TÜRK MİLLETİNE GERÇEK TARİHİ NİÇİN ÖĞRETİLMİYOR?

15 Eylül 2020 Salı 10:59

Çok hukuklu bir yapıya sahip olan Türk Hazar imparatorluğunda hukuk işlerini yürüten 7 hakim bulunmakta idi. Bu hakimlerden ikişer tanesi Yahudi, Hristiyan ve Müslüman topluluklara tahsis edilmiş, bir hakim de eski Türk dininde olanlara ayrılmıştı.

TÜRK MİLLETİNE GERÇEK TARİHİ NİÇİN ÖĞRETİLMİYOR?
HAZARLAR

Çok hukuklu bir yapıya sahip olan Türk Hazar imparatorluğunda hukuk işlerini yürüten 7 hakim bulunmakta idi. Bu hakimlerden ikişer tanesi Yahudi, Hristiyan ve Müslüman topluluklara tahsis edilmiş, bir hakim de eski Türk dininde olanlara ayrılmıştı.
Ülkede Müslümanların başında görevlendirilen, "Hazz" adı verilen bir kimse vardı. Hazar ülkesinde oturan veya ticaret amacı ile buraya gelip giden bütün Müslümanların her türlü işi bu "hazz" tarafından görülürdü. Onun dışında kimse karışmazdı.
Hazarlar ana karakter itibariyle Göktürk devlet teşkilatını esas alan bir yapıya sahiptiler.
Milletlerarası ticarette ve şehirleşmede çok başarılıydılar.
Hukuki, dini ve ticari uygulamalarıyla dikkat çekiyorlardı.
İmparatorlukta hakim dil Türkçe olmasına rağmen, topluluk nüfusuna göre, Arapça, İbranice, Slavca, Cermence, Rusça da konuşulmaktaydı.
Uzun asırlar bağlı oldukları Din Gök Tanrı idi. 
Hazar Hakanları hukukun tam olarak uygulanması için büyük bir titizlik gösterirlerdi.

Böyle ileri bir uygarlık düzeyine sahip Hazar devleti, 2 asıra yakın Arap saldırılarıyla uğraştı.
Araplar hiçbir zaman, İslamiyet anlatmaya, konuşmaya, görüşmeye, inandıklarını paylaşmaya gelmediler. İstila, işgal, ganimet ve çocukların köleleştirilmesi gayesiyle saldırdılar.
Bu öldürücü Arap saldırılarından bıkan Hazarlar, çareyi bazen Hristiyanlığa, bazen Yahudi Dinine yaklaşmakta buldu.
780 yılında Kırım'da Gotlar üzerinde otorite kuran ve Rus bozkırlarında ilerlemeye devam eden Hazarlar: IX. Asrın başlarında Avarlar, Alanlar, Aslar, On-Ogurlar, Kafkas kavimleri, İdil Bulgarları, İdi boyundaki Fin ve Slav kabileleri ile Kuban havalisindeki Macarları da idareleri altına almışlardı. 
Hazarlar, IX. Yüzyılın ortalarından sonra ve X. Yüzyılda Rus-Bizans işbirliğiyle oluşturulan saldırılarda çok yıprandılar. Zayıflamaya başlaması, kendi  içindeki Türk boyları olan Peçenek, Oğuz ve Kıpçak'ların ayrılmasına ve Hazarlarla çatışmalarına sebep oldu.
1019 yılında Kırım'da Ruslarla en son yapılan savaşta Hazar Hakan'ı esir düştü. Hazar Devleti resmen tarihe karıştı.

Böylece MS 620 yılından 1019 yılına kadar, 400 yıl boyunca, gelişmiş Türk Hazar imparatorluğu Türk Tarihindeki onurlu yerini aldı.
Aynı topraklarda yaklaşık 2, 5 Asır sonra yine bir Türk ağırlıklı, Türk-Moğol devleti olan Altınordu devleti kurulmuş, Rus ve Slav halklarını 3 asıra (üç yüz yıl) yakın hakimiyetine alıp yönetmiştir.

Hazarlar'dan kalanlar, Rusların, Kıpçak'ların arasında ve Doğu Avrupa halkları arasında dağılarak tarihe karıştılar.
Tarihimizi iyi bilelim.
Köksüz ve tarihsiz milletler kendilerine hayali tarihler, hayali kahramanlıklar oluşturmaya çalışırken:
sen insanlık tarihinin toplamının en az yarısını oluşturuyordun.
Şimdi seni tarihsiz bırakıyorlar, el birliğiyle köklerini söküyorlar.
Sana Arap tarihini süsleyerek öğretiyorlar,
sana emperyalist Avrupa tarihini, onların istedikleri şekilde gizleyerek öğretiyorlar.
Ama binlerce yıl Asya'nın, Avrupa'nın,  Ortadoğu'nun kaderini belirlemiş, yönetmiş Türk tarihini  öğretmiyorlar. 
 tüm görevliler, emellerini düşmanlarla birleştirmiş olduklarından buna hizmet etmektedir. 
Unutma. 

KENAN ÖZEK
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x