Suriyeli hakim: İran ve Rusya yardımı keserse Esed’in ömrü 6 ay (Özel)

01 Mart 2013 Cuma 14:52

Suriye’de başlayan iç savaş ikinci yılını doldurmak üzere. Her geçen gün şiddetlenen çatışmaların ardından Cilvegözü Sınır Kapısı’nda meydana gelen patlamanın ‘kimin eseri olduğu’ sorusu sıkça gündeme geliyor. Suriye’de...

Suriyeli hakim: İran ve Rusya yardımı keserse Esed'in ömrü 6 ay (Özel)

Suriye’de başlayan iç savaş ikinci yılını doldurmak üzere. Her geçen gün şiddetlenen çatışmaların ardından Cilvegözü Sınır Kapısı’nda meydana gelen patlamanın ‘kimin eseri olduğu’ sorusu sıkça gündeme geliyor. Suriye’de Yüksek Teftiş Kurulu’nda iktisadi ve idari davalara bakan hâkime göre 4’ü Türk 14 kişinin hayatını kaybettiği saldırıyı Esed’in taşeronları yaptı.

Suriyeli hakim, sınır kapısındaki saldırı ile iki mesaj hedeflendiğini, bunların; Suriyeli mültecilere yardım edilmemesi ve kapının biraz gerilmesi, ikinci mesajın da patlama ardından Türk halkının hükümete baskı yapmasını hedeflediğini ifade etti. Bunun da biraz olduğuna işaret eden Suriyeli hakim, "Kapıdan bir haftadır halk yeterince yardım alamıyor. Yardımlar azaldı. Esed, hedefine ulaşmış gibi görünüyor. Ricam, Türk halkından, bunu iyi anlamaları. Tekrar eski duruma getirmeleri. Örneğin Mekke’de yaptı bunu, Lübnan’da, Irak’ta aynısını. Yani bu saldırıyı Esed ve Esed’in taşeronları yaptırmıştır.”

"ESED SALDIRILARINI ARTIK HAVADAN SÜRDÜRÜYOR"

Çatışmaların giderek şiddetlendiği Suriye’de, Esed’in, saldırılarını havadan yürüttüğünü anlatan Suriyeli hakim, Esed’in ülkede şu an için yüzde 30’luk bir hakimiyet bölgesi olduğunu söyledi. Esed’in, son haftalarda hava saldırıları ile ölüm yağdırdığını anlatan Suriyeli hâkim, “Esed, şu anda sadece scud füzeleri ve havayı kullanıyor. Uçaklarla bütün şehirleri bombalıyor.” dedi.

İran ve Rusya’nın desteğinin kesilmesi halinde, Beşşar Esed’in 6 aydan fazla direnemeyeceğini belirten Suriyeli hakim, İslamiyet’ten bu yana bölgede hiçbir şekilde mezhepsel çatışma olmadığını hatırlattı. Suriyeli hakim, şunları ifade etti: “İslamiyet'ten beri bu olmamıştır. Mezhepsel bir çatışma olmamıştır. Bu çatışmanın arkasında İran var. Yani İran, bu çatışmayla rant sağlamakta. İran’ın böyle bir emeli var bölgede. Yoksa Suriye halkının kesinlikle böyle bir durumu yoktur. Şu an İran, yeni açıklamalarına göre Suriye’yi 36’ncı il olarak ilan etmiş durumda. Ve çok önemli fetvalarla İran ortaya çıktı. Ve askeri birlikler kurmaya başladı İran. Bunun ispatı, muhalifler bunların birçoğunu yakaladı. Humus mıntıkası Kuseyir bölgesinde, İranlılarla Hizbullah birleşip, o hudut bölgesinde 8 köyü ele geçirmiş durumda.” diye konuştu.

