ŞARKÖY'DE TÜRKİYE’NİN BAŞINA ÇORAP MI ÖRÜLÜYOR?

19 Eylül 2020 Cumartesi 11:50

Ülkenin her bölgesi hassasiyetle takip edilmesi gereken garip olaylara niyet ve faaliyetlere gebedir su uyur düşman uyumaz çok özel bir coğrafya özel bir millet bitmek bilmeyen oyunlar sergileniyor.İşte sizlerle aşağıda böyle bir yazıyı paylaşmak istiyoruz.

ŞARKÖY'DE TÜRKİYE'NİN BAŞINA ÇORAP MI ÖRÜLÜYOR?
GANOHORA’NIN ŞARKÖY’Ü/Peristasi of Ganohora
Övgün Ahmet Ercan, Gezgin Yazar


Şarköy, derken “şar” “kent” demek, Farsça “şahar”dan, “şehir”den türemiştir. Köy, Üy(ev)’den türemiş, “küme evler” anlamına gelen Türkçedir. “Şarköy” ise “Köykent” demek olup, köylerden oluşan kent anlamına gelir ki, Rumcası da “köykent” ya da “köyler bölgesi” demek olan “Ganohora’dır”. Her ne kadar Ganahora’nın kapsamı Hoşköy ile Gaziköy olsa da, bugün ki geniş anlamıyla, Uçmakdere’den Şarköy’e dek olan alan olup tüm Şarköy ilçesini kapsar. Şarköy kentinin bulunduğu yerde eskiden Tristatis, Agora diye bir kent varmış. Osmanlılar ise “Şehirköy” demişler.


Ganohora; Şarköy’ün kuzey doğusunda Işık (Tekfur) dağının, Melen Tepesiyle düze indiği yerden, Uçmakdere’den başlar, Gaziköy(Ganos), Güzelköy(Melen), Hoşköy(Hora), Mursallı, Yayaköy, Kiraz, Mürefte(Binbirçiçek), Dolucatepe, Kalamış, Eriklice(Heraklia), Tepeköy, İğdebağları, Gölcük, Çokal, Şarköy’ü, kuzeyden Marmara denizine doğru kucaklayan, sanki bir midye kabuğu gibidir. İşte günümüzün “köykenti”, Tekirdağ’ın Şarköy ilçesi, kuzeydoğu’da Uçmakdere’den başlar, güneybatı’da Gölcük, Çokal, Sofular, Şenköy, Kızılcaterzi, Kocali köyleri ile Saroz Körfezine doğru inen bölgeyi kapsar.


Bütün bu alan, Trakların eski yurdu olup, süt beyaz mermerler karşıdaki Marmara adasından getirilmiş, yontularak işlenmiştir. Traklardan kalma Tümülüsler yarım yumurta gibi belirgin olduğundan definecilerce talan edilmiştir. Ganohora’çok verimli toprakları, dağ tepelerinde meşe, çam, ıhlamur(yöze) ormanları, denize bakan yamaçlarda zeytinlikler (sığacık ağaçları), üzüm bağları, meyve bahçeleri ile kaplıdır. Dağlarından yağ, düzünden ise şarap(çakır) akar. 2002 yılına dek, Türkiye Şarap üretiminin yüzde 30’u Şarköy ilçesi sınırlarından olurdu. Burada şarapçılık DÖ. 3 bin yıllarında başlamıştır. O dönemlerden kalan amforalar denizden bulunmaktadır. 1650 ile 1900 yılları arasında Ganohora’dan dışa her yıl 65 milyon şişe şarap satılırmış. 2002 yılına dek neredeyse her evde şarap yapılan bu bölgede, Türkiye’nin Türk Devrimlerine karşı yönetiminin tuttuğu İslamcı yol ile şarapçılık bitmeye yaklaşmış, neredeyse sirkeciliğe dönülmüştür. Geçen yıla kadar, Ganohora bölgesinde ilk şarapçılığa giren Türk olan Şarköylü “Keresteci” evgilinin ürettiği, Pamir, Şarköy ile  ucuz şarap üretimevi, konulan ağır ÖTV vergisi, İslamlaştırma yönüyle daralan Pazar sonucu kapanmış, sirke üretim evine dönüşmüştür. Günümüzde yalnızca Çarşı dolayında Mürefte Yolu üzerinde Aslan Gıda sınırlı oranda şarap üretmekte, mandıracılık yapmaktadır.


