ŞEHİR HASTANELERİ GERÇEĞİNİ̇ BAŞHEKİM ANLATIYOR!

28 Kasım 2019 Perşembe 10:19

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın son açıklamaları ile tekrar alevlenen şehir hastaneleri tartışmalarına Kayseri Devlet Hastanesi Eski Başhekimi Op. Dr. Yunus Yıldızkan’da sosyal medyadan yayınladığı yazı ile katıldı. Oldukça önemli konulara değinen Dr. Yıldızkan’ın o yazısını sizinle paylaşıyoruz.

ŞEHİR HASTANELERİ GERÇEĞİNİ̇ BAŞHEKİM ANLATIYOR!

 Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın son açıklamaları ile tekrar alevlenen şehir hastaneleri tartışmalarına Kayseri Devlet Hastanesi Eski Başhekimi Op. Dr. Yunus Yıldızkan’da sosyal medyadan yayınladığı yazı ile katıldı. Oldukça önemli konulara değinen Dr. Yıldızkan’ın o yazısını sizinle paylaşıyoruz.


ŞEHİR HASTANELERİ

Bu konuda bir yazı kaleme almayı uzun zamandır düşünüyordum. Sayın Sağlık Bakanının Bütçe ve Plan komisyonunda yaptığı konuşmadan sonra, bir kısmını halkımızın da Bakanlığın da bilmediği bazı gerçekleri dile getirmek gerekiyor.

Proje ve uygulama “Yerli ve Milli” olmaktan uzaktır.

Başlangıçta belki cumhuriyetin ilk yıllarında tamamen devletin kendi imkanlarıyla ülkenin dört bir yanına yapılan ve bugüne kadar önemli hizmetler gören Numune Hastanelerinden mülhem, çağa ve yeni teknolojilere uygun, daha işlevsel yeni hastane projeleridir, diye düşünüyordum. Ama hastaneler gün yüzüne çıkınca ve işletilmeye başlayınca gördük ki, bu devasa tesisler de ithal projelerle ve tüccar kafayla yapılmış.

1980 lerde İngilizlerin, maksada uygun olmadıklarını, sağlık hizmetlerini daha da zorlaştırdığını görüp tamamen terkettiği bu projeleri, kim, nasıl ve hangi gerekçelerle ülkemize ithal etti ve başlattı? Bu bilinemiyor çünkü, katrilyonların harcandığı, daha da harcanacağı belli olan bu ucube projelerin, herşeyi ticari sır olarak gösteriliyor.

Finansmanı yabancı kredilerle sağlanmış, Kamu Özel Ortaklığı sistemi ile inşa edilen bu hastanelerde, devlet ile özel şirketlerin ihtilafa düştükleri durumlarda kendi hukukumuz yerine uluslararası ticari hukuk hükümlerinin uygulanacağı söyleniyor.

Bugün ki kur ile 25 yıllık sözleşme sürelerinin sonuna kadar devletin cebinden 225 milyar TL çıkacağını sayın Bakan söyledi. Bu süre zarfında dövizdeki artışlar da hesaba katıldığında bu rakamın 3-4 katına çıkacağını rahatlıkla söylememiz mümkün. Devletimizin yıllık bütçesi kadar tutacak olan bu meblağı, şirketlere ve yabancı kredi kuruluşlarına ödemek, bağlayıcı sözleşmelere imza atmak, ” yeni kapitülasyonlar mı geliyor” diyenleri haklı çıkarıyor.

Peki neydi problem? Devleti her geçen gün bu kadar büyük zararlara sokacak böylesine büyük hastaneler kurmak çok mu gerekliydi? Bu sorunun cevabı, “kesinlikle hayır” dır.

Birkaç yıl önce hizmete sokulmuş, çok yeni ve modern hastaneler dahil, onlarca hastane kapatıldı. Personeliyle birlikte şehir hastanelerine taşındı. Devlet imkanlarıyla alınan yüzlerce tıbbi cihaz, alet edevat ve hastane mefruşatı çürümeye terk edildi. Çünkü bu malzemeler yeni hastanelere taşınamıyordu.

Şehir Hastanelerinin devasa kampüslerinin, şehrin içinde bir yere yapılması mümkün değildi. Vatandaşın nasıl ulaşacağı hesaba katılmadan, şehirlerin dışında inşa edildiler. Sanki buralara hasta insanlar değil de, üniversite öğrencileri gibi, genç ve sağlıklı insanlar gidecekti.

