'Peygamber sevgisi, Peygamber Efendimiz'i (sas) anlamak ve yaşamakla mümkün'

23 Ocak 2013 Çarşamba 11:49

Merzifon Müftüsü Mustafa Altun, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (sas) sevgi ve rahmet peygamberi olduğunu belirterek, "Bir insan ‘Ben Müslüman’ım’ diyor fakat sevgi ve merhametten uzak duruyorsa, o zaman ahir zaman peygamberinden yeterince...

'Peygamber sevgisi, Peygamber Efendimiz'i (sas) anlamak ve yaşamakla mümkün'

Merzifon Müftüsü Mustafa Altun, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (sas) sevgi ve rahmet peygamberi olduğunu belirterek, "Bir insan ‘Ben Müslüman’ım’ diyor fakat sevgi ve merhametten uzak duruyorsa, o zaman ahir zaman peygamberinden yeterince nasiplenememiş demektir. Peygamber sevgisi, Peygamberi (sas) anlamak ve yaşamakla mümkün olur.” dedi.

Mevlit Kandili dolayısıyla açıklama yapan Merzifon Müftüsü Altun; Mevlit Kandili'nin, doğumu ile kâinatı, insanların kalplerini ve ruh dünyasını aydınlatan Hz. Muhammed (sav)'in doğumu münasebetiyle idrak edildiğini ifade etti. Altun, bu doğumun insanlar açısından oldukça önemli olduğuna dikkat çekti. Merzifon Müftüsü Mustafa Altun, şöyle dedi:

“Hz. İsa Peygamberimiz'den (as), Hz. Muhammed Peygamberimiz'e (sas) kadar olan süreç içerisinde peygamberlik zincirinde bir ara vardır. İslam tarihinde buna vahyin kesildiği dönem denir. Yahudi ve Hıristiyan din adamları, o dönemde bekleyiş içerisindeydi. ‘Ahir zaman peygamberi gelecek, Ortadoğu’dan, Kudüs civarlarında çıkacak’ deniliyordu. Ama son peygamber dünyanın merkezinden çıktı. İnsanlığın başlangıç noktası da orasıdır. O gece birçok olaylar vuku bulmuştur fakat burada önemli olan Peygamberimiz'le (sas) birlikte gelen değişikliklerdir. Bizim Peygamberimiz (sas) sevgi ve rahmet peygamberidir. Bir insan ‘Ben Müslüman’ım’ diyor fakat sevgi ve merhametten uzak duruyorsa, o zaman ahir zaman Peygamberinden (sas) yeterince nasiplenememiştir. Çünkü, o kendisini taşlayanları da affetmiş, hakkında ölüm fermanı çıkaranları dahi daha sonra bağışlamıştır. Peygamberimiz'in (sas) yolundan gidenler, ufacık maddi çıkarlarından dolayı insanları öldürebiliyorlarsa ve buna rağmen de Peygamberimiz'e (sas) salavat getiriyorlarsa, bu, sadece dilde peygamber ümmeti olmak ve salavat getirmekten öteye gidememektir.

Peygamberimiz'i (sas) çok seviyorsak, buna rağmen yanlış yapıyorsak, Peygamberi (sas) sadece isim olarak biliyoruz demektir. Örneğin; Hz. Ömer’in (rh.anh) hayatına baktığımızda; Peygamberimiz'in (sas) getirdiği mesajı algılamadan, inanmadan önce kendi çocuğunu diri diri toprağa gömecek kadar vahşi bir hayatın temsilcisi olduğunu görüyoruz.

Hz. Ömer’in (rh.anh), Peygamberimiz'in (sas) getirdiği mesajı algılayıp, Müslüman ve halife olduktan sonra Peygamberimiz'in (sas) amcası Hz. Abbas (rh.anh) ile birlikte Medine sokaklarını gezip, ‘aç insan var mı?’ diye araması, aç olan çocuklara kendi eliyle aş vermesi ve kendi sırtında ihtiyaç sahiplerine un taşıması, Peygamberimiz'in (sas) getirdiği mesajın insanı hangi noktadan hangi noktaya getirdiğinin apaçık örneğidir.

Eğer biz bugün bunları kavrayamıyorsak, sadece hikaye olarak okuyorsak, soframızda karnımızı tıka basa doyurup, açlıktan gözlerini sinek oyan insanların farkında olup, hayatımıza, eğlencelerimize devam ediyorsak, bu sadece ümmet olmaktan, sözde sevgiden başka bir şey değildir.”

Mutlu bir aile hayatı için en güzel örneğin Hz. Muhammed Mustafa (sav) olduğunun altını çizen Altun, “Dünya ve ahiret mutluluğunu kazanmak istiyorsak kendisine uymamız gereken rehberimiz Efendimiz'dir (sas). Öyleyse, Mevlit Kandili'nde Kur'an’la ve Peygamberimiz'in (sas) sünneti ile buluşalım, Peygamber Efendimiz'i (sas) daha yakından tanıyalım. Bolca salavat getirelim, Peygamberimiz'i (sas) düşünelim, fırsat bulursak bir günlük kaza namazı kılalım.” şeklinde konuştu.

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x