TÜRK DÜŞMANLIĞI, NE BÜYÜK İMANSIZLIK, NE BÜYÜK ALÇAKLIKTIR!

09 Haziran 2020 Salı 11:10

''Türk’ün yurdunda yaşayıp, Türk’ün imkânlarından, makamlarından, merhamet ve insâniyetinden istifade edip de Türk’e karşı nankörlük edenlerin her biri bilinmelidir ki insanlıktan nasipsiz, iman fukarası birer soysuzdurlar ve asla kendilerine itimat edilmemelidir''

TÜRK DÜŞMANLIĞI, NE BÜYÜK İMANSIZLIK, NE BÜYÜK ALÇAKLIKTIR!


 ''Türk’ün yurdunda yaşayıp, Türk’ün imkânlarından, makamlarından, merhamet ve insâniyetinden istifade edip de Türk’e karşı nankörlük edenlerin her biri bilinmelidir ki insanlıktan nasipsiz, iman fukarası birer soysuzdurlar ve asla kendilerine itimat edilmemelidir''

TÜRK MİLLETİ, İSLÂM VE TÜRK'ÜN FARKLILIĞI.
İslâm'ı, SIRATI MÜSTAKİM çizgisinde yaşamayı kendilerine örnek almış olan Türkler, İslâm’ı yaşarken; ruh alemleri ve dünyevi yaşantılarında, hem kendileri mutlu olmak ve hem de dünyanın diğer milletlerini bu mutluluktan pay sahibi yapmayı insani ve İslâmi bir erdem olarak görmüşlerdir.

Türkler, diğer Müslüman milletlerle kıyaslanamayacak kadar büyük bir farklılık arz eder.

Türkler Cesurdur, tevazu sahibidirler.
Korku nedir bilmezler, deli beyindir.
Fedakârdır ve şehadet sevdasıyla Allah yolunda kanını sebil etmek için ziyadesiyle cömerttir.
Başkalarına asla zulmetmez ve onları yok etme gibi sufli bir emel taşımazlar.

TÜRKLERİN MEDENİYET ANLAYIŞI;
Merhamet- Sevgi- Tevazu- Mutluluk- Türk töresi, İslâm ahlâkı ve bütün bu güzellikleri başkalarıyla da paylaşım isteği üzerine kuruludur.

Bu anlayış, Türkleri diğer milletlerden farklı kılıcı bir özelliktir. Zira bu anlayışın kaynakları, Türk töresi, Hak ve adâlet gibi duygulardan oluşan bir değerler manzumesidir...

TÜRK OLMAK; 
Soylu, asil ve yüksek karakter sahibi, yaratılışında kendisine bahşolunan NEFHA-İ İLÂH-İ’NİN şuurunda, adâlet ve merhamet ehli, cesur ve cömert olmak demektir…

TÜRK MİLLETİ;
Binlerce yıllık tarihi içinde Dili, Kültürü, Töresi, Dini inançları ile yaşayan, asla ve asla zulmetmeyen, hâkimiyet sahasında hayat süren insanların soyu, sopu, inancı ne olursa olsun, onların da mal, can ve namus emniyetlerini garanti altına almayı insâni bir görev bilerek yaşayan, hâlen de yaşamaya devam eden ve kıyamete kadar da yaşayacak olan, Cenab-ı Allah c.c. tarafından seçilerek İslâm’a muhtar kılınan, mübarek ve müstesna bir millet olup, insanlık âleminin en nadide süsü ve paha biçilemez bir kolyesidir! (Bak; Mâide Sûresi Âyet- 54)

ALLAH c.c. insanlığın istifadesine TOPRAK, SU, HAVA ve TÜRK gibi dört müstesna nimet sunmuş olup; insanlar ilk üçü ile biyolojik varlıklarını sürdürürlerken, Türk’ün ise hâkim olduğu coğrafyada, Adâlet ve Hakkaniyet ölçüleri içerisinde, Mal, Can ve Namus emniyeti sağlanmış bir şekilde mutlu ve müreffeh bir hayat sürerler.

Ünlü bir Alman Düşünürü nün ''ŞU TÜRKLER GELİP ALMANYA'YI DA ALSALAR DI, ANCAK BU SAYEDE İNSANCA BİR HAYAT YAŞAYABİLİRİDİK...'' sözü bu gerçeğin en güzel bir ifadesidir sanırım…

Böyle bir milletin düşmanı olmak; ne büyük bir imansızlık, nankörlük, seviyesizlik ve ne büyük bir canavarlıktır!

DECAMPS, ÜNLÜ FRANSIZ RESSAM;
‘’Türk ün güzel yüzünü, kuvvetli parıltılı kostümünü, zarif tavırlarını, kibar kibar gülüşünü, aslanca kükreyişini yağlı boya fırçasıyla göstermek mümkündür. Fakat pek güç olanı Türk ün özünü göstermektir. Bu öz, ay ışığı gibidir, görülür fakat gösterilemez. Buna hiçbir ressamın kabiliyeti yetmez ‘’

WİLLİAM MARTİN : 
‘’Bütün milletler arasında en namuslu ve dostluk kurmada tereddüt edilemeyecek yalnız ve yalnız Türklerdir. Henüz yabancı tesiri altında kalmamış bir Türk köyüne gidecek olursanız; gerçek misafirperverliğin ve insanlığın ne demek olduğunu orada görüp öğrenirsiniz.’’

