TÜRKİYE'NİN HÜZÜNLÜ HAVACILIK ÖYKÜSÜ VE NURİ DEMİRAĞ

04 Temmuz 2020 Cumartesi 12:30

Atatürk'ün sağlığında Türkiye'nin en zengin kişisi Vehbi Koç değil, Nuri Demirağ'dı. Vehbi Koç, otuzlu yıllarda sadece Ankara' nın en zengin kişisiydi.

TÜRKİYE'NİN HÜZÜNLÜ HAVACILIK ÖYKÜSÜ VE NURİ DEMİRAĞ
Atatürk'ün sağlığında Türkiye'nin en zengin kişisi Vehbi Koç değil, Nuri Demirağ'dı. Vehbi Koç, otuzlu yıllarda sadece Ankara' nın en zengin kişisiydi.
Atatürk Nuri Demirağ'ı çok severdi.  Hatta soyadı kanunu çıktığında ona- Demirağ- soyadını bizzat kendisi vermişti. Çünkü Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkenin doğusuyla batısını birbirine demiryollarıyla bağlama işinde, Nuri Demirağ' ın çok büyük hizmetleri geçmiştir.
Sivas-Erzurum demiryolu ihalesini, yabancı şirketleri geride bırakarak Nuri Demirağ aldığında, meclis kürsüsünden büyük sevinçle bir konuşma yapmıştı.
O günlerde ülkede sigara kağıdı bulmak mümkün olmuyordu. Mecburen kağıda sararak Tütün içmek yaygındı. Normal sigara kağıdı gayrı müslimler tarafından üretilip pazarlanıyordu. Nuri Demirağ onlara da rakip olmak istedi. Evde kendisi sigara kağıdı üretmeye başladı. Adını da Türk zaferi koydu.  Halk bu kağıtları çok tuttu. İyi satış yaptı. Bundan iyi servet yaptı. Bu birikimine de güvenerek Müteahhitliğe başladı.
Ve Cumhuriyet ilan edildikten 40 gün  sonra, havacılık alanındaki dünyadaki gelişmeleri inceleme ve araştırmalar yapmak üzere Avrupa'ya bir heyet gönderdi. 20 Aralık 1923. 
6 uzmandan oluşan bu heyetin üyelerinden biri, ilk pilotlarımızdan Vecihi Hürküş idi. Hürküş'unda uçak inşa etme projeleri vardı.
Bu incelemelerden dönüşte, kendi projelerini gözden geçirerek ilk Türk uçağını yapmayı başarmıştır. Adını da Vecihi K-6 koymuştur.
Ardından tek motorlu, iki kişilik, saatte 140 km hız yapan Vecihi - 14 modelini yapmıştır.
Bu uçakla 1930 yılında, İstanbuldan Ankara'ya uçmuştur.
Daha sonra aynı uçakla Çekoslavakya'ya kadar gitmiştir. Orada uçağının tüm testlerini yaptırmış, olumlu rapor alarak, aynı uçakla geri dönmüştür.
Uçak sanayimizin kurulması için üstün gayret gösterenlerden biri de Selahattin Alan'dır.
Atatürk tarafından uçak mühendisliği eğitimi alması için Fransa'ya gönderilmişti.
Atatürk 1935'te Türk Hava Kurumuna 10 bin lira bağışta bulunarak bir kampanya başlattı. Halk bu kampanyaya yürekten katıldı.
Vehbi Koç 5 bin lira verdi. Nuri Demirağ'ın kardeşi Naci Demirağ, 120 bin lira yardım etti.
Yardım heyeti Nuri Demirağ' a gittiğinde, Demirağ, - mademki milletim bu kadar önemli bir konuda bağış kampanyası başlatmış, milletimi yabancının lütfundan kurtaralım, uçağı kendimiz yapalım, ben de uçak fabrikasını yapıvereyim- dedi.
Demirağ: "Avrupa' dan, Amerika'dan lisanslar alıp tayyare yapmak kopyacılık olur, onlar demode tipler için lisans verirler,  taklitlerle, onayla vakit kaybetmeyelim" dedi.
Onların son sistem uçaklarına denk, Türk uçakları yapabiliriz dedi.
Demirağ, fabrikayı yaptı, hangarlarını, atölyelerini yaptı. Hemen yanına, pilot yetiştirmek için,- Gök Okulu - adını verdiği okulu açtı.
Nuri Demirağ, bütün servetini ve Millet sevgisini ortaya koydu. D. 36, D. 38 tipi uçaklar üretti.  Dünyadaki benzerleriyle aynı kalitedeydi.
D. 36 lar, eğitim ve askeri amaçlı uçaklardı.
D. 38 ise, A sınıfı sivil uçaklardı, ama gerektiğinde bombardıman uçağına dönüştürülebiliyordu.
Yeşilköy havaalanı Nuri Demirağ'ın özel mülküydü.

Ne yazık ki, Atatürk'ten sonra, İngiliz ve ABD dostluğu tekrar başlatılınca, bunlar her işimize karışmaya başladılar.
Devletimizin heryerine girdiler. 
İktidarlarımızı etkisiz hale getirip, Türkiye aleyhine gizli yada açık anlaşmalar yaptılar.
İktidarlarımız, Nuri Demirağ'ın bu çalışmalarına  destek vermemeye başladı.
Hatta devletin sipariş ettiği, tamamlanmış uçakları da Demirağ' dan satın almaktan vazgeçildi.
Bu dönem artık, ABD'nin Türkiye'ye girmeye başladığı dönemdi.
ABD, Türkiye'de görevlendirdiği, siyasetçi, gazeteci, misyonerleri aracılığıyla, uçak üretimimizi durdurdu.
Gazeteci, misyoner mason Ahmet Emin Yalman, hem  Amerikan, hem de Fransız uçak sanayisinin acentası idi. Yerli uçak üretiminden vazgeçilmesi ve dışarıdan satın alınması için her propagandayı yaptı.
Neticede Nuri Demirağ'ı iflas ettirdiler.
Üretimi durdurdular. Uçak fabrikalarımızı, ABD nin talimatıyla kapattık.
ABD den hurda askeri yardım almaya başladık.
Gerisini biliyorsunuz.
Bir millet tekrar böyle sömürgeleştirildi. Osmanlının son dönemine geri döndük. 

KENAN ÖZEK
Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x