TÜRKİYE İLE ÇİN ARASINDA İMZALANAN SUÇLULARIN İADESİ ANLAŞMASI VE UYGUR TÜRKLERİ

26 Mayıs 2020 Salı 19:28

TÜRKİYE İLE ÇİN ARASINDA İMZALANAN SUÇLULARIN İADESİ ANLAŞMASI VE UYGUR TÜRKLERİ Son günlerde 2017 yılında Türkiye ile Çin arasında imzalanan Suçluların iadesi anlaşması batı men’şeli bazı basın organlarında tekrar gündeme getirildi. Daha sonra ABD.’li senatör bu konuyu gündeme taşıyarak Uygurların Çin’e iade edilmemesini isteyen açıklamalar yaptı.Bunun üzerine Washington Büyükelçimiz Sayın Kılıç tarafından bu iddiaların gerçekleri yansıtmadığı belirten bir mektupla kendilerine cevap vermiş oldu.Ayrıca twitter hesabı üzerinden de paylaşarak ABD ve batı kamuoyunun bu yanlış algısını ortadan kaldırmaya çalıştı. Bu gelişmeler ile ilgili olarak ABD’den yayın yapar Özgür Asya radyosu Ankara muhabiri Erkin Tarım TBMM’de gurubu bulunan siyası Partilerimizin Milletvekilleri ile raportajlar yaptı ve onların bu konudaki görüşlerini paylaştı.

TÜRKİYE İLE ÇİN ARASINDA İMZALANAN SUÇLULARIN İADESİ ANLAŞMASI VE UYGUR TÜRKLERİ
 Türkiye, tarihten beri Doğu Türkistan’daki İşgalci Çin’in baskı ve zülmüden kaçan Uygurlar için sığınılacak sağlam bir korunak, güvenlir bir liman, cennet gibi 2.vatan olarak görülmüştür. Günümüzde Türkiye’de on binlerce olduğu tahmin edilen Doğu Türkistanlı Uygur Türkü’nün yaşadığı bilinmektedir. Uygur Türkleri tarih boyunca Türk Devletinden daima şafkat ve himaye görmüş ve Türk Milleti tarafından kardeşçe bağrına basılmış ve kendilerine kucak açılmıştır. Türk halkı bu mazlum kardeşleri ile aşını ve ekmeğini paylaşmaktan hiç bir zaman geri durmamıştır. Halıhazırda Türkiye’de yaşayan binlerce çocuklu dul ve yüzlerce yetim ve öksüz Uygur Türkü çocuk, binlerce kimliksiz ve çalışma izni olmayan Uygurlar Türk STK.ları ile her biri birer ENSAR olan Türk halkının sağladığı maddi imkanlar ile devletimizin himayesinde hayatlarını sürdürmektedir.

Doğu Türkistan Türklerinin son Liderlerinden Merhum İsa Yusuf Alptekin bu durumu şu sözlerle ifade etmiştir ; ” Türkiye, daima Türk İslam dünyasının istinatgahı ilham ve güven kaynağı olmuştur.Allah aziz Türkiye’mizi daima korusun ve ilelebed payidar eylesin.”

Ancak, bütün mazlumlar gibi Uygur Türkleri için de bir sığınılacak güvenli bir liman olarak kabul gören Türkiyemizin 2017 yılında Çin ile imzalanan ve yasa olarak onaylanması için Türk TBMM’ye gönderilen Suçluların iadesi Anlaşması ile bu güven zarar görmüştür. Bu anlaşma Türkiye’de yaşayan binlerce Uygur Türkü için Çin’e iade edilme endişesine neden olmuş ve tedirginlik yaratmıştır.

Türkiye,şimdiye kadar öz kardeşleri olan değil,Uygur Türklerini iade etmek, kendilerine sığınan hiç bir kimseyi Çin’e veya kaçtıkları düşmanlarına teslim etmemiş ve bundan böyle de asla iade etmeyecektir. Bu Doğu Türkistanlıların içinde yer aldığı büyük Türk Milletinin tarihten gelen bir duruşu ve ortak düşüncesidir.

Ancak,geçtiğimiz yıllarda 2 sıradışı olay meydana gelmiştir.

زىننەتگۈل تۇرسۇننىڭ تۈركىيەدە تۇرۇشلۇق ئىقامەت كىنىشكىسى ۋە ئىككى پەرزەنتى.