Ganohora’nın (Şarköy İlçesinin) ilk yerleşikleri Romalılardan dan önce, Karadeniz’in kuzeyinden gelen mavi, yeşil gözlü, beyaz tenli; Peçenekler, Avarlar, Uzlar, Gökoğuzlar, Tatarlar, Hazarlar, Hun Türkleridir. Bunlar da Türkçe konuşurlar, inançları ise göktanrıcılıkmış.  Gel zaman, git zaman burası önce Roma, sonra Ortodoks Doğu Roma olunca, önce runik ya da uygur tamgası olan yazıları krile, inançları ortodoksluğa çevrilince, Doğu Romalıların ekinleri içinde eriyip Türk kimliklerini yitirip Rum(Romalı) olmuşlar. Bunlardan Türkçelerini koruyanlarına “Karamanlı” denilmiştir.


Daha sonra ikinci büyük dalga, Gazi Süleyman Paşa’nın 1354’de önce Gelibolu ile Tekirdağ’ı, sonra 1356’da Şarköy ile Mürefte’yi almasıyla Oğuz Türkmenler Ganohora bölgesine, köylerine yerleşmişler, bunlara da “Gacal” denmiştir.


1877-1878  Osmanlı-Rus savaşında(93 Harbi) Balkanlarda yitirilen topraklardan 3. Dalga göçmen Türkler Romanya, Bulgaristan gibi bölgelerden kalkıp buralara göçmüşlerdir. Bunlara da “Muhacır” ya da “Göçmen” denmiştir.


1912-1913 Balkan savaşlarında Batı Trakya’da yitirilen topraklardan, Makedonya ile Arnavutluk, Kosova’dan 4. Dalga göçler alınmıştır. Bunlara “Balkan Göçmenleri” denmiştir.


Son olarak 1923 Yılında imzalanan karşılıklı antlaşmayla, 1924-25’de yerli Rumlar gitmişler, özellikle Selanik Mayadağ’dan 5. İle son dalga Türkler gelip bölgeye yerleşmişlerdir. Bunlara “Mübadil ya da Lozan değiş-tokuş göçmenleri” denilmiştir. Özellikle 6-7 Eylül 1955 İstanbul olaylarından sonra neredeyse hiçbir Rum, Şarköy(Köykent) İlçesinde, Ganahora bölgesinde kalmamıştır.


19. yüzyıl sonlarında, 1892 yılında yazılan salnameye göre, Gelibolu Sancağı, Edirne’ye bağlı olan Şarköy kazası(ilçesinde) 16 Türk(Müslüman), 11 Rum, Ermeni(Hristiyan) köyü vardır. Buralarda yaklaşık, 624 evde 3 bin Türk(Müslüman), 2270 evde 10 bin 500 Rum, Ermeni ile Yahudi yaşamaktaydı. Kabaca bir evde 4,8 Türk, bir evde 4,6 Rum, Ermeni, Yahudi yaşamaktaydı. Bu kocaman köykentin çoğunu(nüfusu) o günlerde yaklaşık 13 bin 500 iken günümüzde 36 bin dolayındadır. Şarköy’ün içinde 7 cami, 20 kilise, 9 okul, 6 han, 2 yunak, 29 değirmen, 2 üretim evi, 3 bin bağ, 9 bahçe, yönetim konağı, yalıtım evi(karantina), iletişim işliği(telgrafhane) ile vergi evirmeliği(dairesi) varmış. Rumların sayısı Türklerin sayısının 3 katıydı. Burası Rumları baskın yaşadığı bir ilçeydi.


Özellikle Mürefte, Hoşköy yakasında üretilen nitelikli kiremit ile tuğlalar ta Fransa’ya kadar gemilerle satılmaktaydı. Ayrıca nerdeyse her evde üretilen şaraplardan yılda 65 milyon şişe Avrupa’ya satılıyor, ipek böcekçiliği ürünleri Bursa’ya gidiyordu. Geliri bol, mutluluğu yüksek, sağlık içinde şen şakrak bir köykentlilerin yaşadığı bölgeydi. Yeraltı kaynakları olarak, kükürtlü su, içimlik kaynak suları, çinko, kobalt, nikel ile krom yatakları işletilmekteydi.


Günümüzde “Köykent”(Ganohora) bölgesinin toplam alanı 480 bin dönüm olup, bunun yüzde 89’unda tarım yapılmakta olup, yalnızca yüzde 11’i kıraçtır. Bölgede yılda 52 bin ton dolayında şaraplık, 12 bin ton dolayında yemeklik üzüm üretilmektedir. Ünlü yerli üzümü ise “Kınalı Yapıncaktır”.  Yaz boyu firil firil esen poyraz özellikle iyi şarap üretiminin kilidini oluşturur. Günümüzde “Köykentlilerin” yüzde 35 ile 40’ı köylerde oturur. Ancak şarapçılığın, İslamlaşma etkisiyle aldığı darbe sonucu, bağlar sökülmeye başlandığından gençler büyük kentlere doğru göçmekte, köylerde oturanların sayıları, ayrıca tarım hızla düşmektedir. Bağcılık ile Zeytinciliğin yapılmadığı kuzey, arka kesimlerde ay çiçeği, buğday, arpa ile tütün ekimi yapılmaktadır.


