Tomurcuk memeli yaşıt kızlar (ayet)

08 Eylül 2020 Salı 13:13

Nebe suresi 33. Ayet, tefsir ve meallerde büyük çoğunlukla ‘’Memeleri yeni çıkmaya başlamış/ tomurcuklanmış kızlar’’ olarak mana ve anlam verilmiştir. Az sayıda farklı manalar verenler de olmakla beraber, sure ve Kur’an bütünlüğü içinde yorum getiren çok az sayıda tefsirci olmuştur. Şimdi ayeti kelime anlamı, sure ve Kur’an bütünlüğü içinde açıklayalım.

Tomurcuk memeli yaşıt kızlar (ayet)
Nebe suresi 33. Ayet, tefsir ve meallerde büyük çoğunlukla ‘’Memeleri yeni çıkmaya başlamış/ tomurcuklanmış kızlar’’ olarak mana ve anlam verilmiştir. Az sayıda farklı manalar verenler de olmakla beraber, sure ve Kur’an bütünlüğü içinde yorum getiren çok az sayıda tefsirci olmuştur. Şimdi ayeti kelime anlamı, sure ve Kur’an bütünlüğü içinde açıklayalım.

Nebe suresi 33. Ayet: Ve kavaibe etraba dır. Burada iki kelime bulunmaktadır. Kevaib ve Etrab. Kevaib kökünden gelen kaib, üstün, şerefli, ihtişamlı anlamlarını taşırken; K’ab, eni boyu yüksekliği eşit olan küp anlamındadır. Kabe de bu manada adlandırılmıştır. Ke’abe fiilinin asli manası içerisinde meme ve tomurcuklanma manaları bulunmamaktadır. Kevaib kelimesini ‘’Ergenlik çağına gelmiş bakire kızlar’’ diye yorumlayanlar da çoğunluktadırlar. Bu durumda ‘’Tomurcuk memeler’’ yakıştırması; asıl mananın neticesinde kızlardaki oluşan gelişmeyi anlatmaktadırlar ki, zoraki bir yorumdur.

Etrab kelimesi de, yaşıt, denk anlamları taşımakla beraber; önceki ve sonraki ayetlere bakınca, yaşıt ve denk anlamında değil Turab, toprak anlamında kullanıldığını; azıcık bu işe kafa yoranların görmemesi mümkün değildir.

Meal veya tefsir yapan herkes, bir kelimenin ancak, bağlamında anlam kazandığını; bu anlamın ayet, pasaj, sure, siyak- sibak bütünlükleri, nuzül sebepleri, hatta Kur’an bütünlüğü içerisinde Allah’ın neyi murat ettiğini bilir. Bir iki kelimenin önüne arkasına bakmadan cımbızlayarak alındığında, murat edilen manadan uzaklaşılır. Bu ayette de tefsircilerin yaptığı yanlış anlamlandırma, bu bütünlüğün göz ardı edilmesinden ileri gelmiştir.

Şimdi ayeti, Nebe suresi ve Kur’an bütünlüğü içerisinde değerlendirelim. Nebe suresi inmeden önce, Kureyş müşrikleri kıyamet, hesap ve ceza gününü tartışmakta; büyük çoğunluğu inanmadıklarını belirtirken, bir kısmı da "Ya doğru söylüyorlarsa" tereddüt içindedirler. Müşrikler bu tereddütleri yaşarken Nebe suresi inmiştir. Surenin ilk ayetlerinde, tartışılan o büyük günün (Hesap ve ceza günü) geleceğini (1-5 ayet), yeryüzünü yaşanır hale getirdiğini (6-13 ayet), verdikleri nimetleri (14-16 ayet) ve kıyamet günü (17-20.ayetler) anlatılmaktadır.