1- Zinnetgül Tursun olayı : Çin Pasaportu ile ülkemize sığınan Zinnetgül’e Çin Uyruklu olarak kendisine oturma izni verilmiştir. Ancak, Zinnetgül Tursun daha sonra göz altına alınımış ve Komünist Çin’in en yakın müttefiği ve peyki durumundaki Tacikistan’in İstanbul Başkonsolosluğunca kendisi ve küçük kızlarına Tacikistan Pasaportu düzenlenmiştir. Uygur Türkü bu genç Uygur kadın ile küçük 2 kız çocuğu, adına düzenlenen Tacikistan pasaportu ile Tacikistan’a deport edilmiştir. Zinnetgül Tursun ve çocukları Duşembe Hava alanında uçaktan iner inmez Çin polislerince tutuklanmış ve hazır bekletilen özel bir Çin uçağı ile Urumçi’ye götürülerek hapsedilmiştir. Halen hayatı ve nerede olduğu hakkında bilgi bulunmamaktadır. Yanındaki küçük 2 kızı ise Gulca kentinde yaşayan Anneannesine teslim edilmiştir. Bu dramatik olay Zinnetgül’un Suudi Arabistan’da yaşayan Ablası Cennetgül Tursun tarafından basına yansıtılmıştır.Medya tarafından duyurulan bu olaydan sonra yetkililer harekete geçmiştir. İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu bu konu ile ilgili olarak bir açıklama yapmış ve sorumlular hakkında soruşturma açılacağını ifade etmiştir. Ancak,olayın bundan sonrakı seyri hakkında takipçisi olmadığı için her hangi bir bilgi bulunmamaktadır.

Doğu Türkistanlı lider cezaevinde

2. Abdulkadir Yapçan Olayı : Abdulkadir Yapçan, 60’lı yaşlarda bir Camaat önderi olup,Ağustos 2016’de göz altına alınmıştır. Kendisi yaklaşık 3 yıl kadar tutuklu kalmıştır. Yapçan Doğu Türkistan’da iken,Çin yönetimi tarafından tutuklanmış ve uzun yıllar hapis yatmıştır. Kendisine verilen cezanın infazından sonra tahliye olmuştur. Daha sonra ise 1990’lı yılların sonlarında Türkiye’ye gelerek yerleşmiştir.Kendisi daha önceleri de bir kaç kez tutuklanmış ve kısa süre sonra serbest bırakılmıştır. Yapçan, 2008 yılında Pekin Olimpiyat Oyunları öncesi göz altına alınmış ve Oyunların bitimine kadar Yozgat ilinde mecburi ikamete tabi tutulmuştur. Çin Abdulkadir Yapçan’ı Türkiye’ye geldiğinden beri takipten ve suçlamaktan, hakkında düzmece suç dosyaları hazırlamaktan asla vazgeçmemiştir.

Abdulkadir Yapçan,Çin’in kendisi hakkında Dışişleri Bakanlğımıza verdiği suç dosyası üzerine Yapılan yargılamalar neticesinde Çin’in verdiği suç dosyalarındaki iddiaların doğru olmadığı ve sunulan suç kanıtlarının hiç birisinin yeterli ve inandırıcı bulunmadığı kararına varılmış ve yargılandığı İstanbul-Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesince beraat ettirilmiş ve daha sonra serbest bırakılmıştır. Ayrıca Abdulkadir Yapçan,tutuklu iken Avukatları kendisinin sınır dışı edilmeseni önlemek için Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine dava açmıştır. Her iki Mahkeme de aldıkları kararlarında Abduulkadir Yapçan’ın sınır dışı edilmesini anayasaya aykırı blmuştkur. Kendisinin 3. bir ülkeye sınırdışı edilmesinin önlenmesi için tedbir kararı almış ve sınırdışı edilmesi yolu söz konusu Mahkemelerin verdiği bu kararlarla önlemiştir.

Bu 2 olayın ardından Çin ile yapıldığı söylenen Suçluların iadesi anlaşması haberi Türkiye’de yaşayan ve T.C.Vatandaşı olamayan Doğu Türkistan Türkleri arasında haklı olarak tedirginlik ve korkuya sebep olmuştur.

