'Türkiye tasfiye edilmek isteniyor'

27 Aralık 2021 Pazartesi 09:22

Prof. Dr. Dursun Yıldırım'dan gelen notta imza yerinde "Ankara Şehir Hastanesi" yazıyordu. Yine korona vakası mı, dedim. Daha mektubu okumadan telefon açtım. Hocamızın kız kardeşi çıktı. Refakat ediyormuş. Korona değilmiş. Ama daha ağır bir rahatsızlık geçirmiş, yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması... Neticesi, ödem ve felç. Hemen hastahaneye kaldırılıyor. Yoğun bakımda ölümle cedelleşme... Çok şükür, yoğun bakımdan çıkmış. Tedavisi sürüyor.

'Türkiye tasfiye edilmek isteniyor'
Prof. Dr. Dursun Yıldırım'dan gelen notta imza yerinde "Ankara Şehir Hastanesi" yazıyordu. Yine korona vakası mı, dedim. Daha mektubu okumadan telefon açtım. Hocamızın kız kardeşi çıktı. Refakat ediyormuş. Korona değilmiş. Ama daha ağır bir rahatsızlık geçirmiş, yüksek tansiyona bağlı beyin kanaması... Neticesi, ödem ve felç. Hemen hastahaneye kaldırılıyor. Yoğun bakımda ölümle cedelleşme... Çok şükür, yoğun bakımdan çıkmış. Tedavisi sürüyor.

Hocamız hasta yatağında yine memleketi dert edinmiş. Biliyorsunuz uzun süre Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü Başkanlığı yaptı. Bu enstitüsünün kuruluşu, 27 Mayıs 1960 Darbesi'nin hemen sonrasıdır. Kurulmasına öncülük eden de dönemin "Kudretli Albay"ı Türkeş. Enstitü bizim neslin ilk mektebi diyebiliriz.

 Prof. Dr. Dursun Yıldırım'ın mektubu:

"Aziz kardeşim Tekin Bey

Tarihî bakımdan şunu hatırlatmayı kendime bir vazife biliyorum. 1967/1968 yılları içinde Avrupa Ekonomik Topluluğu [1993'tan sonra Avrupa Topluluğu. A.T.] içine Türkiye'nin alınmayacağı konusunda tartışmalar oluyordu.

O yıllarda Milliyet gazetesi okurları iyi hatırlayacaktır... Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi konuyla ilgili geniş kapsamlı röportaj yayınlar. Röportaj yapılan konuk İsrailli bir uzmandır. Hatırladığım kadarıyla İsraillinin projesi şöyleydi:

'Avrupa Ekonomik Topluluğu'na Türkiye alınmıyorsa alternatifi var. Doğu Akdeniz Ekonomik Topluluğu'nu kurarız. Bu proje gerçekleşirse ekonomik işlerin merkezi Tel Aviv, siyasî işlerin merkezi de Ankara olur, yolumuza devam ederiz.'

Bugün karşılaştığımız tablo bu durumu hatırlattı. Çünkü Arap ülkeleri İsrail'le barış yaptı ve bu seyir içinde ilerliyor. Görünen o ki; Avrupa bu proje çerçevesinde Türkiye'yi dışarda tutuyor.

Aziz kardeşim Tekin Bey,

Türkiye'yle ilgili gelişmeleri bu seyir içinde anlamak gerekiyor.

Anladığım kadarıyla bu projenin gerçekleşmesi yolunda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni Türkiye'ye tasfiye ettirilebilirler. Buna çok dikkat etmek gerekir. Tarihî bir ihanet olabilir. Arka kapı diplomasisinde bu tür görüşmelerin olduğunu düşünüyorum ve seziyorum.

Bunu tarihî uyarı olarak bildiriyorum.

Türk aydınlarının bilmesini ve uyanık olmasını rica ediyorum.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin tasfiyesi aynı zaman da Türkiye Cumhuriyeti'nin de tasfiyesinin başlangıcı olabilir.

Suriye tasfiye edilmiştir.

Doğu Akdeniz Ekonomik Topluluğu içinde Türkiye'yi bölüştürmek istiyorlar. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dünya şartları içerisinde Türkiye'nin ayağını yere sağlam basıp ayakta durduğu kollardan biri hâline geldi.

Tasfiyesine izin verilemez.

Böyle bir durum Türk milletine ihanet olur. Demografik nüfus yapısının bozulması maksatlı görünmektedir. Sanki eski sahiplerinin gelip yerleşeceği alan hazırlanmaktadır.

Aziz kardeşim Tekin Bey,

Yoğun bakımdan çıktıktan sonra günlerdir kafamı yoran bu meseleyi kız kardeşim vasıtasıyla yazdırıp sana gönderiyorum.

İmlâ ve ifade hataları ve bozukluklar için kusura bakmayın.

Selâm ve sevgilerimle...

Sağlık esenlikli günler diliyorum aziz kardeşim.

Ankara şehir hastanesi / 24 Aralık 2021 /

Dursun Yıldırım"

*

Hocamız bir aydın olarak sadece Türkiye için değil; Türk dünyası için çırpınıyor.

Hocamıza Allah'tan acil şifalar diliyorum.

Arslan TEKİN / 26 Aralık 2021 Pazar

Yorum Gönder

@name x