İŞLETME ZORLUĞU VE İKİ BAŞLILIK

Hasta bir şekilde hastaneye ulaştı diyelim. Hizmet alacağı birimi bulup muayene sırasına girene kadar akla karayı seçiyor. Yüzlerce metre, bazen birkaç kilometre yürümek zorunda kalıyor. İlgili birimi bulana kadar kırk kişiye sorması gerekiyor. Nihayet kan ter içinde hekimle buluşan hastanın işi burada da bitmiyor. Daha tetkiki var, röntgeni var, müdahaleli bir işlem yapılacaksa o birimi bulmak var…

Genel hastane, kalp damar hastanesi, kadın doğum hastanesi, psikiatri hastanesi ve fizik tedavi hastanesi şeklinde planlanmış olan hastanede diğer branşların nerede hizmet verdiğini bulmak, bazen yön gösteren personele sormak suretiyle bile bulunamıyor. Mesela gastroenteroloji polikliniğinin psikiatri hastanesi zemininde, endoskopik muayenelerin acil servisin birinci katında, yataklı servis kısmının ise başka bir blokta hizmet verdiğini nasıl tahmin edebilirsiniz ki..

Çalışan personele gerekli kolaylıklar sağlanabilmiş mi peki?

Poliklinik odaları, merkezi havalandırma sistemi olduğu için, penceresiz veya açılır penceresi olmayan çoğu küçük odalar şeklinde planlanmış. Havalandırma sistemindeki bir arıza veya gerekli bakım yeterince ve zamanında yapılmazsa orada çalışan hekim ve yardımcı personelin vay haline.. Sürekli havalandırma ünitesi rüzgarı altında saatlerce çalışıldığını bir düşünün.

Bazı odalarda sedye bile dönmüyor. Bir ultrason odasında hekim bile hastanın etrafında zor dönebiliyor. Oturabilecek yer yok.

24 saat yoğun hizmet veren personele dinlenme odası düşünülmemiş. Hekimler, çoğu zaman idari birimlerden habersiz, bazı küçük bürolara derme çatma birkaç koltuk v.s koyarak kendilerine dinlenme odası yapmak zorunda kalıyorlar.

Hastaların mahrem bilgilerini paylaşabilecekleri, doktoruyla baş başa kalıp derdini anlatabileceği bir mekan yok.

Hekimlerin polikliniklerden veya ameliyatlardan çıkınca duş alıp bir süre dinlenebilecekleri, okuyacakları, yazacakları, bilimsel çalışma yapabilecekleri odaları yok.
Nöbet tutarken bekleyecekleri, dinlenebilecekleri odalar planlanmamış.

Bir başka birimden hasta konsültasyonu istendiğinde ve bu işlem için hekim birkaç ayrı yere çağrıldığında sizce ne kadar yol yürümek zorunda kalabilir? Tabii ki mesleğin içinde olanlar bu sorunun cevabını bilemezler. Konsültasyonla veya acil hizmetleriyle görevli bir hekimin günlük yürüdüğü mesafe ortalama 2-6 kilometre arasındadır. (Bir şehir hastanesinde, yürüyemeyen hastalar için şirketin çalıştırdığı golf arabasına, konsültasyona giden bir hekim de binmek istemiş, fakat şirket elemanı “sizin hakkınız yok” diye geri indirmiş. Şimdi bazı hekimler beyaz gömleğini çıkararak bu arabalara kaçak biniyorlarmış. Doktorların düşürüldüğü şu duruma bakın..)

Yataklı servislere gelince;

Bu servislerdeki odalar güzel tanzim edilmiş. Büyük, ferah, TV, VC ve duşu içinde, refakatçi için koltuğu yatağı düşünülmüş odalar. Yani hekimlerden esirgenen odalar, hastalardan esirgenmemiş. Ama bugün ki sistemde hastaneye müracaat eden hastaların ancak yatarak tedavi görmesi gereken %7-10 u bu imkandan yararlanabilirler.

Sağlık hizmetleri, Bakanlık personeli tarafından, temizlik, yemek, çamaşır, güvenlik, kantin gibi ticari ve sosyal tesisler ve taşıma hizmetleri şirket tarafından veriliyor.