Son zamanlarda, Norveç’in Kuzey Avrupa Çalışma ve İzleme Ağı adlı bir İnsan Hakları Kuruluşu 19 Mayıs’ta yayınladığı bir raporda Türkiye ile Çin arasında imzalanan Suçluların iadesi anlaşması olduğunu öne sürmüştür. Örgüt, anlaşmanın ileride Türkiye’deki Uygurları hedefl alabileceğini ve Çin’e iade edilmesine izin verilebileceğini önü sürmüştür.

Ayrıca bu raporda, Türkiye’nin AB.ile imzaladığı “Avrupa Birliği Suçluların Karşılıklı iade Anlaşması” nı ihlal eden birçok belirsiz ve açık olmayan maddelerin var olduğu de iddia edilmiştir.

Siyasilerin Bu Anlşma Konsundaki Görüşleri

Özgür Asya radyosu Ankara muhabiri Abdulcelil Kaşgarlı ba yasa tasarısı olayının basına yansımasından sonra Kanun yapıcı en üst bir devlet kurumu olan TBMM. Üyeleri ; MHP Mersin Milletvekili Sayın Olcay Kılavuz ile İYİ Parti Konya Milletvekili Sayın Fahrettin Yokuş ile görüşerek kendileri ile raportaj yapmış ve Özgür Asya Radyosunun Uygurca internet sitesinde yayınlamıştır.

Devlet Bahçeli'den UEFA'ya sert mesaj! - Son dakika A Milli Futbol ...

TBMM.’deki 3. parti konumunda olan MHP ‘nın kuruluş amacı Türk Milletinin bağımsızlığı ile onun refah ve mutluluğudur.Diğer en önemli misyonu ise dış Türkler dediğimiz Türkiye’miz dışında yaşayan Doğu Türkistan başta diğer Türk bölgeleri ile bu topraklarda yaşayan Soydaşlarımızın durumları ile ilgilenmek ve onların sorunlarının çözülebilmesi noktasında her türlü girişim ve faaliyetlerde bulunmak olarak açıklanmıştır. MHP’nın Kurucusu ve İlk Genel Başkanı Başbug Merhum Alparslan Türkeş Doğu Türkistan Lideri İsa Yusuf Alptekin ile yakın ilişki içerisinde bulunmuş ve bütün faaliyetlerini desteklemiştir. Ayrıca,1992 yılında İstanbul’da yapılan Doğu Türkistan Mlli Kurultayına katılmış ve tarihi bir konuşma yapmıştır.Ayrıca, veftından 6 ay önce 1996’da yine o zaman M.Rıza Bekin Paşamızın Başkanlığını yürüttüğü Doğu Türkistan Vakfı’nın düzenlediği 2.Uluslar arası Doğu Türkistan Kültür ve Tarih Semyozyumuna da iştirak ederek çok önemli ve çarpıcı bir konuşma yapmıştır.

MHP Genel Başkanı Sayın Dr.Devlet Bahçeli TBMM gurup konuşmalarında Doğu Türkistan sorununu her zaman gündeme taşımıştır.Özellikle 2017 yılındaki menfur Reina saldırısı sonucunda Çin’in Uygurlara yönelik suçlama ve iftira kampanyası Türkiye’deki Çin’in malum ortakları ve Kiralık medyası ve Çin’den beslenen kalemşörlerince desteklenmiş ve istismar edilmiştir. Türkiye kamu oyunda Çincilerin ve Çin yanlılarının bu linç kampanyası belirli seviyede de olsa başarılı olmuştur. İstanbul’a yaşayan yüzlerce kişi bu olayla ilişkili olabileciği şüphesi ile tutuklanmıştı. Bu hengamede içlerinde bebek,çocuk,kadın ve yaşlıların da bulunduğu 23 kişilik bir gurup gözaltına alınarak göz altına alınmıştır. Bu mağdurların haklarını Türk adaletinde arayabilmek için Avukatları ile birlikte gittiğimiz Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi’de tutuklularla görüştürülmediğimiz gibi tehdit edilerek kovulmuşuzdur. Bunun üzerine TBMM Gurup toplantısında bu olayı gündeme taşıyan MHP.Genel Başkanı sayın Dr.Bahçeli ” Bizim 3 milyon Suriyeli sığınmacıyı kabul ve baktığımız bu günlerde elbette 23 Doğu Türkistanlı Soydaşımıza verecek aşımız ve misafir edeceğimiz yerimiz vardır.Bu masum bebek,çocuk,kadın ve yaşlı Uygur Kardeşlerimiz geri asla geri gönderilemez. Bir an önce bu Soydaşlarımız serbest bırakalmalıdır.” açıklamasının ardından bunların tamamı ertesi gün serbest bırakılmıştır.

