FLAŞ HABER

NACİ GÖRÜR’DEN MANİFESTO GİBİ TARİHİ BİR İSTİFA AÇIKLAMASI!

08 Şubat 2020 Cumartesi 13:30

Üniversitelerin bilimden uzaklaştığını belirterek İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, akademisyenliği ve başında bulunduğu Marmara Denizi’nde süren deprem araştırmalarını bırakma kararı almış.

NACİ GÖRÜR'DEN MANİFESTO GİBİ TARİHİ BİR İSTİFA AÇIKLAMASI!
Üniversitelerin bilimden uzaklaştığını belirterek İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Naci Görür, akademisyenliği ve başında bulunduğu Marmara Denizi’nde süren deprem araştırmalarını bırakma kararı almış.

İTÜ’nün artık eskisi gibi olmadığını, bir bilim insanının taşıması gereken evrensel ölçütlerin tehdit olarak görüldüğünü söyleyen Prof. Görür, “İTÜ, inanılmayacak ölçüde geriye düşen öğretim üyesi profiliyle inanılmayacak düzeyde fukaralaşan üniversiteye dönüştü. Genel olarak üniversitelerde insanlar uluslararası standartlardaki başarıları ile, araştırmaları ile algılanmıyor. Bizden mi bizden değil mi, hangi toplululuğa, hangi düşünceye aidiyeti var gibi saçma sapan bir yolun içine girildi. Eğer belirli bir düşüncenin insanı değilseniz sizi görmezlikten geliyorlar. Öyle olunca da gerçek bilim adamları küstürülüyor. İnsanlar artık kendi üniversitelerine aidiyetlerini yitirdiler” demiş. Görür, öğrencinin de bu kokuşmuş üniversite düzeni içinde daha kolay nasıl mezun olacağına baktığını, birçoğunun neredeyse hiç çalışmadan diploma aldığını vurguladı. Görür, “Bunları dekanlığa, rektörlüğe yazdım. Ben işi ciddiye aldığım için öğrenci açısından da hedef haline geldim. ‘Naci Hoca’nın dersinden geçersen üniversite bitmiştir’ gibi bir algı oluşmuş. Halbuki zor bir hoca değilim. Ben sınav kâğıtlarını ciddi ciddi okursam kimse geçemiyor. Bunun ürküntüsü ile ben de standardımı düşürdüm, buna rağmen unvanım bu. Düşünün artık üniversite ne hale gelmiş” yorumunu yapmış. Görür bunun yanısıra İTÜ’de evrensel bilim kriterlerinin tehdit olarak görülüp içinin boşaltıldığına dikkat çeken Görür, “Bu değerler ne kadar sulandırılırsa profesör, doçent olmak, kadro almak daha kolay oluyor. İşin bu hale gelişinde siyasetin büyük etkisi var. Üniversiteler siyasallaştı. Her dönemde bu oldu ama benim asistanlığımdan, yani 1971’den bu yana hiçbir dönemde bu son 10 senedeki gibi üniversiteler siyasallaşmadı” diye konuşmuş.

Türkiye’de üniversitelerin durumunun hiç de iç açıcı olmadığını, evrensel ölçütlerde bilim üretilmediğini, araştırma yapılmadığını söyleyen Görür, eğitimin kalitesinin de buna bağlı olarak düştüğünü vurguladı. İTÜ’deki durumun da aynı olduğunu ifade eden Görür, “Üniversitenin yetkili organlarına da bildirdim. Gördüm ki bunu kimse dert edinmiyor. Siyasi iktidar artan üniversite sayısı ile övünüyor” diye belirtmiş.


