Biz bu parantezi kapattırmayacağız.

DIŞ MİHRAKLAR TEK ADAM İSTİYOR

Eski CIA Türkiye şefi Paul Bernard Henze, ABD'de verdiği raporda, 'Cumhurbaşkanı'nı ikna ediyoruz, yargı ikna olmuyor. Birini ikna ediyoruz bir başka kurum ikna olmuyor. Onun için Türkiye tek adam rejimine gitmelidir. Bir kişinin her gücü elinde topladığı bir rejimi Türkiye'de desteklemeliyiz. O kişiyi ikna etmek, kurumları ikna etmekten daha kolay. Başkan olan kişiyi ikna edemesek bile ayağını kaydırırız ama diğer türlü tüm kurumları ikna edemeyiz' diyor.

YÜZDE 55 'HAYIR' DİYOR

Yüzde 55 'hayır' diyor. Dolayısıyla 16 Nisan'da hepimiz sandığa gideceğiz, oyumuza sahip çıkacağız. Cep telefonlarımızdan eşimizi dostumuzu arayıp ülkemizin geleceği için 'hayır' isteyeceğiz. Korkmayın, biz oyumuza sahip çıkarsak 'abidik gubidik' de yapamazlar. 

SAYIN BAHÇELİ İSTİFA EDECEK MİSİN?

'Hayır' çıkacak, iki partinin yüzde 62 'hayır' çıktığında bu 'hayır' meselesi benim, benim teklifimle geldi, 'hayır' çıktı deyip istifa mı edecek misiniz? Geçen bir gazeteci aynı soruyu sordu, 'Benimle ne alakası var? Referandumu AKP'ye yapıyor' açıklaması yaptı.

BİZİ TAŞLATTIĞINIZ GENÇLERLE KERKÜK MİTİNGİ YAPACAK MISINIZ?

Beni kilitlettiriyorsunuz iktidarla birlikte. Doğduğum şehirde böyle bir toplantıyı taşlattınız. Sayın Oğan'ı, Özdağ'ı saldırılarla karşı karşıya bıraktırıyorsunuz. Sayın Bahçeli sorum şudur: Kerkük'te Barzani paçavrası açıldı. Türk şehri Kerkük, peşmergeye bırakıldı. Daha evvel Kerkük'e gidip bayram namazı kılacaktınız. Şimdi gidip cuma namazı kılacak mısınız?

Bizim toplantılarımıza saldırı düzeltiyorsunuz. Sonra o gençlerin başına geçip, 'Kerkük Türk'tür, Türk kalacak' diyerek bir toplantı yapacakmısınız?

(Kaynak: Yeniçağ)

Yorum Gönder

@name x