Ayrıca MHP Milletvekilleri Doğu Türkistan’daki bu insanı krizi TBMM kürsüsünde dafalarca dile getirmişlerdir.

MHP MERSİN MİLLETVEKİLİ OLCAY KILAVUZ MECLİS KONUŞMASI-32.MADDE-5 ...

MHP Milletvekili Sayın Kılavuz : Böyle Bir Şeyin Gündemi Dahi Yoktur

MHP Milletvekillerimiz Sayın Olcay Kılavuz’un Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yaptığı dönemden beri beri Doğu Türkistan duyarlılığı yakından bilinmektedir. Mazlum Soydaşlarının sorunlarının çözümü noktasında devamlı çaba sarfetmiştir. Tayland’da tutuklu Uygur sığınmacıların durumundan endişe ederek 09 Temmuz 2015 gecesini uykusuz ve telefon başında geçirmiştir. Bu 97 kişinin Tayland’in Çin’e teslim etmesi haberine bizimle birlikte üzülmüş ve birlikte göz yaşı dökmüştür. Daha sonra ertesi günü bu insanlık dışı olaya sert tepki göstermiş ve bir açıklama yapmıştır. Tayland’daki diğer sığınmacı Uygurların Türkiye’ye getirilmesi için Türkiye genelinde imza kampanyası başlatmıştır. MHP Mersin Milletvekili Sayın Olcay Kılavuz Doğu Türkistan’dki insanı kriz konusunu TBMM’de en çok söz alarak gündeme taşıyan Milletvekillerinin başında gelmeketedir.

Sayın MHP. Milletvekili Olcay Kılavuz Özgür Asya radyosuna yaptığı açıklamada şunları ifade etmiştir ; “Doğal olarak, böyle bir şeyin gündemi yoktur.Partimizin bir politikası var. Ama size söyleyeyim – bunu sormanız bizim için utanç vericiydi. Elbette, soydaşlarımızın huzurunu, mutluluğunu, özgürlüğünü ve varlığını koruyoruz. Partimiz ve liderimiz her zaman bu hassasiyeti gösterdiler. Bu yüzden gündemdeki bilgilerin farkında değilim. ” şeklinde konşmuştur.

MHP Mersin Milletvekili Sayın Kılavuz ayrıca şunları de açıklamalarına eklemiştir ;” Milliyetçi Hareket Partisi olarak Uygur Türkü Soydaşlarımızın çiğnen haklarını her platformda savunacağız ve koruyacağız. Türkiye Büyük Millet Meclisinde Milliyetçi Hareket Partisi olarak soydaşlarımızın katledilmemeleri, namusunun kirlenmemeleri, dilleri, kültürleri ve yaşamlarının zorla değiştirilmemeleri ve dini inançların yok sayılmamaları için elimizden geleni yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz ” demiştir.

