Prof. Dr. Ahmet Tevfik Ozan Hakk'a yürüdü

16 Ocak 2021 Cumartesi 12:21

Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden emekli öğretim üyesi, ülkücü dâvâ ve mücadele adamı, Türk edebiyatı şairi Prof. Dr. Ahmet Tevfik Ozan 68 yaşında Hakk'a yürüdü. Cenâb-ı Allah'ın sonsuz rahmeti üzerine olsun! Ailesi, sevenleri ve ülkücü camiamızın başı sağolsun.

Prof. Dr. Ahmet Tevfik Ozan Hakk'a yürüdü
Ülkücü Hareket tarihinin ilk mahkûmlarından şair ve derviş olan Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi, Türk Edebiyatı Şairi Prof. Dr. Ahmet Tevfik Ozan, vefat etti.

Dr. Ahmet Tevfik Ozan KİMDİR?


Prof. Dr. Ahmet Tevfik Ozan vefat etti

1953, Harput / Elazığ doğumlu olan merhum, Halk şairi Mehmet Rasim Ozan’ın oğludur. İlk, orta ve lise öğrenimini memleketinde tamamladı. 1971 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesine girdi. 1974 yılında HÜ Tıp Fakültesi Öğrenci Derneği Başkanı iken öğrenci olayları ve basın davaları nedeniyle tutuklandı. Ankara, Kırşehir ve Niğde cezaevlerinde tutuklu kalarak 1978 yılında serbest bırakıldı. 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra Ceza Yasasının 163. maddesine göre tutuklanarak, 1981 yılında Mamak Askeri Cezaevinde kısa bir süre tutuklu kaldı. Aynı yıl tıp öğrenimine Gevher Nesibe Tıp Fakültesinde devam ederek 1986 yılında buradan mezun oldu. Balıkesir İl Sağlık Müdürlüğünde göreve başladı, askerliğinden sonra 1990 yılında Kayseri İl Sağlık Müdür Yardımcılığı görevine (1990-93) atandı. Erciyes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsünde yüksek lisans yaptı. Serbest hekim olarak çalıştı. Çalışmalarını Fırat Üniversitesinde yardımcı doçent olarak sürdürdü. 1995 yılından itibaren yardımcı doçent unvanıyla Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğretim üyesi ve Deontoloji Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yaptı.
Ozan’ın şiirle ilgisi çocukluk yaşlarında başladı. Şiirleri 1977 yılından itibaren Türk Edebiyatı, Töre, Doğuş, Hasret, Boğaziçi, Yağmur, Konevi, Hedef, Erciyes gibi dergilerde yayımlandı. Yazı, resim, karikatür çalışmaları da olan Ozan şiirlerinde; vatan, millet, aşk, ölüm ve doğa temalarına yer verdi. Türkiyeyi temsilen 1994 yılında Struga Şiir Akşamlarına katıldı. Fırat Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesinde Cuma Yıldız hakkında bir lisans tezi hazırladı. Türkiye Yazarlar Birliği, İLESAM ve GESAM üyesidir.
“Dr. Ahmet Tevfik Ozan’ın şiirleri öylesine ilâhi ürpertilerle dolu ki, insan bir anda kendi hiçliğini hissediyor. Bir şiir kitabını andıran Kâinatta, ‘mavera’ odaklı şiirlerinde Ahmet Tevfik Ozan, kelimeleri bir sarraf titizliğiyle bir araya getirir. Ölüm, insan, sonsuzluk ilişkisini ‘Bir karpuz çekirdeği için / Hançer Hürriyet demektir’ mısralarıyla doruklaştırırken, şiirin de hasını yakalar.” (Nurullah Genç)

ESERLERİ:
ŞİİR: Kâinat Şiiristan (1986), Dağlar Ardı Şiirleri (1990), Şeyma Ceylan Yüreği (1991), Dağlar Ardı Şiirler (2002).
DENEME: Şiirden Taşan Sözler (1992).
ANI: Taş ve Tebessüm.
KAYNAK: Hüseyin Üzmez / Ozan’ın Şairliği (Vakit gazetesi, Aralık 1993), Bizim Hece 2002 Şairler Antolojisi (2002), Osman Aytekin / Ozan’ın Şairliği (2002), Ahmet Otman / Bizim Ece Şairler Antolojisi 2003 (2003), Cuma Yıldız / Ahmet Tevfik Ozan’ın Hayatı Eserleri Edebi Kişiliği ve Şiirleri Üzerine Tematik Bir İnceleme (Lisans tezi, 2003), İhsan Işık / Resimli ve Metin Örnekli Türkiye Edebiyatçılar ve Kültür Adamları Ansiklopedisi (2. bas., 2009).
YARIM GÜNLÜK BİR SAADET...
Her gece yatsıyla gelen, bir soğuk şey duyuyorum
Ben aylarca, şu ranzada; güneş doğunca uyurum
‘‘Güneşle adam asmazlar!...’’ yarım günlük bir saadet!
‘‘Abdest al, güneşi bekle!...’’ böyle aylarca devam et!...
Suçum olsa, biliyorum; öpmez alnımdan melekler
Ve gözyaşlarıma konmaz o nurani kelebekler
Bu soğuk sessizlik te ne?... Ve niçin ana hasreti?
Niçin adım kimse bilmez? Hem nereden bilecekler?!...
Ses de, sükut da burada; hep ölümü hatırlatır.
Gelsin ‘‘Baş üzre yeri var!..’’ ve fakat beklemek, bir tuhaf…
Yüreğini şu tavanın, bilmem ki, kimler kanatır?
Ve niçin ateş perdeler, göz bebeklerimde saf saf?
‘‘Bir güvercin bir balık nasıl masum ölürse
Nasıl çatlarsa bir nar, cennetten bir tad için
Gelsin Ölüm, Yüceler Yücesi Rabbimiz’den
Yaşanmaz, anlatılmaz bir yeşil murad için!...’’
Ben aylarca, şu ranzada; güneş doğunca uyurum
‘‘Güneşle adam asmazlar!...’’ yarım günlük bir saadet!
Her gece yatsıyla gelen, bir soğuk şey duyuyorum
‘‘Abdest al, güneşi bekle!...’’ böyle aylarca devam et!...
AHMET TEVFİK OZAN
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x