Prof. Görür, Türkiye’de bilim insanı profilinin fukaralaştırıldığını vurgulayarak şunları söylemmiş “Dünyada bir bilim adamı akademik basamakta yükseltilecekse yayınlarına, aldığı atıflara, yazdığı kitaplara, dünya bilim camiası ile ne kadar iç içe olduğuna bakılır. Bizde ise kesinlikle öyle değil. Eğer uluslararası bilimsel kriterlere uyuyorsan tehdit olarak bakıyorlar. Belki kolayca bileğini büküp harcayamıyorlar ama seni yok saymaya çalışıyorlar. Çünkü o tür ölçütler üniversitedeki insanları rahatsız ediyor. O ölçütlerin gelmesi demek onların değersizleşmesi demek. İşlerinin zorlaşacağını, belirli akademik basamaklara tırmanamayacaklarını düşünüyorlar. Onun için o değerleri bırakıp yeni yeni eften püften değerler üretip kendilerine değer biçiyorlar.”...


Depremle ilgili Marmara Denizi’nde yaptıkları çalışmalar nedeniyle de hedef haline geldiklerini söyleyen Görür şöyle devam etmiş: “Türkiye’de deprem araştırmaları fazla yapılmıyordu. Uluslararası kaynaklar, projeler bulup biz yaptık. İTÜ’de deprem araştırmaları yapılıyor, kurumsal desteği var gibi anlaşılıyor ama öyle değil. Biz fazla etkin oluyoruz diye üniversitemiz rahatsız. Laboratuvarımızı elimizden almaya bile çalıştılar. Üretmeyeceksin, çalışmayacaksın. Üretirsen fark yaratıyorsun. O farkı yarattığın zaman da rahatsız oluyorlar. O fark oluşmasın diyorlar. Marmara’yı dünyanın en iyi bilinen denizi haline getirdik. Bunun için sürekli yurtdışından gemiler getirdik, araştırmalar yaptık, aletler yerleştirdik, bizzat çalıştık. Kendi kurumlarımızdan destek istedik, çoğu kez de alamadık.” Görür, artık jeotermal enerji ile ilgili araştırmalar yapacağını belirterek “Bilgi birikimi ve tecrübemle araştırmanın tam içinde olarak Türkiye’ye hizmet edebileceğimi düşünüyorum” diye açıklamasını sonlandırmış.
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 5

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Kral Kahraman 3 gün önce yorumlandı

Şartlı Refleks! Birisi Doğruları söyleyince Pavlov'un Köpekleri harekete geçiyor. Salyasını akıtarak "köpek" şeklinde hırlıyor. Suç onun değil, onu eğitenlerin...

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Mahmut 1 hafta önce yorumlandı

Güven Altıntaş, sen ya mars ta yasıyorsun ve turkiyeyi atv den izliyorsun veya akp yalayicisisin. Tercih yap.

13 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

şeffafruh 1 hafta önce yorumlandı

siz yapın, doğruluk sizinle olsun. siz ilerici olun eseriniz kalıcı olsun. beklenen yüksek bir taktirin beklentisi ise kimsenin kazık soruları yapabileceğini beklemeyin. esen ve afiyette kalın.

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Güven Altuntaş 1 hafta önce yorumlandı

Kesınlıke yalan söylüyorsunuz Ak parti ne alt düzey çaişanlarında ne de üst düzey çalişanlari arasında şucumu bucumu diye bakmadi keşke baksaydı teşkılatda emek verıp işsiz gezen olmazdi kaldıkı üst sağlikcı eğitimcilerin yüzde doksanı hem makamlarda oturuyorlar hem işi yavaşlatıyorlar hemde ak partı ye küfür ediyorlar nankör köpekler

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Abdurrahman onur 1 hafta önce yorumlandı

Duygularıma tercüman oldunuz hocam. kızım özel bir ünv tam burslu hukuk okuyor . Eğitim ile alakaları yok tamamen ideoloji yuvasına dönüşmüş. Pırıl pırıl evlatlarımızı içi boş güzel bir kutu haline getiriyorlar. Çok acil eğitim kurumlarının incelenmesi gerekiyor . Aksi takdirde gençliğimizi tümünden kaybedeceğiz.

19 Kişi beğendi.