'Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'nin insan hak ve özgürlüklerini koruma görevi yok'

11 Mart 2013 Pazartesi 17:18

Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Yusuf Tekin, dünyadaki anayasa mahkemelerinin aksine Türkiye'deki Anayasa Mahkemesi'nin insan hak ve özgürlerini korumak adına görev ve misyonunun bulunmadığını söyledi. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı...

'Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'nin insan hak ve özgürlüklerini koruma görevi yok'

Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Yusuf Tekin, dünyadaki anayasa mahkemelerinin aksine Türkiye'deki Anayasa Mahkemesi'nin insan hak ve özgürlerini korumak adına görev ve misyonunun bulunmadığını söyledi.
Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Yusuf Tekin ile Adalet Kalkınma Partisi Erzurum Milletvekili Cengiz Yavilioğlu, Polis Meslek Yüksek Okulu'nda, Atatürk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Tevf
Gülsoy moderatörlüğünde 'Demokrasi, İhtilaller ve Yeni Anayasa', Atatürk Üniversitesi Kültür ve Gösteri Merkezi'nde ise "Darbeler- Yeni Anayasa ve Türkiye" konulu panelde konuştu. PMYO'ndaki panelde Bakan Yardımcısı Tekin, Türkiye'nin yeni bir sivil anayasaya ihtiyacının bulunduğunu söyledi. Parlamentoda grubu bulunan bütün siyasi partilerin desteği ile çıkartılacak yeni anayasnın milli iradeyle gerçekleştirilmiş ilk anayasa olacağını ifade etti. Türkiye'nin darbelerden ve darbecilerden çok çektiğini ifade eden Tekin, 1961 darbe anayasasının mevcut satükoculara kalkan olduğunu ileri sürdü. Bakan Tekin, 1961 darbe sonrasında Anayasa Mahkemesi'nin kurulduğunu ve bunun da statükoyu koruduğuna vurgu yaparak, "Hukukçular kızacak ama Anayasa Mahkemesi 1961 darbesinin ürünüdür bunu bugün hiç kimse söylemiyor. Anayasa Mahkemesi kötü müdür, kötü değildir kuşkusuz. Ama AYM eğer kendisini milli iradenin üzerinde özerk bir pozisyonda tanımlarsa kötüdür. Arkadaşlar biz de 61 anayasası 61 AYM'i oluştururken, kendisini koruma adına emniyet subabı olmuştur AYM." dedi.


"HALKIN İRADESİ ÜZERİNDE YENİ BİR VESAYET YÖNETİCİSİ"

Dünyada bir çok ülkenin AYM'nin bulunduğunu ve bunların tamamına yakının insan hak ve hürriyetlerini koruma adına görev yaptığını ancak, Türkiyedeki AYM'nin insan hak ve özgürlerini korumak adına görev ve misyonunun bulunmadığını da belirten Bakan Tekin, "AYM'lerin dünyada örnekleri, temel vasfı insan haklarına ilişkin kamu ya da özelden gelen ihlaleri engellemektir. Temel insan hak ve özgürlüklerini korumak birinci işlevidir. Bizim 61 anayasasının ve 82 anayasının böyle bir misyonu görevi yok. İnsan haklarını güvence altına alacak metni yok. Ne iş yapıyor AYM. Sokaktaki kime sorsak ne 'AYM ne iş yapar diye. Aldığımız cevap, "Kanunların anayasaya uygunluğunu denetlemek." Arkadaşlar bu ifade masum bir ifade değil, bunun anlamı nedir? Halkın seçtiği temsilcilerin çıkardığı kanunları başkalarının kurallarına göre değerlendirip iptal etmek. Yani halkın iradesi üzerinde yeni bir vesayet yöneticisi. Abarttığımı düşünebilirsiniz." dedi.

AK Parti Milletvekili Yavilioğlu ise darbelerin sosyal ve siyasal yaşamı olumsuz etkilediği kadar kadar ülke ekonomisinde iflasa sürüklediğini anlattı. 28 Şubat sürecinin ülke ekonomisine maliyetinin 291 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Yavilioğlu, "28 Şubat'ta, 2011 vergi gelirlerinin iki katı kadar ülke ekonomisi zarara uğratıldı. 2002'de yani her bir vatandaşın cebinden 4 bin 150 çalındı. Klasik ve post modern darbelerde hep halk kaybetti. Kimler kazandı bu darbelerden bir kısım sermaye, medya, asker, darbecilerle işbirliğine meraklı akademisyen ve bir kesim hukukçular." diye konuştu.

DARBELERİ HALKIN İRADESİ ÖNLER
Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti'nin ev sahipliğinde AÜ Kültür ve Gösteri Merkezi Salonu'nda Doğu öğrenci ve akademisyenlere,"Darbeler- Yeni Türkiye Anayasa ve Türkiye" konulu sunum yapan Bakan Yardımcısı, halkın demokrasiye sahip çıkmasını istedi. Bakan Yardımcısı Tekin, siyasetçilerin darbeleri tek başlarına önleme gücüne sahip olmadığına dikkat çekerek,"Darbeleri ancak halkın iradesi önler. Halk demokrasiye sahip çıktıkça Milli İrade yansıyacaktır. Üniversite gençliğinden de darbelere karşı olmasını ve bu yönde irade ortaya koymalarını istiyorum." diye konuştu.

DARBE ÖNCELERİNDE HALK PSİKOLOJİK HAZIRLANDI

Milletvekili Yavilioğlu'da hiç bir darbenin en kötü demokrasi ile yönetimden daha iyi olamayacağını kaydetti. Milletvekili Yavilioğlu, darbe süreçlerine toplumun önceden psikolojik olarak çeşitli provokatif eylemlerle, medya destekli beyin yıkama operasyonları ile hazırlandığına işaret etti. Türkiye'nin yeni Anaya ise aydınlık ve müreffeh yarınlara doğru ilerlediğine de değinen Yavilioğlu,"Hiçbir askeri darbe en köyü demokrasiden daha iyi olamaz. Darbe dönemleri öncesinde toplum çeşitli provakatif eylemlerle, medya destekli haberlerle olağanüstü durumlara hazır hale getirildi. Artık darbe dönemleri geride kaldı. Meclis'in yapacağı yeni ve geniş mutabakatlı Anayasa ile ülkemizin ve milletimizin geleceği daha aydınlık ve müreffeh" şeklinde konuştu.

Kültür ve Gösteri Merkezi Salonu'ndaki panel sonunda DAGC Yönetim Kurulu Başkanı Feridun Fazıl Özsoy, medya olarak darbelere karşı olduklarını söyledi. Zaman Gazetesi Bölge Yayın Temsilcisi ise Ersin Demirci ise halkın iradesinin gerçek anlamda tecelli ettiği demokrasi ile yönetilen ülkelerde darbelerin olmadığını ve rejimlerin anayasal teminat altında varlıklarını sürdürdüğünü kaydetti.

Bakan Yardımcısı Tekin ile Milletvekili Yavilioğlu her iki panel sonrasında da katılımcıların sorularını cevaplandırdı.

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x