NİYET İLK ADIMDIR!..

20 Aralık 2020 Pazar 17:13

İnsanı Karanlığa Mahkûm Eden Bilgisizlik Değildir; Bilgileri Kabullenmeyen Benlik Duygusudur.....

NİYET İLK ADIMDIR!..

İnsanı Karanlığa Mahkûm Eden Bilgisizlik Değildir; Bilgileri Kabullenmeyen Benlik Duygusudur.....

BİLGİ !..  Dağın Tepesinde ki  Suyu, Ovaya Indirmek Değil;  Ovada ki  Suyu Dağın Tepesine  Çıkarabilmektir....

Kendinde eksik olanı kabul etmeyen BENLİK duygusu, yayılarak çoğalan bulaşıcı ve  tehlikeli bir virüs olduğundan, Kişinin önce ailesine  ardından yakınlarına ve en sonunda da  içinde bulunduğu topluma sirayet ederek,  üstünlük kurma arzusunu çatışmayla besleyip,  Güneşin altında Karanlığa Mahkûm Eden Zorbalıktır......

Asıl  Niyet !..  Ortak Payda mi?.. Yoksa Kişisel Fayda mi?.. 
Geçmişten günümüze sayısız örnekleri olan sözde ortak paydali yapıların aslında  kişisel amaçlar üzerine inşaa edilmiş veya sonradan kisisellestirilmis  olduklarını zaman içinde görerek yaşıyor ve gerçekle yüzlestigimizde ise ya bu tür yapılardan uzaklaşıp kendi içimize kapanıyor veya menfii beklenti uğruna bu  yapıların içinde kalarak her iki davranışla toplumsal bunalıma katkı vererek yok oluşu hızlandırıyoruz...... 

Ortak paydali çatılar insanın doğal beklentileriyle bütünleşerek ticari, kültürel, sosyal v.s  Bir çok alanda  bireyden topluma doğru paydaş ruhun bütünlük içinde  gelişerek  ulusun geleceğine yön vermesidir... 
Örneğin bilimsel yöntemlerle inşaa edilmiş bir kooperatif, sadece kâr amaçlı değil; Aynı zamanda kendi alanının kalitesini geliştirici Ar-Ge öncelikli adımlarıyla  BILIME dayalı üretimi öne alarak derin BILGI havuzlariyla sınırlı kalmayıp üyeleri ve ailelerinin yaşam standartlarına  katkı adına bir çok sanatsal, kültürel oluşumlara öncülük rolüyle,  genç nesilin daha sağlıklı ve bilgili  yetişmesine etki ederek ülkenin her manada ki  huzurunu garanti altına almış olur.... Örnekler çoğaltılabilir....
STK 'lar  bireyden topluma gelişimci ve sorun çözücü özelliği varsa hem kendi alanına hem de  ulusa fayda sağlamakla kalmayıp ZORBA YÖNETİM  Anlayışlarını DENETLEYİCİ  kimliğiyle  STK  olur....

Bir çok yönden YIKIMA uğramış bir MİLLETİN  Kurtuluşunun  Siyasî Arenada olduğunu düşünenler,  zaman içinde mevcut Siyasi Erkin Çarklarının Eskimiş Dişlilerinin yerini alarak korelecegini düşünemiyor olması ise başlı başına ayrı bir konu !....
Türkiye ve benzeri ülkeler de 
Siyasetin cezbeden tarafı hizmet değildir;  Makamların kişisel arzuları doruklara çıkaran  BOZUK DÜZENİN  üzerinde kurulu olmasıdır....  

Çok Üyeli Şeffaf  Ticari, Kültürel ve Sosyal Gelisimci  ÇATILAR  Oluşturmadıkça Atılacak Her Adım Siyaseten Kirli Yapıların Tuzakları içinde Yok olacağından,  Arzu Edilen Hedefe Ulaşmayı Başaramazsınız.. Mevcut Siyasi Yapılar Çözüm Odaklı Beyin ve Ahlâklı Yurttaşları Değil; Önlerinde  çökecek  EMİR  ERLERİNE  Ihtiyaç Duyuyor.... RAHAT  Olmalarının Sebebide Beslenmeye Muhtaç  Emir Erlerinin çok fazla olmasındandır....

Her Çocuk ve Gencin Yarınlarını Bir Önce ki  Nesil Şekillendirir !.....

Bugün kime sorsak TÜRK MİLLETI kitap okumaz der; TÜRK MİLLETI Kitap Okumayı mi  Sevmiyor ?... Yoksa  Nasıl Kitap Okunuru mu  bilmiyor ?....

Mevcut 83. Milyonluk nüfusa bebekler ve mazaretliler hariç ayda 100. milyon kitap okutmak çok zor olmasa gerek !.....

Saygılarımla 
Kasım Çoban
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x