NAPOLYON BONAPARTE:
‘’İnsanları yücelten iki büyük meziyet vardır; Erkeğin cesur, kadının namuslu olması. Bu iki meziyetin yanında hem erkeği, hem kadını şereflendiren bir meziyet daha vardır, icabında tereddütsüz canını feda edebilecek kadar vatanına bağlı olmak. İşte Türkler bu meziyetlere ve fazilete fazlasıyla sahip kahramanlardır. Bundan dolayıdır ki, Türkler öldürülebilir, lakin mağlup edilemezler.’’

TASSO, ÜNLÜ İTALYAN ŞAİRİ:
‘’Beyler! Türklerden bahsediyorum. Türkler düşmanına saldırırken amansız bir kasırgaya, korkunç bir denize ve insafsız bir yıldırıma benzeyen Türk; dost yanında ve silahsız düşman karşısında, insanı okşayan tatlı bir Seher yelidir, berrak bir göldür. Gönül açan, huzur veren bu yeli yıldırma. Göz kamaştıran bu güzel gölü coşkun bir denize çevirmek, tabiatı da inciten bir gaflet olur ‘’

LA MARTİN FRANSIZ YAZAR:
‘’Irk ve millet olarak Türkler, bence geniş imparatorluklar içinde yaşayan kavimlerin en asili ve başta gelenidir. Dini, Sosyal ve Örfi faziletleri, tarafsız ve ancak şerefli kimseler için birer takdir ve hayranlık kaynağıdır. Türk milletinin aleyhinde konuşup, aşağılamaya çalışmak ancak insanlık şerefinden mahrumların işidir‘’

WİLLİAM PİTT, İNGİLİZ DEVLET ADAMI;
‘’Türklerin biricik sevdikler şey, hak ve hakikattır. Hiçbir haksızlık yapmadıkları halde haksızlığa uğramışlardır ‘’

ALBERT SOREL;
‘’Dünyada iki bilinmeyen vardır. Biri KUTUPLAR, DİĞERİ TÜRKLER ‘’

HAMMER; 
‘’Tarih Türklerden çok şey öğrendi. Türkler in elinden çıkma öyle eserler vardır ki, uygarlık için birer süs olmaktadır’’ 

ANDREAS PİHİDİATES;
‘’Artık Türklerle savaşmayın, onlar çok mert ve cesurdurlar. İsimlerinin geçtiği her yerde Türkler için kötü söz söylenmesine müsaade etmem. Türkler dünyanın en asil ve en merhametli insanlarıdır‘’

Türk düşmanı nankörler!
Daha bitmedi ve merak ediyorum, sahiden yüzünüz ne zaman kızaracak diye.

VON DER GOLTZ;
‘’Türkler dünyanın en mert insanları,en iyi ve asil milletidirler ‘’

HAMMER;
‘’Türk tek başına bir kuvvettir‘’

PİERRE LOTİ, DÜNYANIN TANIDIĞI FRANSIZ;
‘’Türk.asillerin asilidir. Yapma olmayan, gösterişi bulunmayan bu pek yüce asalet ona tabiatın hediyesidir‘’

Soylu soyunu severken, soysuz ise hased eder, uyuz olur, kahreder. Uyuz olan bu soysuzlar, Türk’e düşmanlık ederek tedavi olacaklarını zannederler!

Her insan mensubu olduğu milletini sever, bu seviş her insanın en tabii hakkıdır. İnsan, mensubu olduğu milletinin geçmişinde ve hali hazırdaki fazilet, meziyet, hamiyet ve insanlığın istifadesine ortaya koymuş olduğu eserler ve vücuda getirmiş olduğu güzelliklerinden bahsederek her fırsatta memnuniyetini ifade edebilir. Bu hal, İslam’a aykırı bir durum olmadığı gibi aynı zamanda bir ahde vefadır. Ahde vefası olmayanlar, Allah c.c katında da kul indinde de muteber değillerdir.

Bir sahabe Peygamber Efendimize ‘’ Ey Allah’ın Resulü, kişinin kavmini sevmesi ırkçılık mıdır, İslam’a ters bir durum mu ‘’ diye sorduğunda, Resulullah da ‘’Hayır, kişi kavmini sever, ancak zulmüne yardımcı olursa ırkçılık olur'’ diye buyururlar.

28 Mayıs 2020
ORHAN KILIÇOĞLU
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 1

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Süleyman Şah 1 ay önce yorumlandı

türkler şu an dinleniyor...geçmişte epey yoruldular...dinlenme bitip ayağa kalktıklarında,yeryüzünde firavun,zalim,dinsiz,donsuz adaletsiz,nimetsiz ve köle insanlar kalmayacaktır...nokta

8 Kişi beğendi.