Akşener: "Bu devran böyle gitmeyecek" - Haber

İYİ Partı Genel Başkan Sayın Meral Akşener Doğu Türkistan’daki Çin işgal yönetiminin baskı,zulüm ve soykırım uygulamalarını TBMM’de ve Gurup Toplantılarında dafalarca gündeme getirmiş ve bu soykırım uygulamalarına en şiddetli şekilde tepki gösterilmiştir. Ayrıca İYİ Partili bir çok Milletveki Gurup Başkanvekili Yavuz Ağıralıoğlu ile Lütfi Türkkan başta olmak üzere TBMM’de özel olarak Doğu Türkistan’ı Parlamento gündemine taşımıştır. Ayrıca, İYİ Partinin yönetici kadroları ile önde gelen bazı Milletkvekilleri Heyet halinde Dışişleri Bakanı Sayın Mevlüt Çvuşoğlu’nu ziyaret etmiş ve kendisi ile konuyu özel olarak görüşmüştür. 2018’de Tayland’ın ülkemize deport ettiği ve uzun süre İstanbul Atatürk Hava alanında göz altında tutulan 13 Doğu Türkistanlı sığınmacı ile İYİ Parti genel Merkezi ve İstanbul İl Başkanı Sayın Satuk Buğra Kavuncu çok yakından ilgilenmiş, yetkililerle görüşerek serbest bırakılmaları için büyük çaba ve gayret göstermiştir.Daha sonra İl Bşkanı Sayın Kavuncu sütün İlçe Başkanları ve yöneticilerini ve bazı Doğu Türkistanlıları de yanına alarak gözlem altındaki bu 13 Uygur Türkü için basın toplantısı tertip ederek kamu oyunun dikkatını çekmiştir. Ayrıca,İYİ Parti Hükümeti Uygur Türkleri meselesinde hükümeti uyaran ve yeri gelince eleştiren bir muhalefet Partisi olarak öne çıkmaktadır.

İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş Haberleri - Yeni Meram

İYİ Parti Milletvekili Yokuş : Buna şiddetle karşıyız Gündeme Bile getirilemez.

Doğu Türkistan meselesine en fazla duyarlı olan ve ilgi gösteren Doğu Türkistanlıların barışçıl eylemlerine bizzat katılan ve dafalarca TBMM’de konuşma yapan ve TBMM’ne Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalerinin araştırılması için Araştırma önergesi veren İYİ Parti Milletvekillerinin öncülerinden olan İYİ Parti’nin Konya Milletvekili Sayın Fahrettin Yokuş olmuştur. Bunun yanında Çin’in Nazi Kampı Mağdurlarını de TBMM.’ne davet ederek Çin’in soykırım cinayetlerine ait resimler eşliğinde basın toplartısı düzenlemiştir. Doğu Türkistanlılar kendisini Doğu Türkistanlı mazlumların sözcüsü olarak görmektedir.

İYİ Parti Konya Milletvekili Sayın Fahrettin Yokuş, kendisini ziyaret eden Özgür Asya Radyosu Temesilcisi Tarım’a şunları ifade etmiştir ; “ Türkiye ile Çin arasında yapılan karşılıklı Suçluların İadesi Anlaşması şu anda meclis gündeminde bulunmamaktadır. Eğer böyle bir anlaşma TBMM.gündemine gelirse İYİ Partı olarak biz buna şiddetle karşı çıkacağız. Böyle bir anlaşmaya şiddetle karşıyız . Böyle bir anlaşma TBMM.gündemine asla getirilemez.Türk hükümetinin, özellikle tüm dünyanın virüs sorunu üzerine Çin’e odaklandığı bu günlerde böyle bir şey yapacağını düşünmüyoruz. Yapsalar bile, tüm muhalefet partileri buna şiddetle karşı çıkacaktır. Partimiz buna en çok karşı çıkar, onaylanmamasını sağlamak için her şeyi yapacağız” demiştir.

İYİ Partı Konya Milletvekili Yokuş ayrıca ABD Senatosu’nun Uygur İnsan Hakları Politikası Yasası’nı olumlu bir gelişme olarak gördüğünü ifade etmiştir. Çin yönetimi Doğu Türkistan’daki insan haklarını ihlallerini yerinde tesbit ve gerçek durumu görmeleri için bağımsız insan hakları gözlemcilerinin Doğu Türkistanı incelemesine izin verilmesi gerektiğini düşnünüyoruz. demiştir. Dünyanın dikkatinin koronavirüsü ile Çin’e kaydığını bu günlerde Tabii ki, bildiğiniz gibi, ABD Senatosu’nda kabul edilen bir Uygur insan hakları ve Politikası yasası var. Başkan tarafından Doğu Türkistan’daki Türkler hakkında imzalanacak bir yasa tasarısı var. Bu olumlu bir gelişme. ABD bunu Koronavirüsüne karşı Çin’e baskı uygulamak için kullanıyor olsa da, Doğu Türkistan meselesi, özellikle de soydaşlarımızın kamplarda serbest bırakılması konusuna olumlu bakıyoruz. Ayrıca kampların kapatılmasını ve insanların ailelerine yeniden kavuşmalarını istiyoruz.” şeklinde konuşmuştur.

Suçluların İade Anlaşması Eleştiriliyor

İskandinavya Gözlemevi’nde yer alan bir rapora göre, Türkiye – Çin arasında imzalanan karşılıklı Suçluların iadesi Anlaşması’nın 2. Maddesinde: “taraflardan birinin yasalarının suçu sınıflandırmasının veya suçu doğru bir şekilde ifade etmesinin önemli olmadığı” ibaresi dikkat çekici bulunmaktadır.

İnsan hakları uzmanları, yasanın kabul edilmesi halinde Uygurlara şimdiye kadar rastlanılmayan tarzda zararlar verilebileceğini savunmaktadırlar.


Öte yandan ABD’deki Uygur İnsan Hakları Projesi Başkanı Nuri Türkel, 19 Mayıs’ta Özgür Asya radyosuna yaptığı açıklamada “Türkiye gibi Avrupa Birliğinin hukuk standartlarını kabul ve taahhüt eden bir ülke olarak Çin ile böyle bir anlaşma imzalaması asla kabul edilemez. Şayet imzalarsa bu anlaşma Türkiye için bu yasa Türk tarihinde bir kara leke olarak kalacaktır.Ben Türkiye’nin bu yasayı kabul etmeyeceğini düşünüyoru ” şeklinde konuşmuştur.

Uzmanlar,Çin’in Doğu Türkistan’daki baskı zulüm ve soykırım cinayetlerinin zirve yaptığı ve buna karşılık ABD’nın Uygur İnsan Hakları ve Politikası yasasının Başkan Trump tarafından imzalanarak yürürlüği girmesinden sonra Doğu Türkistan’daki insanı krizin dünyanın gündemine geleceğini ve bu tepkilerin devamının AB,ülkelerince sürdürüleceğini bilirtiyorlar. TBMM.’de gurubu bulunan MHP ve İYİ Parti Milletvekilleri bu anlaşma konusunda net ve açık tavır sengilemişler ve böyle bir yasanın onaylanmasına İYİ Partı olarak karşı koyacaklarını açıklamışlardır.

MHP Mersin Milletvekili Sayın Olcay Kılavuz ise, “Doğal olarak, böyle bir şeyin gündemi yoktur.Partimizin bir politikası var. Ama size söyleyeyim – bunu sormanız bizim için utanç vericiydi. ” sözleri ile bu konudaki sert tepkisini dile getirmiştir.

İYİ Parti Konya Milletvekili Sayın Fahrettin Yokuş ise ; ” Türkiye ile Çin arasında yapılan karşılıklı Suçluların İadesi Anlaşması şu anda meclis gündeminde bulunmamaktadır. Eğer böyle bir anlaşma TBMM.gündemine gelirse İYİ Partı olarak biz buna şiddetle karşı çıkacağız. Böyle bir anlaşmaya şiddetle karşıyız . Böyle bir anlaşma TBMM.gündemine asla getirilemez. ” sözleri ile tepkisini net ve açık şekilde ortaya koymuştur.

Buna karşılık Hükümet cenahından tatmin edici ve ayrıntılı bir açıklama hala yapılmış değildir. Türkiye’de yaşayan ve her bakımdan zor ve ağır şartlarda hayatlarını devam ettirmek zorunda olan mazlum Uygur Türkleri bu durumdan son derece istiraplı, endişeli ve sıkıntıdadır. Yetkililer bu sıkıntıları gidermek bağlamında onları rahatlatacak ve endişelerini giderecek bir açıklama yaparak bu korku ve endişelerini pekala giderebilirler. Bu anlaşma hakkında yetkililer tatmin edici bir açıklama yapmalarına kadar bu tartışmaların bir süre daha süreceği tahmin ediliyor.

Kaynaklar 1- Özgür Asya radyosu Uygurca internet sitesi 2- Uyguhrnet.org’da yayınlanan ilgili yazı ve haberler

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x

Toplam Yorum Sayısı 1

Kendi Avatarınızın Görünmesi için Üye Olun!

Fehmi kılınç 1 ay önce yorumlandı

Böyle bir risk varsa nasıl bu anlaşma yapılır.Türklügün ruhuna aykırı bir anlaşma.Getirisini bilmem ama götürüsü türkün birlik ve beraberligine vurulan büyük bir darbedir

0 Kişi beğendi.