İsrail-İran geriliminde Cihat Yaycı'dan çarpıcı yorum: Bu bir cambaza bak savaşıdır' diyerek Türkiye'yi uyardı İsrail-İran geriliminde Cihat Yaycı'dan çarpıcı yorum: Bu bir cambaza bak savaşıdır' diyerek Türkiye'yi uyardı

Günümüzde birçok insanın ortak problemi olan fazla kilo, hem estetik bir sorun hem de hastalık olarak değerlendiriliyor. Acıbadem Adana Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Fadime Özgök Şenses, “Sağlıklı bir yaşam için mutlaka kilo vermek gerekiyor ama kişiye özel beslenme programlarını uygulamak çok daha fazla önem taşıyor.” dedi.

Sağlıklı olmak için fazla kilolardan kurtulmak gerektiğini anlatan Özgök Şenses, öncelikle bireyin ne kadar kilo vermesi gerektiğinin saptanması gerektiğini söyledi. Yaz aylarına girilmesi ile birlikte insanların hızlı kilo vermek için piyasada dolaşan çeşitli diyet listelerine başvurduklarını aktarırken, “Kişilerin kolaylıkla ulaşabildiği bu listeler kesinlikle kişiye özel değil. Her bireyin vücut yapısı ve metabolizması farklılık gösterir. Bu nedenle öncelikle diyetler kişiye özel olmalı. Kişinin fazla kilolarından kurtulurken yaşına, boyuna, cinsiyetine, kilosuna, yaptığı fiziksel aktiviteye, her hangi bir hastalığının olmasına, beslenme alışkanlıklarına, sosyoekonomik durumuna dikkat edilerek bir beslenme programının hazırlanması gerekir.” diye konuştu.

KİLO KAYBI HAFTADA 0.5 - 1 KİLOGRAM ARASINDA OLMALI

Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği gibi haftada yarım kilo veya 1 kilo verdiren diyetlerin uygulanması gerektiğinin altını çizen Şenses, daha hızlı kilo verdiren diyetlerin vücutta yağdan öte kas kaybına neden olabileceğini vurguladı. Şenses, kişilerin son dönemlerde ‘ketojenik’ denilen protein ağırlıklı diyetlerin yaygınlaştığını kaydederken, “Bu diyetler kişide ciddi baş ağrısına, depresyona zemin hazırlayabiliyor. Çünkü biz karbonhidratları vücudun ilk yakıtı olarak değerlendiriyoruz. Dolayısıyla bu ilk yakıtı vücuda koymadığınızda depresyonla ilgili sıkıntıları kişi ciddi boyutlarda yaşayabiliyor. Yüksek protein almalarıyla birlikte kan değerlerinde farklılıklar yaşanabiliyor, kalp damar rahatsızlıklarına neden olabiliyor. En önemlisi de protein ağırlıklı diyet yapan kişilerin bir müddet sonra kilo vermelerinin biraz daha zorlaştığını görebiliyoruz. Çünkü çok sık aralıklarla çok düşük kalorili diyet yapmak metabolizmanın kendini yavaşlatmasına neden oluyor.” ifadelerini kullandı.

GÜNDE 30 DAKİKA YÜRÜYÜŞ ŞART

Yapılan her diyetin fiziksel aktiviteyle desteklenmesi gerektiğini belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Fadime Özgök Şenses, “Tek başına diyet elbette başarılı sonuçlar getiriyor ama sporla bütünlük kazandığında o sinerjik etkiyi daha üst düzeylere taşıyabiliyor. Kişi spor yapamıyorsa egzersizler yapmalı, merdiven çıkmalı, kısa mesafeli yürüyüşler yapmalı. İnsanın en iyi ilacı spor, birçok hastalığa yakalanma riskini ortadan kaldırıyor. Spor geleceğe yatırım yapmaktır.” diye konuştu. Şenses, günlük 30 dakikalık yürüyüşün şekere, kalp damar rahatsızlıklarına iyi geldiğini ve tansiyona yakalanma riskini oldukça azalttığına dikkat çekti.

BOL SU TÜKETİLMELİ

Sağlıklı beslenmenin zamanının olmadığını aktaran Fadime Özgök Şenses şunları söyledi: “Yaz aylarında insanların metabolizması daha hızlı çalışıyor. Bu aylar, kilo vermek için daha avantajlı. Tercihlerimizi biraz farklı tutabiliriz. Kızartılmış, kavrulmuş gıdalardan mümkün olduğunca uzak durulması gerekiyor. Izgara, haşlama, fırınlanmış gıdalar tercih edilmeli. Yaz aylarında özellikle karpuz kavun çilek tüketilmeli çünkü bunların antioksidan özelliği var. Lifli gıdalar ve her yemeğin yanında bol salata tüketilmeli, kepek, çavdar ekmek yenmeli, ayran, taze sıkılmış meyve suları içilmeli” diye konuştu. Şenses, oksijenden sonra vücudun en çok ihtiyacı olan suyu kadınların günde en az 1,5-2 litre, erkeklerin ise 2,5 litre içmesi gerektiğinin altını çizerken, “Araştırmalar sabah kahvaltısı yapmayan kişilerin de kilo almaya daha fazla yatkın olduğu görülüyor. Sabah kahvaltısı da mutlaka yapılmalı ve çok uzun süre aç kalınmamalı.” dedi.

KARMA BESLENME İLE FORMDA KALIN
Çalışan bireylerin, iş yoğunluğu, toplantılar, seyahatler, düzensiz çalışma saatleri, hareketsizlik ve stresle baş etmeye çalışırken bir yandan da yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlayamadıklarını vurgulayan Şenses, “Mutlaka 3 ana öğünü düzenli tüketmeli ve ihtiyacımız olan besin öğelerini karma beslenme ile almalıyız.” ifadesinde bulundu.

Editör: TE Bilisim