Sağlık hizmetleri gibi sıklıkla acil müdahaleyi gerektiren durumlarda diğer hastanelerde hastayı ameliyat haneye gönderme süresi azami 10 dakika iken, şehir hastanelerinde bu süre ortalama 20-25 dakika. Çünkü önce taşıma işini yapan şirket birimine kodlama yapacaksın, personel ayarlayıp çağrı veren birime gönderecekler ve hastanız taşınacak. Tabii bu arada hastanın hayatı tehlikeye girmedi ise doktor da uygun ortamda müdahalesini yapabilecek.

Kanamalı bir hasta veya kusan bir hasta mekanı kirletmiş olsa, yine aynı kodlama usulüyle personel çağırmak zorundasınız.
Bir evrak, malzeme v.s yi bir başka birime gönderecekseniz, yine aynı usul ile şirketten personel talep etmek zorundasınız.

Bütün bu ve benzeri hizmetleri şirket, hastaneye fatura ediyor ve hatırı sayılır paralar kazanıyor.

44 yıldan beri, gerek idareci ve gerekse hekim olarak Sağlık Bakanlığının taşra teşkilatlarının her kademesinde hizmet veren birisiyim. Yetkililer sormasa da fikrimizi, önerilerimizi söylemek, yazmak, iletmek zorundayız. Çünkü millet bizim, devlet bizim, harcanan kaynaklar hepimizin.

Bu noktadan sonra ne yapılmalı?

Sağlık Bakanlığı şehir hastaneleri projelerinden tamamen vazgeçmelidir.
Hukuk müsaade ediyorsa, mevcutlar bakanlığa devredilmeli, inşası devam edenlerde projeler revize edilerek tesisler küçültülmeli ve devlet tarafından satın alınmalıdır.

Devlet imkanlarıyla azami 400-500 yataklı, monoblok, işletmesi kolay, şehirlerin içinde, vatandaşın kolay ulaşabileceği yerlere, şehrin büyüklüğüne göre peyder pey birkaç tane olmak üzere yeni hastaneler yapılmalıdır. Dünya artık, İşletilebilir, kolay ulaşılan bu tip hastanelere dönmüş iken bizim, alemin vaz geçtiği, terk ettiği bu devasa hastanelerde ısrar etmemizin akılla ve bilimle bağdaşır bir tarafı yoktur.

Mesela Kayseri’de taşınan eski hastane arsasına 600 yataklı, şehrin doğu ve batı yerleşim bölgelerine birer tane 400 yataklı olmak üzere, 3 hastane inşa etmek ve mevcutlara ilave yeni tıbbi donanımlar temin etmek, mevcut şehir hastanesine harcanan paranın(462milyon dolar) yarısından daha az bir meblağ ile mümkün olacağı hesaplanmıştır. Ama artık dönüşü olmayan bir yola girilmiştir.

Genel hastanelerin yanı sıra, şehirlerin ulaşılabilir bölgelerine, kadın-doğum, çocuk, göz, göğüs, fizik tedavi, kalp-damar, onkoloji ve psikiatri gibi branş hastaneleri yapılabilir. Mevcutlar iyileştirilip, eskiyenler yeniden inşa edilebilir.

Dışardan devasa ve mükemmel görünen şehir hastanelerinin iç yüzü, yazdıklarımdan daha fazlasıdır.

Taşınma sürecinde, istekleri dışında şehir hastanesine gönderilen personel, bir yolunu bulup, tayinle başka yere naklini istemektedir. Kayseri şehir hastanesinin bazı branşlarında uzman ve öğretim elemanı sayısı kritik seviyelere düşmeye başlamıştır.

Mecbur kalmadıkça hastalar şehir hastanesine gitmek istememektedir.

Şehir hastanesine sevk etmek istediğim bir hastamın şu sözleri durumu özetlemeye yetmektedir: “Doktorum kurban olayım beni oraya gönderme, ne yapıyorsan sen burada yap. Ben taa oralara gidemem. Gitsem de içinde kaybolurum.”


17.11.2019 / Yunus Yıldızkan
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 29

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Beyniniz olsa your yapmak yerine arastirirsiniz 11 saat önce yorumlandı

1930 yilindan bahseden dengesizler koskaca birndevlet savastan cikmis O devleti toplamak 50 yil alir su an oyle bir savas olsun sittim seni deleting badindakiler but beyinle bir bok yapamaz devil 50 sene 500 sene de bile yetmez

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

adalet 1 hafta önce yorumlandı

bu yazıda yazılanların hepsi gercek hele az yazılmış.

