banner35

banner36

Salim Demirezen yeniden milli mücadele dönemini anlattı

07 Mayıs 2013 Salı 14:53
Bu haber 280 kez okundu

SALİM DEMİREZEN MİLLET DERNEĞİ’NDE YENİDEN MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNİ ANLATTI

Salim Demirezen yeniden milli mücadele dönemini anlattı
banner23
Millet Derneği İstanbul Şubesi’nin bu haftaki Cuma sohbetinde Salim Demirezen Yeniden Milli Mücadeleyi ve Mücadele Birliği’ni anlattı. Yoğun bir katılımla gerçekleşen toplantıda Mücadele Birliği devrinde yaşayanların yanı sıra üniversite gençliği ve basın büyük ilgi gösterdi. 
                Mücadele Birliği’nin resmen kuruluşu Kasım 1967 tam bizim İstanbul’a gelişimize denk geliyor. 17 Kasım 1967 de Konya’da genel merkezli olarak kuruluyor. Ama üç dört yıl ön hazırlık çalışması da var Afyon ve Konya’da. Arksından İstanbul sancağı, Afyon sancağı açılıyor ve değişik yerlerde dernekler vasıtası ile teşkilatlanmasına devam ediyor. MB o günün şartlarında nasıl bir cazibe merkezi haline geldi. Çok iyi hatırlıyorum. Nurcu camiadan Türkçü camiadan hatta Hizbuttahrir’den vs her meşrebten insandan yoğun ilgi gördü. Ne den böyle idi. Çünkü MB ilk o zaman bildirilerle başladı, o her bildiri elimize geçtiğinde büyük bir bayramdı işte o bildirilerle ve şifaen anlatmakla cazibe merkezi oldu. Neydi o zaman en çok üzerinde durduğumuz:
1-      Anti sionist
2-      Anti kapitalist
3-      Anti sosyalist
4-      Anti empaeryalist
5-      Milli değerlere bağlı ve İslam’a saygılı olmaktı prensiplerimiz. O gün için İslam’a saygılı ve milli değerlere bağlı demek gerekliydi. İlm-i Sağ da bu yüzden dendi.Bu o gün için çok önemliydi.
 
O dönemlerde İslam deseniz hemen o konuşma başlamadan biterdi. Bunların içinde en dikkat çekeni anti kapitalist oluşu idi.  O dönemde sağcılık demek kapitalistlik ve Amerikancılık demekti. Bu yüzden koministler başarılı oluyordu.  Kominizim kapitalizmden daha cazipti. Çünkü ABD Vietnam da vahşet işliyordu. Ama MB kominizm de kapitalizm de bunların her ikisi de soldur bunun her ikisi de materyalizme dayanır dediği zaman bu sağda da beyinlerdeki yanlışları giderdi, solda sarsılmıştı. MB o gün toplumun en fedakar en idealist düşünen insanlarını bünyesinde topladı ve çok büyük işlere imza attı. Bu gün aynı şeyleri yapabilir miyiz? Yapabiliriz. Mesela bu gün savunduğumuz görüşlerden birisi İslam Rönesans’ı. İslam Rönesans’ı  düşüncemizin içini, doldurabilirsek başarabiliriz.
CEMİL MERİÇ’İ CEMİL MERİÇ YAPAN NECMETTİN ERİŞEN AĞABEYDİ
Konya yolculukları sırasında Cemil Meriç’le Necmettin Erişen aynı kompartmana düşüyor ve sabaha kadar sohbet ediyorlar. Tabii Cemil Meriç Hint edebiyatı, Yunan edebiyatı, Batı tefekküründen bahsediyor. Necmettin ağabey ona o heyecanla ona sabaha kadar şunu söylüyor: “siz bir Hintli bir Yunan gibi yada bir Alman gibi konuşuyorsunuz. Ben karşımda bir Fransızla konuşsam sizden farklı bir şey söylemeyecekti. Sizin kendi kültürünüz, kendi inancınız yok mu diye soruyor” Cemil Meriç bunu Jurnal’lerde anlatıyor “ O genç dağdan dağa sıçrayan bir küheylan gibiydi” diyor.  Bir başka kitabında ise o gençten şöyle bahsediyor Cemil Meriç.
 “Konya yolculuklarında ilk defa olarak başkası ile temas ettim. Başkası, yani kendi insanım. Kaderin karşıma çıkardığı genç üniversiteli “Sen bizden değilsin” dedi. “Sen bizden değilsin!”… Evet, ben onlardan değildim. Ama onlar kimdi? Uçurumun kenarında uyanıyordum. Demek boşuna çile çekmiş, boşuna yorulmuştum. Bu hüküm hakikatin ta kendisi idi. Tanzimat'tan bu yana Türk aydınının alın yazısı iki kelimede düğümleniyordu; aldanmak ve aldatmak. Bu kan et çemberinden nasıl kurtulacağız? Gerçeği görmek hatayı sonuna kadar yaşamakla mümkün. Yığın Avrupalılaşırken, aydınlar Türkleşmeli. Ve çalışmaya başladım. Spinoza kırk dört yaşında ölmüş, Nietzsche kırk dört yaşında delirmiş. Ben yolumu kırk dört yaşında buldum.”
“FELSEFENİN İKİ TEMEL MESELESİNE BAKIŞ” YAZISININ ORTAYA ÇIKIŞI
Felsefenin iki temel meselesine bakış yazısının ortaya çıkışını ben size anlatayım. Mustafa Tosun diye bir arkadaşımız vardı. Felsefi İdealizm konusunda bir yazı yazıyor. Ahmet Taşgetiren’e geliyor, bakıyor hatalı bir yazı genel başkanın önüne gidiyor ve tabii koydurmuyor. Bunun üzerine “Sosyal Sistemlerin Temelleri” kitabında da var ekler kısmında. Gerçek dergisinde bu yazılar böyle yazılmış oldu.
Birde bir kitaptan bahsedeceğim. Beynelmilel Sermaye ve İhtilaller kitabı elimdeki. Kemal Yaman Abi’nin hazırladığı. Kemal yaman diyor ama kitabın asıl yazarı Aykut Edibali’dir. Başkan büyük bir tevazu ile “Gerçek Emperyalizm” i yazdı Necmettin Erişen adına basıldı. Başkan arkadaşlarını böyle onure ediyordu. O zaman kitap çıktığında hayatta olan prof. Dr. Osman Turan’ı hem ziyarete hem de kitabı takdime gidiyorlar ve şöyle diyor “ Ben Türkiye’de böyle bir kitabı yazacak bir adamın olduğunu sanmıyordum ama varmış” diyor.
ADALET PARTİSİ ON BİN ADET DERGİYİ PEŞİN ALMAYI TEKLİF ETTİ
 
YENİDEN MİLLİ MÜCADELE dergisini çıkaracağız abone arıyoruz bin abone bulsak dergiyi çıkarabileceğiz o zaman Adalet Partisi bir teklif yaptı: “Demirel’in laflarını manşet yapın parti olarak on bin dergiyi almaya hazırız” dedi. Ama tabii Aykut Abi bunu kabul etmedi. Boynumuza altın lale taktırmadık hiçbir zaman.
Necip Fazıl’ı da haftaya anlatalım…
 

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder