Vatandaş palamut ağacını dilek ağacına çevirince müftü uyardı

28 Mart 2013 Perşembe 10:20

Gaziantep’in Araban ilçesinde Hz. Sa’d Bin Ebî Vakkas Türbesi’ni ziyaret eden vatandaşların türbe yakınındaki bir palamut ağacına, dilek tutup çaput ve bez parçası bağlaması olayları artınca İlçe Müftüsü Ahmet Sevinç uyardı....

Vatandaş palamut ağacını dilek ağacına çevirince müftü uyardı

Gaziantep’in Araban ilçesinde Hz. Sa’d Bin Ebî Vakkas Türbesi’ni ziyaret eden vatandaşların türbe yakınındaki bir palamut ağacına, dilek tutup çaput ve bez parçası bağlaması olayları artınca İlçe Müftüsü Ahmet Sevinç uyardı. Sevinç, "İslam dininde böyle bir şey yok. Böyle yapanlar günah işliyor.’’ dedi.

Batıl inançların dinde kesinlikle yeri olmadığını anlatan Sevinç, "İslam dini eski cahiliye inanç ve adetlerini bırakmayı kesinlikle emretmesine rağmen, birçok adet hala varlığını devam ettirmektedir. Hala kutsal sayılan bazı yerlerdeki ağaçlara, çalılara, türbe pencerelerine, mezar taşlarına şu veya bu niyetle medet umarak bez bağlayan, mum yakan, para atan, Müslümanların sayısı az değil. Belirli ağaç ve çalılara bez bağlamak, bu şekilde şifa beklemek, uğur aramak, hayır yaptığını zannetmek hayalcilikten başka bir şey değildir.” uyarısında bulundu.

Halk arasında birçok şeyin ya uğurlu ya da uğursuz sayıldığını belirten Sevinç, şunları söyledi: “Kimileri ayların, kimileri günlerin veya gecelerin, kimileri hayvanların, kimileri ise bazı eşyaların uğursuzluğuna veya uğurlu olduklarına inanmaktadır. Din insan içindir. İnsan her zaman dine muhtaçtır. Allah insanların küfre ve isyana düşmelerini istememektedir. Zamanımızda İslam ile ilgisi olmayan bazı şeyler İslam’ın bir parçası gibi mütalaa ediliyor ve inanç yönünden değer veriliyor. İslam’ın en çok mücadele ettiği konulardan birisi bid’at ve hurafelerdir. Bid’at; Hz. Peygamber (sav)’den sonra ortaya çıkan ibadet maksatlı ve dini görünümlü olan, dinin aslından olmayan ve şer’i delillere istinad etmeden sünnete aykırı olarak icad edilen davranışlara denmekte. Bid’at, hurafe ve batıl inançlar dinin özüne terstir. Yapanlar sevap kazanmazlar, üstelik günah fiili işlemiş olurlar. Hurafe, mantıki temeli olmayan telakki ve uygulamaları, din adına ileri sürülüp benimsenen batıl inanç ve davranışları ifade eden bir kavramdır. Din dışı olanları da kapsamakla birlikte dini konularda daha yaygın olan hurafeler, hemen hemen bütün dinlerde vardır. Halk arasında yaygın olan bu hurafelerin kaynakları ve tarihçeleri bilinmemektedir. Tarihin her döneminde varlığını koruyan hurafeler, insanın ruh ve tabiatına uygun düşmeyen, akla ve mantığa aykırı şeylerdir.”

Anahtar Kelimeler

Yorum Gönder

@name x