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor@teo 1 hafta önce yorumlandı

**al senin gibi melunlar için yazılmıştır===>**beni̇m 61 yillik ömrümde şunu öğrendi̇m.dünyada i̇ki̇ türlü kul vardir.bi̇ri̇si̇ anasinin .../../ gi̇bi̇ şerefsi̇z- dedi̇koducu-hamasetçi̇-konuşmaktan başka bi̇r bok üretmeyen kul..öteki̇si̇ her türlü kendi̇si̇ne gelecek belaya rağmen mi̇lleti̇ i̇çi̇n bi̇r şeyler üreten -yapan kul..ben i̇ki̇nci̇si̇nden yanayim...bi̇ri̇nci̇si̇nden yana olan bi̇r sürü mok adam var onlardan olamam..

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 1 hafta önce yorumlandı

.. haber alpmısın nesin.şu yorumları okumadan buraya koymayın suç işliyorsunuz..**burada..şu tür yazılar onaylanmayacak diyorsunuz.burası sahipsiz it pazarına dönmüş burada haddını bilmez mamçak beyinliler le beni humatap etmeyin.,katil etmeyin adamı. yolda bana selam veremeyek godoş sataşıyor.bunu engelmeniz lazım."bana çomar diyen pezevengin bu edepsizliğine sizde ortaksınız.

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

nasıl yani????!@teo 1 hafta önce yorumlandı

ulan haddini bilmez hayvan.sana cevap ermek zorunda değilim.gider sivas kangalına cevap veririm..senin gibi godoşlarla mücadele etmekten yorulmadım.varsa bilgini söyle sana insan diyeyim bilgin olmadığı için aynı soyun sopun gibi küfürle işe başlıyorsun.haddini bil çakal bozması cahil.ahlaksız.haddsiz. münafık seni.senin cebinden çıkan senin kefen paran bile olamaz godoş.aç it.siktir git.senin cebine sokayım mal.bir daha yazma arara bulurum.kime düşman olduğun belli soytarı.çomarın bebesi

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

teo@Tırak Kor 1 hafta önce yorumlandı

birader sen ne tür bi çomarsın ya. ne demek sanane? onun parası sonra senin benim cebimden çıkıyor ahmak adam bir bok bildiğin yok

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

bu son alıntının adresi===>http://www.asm.gov.tr/yazdir?197a87560e1c9cbf1cc77943de48ed81--->eklenme tarihi: 19.07.2016 13:28:47---daha öncesi aldığım alıntılar kaynağı===>sağlık.gov.tr...portalıdır.resmi bilgilerdir.selamlar ile

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

beni̇m 61 yillik ömrümde şunu öğrendi̇k.dünyada i̇ki̇ türlü kul vardir.bi̇ri̇si̇ anasinin .../../ gi̇bi̇ şerefsi̇z- dedi̇koducu-hamasetçi̇-konuşmaktan başka bi̇r bok üretmeyen kul..öteki̇si̇ her türlü kendi̇si̇ne gelecek belaya rağmen mi̇lleti̇ i̇çi̇n bi̇r şeyler üreten -yapan kul..ben i̇ki̇nci̇si̇nden yanayim...bi̇ri̇nci̇si̇nden yana olan bi̇r sürü mok adam var onlardan olamam..yahu.bi̇li̇msel olarak bi̇r vakayi eleşti̇rebi̇li̇rsi̇n ama i̇çi̇ne siçamazsin

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

merekeze alan ve mi̇lleti̇n 96 yildir dünyadan bi̇ haber yaşatilan ve ona dai̇ma parmak sallayanlarin dönemi̇ni̇ sona erdi̇ri̇p.bütün bedeni̇ni̇ taşin altina sokan bi̇r hükümete.bi̇rkaç eksi̇kli̇k i̇le sataşmak bence ahlaki̇ deği̇l.bu yapilmiş.köprü yapilmiş-hava li̇mani yapilmiş.efendi̇ bunlar "yap -i̇şlet-devret modeli̇""sanane lan atyaraği sanane.efendi̇m hükümet geçmeyen yollarda fi̇rmaya garanti̇ ücret vermi̇ş, versi̇n lan sanane atyaraği.sen ne verdi̇n bu memleketeki̇ bahane üreti̇yorsun

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

şu anki mevcut durum ise (2016) ilimizde sağlık bakanlığına bağlı 37 devlet hastanesi, 36 özel hastane, 10 tanede üniversite hastanesi mevcuttur.***eczaneler gelince cumhuriyet yıllarında eczacılık, hemen hemen ecnebi veya gayri müslim kişilerin tekelinde bulunuyordu. 1930 yılında türkiyede 14 milyon nüfusa karşılık 427 eczane var..a lin cumhuri̇yet dönemi̇nde 14.mi̇lyon nüfus var ve bu nüfusa i̇laç verecek 427 eczane var.ben bu eski̇ başheki̇me yalanci di̇yorum..üzgünüm..mi̇lleti̇ merkeze

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

diğer hastane ise cebeci askeri hastanesiydi. o yıllarda kentte özel hastane yoktu. 1924 yılına kadar dispanser teşkilatı da yoktu. 1924 de bakanlıkça keskin, haymana ve nallıhan kazalarına birer dispanser açıldı.bakinizki̇ 1980 sonrasi sağlik teşki̇latina değer veri̇lmi̇şki̇ rahmetli̇ özalin dönemi̇di̇r bu dönem..hemen o döneme ai̇t olan bi̇lgi̇leri̇de vereli̇m===>1980 lerde ankaradaki devlet hastanesi sayısı ilçelerle birlikte 20 dir. diğer üniversite ve özel hastane sayısı 23 tür.

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

bu eski̇ başheki̇mi̇n yalaninin buraya çikararak kendi̇si̇ne sunuyorum**cumhuri̇yeti̇n dönemi̇nde kurulan**numune hastaneleri̇ di̇ye çoğul olarak kullandiği numune hastanesi̇ bakalim cumhuri̇yet dönemi̇nde varmiymiş===>cumhuriyetin ilk yıllarında hastane, eczane ve dispanser yalnız büyük kentlerde özellikle i̇stanbul‘da toplanmıştı. ankara vilayetinde 2 hastane vardı. biri vilayet hastanesi, gureba/garipler hastanesi de deniliyordu. (daha sonra ismi ankara numune hastanesi olarak değiştirildi

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

4- sağlık bakanlığının koruyucu sağlık hizmetlerine öncelik veren sağlık hizmetlerini planlayıp denetleyen bir yapıya kavuşturulması.i̇şte akp bunlari aldi düzenledi̇ yapti.bu karari alan hükümetteki̇ mahluklar şi̇mdi̇ bağiriyorlar..ulan si̇z almişsiniz bu kakarlari.akp de uygulamiş..yani̇..kisaca**gevezeyi̇ cehenneme atmişlar onlark ağizbi̇rli̇ği̇ i̇le**odunlar islaaaaaak!demi̇şler....bi̇tti̇i̇i̇i̇

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

***haaa son söz..bakınız 1990 yılında sağlık ve sosyal hizmetlerin ve aktüerya sigortanın sağlık sistemlerini zarara uğratmasi hasebi̇yle--aldiği kararlara bakarmisiniz****1990lı yıllarda yürütülen sağlık reformu çalışmalarının ana bileşenleri şunlardır 1- sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında toplanarak genel sağlık sigortasının kurulması, 2- birinci basamak sağlık hizmetlerinin aile hekimliği çerçevesinde geliştirilmesi, 3- hastanelerin özerk sağlık işletmelerine dönüştürülmesi,

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

**kimse bu tür nev-i şahsna münhasır insana demeyi düşünmezler iyide birader...bir hükümet senin dediğin gibi-ahmaklıklarla-koca devasa hantal binalara-araç gereçleri alıp çürütüp halka hizmet verememesinin sonucunu**seçimlerde görmezmi..bu adam haddini aşmış diyecekki. efendim yatıklarını saklıyorlar-bende derimki **ulan haddi bilmez mahluk.hizmeti alan seçmen bu boktan senin söylediğin pislikleri görünce zaten oy vermez.bu senin gibilerin istediği değilmi zavallı..