Günümüzde 15 bin dönüm alanda zeytincilik ile bağcılık birlikte yapılmakta olup, zeytinler gemlik türü yağlık ile yemekliktir. Yılda 15 bin ton dolayında üretilen zeytinin tümüne yakını Marmara Birlikçe işletilmektedir. Bunun yanı sıra yıllık 4 bin 500 ton melez ayçiçeği ile 100 ton tütün önemli yer tutar. Göver(sebze) olarak ise, en çok domates, patlıcan, biber, fasulye, börülce, barbunya, alacalı bamye pazarlarda taze taze tüketiciye ulaştırılmaktadır.


Kıyı boyunca, dalganın kırıldığı yerdeki kanallardan Karadeniz-Ege arası akan balık sürülerini yakalamak üzere “F” ye benzeyen çok sayıda dalyan, özellikle Hoşköy-Uçmakdere arasında yer alır. Karides ile kum midyesi de denilen cikcikin en bol olduğu yer de Hoşköy’dür. Özellikle Hoşköy ile Mürefte’de yıllık 300 ile 350 ton deniz ürünleri üretilmektedir.  Su ürünleri birliğinin kapanması balıkçılığa büyük bir darbe vurmuştur.


Köylerde sayıları az kalsa da yetiştirilen keçi ile koyun etinin tadı damağınızda kalır. Bölgede inek ile et danası olayı son 75 yılda başlatılmış olup en çok sevilen küçük baştır. Özellikle Mürefte’de Umut Kasabın oğlağı, ile Karagöz’ün dana sucukları bir tanedir.


Şarköy ilçesinin tümü de eğitime çok önem verir. Ana baba yemez içmez çocuklarını yüksek eğitime yollar. Tüm bu köy kentin tek ortak yanı; bilimgüder(laik) olması, inançgüderliğe(şeriata) karşı olan tutumudur. Bu bölge sanki Türkiye’de Atatürkçü ile Cumhuriyetçilerin kurtarılmış bölgesidir. Burada batıllık, gericilik, mezhepçilik yoktur. Burada, her sokakta, her meydanda, her park ta Atatürk’ün büyük bir resmi, ile özlü sözleri yer alır. Nerdeyse Ganohora bir Atatürk bölgesidir denebilir. Eğer bir köyde gerici partiye birkaç oy çıkmışsa ne yapar ne eder onları bulur dışlarlar.


Yaklaşık 60 km ile çok uzun bir kıyı boyu olan, ayrıca Marmara’nın “mavi bayraklı” bir bölgesi olması dolayısıyla, İstanbul ile Tekirdağ’la beslenen bir “gezgincilik” bölgesidir. Özellikle esen poyraz nedeniyle “kişi yelkeni(sörf)” çeyniği(sporu) önde gelen bir etkinlik olması gerekirken, hiç yok kadar azdır. Ben kişi yelkeni yapanı hiç görmedim.  Ayrıca yamaç uçurtması bakımından Uçmakdere’de Işık Dağı çok uygundur.   Ne yazık ki, bu denli büyük bölgede 1000 yatağın üzerinde konaklama yalnızca Şarköy içinde vardır. Bunlardan 4 tane kalıncak, başta Sohbet, Beyaz Balina, Hayat Otel, Zen Otel olmak üzere hem ucuz, hem deniz kıyısında, hem de çok temizdir. 2017 yılında Mürefte’de işletilen kalıncak(otel) yanlış bir yaklaşımla yıkılınca, öteki köylerde ancak sınırlı sayıda, küçük pansiyonlarda konaklanabilmektedir. Köy konakları olmadığı gibi köylerde temiz ayakyolunun bulunmaması büyük sıkıntı yaratmaktadır.


Özellikle köylerde, Rumlardan kalma, kilise, manastır, gömeç(mezarlık), höyük, Tümülüslerin gömü arayıcılarınca talan edilmesi Trakya’nın kökü olan geçmişine vurulan büyük bir darbedir. Türkler, Rumlardan kalan bu gibi yerleri korumadıklarından, İstanbul Fener Rum Patrikhanesi başkanı Ganohora(köykent) bölgesine sık sık gelerek, katılanı olmasa bile eski kiliselere, manastırlara Yunanistan ya da öteki Ortodoks ülkelerden papazlar, metropolitler atamasına Ankara yönetimi sessiz kalmaktan öte destek vermektedir. Bu durum ileride Türkiye’nin başına çorap göreceğe benzemektedir.


16 Eylül 2020, Şarköy, Ganohora, Köykent
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x