Seri Muhakeme Bürosu dosya kabulüne başladı

07 Ocak 2020 Salı 17:14

Yargılamanın kısa sürede bitirilmesi amacıyla 1 Ocak'ta yürürlüğe giren Seri Muhakeme Usulü kapsamında kurulan Seri Muhakeme Bürosu, dosya kabulüne başladı. Artak ABD yargısındaki gibi şüpheli suçlamayı kabul ederse cezada indirime gidilecek.

Seri Muhakeme Bürosu dosya kabulüne başladı

 Resmi Gazete’de yayımlanan 7188 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ceza muhakemesinde geleneksel kovuşturma usulüne alternatif oluşturacak seri muhakeme usulüne ilişkin düzenlemeler kapsamında Anadolu Adalet Sarayı’nda kurulan Seri Muhakeme Bürosu’na soruşturma dosyaları gönderiliyor.

Büroda görevlendirilen 5 cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan “parada sahtecilik”, “gürültüye sebebiyet verme”, “trafik güvenliğini tehlikeye sokma”, “hakkı olmayan yere tecavüz”, “genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması”, “resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak”, “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” gibi suçların da aralarında bulunduğu 13 suça ilişkin soruşturma dosyalarını incelemeye aldı.

ABD’DEKİ GİBİ TEKLİF YAPILACAK

Cumhuriyet savcıları, dosyalardaki incelemelerini tamamlamalarının ardından şüphelileri tabligat göndererek adliyeye çağırmaya başlayacak. Amerikan yargısındaki gibi mahkeme öncesi şüpheliye yapılacak teklifle suçunu itiraf etmesi durumunda cezada indirim hakkı olduğu bildirilecek. Böylece yargılama sürelerinin kısaltılması amaçlanıyor. 

ŞÜPHELİ TEKLİFİ KABUL EDERSE CEZASI YARI ORANINDA DÜŞECEK

Seri Muhakeme Bürosu’ndan sorumlu Anadolu Cumhuriyet Başsavcıvekili İhsan Kamil Akçadırcı, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, seri muhakeme ile basit yargılama usulünün, Ceza Muhakemesi Kanunu’na getirilen alternatif bir soruşturma ve kovuşturma usulü olduğunu söyledi.

Buradaki amacın ceza yargılama usulünü kısaltmak ve mahkemelerin iş yükünü azaltmak olduğunu vurgulayan Akçadırcı, şunları söyledi:

“Cumhuriyet savcısı bir suç işlendiği bilgisi aldığında öncelikle maddi gerçeği araştıracak. Suçun işlendiğine yönelik bütün delilleri toplayacak. Suçun işlendiğine ilişkin yeterli şüphe olmaması halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verecek. Suçun işlendiğine dair yeterli şüphe oluşması halinde ise seri yargılama usulü dediğimiz 1 Ocak 2020 tarihinde başladığımız usule göre soruşturmaya başlayacak. Delilleri toparlayacak, şüpheliye tebligat gönderecek ve adliyeye çağıracak. Şüpheli önce suçun maddi delilleri hakkında bilgilendirilecek. Seri yargılama usulü ile ilgili de bilgilendirilecek. Şüpheli bunu kabul ettiği takdirde nasıl bir sonuçla karşılaşacağı açık bir şekilde izah edilecek. Şüpheli bu usulü kabul ettiği anda avukat huzurunda bu teklifin yapılacağı kendisine bildirilecek.”

MAHKEMENİN VERECEĞİ HÜKÜM YAZILACAK

Akçadırcı, şüphelinin bu usulü kabul etmesi halinde öncelikle temel cezanın belirlenmesi gerektiğini kaydederek, “Biz o zaman görevlendirilen mahkemelere talepname gönderiyoruz. Talepname gönderirken de temel cezayı belirleyeceğiz. Yani cezanın alt ve üst hadleri içerisinde bir ceza belirleyeceğiz ve onu yarı oranında indireceğiz. Ya da koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya ertelemeden yararlanması talep edilecek. Yani mahkemenin vereceği hükmün açık bir şekilde talepnamede yazılması gerekiyor.” diye konuştu.

Şüphelinin talepname ile beraber aynı gün mutlak surette görevlendirilen mahkemede hazır edilmesi gerektiğini dile getiren Akçadırcı, mahkemenin de aynı gün bu talepname ile ilgili karar vermek zorunda olduğunu söyledi.

Akçadırcı mahkemenin öncelikle gelen talepnameyi usuli ve maddi hatalar yönünden inceleyeceğini, eksiklik olması halinde ise bunların tamamlanması için cumhuriyet savcısına tekrar göndereceğini aktardı.

Kişinin hakkında isnat edilen suçla ilgili neyle karşılaşacağını çok iyi bilmesi gerektiğini vurgulayan Akçadırcı, “Kişi hakkında yeterli şüphe var ise mahkum olduğunda bir ceza alacak. Rızasıyla, kendi iradesiyle bu usulü peşin kabul ederse ceza yarı oranında indirilecek. Ama yargılama devam ettiğinde alacağı cezada aynı koşullar oluşmayabilecektir.” dedi.

İhsan Kamil Akçadırcı, “Kısa bir yargılama, çabuk bir yargılama, neticesi çabuk alınmış bir yargılama. Mahkemelerin iş yükünü azaltacaktır. Cumhuriyet savcılıklarının daha rahat, daha hızlı bir şekilde çalışmasına sebebiyet verecektir. Adil yargılama dediğimiz sisteme direk etki eden bir müessese olduğunu düşünüyorum. Çünkü yargıdaki hedef süreyi ancak bu tür yöntemlerle gerçekleştirebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

İSTANBUL/AA

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x