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

1950 yılıyla 1960 yılı karşılaştırıldığında hekim sayısı 3.020den 8.214e, hemşire sayısı 721den 1658e, ebe sayısı da 1.285ten 3.219a yükseltilmiştir.yani bu adam yalancı..çünki hükümeti küfür etmenin veya görevden elçektirilen lerin ilk yaptığı direkt olarak**cumhuriyet dönemini överler--sonra bu günün hükümetinin yaptığı masrafların yersizliğine ve mütferrik .bazen kişisel ahmaklıkları büyük problem ve dezenfermasyon olarak gösterirler.son olarak ülke kaynaklarının hebasını söylerler

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

bakınız..cumhuriyet döneminde hastahanelere doktor yetiştirecek tek bir hekimlik fakültesi var...adnan menderesin göreve gelmesiyle sağlık sistemimiz 16 sağlık bölgesine ilkkez ayrılıyor ve hekim yetiştirilmesi ancak 1960 yılına nasip oluyor****i̇nsan kaynakları altyapısı oluşturulması maksadıyla i̇stanbul ve ankara üniversitesi tıp fakültesinden sonra ege üniversitesi tıp fakültesi 1955 yılında öğrenci alımına başlamıştır. 1950 yılıyla

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

560 sağlık memuru ve 136 ebe ile hizmet veriliyordu...bakınız beyler.yıl 1946--cumhuriyet döneminde 13.800milyon nüfus ve sonra 1946 yılı 18 milyoa çıkan bir nüfus ve hala aşağıdaki ebe-doktor sayısı ve 560 sağlık memuru ile 18 milyona sağlık nasıl verilir siz hesap ediniz(sağ.bak.gov."sitesinden kaynak...bu adam bize numune hastaneleri diyor yani çoğaltıyor..bakalım doğrumuşmuşx bu adamın lafı

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

bu vatandaşın eski başhekimin yalanlarının tespiti===>sağlık bakanlığı gov.sitesinden alınmış belge(1)=>Cumhuriyetin ilanı sonrası Sağlık Bakanı olan Dr. Refik Saydam 1937 yılına kadar süren bakanlığı süresince, ülkemizin sağlık hizmetlerinin kuruluşunda ve gelişmesinde büyük katkılar sağlamıştır. 1923 yılında, ülkemizde sağlık hizmetleri hükümet, belediye ve karantina tabiplikleri, küçük sıhhiye memurlukları, 86 adet yataklı tedavi kurumu, 6.437 hasta yatağı, 554 hekim, 69 eczacı, 4 hemşire,

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

kelimelerinin deşifresiyle hemen anlayıılor.önce memleketin ilk cumhuriyet yıllarına pas veriliyorki ben hiç görmüyorum cumhuriyetin verdikleri deyin vAllahide billahi aklıma-yasaklar-hapisler.hapislerde ölmeler-osmanlının hastanesini bile çalıştıramamalar (belgeliriyle-gülhane)askeri hendeshaneler-tıpbiye mektebi..dön.1920)andımız-hep hamaset.memlekette ilerleme ancak-menderes-demirel-özal-tayyib bey""başka cahapeden zinhar tık yok.hahaset.folklör-şiir.tiyatro.bale..vs,,

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

ıbrakamayanların şimdiden -ıhhh!ıhhhh!!olmaycemk bu şekilde ben yönetemem tabiki yönetemezsin..kalkar muhalefetin şeyinin şaha kalkmasıyla gaza gelip intikam alma vari böyle makamları işgal ederseniz.sonunuz tıııııııııııııısssssssss!-demem oki ağalar .bu adamın lafı beni yaraladı.ben en kısazamanda bir şehir hastanesine uğramalıyım yoksa uyuyamam..bu adama cevabı sanırım yetkililer kısa zamanda verecektir**zaten bu tip muhalefet yapanların kötü niyetlerini anlamak ağır ceza savcısı gibi

0 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

vallalhide tAllahide hemen ımf lyi çağıracaklar zira bunların yönetimi yolunun ışıklarını ancak ımf standby ile malum..hadiii eskiye 3 ayda döneriz.hastaneler moku yer-yullar haberleşmeler..borç üstüne borçlar.2003 yılına döneriz.bakınız bu belediyelerin bu şartlarda basit sıradan bir yönetim şansları bile yok.çünki belediyelerin sosyal sorumluluk projesi dahilinde çook ama çok firmaları var.hükümet gibi karman çorman hizmletleri var..bu günki beldelerden gelip oralarda bile eserler