"İRAN’IN SURİYE ÜZERİNDEKİ ASIL HEDEFİ FARİSİ DEVLETİNİ KURMAK"

Suriye’nin İdlip şehrinde cildiye doktoru olan Abdulkadir Eylevi ise İran’ın Suriye üzerinden Farisi devletini kurma yolunu seçtiğini söyledi. İran’ın, bin 400 senedir bu hedefini şimdi bu çatışma ortamı sayesinde hayata geçirmeye çalıştığını anlatan doktor Eylevi, “İran’ın bin 400 senedir bu hedefi var. İran, esas dini de kullanıyor Farisi devletini kurmak istiyor. Yani hilal projesi var. Bu hilal projesini Irak, Suriye ve Suriye’yi de 36’ncı vilayet olarak zaten ilan etti. İran, bu kartı oynatıyor. İran, bu sistemi ayakta tutmakta, sistemi desteklemekte, İran’ın projesini desteklemesi için hedefine ulaşmak için elinden gelen her şeyi yapıyor. 8 köy Lübnan’la hudut. Bu 8 köyü aldı mı karşıdaki Şiya ile birleşmiş oluyor.” dedi.

Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in 2 kart oynadığını ileri süren doktor Eylevi, “Esed, 2 kart oynadı. Birinci kart, mezhepsel, bu olmazsa Alevi bir devlet kurmak. Biz bu ülkenin bölünmesine, mümkün değil müsaade etmeyiz. Binlerce senedir beraber yaşıyoruz. Hedef, bu vatanı muhafaza altına almak. İsrail, bu işin tam gözünde. Bütün olan siyasi olaylar Batı'ya yaptırılan siyasi olaylar, bütün problemleri İsrail yaptırmakta, İsrail’in ehemmiyeti yok Esed’in gitmesinde, yalnız Esed bunun hududunu 50 sene muhafaza etti. Ve tüm Batı'nın bütün çalışmaları, bütün siyasi çalışmaları Amerika’nın da Batı'nın da sırf İsrail’in emniyeti için çalışmaktadır ve Suriye halkı bu konuda bu eziyeti çekmektedir. Ucunda, başında, her tarafında İsrail var. İsrail’in bunun kalmasını istemesinin nedeni, hududunun bedava bekçiliğini yapmakta Esed.” diye konuştu.

"KORKULAN OLMAYACAK HERKES KARDEŞ GİBİ YAŞAYACAK"

Çatışmaların sonlandığı gün, Suriye’nin Mısır örneğini yaşayacağına inanmadığını dile getiren Suriyeli Eczacı Emina Kaddur ise “Mısır'la Suriye arısnda, tarihler boyunca kardeş yaşam vardır. Suriye halkı, çok aydın ve kültürlü bir halktır. Yüzyıllardır beraber çalışmaktadır. Ben umuyorum ki çok kısa zamanda bu korkulan ve korkutulan şey olmayacaktır. Herkes kardeş gibi yaşayacaktır.” dedi. Bölgede ilaç sıkıntısının had safhada olduğunu dile getiren Kaddur, şöyle devam etti: “İlaç noktasında çok sıkıntı çektik, halen de çekiyoruz. Yalnız kapılar muhaliflerin elinde olduktan sonra biraz daha rahatlık söz konusu, dışarıdan yardımlar geldi, ilaçlar geldi. Ama yine ülke ilaçtan yoksun diyebiliriz. Çalışan hastaneler yani Esed’in elinde olan hastaneler bizim hastamızı dışlamakta. Biz hastamızı o hastanelere götüremiyoruz.”

Esed’in ülkedeki tüm gücünü emniyet için kullandığını ifade eden Kaddur, “Esed, bütün gücünü zamanında emniyete harcamış. Halkı öyle bir hale getirmişti ki en yakınındaki insan onun adına çalışabilmekte çok cüzi rakamlarla. Yalnız son zamanlarda onun taraftarları belli sayıda. Bu sayıya rağmen kent her gün bombalanıyor. Bombardımanda hedef gözetilmiyor. Her bölgede, özellikle camilere zarar veriyorlar.” ifadelerini kullandı.


Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x