Prof. Dr. Erol Hüngör hocanın gönül dünyasından hür düşünce ve siyaset

01 Mayıs 2021 Cumartesi 01:53

Erol Güngör, vefatında bir yıl evvel Lutfi Şahsuvaroğlu'na verdiği mülakatta kendi fikir hayatını özetlemiş oluyor, çok önemli uyarılarda da bulunmuştur. "Fikir hürriyeti konusunda hiçbir sınırlamaya taraftar değilim...

Prof. Dr. Erol Hüngör hocanın gönül dünyasından hür düşünce ve siyaset
Erol Güngör, vefatında bir yıl evvel Lutfi Şahsuvaroğlu'na verdiği mülakatta kendi fikir hayatını özetlemiş oluyor, çok önemli uyarılarda da bulunmuştur. "Fikir hürriyeti konusunda hiçbir sınırlamaya taraftar değilim... Fikir daima serbestlik, esneklik ve açıklık ister! Partizanlığın olduğu yerde Fikir olmaz... Düşünce daima gelişmeye açık tutulmalıdır... Bunun için de dürüstlük, esenlik ve müsamaha ile hareket edilmesi şarttır. Gerçekten fikir sahibi olanlar bunun ne demek olduğunu çok iyi bilir; fikir adamı olmayanlara anlatmak ise hemen hemen imkansızdır." Dış baskılara karşı düşünce hürriyeti, ama düşünmenin kendisinin de hür olması! Siyaset ayrı bir sahadır. Fikir sahasında ise düşünen bir beyin kendini parti emrine verebilir mi? Vefatından iki yıl önce Erol Hoca şöyle yazmıştır. "Aydın olmanın gerektirdiği zihin disiplinini korumak isteyen kimse herkesin koşuşturduğu yere gözü kapalı dalacak yerde, sanki bir köşeye çekilerek bütün bu olup bitenlerin neden ibaret bulunduğunu düşünmeye çalışır. İyice bilir ki kendisi de kalabalığa karışıp kaybolduğu taktirde insanlara iyilik değil kötülük etmiş olur.
Aydınların pek çok şey karşısında menfi ve muhalif görünmelerinin esas sebebi işte budur. En cazip ve makul görünen şeyleri bile kolay kabul etmezler. Her şeyin ilk anda göze görülmeyen mahzurlarını araştırırlar. Frenklerin espirit ctirigue dedikleri bu ihtiyatlı ve tenkitçi tavrı kaybeden bir aydın artık ruhları karartmaktan başka işe yaramaz." 


Hatta merhum Erol GÖNGÖR, Hocanın aynı yazısında, arkadaşlarından politikaya giren, parti disiplinine uyan akademisyenlerle arasının açıldığını bile anlatiyor: 


"Aramızdan politika hayatına giren ve bir parti mensubu olan meslektaşlarımızla çok defa aramızın açılmasında bu tavır farkının önemli rolü vardır. Yahya Kemal'in hatıralarını okuyanlar, Ziya Gökalp gibi âlim ve faziletli bir insanın bile İhtihat ve Terakki fırkasındaki rolü yüzünden bazen nasıl zihni esnekliğini kaybettiğini, hatalı yolda ısrar ettiğini görürler."
Erol Güngör Hocanın kitaplarını fikirlerini doğal olarak ülkücü ve mhp camiasında çok okunurdu, hala da okunmaya devam ediyor ülkücü ve MHP'ye fikren yakın camiada. Fakat "partizanlığın olduğu yerde Fikir olmaz" diyen Erol Güngör Hoca partili' olmadı. Onu hiçbir MHP toplantısında, MHP'li akademisyenlerin toplantılarına bile gitmemiş zira  katılmamış akademisyenlere de tavsilerde bulunurdu. Parti faaliyetlerini bırakıp kendi alanlarınızda araştırmalar yapın diye tavsilerde bulunurdu...
şimdi ise bazı Akademisyenler  ise araştıma yerine TV de siyasetçilerin keyiflerine göre konuşmalar yapıyorlar. Konuşmalarının ne virgülünde ne de noktasın da ülke insanımızı germekten başka hiç bir şey yapmıyorlar , zihinlerini bulandırıyorlar. 
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x