Tüketiciler Birliği Federasyonu

10 Mart 2013 Pazar 11:58

Rekabet Kurulu’nun bankalar hakkında verdiği mahkûmiyet kararını değerlendiren Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz; “bu karar, bankacılık sektörünün topyekûn, tüketici haklarını ihlâl ettiklerinin en somut kanıtıdır” dedi.

Tüketiciler Birliği Federasyonu

Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz konuyla ilgili şu açıklamayı yapmıştır:

 

Rekabet Kurulu tarafından bankalar hakkında yürütülen soruşturma sonunda, aralarında kamu bankalarının da bulunduğu oniki bankanın 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesini ihlâl ettikleri tespit edilerek, toplam olarak bir milyar yüzonaltı milyon dokuzyüzelliyedi bin lira para cezası verilmiştir.

 

Yıllardır Sürdürülen Mücadelede Önemli Gelişme

Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) çatısı altında örgütlenen ve uzun yıllardır tüketici hareketi içinde çalışmalarını yürüten bizler; 2007 yılı başından bu yana bankaların tüketici haklarına ilişkin saygısız, tüketiciyi yok sayan ve tüketici haklarını ihlâl etmekten çekinmeyen uygulamalarını kamuoyuna ısrarla duyurduk. Hak arayışımızın en somut yöntemi olan yargı yolu sıklıkla kullanılarak, 2007 yılından bu yana, bankaların hukuka aykırı uygulamalarını tespit eden yüzbinlerce yargı kararı verildi.

 

Bankacılık sektörünün müşterisi olan tüketicilerin sayısının çokluğu, ülkemiz hukuk sisteminde yargı kararlarının “emsal” olmakla birlikte, bir başkasının hakkının yerine getirilmesi için bağlayıcı nitelikte olmaması, hukuk düzenlemelerindeki kimi boşluklar ve her şeyden önemlisi sektörün kendisini hukukun üzerinde gören yaklaşımı nedeniyle tüketici-banka ilişkisi her geçen gün daha da gerginleşmiştir. Bir “güven kurumu” olması gereken bankalara karşı, tüketicinin güveni kalmamış; tüketici banka şubelerinin, ATM’lerinin önünden geçmeye korkar hale gelmiştir.

 

Kamu, Görevini Yapmıyor, Tüketici Mağdur Olmaya Devam Ediyor

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı tarafından 2012/Temmuz ayında dile getirilen bankacılık uygulamalarındaki sorunların çözümü için hazırlanan yeni tüketici yasası taslağı, yasama organının önüne getirilememiş, her geçen gün bankaların mağdur ettiği tüketici sayısı artmaya devam etmiştir.

 

Sektörün düzenleyici ve denetleyicisi olan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) nın kuruluş yasasında kendisine verilen, “tüketici hak ve çıkarlarını koruma” dışında her türlü görevini yerine getirdiği gözlemlenmekte, bir tebliğ yayınlayarak tüketicinin cebinden haksız yere para alınmasının engellenebileceği konularda, sessizlik tercih edilmiştir. BDDK nın ısrarlı sessizliği, tüketicileri artık şaşırtmamaktadır.

 

Ceza Miktarı Az, Ama Yine de Teşekkürler Rekabet Kurulu…

Bu ortam içinde Rekabet Kurulu tarafından yürütülen soruşturma sonucunda verilen mahkûmiyet kararı özel bir önem ve anlam taşımaktadır. Karar ile bankaların rekabeti engelleyici ve dolayısıyla tüketici haklarını ihlâl eden tutumlarının varlığı tespit edilmiştir. Karar tüketicileri sevindirmiş ve yıllardır yürütülen mücadelenin boşa olmadığını ortaya koymuştur.

 

Ancak verilen bir milyar yüzonaltı milyon dokuzyüzelliyedi bin lira para cezası, bankacılık hizmetlerini kullanan otuz milyon yurttaşımız için kişi başına kırk lira anlamına gelmekte, rekabetin engellenmesi ile elde edilen haksız kazancın büyüklüğü yanında hiçbir anlam ifade etmemektedir. Sadece kredi kart aidatı adı altında her yıl alınan iki milyar beşyüz milyon lira dikkate alındığında dahi verilen cezanın yeterli olmadığı görülmektedir.

 

Bankasını Seçemeyen Tüketicilerin Ülkesi

Rekabet Kurulu kararına konu olan “bankaların rekabeti engelleyici tutumları” yanında daha önemli olan sorun, ülkemiz tüketicisinin çalışmak istediği bankayı serbestçe seçme olanağının da bulunmamasıdır. Büyük çoğunluğunu ücretli kesimin oluşturduğu tüketiciler, ücretlerini banka üzerinden almakta, kendilerinin değil işverenlerinin seçtikleri bankanın müşterisi olmaktadırlar. Böylelikle ücretlerini almanın yanında kredi kartı, tüketici kredisi ve diğer bankacılık hizmetleri için zorunlu olarak ücretin yattığı bankayla çalışan tüketicinin serbestçe karar verme iradesi açıkça ihlâl edilmektedir.

 

 

Yok Aslında Birbirimizden Farkımız

Öte yandan bankaların uyguladıkları faiz oranları, aldıkları masraf ve komisyon miktarları neredeyse birbirinin aynıdır. Örneğin, halen dahi bugün itibariyle kredi kartına uygulanan faiz oranı, kredi kart hizmeti veren yirmi bankada da aynı miktarda uygulanmaktadır. Tüketici hangi bankanın kapısını çalarsa çalsın aynı oranlarla, miktarlarla karşılaşmaktadır.

 

Bankaları Boykot Edebilir miyiz?

Temel ve yaşamsal gıda ürünlerine zam yapıldığında, tüketiciden bu malları almayarak boykot etmesi istenmesinin uygulanabilir olmaması gibi yolu bir şekilde bankadan geçen, geçmek zorunda kalan tüketici için, banka hizmetlerini satın almamak da, yaşamın gerçekleri ile bağdaşmamaktadır.

 

Aynı şekilde tüketici haklarını ihlâl eden bankalar için kara listeler oluşturmaya ilişkin önerilerinin de, yaşama geçirilmesi olanaklı görünmemektedir.

 

Çözüm

Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı’nın geçtiğimiz yıl Temmuz ayında yaptığı bankalarla ilgili açıklaması, tarafımızdan kuvvetli bir şekilde desteklenmiş, bankaları hizaya getirecek her türlü düzenleme için siyasi iktidarın yanında olduğumuz belirtilmiştir. Rekabet Kurulu kararı ile siyasi iktidarın eli daha da güçlenmiştir.

 

Yapılacak iş bellidir

Siyasi iktidar tarafından yeni tüketici yasası taslağı TBMM’ne getirilmeli ve bankaların otuz iki ayrı kalemde aldıkları “deli dumrul haracı”nı engelleyecek hükümler en kısa zamanda yasalaştırılarak, tüketicinin cebine haksızca uzatılan bu eller kesilmelidir.

 

Tüketiciler Birliği Federasyonu (TBF) konuyla ilgili tüm gelişmeleri yakından izlemekte ve her türlü katkıyı sağlamak için çalışmalarını sürdürmeye devam etmektedir.

 

Mehmet Bülent Deniz

Genel Başkan

Yorum Gönder

@name x