Sure’nin (21-30) ayetleri cehennemi ve cehennem hayatını anlatmaktadır. Burada 21. ayet: Muhakkak ki cehennem pusudadır. 22. Ayet: Ve azgınlar için dönülüp gelinecek bir sığınaktır. 23. Ayet: Onlar orada çağlar boyu kalırlar. 24. Ayet: Orada ne bir serinlik ne de bir içecek tadarlar. 25. Ayet: Sadece kan ve irin karışımı kaynar bir içecek ve boğazdan geçmesi imkansız peltemsi bir karışım. 26. Ayet: Tam da suçlarına uygun bir karşılık! 27. Ayet: Çünkü onlar hesaba çekileceklerini ummuyor. 28. Ayet: Ayetlerimizi yalanladıkça yalanlıyorlardı. 29. Ayet: Oysa biz, her şeyi hesaplamış yazmıştık. 30. Ayet: Şimdi tadın! Artık! Sizin azabınızdan başka hiçbir şeyi artırmayacağız.

Yukarıdaki ayetlere baktığımızda cehennemlikler için, cehennem hayatını ve ne yiyip içeceklerini açık bir şekilde anlatmaktadır. Surenin kalan bölümü ise, Cennetlikleri ve cennet hayatında içeceklerden, diğer nimetlerden özetle söz etmektedir. Şimdi, sibak (öncesi) - siyak (sonrası) bütünlüğü içinde 33. ayetin gerçek manasını vermeye çalışalım.

Nebe suresi 31. Ayet: Muhakkak ki muttakiler (Allah’tan korkan ve sakınanalar) için tam bir kurtuluş vardır. 32. Ayet: Bahçeler, üzümler. 33. Ayet: Tomurcuk memeli yaşıt kızlar. (Çoğunluğun kabul ettiği meal) 34. Ayet: Doldurulmuş kaseler, kadehler. 35. Ayet: Onlar, orada ne bir boş söz işitirler ne de yalan. 36. Ayet: Bunlar, Rabb’inden bir mükafat, amellerine uygun bir armağan olacaktır onlara.

Şimdi konuyu daha iyi açıklamak için, 31. Ayetteki "muttakiler" kelimesine bakalım. Muttakiler, kısaca "Allah’tan korkanlar ve sakınanlar" Yani cennet ehli. Kelimede erkek ve kadın ayırımı yok. 33. Ayette verilen mana da, "Tomurcuk memeli yaşıt kızlar" erkeklere verilebilir. Muttakiler içinde kadın da olduğuna göre, kadına karşılık olarak bir şey sunulmamıştır. Cennette Lezbiyenlik olmadığına göre, burada verilen kadın-erkek herkese uygun olan bir mükafat olması gerekir. Cehennemliklere sunulan (21-30 ayetler) hoş olmayan içeceklere karşılık, cennetliklere de; kaseler içinde tadı ve kokusu güzel olan içecekler olmalıdır. Böyle de olduğu,32. Ayetteki; bahçeler ve üzümler ile 34.ayetteki doldurulmuş kadehlerden anlaşılmaktadır. 33. Ayeti cımbız gibi çekmek yerine diğer ayetlerle bağlam kurduğumuzda, ayete geçen tomurcukların meme yerine, ya bahçede yetişmiş yuvarlak görünüşlü meyveler veya toprakta yetiştirilen havuç, turp, şalgam, safran, meyan gibi suyu şerbet yapılıp içilecek sebzeler olduğunu anlamak için çok kafa yormaya gerek olmadığını görürüz. Etrab kelimesinin turab (toprak) anlamında kullanıldığı anlam bakımından daha uygundur.

Bu sebeplerle, 33. Ayeti, ‘’Tomurcuk memeli yaşıt kızlar’’ yerine ‘’Yuvarlak taneli meyveler ile yumru gövdeli sebzeler’’ olarak anlamlandırılmalıdır.

Sonra, Kur’an-ın genel üslubunda cinsel ifadeler, üstü kapalı ve yumuşak bir şekilde verilmiştir. Bakara 187: Onlar sizin elbiselerinizdir. Siz de onların elbiselerisiniz. Nisa 43: Hanımlara dokunduğunuzda. Bakara 223: Kadınlar sizin ekin tarlanız demektedir. Bu sebeple Kur’an cinsel teması elbise, dokunma, ekin gibi dolaylı ifadelerle anlatırken genç kızların mahrem yerlerini açık bir dille ifadesi beklenemez. Ben yazarken sizler okurken kızardığınız bir benzetmeye, Allah razı olmaz.

Nurettin Bölük

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x