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

biçen dalyarak vekillerin olduğu bölük perçük parti ki sonra bunlar tabela partisi oldular.millet istemiyor sizi sevmiyor.hepsi bu..işte böyle bir siyasi bozukluğu olan ülkemizde-basit bir temel atma bile yıllarca düşünülmeye bırakılıyor.zira milli bütçenin her 100tl sinin %65 i içimizdeki kripto sabetayist yahudi-ermeni-rum piçlerine faiz olarak gitti-ımf ler bizi sömürdü..eee!!diyelimki maazAllah millet ittifakı kazandı aha bu ankara-istanbul belediye başkanları gibi

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

**hala bazı attarakları efendim cumhurbaşkanlığı shükümet sistemi eskiye dönsün--millet diyorki niyeki lan??.yine sizin ahlak ve onursuzluk faziletsizlik ve kifayetsizlikleriniz yüzünden tbmm de bir tane sıfatı bozuk,kendini vekil sanan bile .tezkerede ve 367 de miclise kapıları üstüne kitlenerek ülkenin geleceğine oy vermeyenlerin bu günki milletimiz onların anasının avradının mahremine küfür ediyor..biz bıktık.donunu çekemeyenlerin parti lideri olmalarına-tüccar kılıklı kendisine fiyat

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

muhaliflerin acımasiz kalemleride şu son zamanları aha bu adamın laflarının aynısını söylüyor.yok ingiliz inşa veya ingiliz hastane öykünmesiymiş ben bu adama şunu söylüyorum.25 yıl içinde bize 50 milyar dolarada maal olsa.biz senin gbi ne kirli-ne iğrenç hesapsız memleketinin insanına düşman niye yöneticiler gördük.bu hastanelerin maliyetinin 50 milyar olması bile bu hastahanelere yapılan teknik ve diğer tesisler bu milletin 25 yıllık ihtiyacını görecek...bu millet alışmış kudurmalara

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

çelik fabrikaları olarak yutturuldu.biz eğitime şunu-yollara bunu diye yalanlarla başlanan iyasi uçukları akp asla kullanmadı millette ona her zdönem hak ettiği oyu veriyor..felelem bu kişinin sözleri beni çok üzdü--evet.türk sağyık sisteminde hala kendisini bilmez ben yoksan devlet bitmiştir diyecek atyarağı olanların hala varlığı olabilir..sayın riyase-ti cumuhri başkanımız ın"her konuşmasında benim çocukluğumdan beri düşündüğüm projedir""şehir hastaneleri"demesi bizide gururlandırıyor.

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

*+devlet asla yalan söylemez.bunu.2003 ten 2019 a kadar bize bunu ciddi devlet adamı ve sorumluluk sahibi bakan ve devlet erkanı.bunu millete ispat ettiler..çay içmeye geleceğiz dediği halde onu dahi unutmadılar.bu milleti parmak salltan ve yallayan ağzı yalyalı pezevenklerin şükürler olsun yönetimde olmaması..bu milletin dertleriyle hemhal olan bir hükümetin varlığı bu millette-köylünün isteklerinin sigara paketine yazılıp sonra atıldığı niceee hükümetler oldu-çeltik fabrikelerinı millete

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

tesislerde ve devasa bakanlıklarda merkezlerde binaları yok.saadece bizim gibi ucube zamanında osmanlılın**şehircilik ve çevrecilik gibi dünyaya örnek olduğu insan ve yaşam içindeki vakaların tanzimi.cumhuriyet döneminde ıskalanmıştır.yada önem verilmemiştir.bu atandaş diyorki cumhuriyetin ilk yıllarında milli imkanlarla-numune hastaneleri ulan kaç tane numune hastanesi var türkiyede.yani ben kuşkulanıyorum.ya reis yalancı-yada aha bu adam yaşlılığın verdiği aciziyetye yellenmiş.fakat devlet

1 Kişi beğendi.
Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Tırak Kor 2 hafta önce yorumlandı

valla bu adam benim içimi kararttı--o halde benim iki çift lafım olacak..**birincisi milletin kahir ekseniyle kendisini hasbi ve ciddi birisi olarak gördükleri sayin cumhur reisimiz recep tayyip erdoğan ve sağlık bakanı koca koca yalan söylüyor**yada ana bu adam yalan söylüyor ki.ben saadece bu adamın söylediklerinin tek bir kismiyla hem fikirim oda bu hastanelerin şehir merkezlerinden uzak olması..unutmayınız avrupa birliği ülkelerinde merkelerde hastaneler kalmadı-üniversiteler ve askeri

1 Kişi beğendi.